Cumartesi, Temmuz 30, 2011

Vizyondaki filmler / Unthinkable

Bu hafta vizyona girecek filmlerden biri Unthinkable. Yapım yılı 2010 . ABD yapımı.
Oyuncu kadrosu:
Samuel L. Jackson , Carrie-Anne Moss, Michael Sheen, Brandon Routh, Austin Nichols, Gil Bellows, Yara Shahidi, Martin Donovan, Holmes Osborne, Benito Martinez, Michael Edward Rose, Vincent Laresca, Dayo Ade, Geoff Meed, Kal Parekh, Lora Kojovic, Chris Mcgarry, Coby Seyrafi, Jakob Salvati.

Konusu mu ? Klasik Amerikan macera filmlerinden. Bir terörist tarafından gizlenen üç  bomba ve tabii

Müzik heryerde ...

Tor Clausen, Olympia Washington da yaşayan  bir mobilya tasarımcısı. Ama bu mobilyalar bildiğimiz mobilyalardan değil. Enstrüman demek daha doğru olur belkide. Çünkü bu mobilyalar müzik aleti olarak kullanılıyor aynı zamanda. Hepsi el yapımı. Masalar, sandıklar, sehpalar, salıncaklar. Çocuklar için yapılmış modellerde var. Clausen'in resmi bir showroom 'u yokmuş.

Cuma, Temmuz 29, 2011

Gidesim var

Direktaş, Yedi Göller (Seven Lakes), Ala Dağlar, Taurus Mountains, Turkey.

 Belli aralıklarla gidesim gelir benim. Size de olur mu bilmem. (Oluyodur yaa).
 İç sesim harekete geçer böyle günlerde '' Al başını git dağlara '' der. Der de , kendi kendine söylendiği ile kalır.

Ruh halim

                                                  

Fotoğraf : FüsunT.

Afrika için SMS

UNICEF, Afrika Boynuzu’ndaki kuraklık krizinin 2 milyondan fazla çocuğun hayatını tehdit ettiğini tahmin ediyor.
SMS ile bağış: 10 TLlik acil yardımlarınız için AFRİKA yazıp UNICEF bağış hattı 3005'e kısa mesaj atmanız yeterli.

Detaylar için tıkla


Altta bulunan kutucuklardan uygun tercihi seçip arkadaşlarınızla paylaşırsanız, mesajı daha çok insana ulaştırabiliriz.

Perşembe, Temmuz 28, 2011

Baby Sling



Bugün annemle sohbet ederken bana biraz eskilerden, annesinin yaptıklarından  bahsetti. Anneannnem ve onun gençlik  yıllarındaki yaşamı üzerine konuştuk biraz. El kremlerinin olmadığı  yıllarda  anneannemin gliserin ile limon suyunu karıştırıp, bir şişeye koyduğunu ve ara sıra ellerine onu sürdüğünü anlattı mesela.

Çamaşır makinesinin olmadığı , çamaşırın elde yıkandığı zamanları anlattı. Saatler süren bu işlemde eller uzun süre sabunlu suyun içinde kalırmış mecburen.  Çamaşır işini bitirince anneannem , dirseklerine kadar tuz sürer, bir süre bekletirmiş. O tuz sulanır akarmış, sonra ellerini yıkarmış. Sanırım elleri uzun süre sabunlu suda kaldığı için , bir nevi arıtma işlemi yapıyordu. Bu bahsettiği şeyler en az 60 yıl öncesine ait tabii ki. Annem çok bilgili bir kadındır. Güncel hemen herşeyden haberi vardır. Bir kaç şey daha anlattıktan sonra da, bana bugünlerde dikkatini çeken bir şeyi söyledi :

Mini mini patikler


Tığ işi bilirim biraz ama bunları yapabilir miyim bilmiyorum. Keşke yapabilsem. Çok güzel bu minik patikler. Ben en çok bunları  beğendim ama 206 farklı tığ işi model var, siz ve bebeğiniz için.


İlk gördüğüm bu oldu , çok beğendim. Diğerlerine bakıncada seçim yapmak zorlaştı :) Düşünsenize bunları giyecek tombik ayakları.

Şükür

Yaklaşık beş yıldır,  tv seyretmiyor gazete okumuyorum. Her ikisi ile de ara sıra ilgileniyorum. Bazı zamanlar gazetelerde sadece köşe yazarlarını okuyorum, bazen onu da yapmıyorum. Kısacası aramız her ikisi ile de açık. Sebeplerini bir gün uzun uzun anlatırım.

 Bu sabah bilgisayarımı açtım. Hürriyet gazetesinde başlıklara bakayım dedim. Ve bir haberle karşılaştım. Bilmediğimiz bir haber değil fakat bazen unuttuğumuz bir haber.

Çarşamba, Temmuz 27, 2011

Burberry 2012 sonbahar_ kış çanta modelleri


Bu kış ne tür çantalar kullanılacak görmek isterseniz BURADA

Magnum Karadut&Böğürtlen



İşte dondurma... Allahım bu kadar güzel bir lezzet olur mu. ? Ben bu hafta tanıştım bu lezzetle ve şimdi , hergün bir Karadut & Böğürtlen i tadını çıkara çıkara yiyorum vallahi. Yemeklerin üstüne tatlı niyetine iyi gidiyor. Zaten çikolata severim, zaten böğürtlen severim, zaten dondurma severim. E üçünü bir araya getirip beni sonsuz mutlu eden Magnum'a benden bir alkışşşşş.. Tatmayanlar tatsın derim.

 Asıl amacım sizi Böğürtlenli magnum ile tanıştırmaktı ama konuyu açmışken dondurmanın faydalarından da bahsedelim.
Dondurma aslında faydalı da bir yiyecek. Mesela 100 gram dondurma, 100 gram sütten enerji, besin öğeleri, vitamin ve mineraller açısından daha zenginmiş. Hem dahada lezetli. :)

Protein, karbonhidrat ve yağın yanı sıra A, C, D, E ve B grubu vitaminlerle kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, çinko ve demir gibi mineralleri içeriyormuş. E daha ne olsun. :)

Çekirge

Olduğun yerde kal çekirge , sakın zıplama...Sen o söylenen '' Hoplayıver çekirge, zıplayıver çekirge'' sözlerini duymazdan gel.. De ki zıpladın, burdan daha güzel bir yere mi konacaksın. ?



Fotoğraf: Füsun T.


Fotoğraf : Füsun T.

Salı, Temmuz 26, 2011

İskender / Elif Şafak



      Elif Şafak'ın yeni kitabı çıkmış. Pek sevindim. Rahat okuyabildiğim yazarların kitapları çıkınca mutlu oluyorum, okuyabileceğim bir romanım daha oldu diye. D&R çok satanlar listesinde ilk sırada. Bu arada bir dip not , her çok satan kitap illede güzeldir diye düşünmüyorum artık. Çünkü çok satanlar listesinden alıp okumadığım bir çok kitabım var . :)  Anladım ki, her çok satan bana göre değil. Seçimde önceliğim daha önce okuyup  , bildiğim yazarların kitapları artık. İkincil sırada, yeni veya benim yeni tanışacağım yazarların kitapları. Bir süredir alışveriş sıram bu.
      Elif Şafak okumayı seviyorum. Onun satırlarını okurken, bu kimdi, şu şunun nesiydi diye geri dönüşler yaşamıyorum. O hoşuma gidiyor. Cümleler çok yalın, kafa yormadan , rahatlıkla söylemek istediğini bi çırpıda anlatabiliyor bana. Sizi bilmem :) Ben onu anlıyorum .. :) Sayfalar boş yere uzamıyor, kararında . Ne çok uzun anlatıyor ne çok kısa. İşte bu sebeplerden seviyorum onu okumayı.Hatta bugünlerde Baba ve Piç adlı kitabını okuyorum , yarısındayım.

      Gelelim İskender'e . İskender'in arka kapağında şunlar yazıyormuş.

''Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır. En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe... Attığımız her adım, yaptığımız her işte kendimizi yansıtırız. Budur çözülmesi gereken bilmece...''
İçinde aşk var yine , ne güzel. Alınacaklar, fakat daha sonra okunacaklar listesine eklendi. Aynı yazarın kitabını üst üste okumayı sevmiyorum. Araya bir başka yazar, bir başka kitap, sonra tekrar Elif Şafak.
Benden önce okuyanlar olursa, kitap hakkında fikirlerini paylaşırsa sevinirim.


Kitabı hemen edinmek isteyenler için

Pazartesi, Temmuz 25, 2011

Kuşum





KUŞUM

Üşüme . . .
Sararım seni sevgimle.
Karlı günlerde,
Korkma aç kalırım diye
Usulca kon pencereme.
Avucumda biraz ekmek kırığı
Bolca sevgi var
Ye doya doya.
İster git, ister kal sonra
Özgürsün kuşum.

Füsun T.

Cif

Resim yapmak ...  Her an, her yerde, her şeyle olabiliyor :) Temizlik yaparken tezgahın üstüne cif döküyordum kiii, birden başladım Cin Ali yapmaya.  E fena da olmadı hani :)
İşte ben böyleyim biraz..
Sezen Aksu 'nun şarkısında söylediği gibi '' Yani değişmedim hala öyle biraz çocuk kaldım '' .


Pazar, Temmuz 24, 2011

Pazar şarkısı

HAKKINDA HERŞEYİ DUYMAK İSTİYORUM

Tecrit

Adını '' Tecrit '' koydum.






Rapido kalemle yaptığım çalışma.

Lukapu

'' Nedir Lukapu ? '' derseniz, fotoğraflarınızı kitap haline getiren bir site derim ben de size.
 Nasıl kitap yapacaksınız peki.? O kadar kolay mı bu iş derseniz. E kolaylaştırmışlar vallahi herşeyi. Sağolsunlar.
 Bunun için bilgisayarınıza ücretsiz bir program indiriyorsunuz önce, sonra fotoğraflarınızı seçip kitabınızı oluşturmanın ilk adımını atmış oluyorsunuz. İster düğün fotoğraflarınızdan bir albüm oluşturun, isterseniz bebeğinize '' Sen minnikken böyleydin '' gibi bir anı albümü oluşturun, isterseniz '' İşte ben '' adı altında kendi gelişiminizin tüm evrelerinde çekilmiş fotoğrafları bir araya toplayıp kendinize ait bir albüm oluşturun..    ( Bu fikrim benim hoşuma gitti , aferin bana ) Kısacası siz ne isterseniz o. İstediğiniz sıralama ile istediğiniz fotoğraflarla istediğiniz kitabı oluşturmanın güzelliğini yaşıyorsunuz.
Ben fotoğraf sanatçısı olmak istiyorum,  kendime ait bir portfolyo kitabım olsun diyorsanız. Bunun içinde çok güzel bir imkan.

Hediye vermeyi ve süpriz yapmayı sevenlerde, sevdiklerine böyle bir kitapla güzellikler yaşatabilirler. Malum sevgililer gününde yada özel günlerde değişik hediye bulmak zor iştir. İşte şık bir alternatif ürün.

Fotoğraflarınız da  artık sadece digital ortamda kalmaktan kurtulup , şık bir kitap haline dönüşecek bu sayede. Hapislikten kurtulacaklar, kitaplarda yaşayacaklar.

Son yapmanız gereken mi ? Tüm bunları ayarladıktan sonra siteye sipariş veriyorsunuz.

                                           http://www.lukapu.com/assets/img/transparent.png


SİTEYE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Sosyotap

İnternette sosyallik arttıkça, her yeni gün, yeni bir iş kolu ortaya çıkıyor. Eminim daha da çıkacaktır. Gün geçtikçe bir yandan sınırsız sosyalleşiyor, bir yandan da asosyalleşiyoruz.

''Sosyotap, sosyal hayatınızda paylaştığınız herşeyden tamamen size özel ilgi çekici ürünler yaratabileceğiniz bir alışveriş sitesidir. '' diye tanımlamışlar sitelerini. 
 Sosyal hayatınızı kitap haline getiriyorlar. Sloganları  ''sosyal hayatınızı elinize alın ''. Bence karşımıza alıp onunla sıkı bir sohbet yapsak daha olumlu olabilir ama yok ben illede sosyal hayatımı elime alacağım, şöööyle bir okuyacağım diyorsanız sosyotap' a müracaat edeceksiniz. :)
Kitaplara gelince,  Facebook da ilk başlangıçtan , bu güne kadar tüm paylaşımlarınızı kitap  haline getirebiliyorsunuz. Buyrun size Facetap.
Twitter daki tüm tweetlerinizi kitap yaparsanız eğer. Buyrun size Tweetap.

Ve stickerlar, posterler , aksesuarlar.  Ne sonsuz bir üretim denizinin içindeyiz son zamanlarda. Sürekli yenilikler, sürekli farklılıklar. Sanal ortam sosyalleşmeleri arttıkça internetsiz gezemez olduk zaten. Robotlaşmaya doğru gidiyoruz galiba.  Sokakta yürürken karşılaşınca birbirimize tweet atıp geçeceğimiz günler yakındır :) Ne dersiniz. ?

Ben henüz düşünmüyorum birşeyleri kitap haline getirmeyi, eğer ki size cazip geldi ise işte SOSYOTAP  ...

Kaktüs


Güzellik göreceli derler, bir de görmek istemeli :)

*Fotoğraf bana aittir.

Cumartesi, Temmuz 23, 2011

Ankara ve Kar

Uzun yıllardır fotoğraf çekiyorum ben. E paylaşma zamanı geldi de geçiyor bile dimi. ?  İşte o çekmiş olduğum  fotoğraflardan siyah beyaz bir kare. Bu sıcakta biraz serinletir belki.

Ayrılık da sevdaya dahil

Radyo dinlemeyi çok severim . Tv hemen hemen hiç izlemem. Ama radyom hep açıktır. Artık birbirine benzer şarkılar dinlemekten sıkıldım . Siz sıkılmadınız mı . Yaz şarkısı adı altında cıstak cıstak şarkıların çalındığı şu günlerde değişik şeyler duymak bana iyi geliyor açıkcası. Evet eski bir şarkı bu ama az çalındığı için radyolarda acaip keyif aldım duyunca. Dinleyince de, sizinle paylaşmamak haksızlık olur diye düşündüm. Sizi ne kadar çok düşündüğümü anlayın :) Ocakta yemek , evde bir sürü iş, ben pc başında bu eklemeyi yapıyorum :) Gününüz güzel geçsin. Ayrılıklar olmasın olursa bile sevdaya dahil  olsun. İçinizdeki sevgi hiç bitmesin. Hep sevdalı kalın... ;)


 Vedat Sakman mükemmel söylüyor. Şarkının sözleri çok bilinen bir Attila İlhan şiiri.

AYRILIK SEVDAYA DAHİL
Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
En görkemli saatinde yıldız alacasının
Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
Onu çok arıyorum onu çok arıyorum
Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları
Bir yerlere yıldırım düşüyorum
Ayrılığımızı hisettiğim an demirler eriyor hırsımdan
    Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş
Tedirgin gülümser
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili
Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
Gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu
Yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte
Yansımalar tutmuş bütün sahili
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hala sevgili
Yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
Hava ağır toprak ağır yaprak ağır
Su tozları yağıyor üstümüze
Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
Karanlık çöktü denize
Yanlızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak
Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına
Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle
Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız
İkimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız
Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi
Tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı
Hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek AŞKIMIZ
ATTİLA İLHAN



Cuma, Temmuz 22, 2011

Jhon Lennon



Jhon Lennon 8 Aralık 1980 de öldürüldü. Ölüm günü TRT Radyo özel bir program yapmış. Yapımcı Yavuz Aydar. Spiker Şebnem Savaşcı. Bence muhteşem ikili. Harika programlara imza attılar. Buda onlardan birisi. Jhon Lennon sevenler  için çok güzel, çok değerli  bir derleme.


Programı dinlemek için tıklayınız ...

Rahim nakli

Ünlü Bulgar kahin Baba Vanga ( Vanga Nine ) şöyle bir kehanette bulunmuş zamanında;
"Yıl 2046 – Hastalıklı her organın yerine yenisi yapılacak". Böyle söylemiş Vanga Nine. Ninecim, o yılları beklemeye gerek kalmayacak sanırsam.

Organ nakli konusunda çok  büyük mesafe kat edildi. Son olarak duyduğum organ nakli ile ilgili gelişme ise rahim nakli . Bir yıl içinde rahim nakli yapılabilecekmiş, biliyor muydunuz ? Ben bugün okudum. İsveçli Profesör Mats Brannström, rahim naklinin bir yıl sonra uygulanmaya başlayacağını açıklamış. Rahim nakli yapılacak anne tespit edilmiş. Herşey hazırmış. Nakilden sonra hamile kalmak yapay döllenme ile sağlanacakmış. Doğum ise sezeryanla gerçekleşecekmiş. Doktorlar rahmin canlı mı yoksa ölü donörlerden mi alınacağını tartışıyormuş.
Müthiş bir şey bu bilim ve bilim insanları. İyi ki varlar.

Diğer açıklamaları izlemek isterseniz tıklayınız.

Göz Makyajı ...

Makyaj yapmayı her yaşta sevmişimdir.  ''markete gitsem makyaj yaparım'' diyen gruptanım galiba ben :) En azından allık ve ruj sürerim.
En sevmediğim şey ise gün içinde gece feneri gibi dolaşan kadınlar. Evet makyajsız çıkmam , ama doğal makyaj her zaman tercihimdir. Makyaj yaparken de bilgili olmakta fayda var. Mesela gözler, yüzde en önce dikkati gözler çeker. Gelin birlikte öğrenelim, gözlerimize nasıl bir makyaj yaparsak daha güzel görünür. Öncelikle göz şeklimizi tespit edeceğiz, sonra da verilen bilgileri gözümüzde deneyeceğiz. Güzel olursa yola devam :)

Çukur gözler  :
Bu tür gözlerde  gözleri ön plana çıkarmak gerekiyor. Bunun için , gözkapağınıza açık renk bir far sürülmelisiniz. Gözkapağıyla kaşın arasına biraz kahverengi ya da gri far sürülebilir. Kaşların altına ışıklandırıcı bir renk sürüp, göz kapağının tam ortasına da bu renkle bir nokta yapmalısınız.  Üst kirpiklerin dibine açık renk göz kalemi ile ince bir çizgi çekilmelidir. Rimel üst kirpiğe yoğun alta daha az kullanılmalıdır.
Küçük Gözler:
Ufak gözleri daha  iri göstermek için, göz kapağına astar olarak açık renk far sürülür. Gölge olarakda orta koyu renkli mat bir far kullanılırve far göz kuyruğu kenarına yayılır.Kaş altları aydınlık bırakılmalıdır. Göz içine beyaz renkli kalem sürülmelidir.
Corci, ünlülerin makyaj uzmanı. Size küçük gözleri nasıl büyük göstereceğinize dair ip uçları veriyor. Hem de uygulamalı olarak.
Corci den uygulamalı makyaj önerileri
Uzak gözler :Kaşın kuyruk kısmına açık renk far sürmekle işe başlıyoruz.Göz kapağı kıvrımı buruna yakın olan bölgede daha belirgin hale getirilir. Kalemle kirpik diplerine çekeceğimiz çizgi biraz kalın ama yumuşak olmalıdır.
Corci nasıl anlatmış bakalım :)

Corciden uygulamalı makyaj önerileri

Tüm bunlara ilaveten; zamanım yok, acele  ve güzel makyaj yapmam lazım ama yapamıyorum diyenlereeee . İşte hazır makyaj bantları. :) Beğendiğin rengi seç, yapıştır, etiketi kaldır. Tamam , hazırsın.










Perşembe, Temmuz 21, 2011

Bardak altlığı

Ara sırada  olsa tığ işi yapmayı seviyorum. Bu modeli de bir kaç yıl önce Zara Home da görmüştüm. Amerikan servisi de vardı ama ben sadece bardaklık ve bardak altlığını uyguladım. Bu modeli örmeye başladım, o sırada bir dostum geldi beğendi, ördüğümü ona hediye ettim. Bu uzun süre böyle devam etti. Bu sefer kendim için örüyorum dedim , gene hediye ettim :) Bir sürü ördüm böyle böyle. Severek ördüm, seve seve hediye ettim dostlarıma , sonunda kendime örebildim ve severek de kullanıyorum. Hani biz Türkler de bir misafir kültürü vardır. Misafire herşeyin en iyisi , en güzel şekilde sunulur. Hep devam etmesi dileği ile. Ben de misafirlerimize kullanıyorum tabii ki bunları.



                        Lame ve dore ipleri tercih ettim ben. Makara şeklinde satılıyor.















Çarşamba, Temmuz 20, 2011

Takı tasarım

Takı tasarımcısı Gülsema Yıldırım, GLsm markasıyla takılar üretmekte. Genellikle yarı değerli taşlar ve otantik malzemelerle  çalışıyor. Atölyesi İstanbul da .  Sevdiğim bu tasarımcının ürünlerinden bir kaç tanesini  sizlerle paylaşmak istedim.


 GLsm / Gülsema Yıldırım Kolleksiyonundan..













Salı, Temmuz 19, 2011

Amigurumi

Amigurumi , duymuş muydunuz ? Ben adını yeni öğrendim. Bir kaç ay önce bir kalp formatı ile çıktı karşıma . Japonya kökenli bir örgü sanatı imiş. Amigurumi ( crocheted , Knitted stuffed toy ) Türkçeleştirirsek , tığ ile yapılmış, içi doldurulmuş yumuşak oyuncaklar. Tığ ile sık iğne dediğimiz örgü stili ile örülüyor ve içleri pamuk yada diğer polyester dolgu maddeleri ile dolduruluyor. Genellikle hayvan figürleri uygulanıyor ama  ucu bucağı yok. Aklınıza gelen herşeyi de örebiliyorsunuz. Maharetinize kalmış.  Fanları varmış. Hatta fuar bile düzenleniyormuş. Araştırsak kökeni Türklere dayanır gibi gelmiyor da değil bana hani. Nenelerimiz bez bebek örerlermiş eskiden. Belkide bizim icadımız :) Ben de ortaokul yıllarında bu teknikle kendime para kesesi örmüştüm mesela, adını sanını bilmeden, doğaçlama. Tamam , tamam ''adamlar yapmış '' pardon '' kadınlar yapmış''  kabul. Hem de çok güzel şeyler yapmışlar. Yetersiz Japoncam nedeni ile kaynaklarım kısıtlı kaldı . :) Bulabildiklerimi paylaştım. Ben bir şeyler deneyeceğim bu teknikle, tabii yarım bıraktığım el işlerimden vakit bulursam.











































İlginizi çektiyse



Kaynaklar : http://www.etsy.com/listing/60197578/pdf-little-girls-animal-amigurumi
http://www.etsy.com/listing/77856605/rainbow-bunny-crochet-amigurumi-animal
http://www.etsy.com/listing/71489191/from-the-sky-crochet-amigurumi-mobile
http://www.etsy.com/listing/71370848/polly-and-kate-knitted-toy-dolls-pdf?ref=sr_gallery_34&ga_ref=auto&ga_search_query=amigurumi+pattern&ga_search_type=handmade&ga_facet=handmade
http://www.etsy.com/listing/71929825/posy-knitted-toy-doll-pdf-email-knitting
http://www.etsy.com/listing/65297606/flutterby-butterflies-pattern-butterfly?ref=sr_gallery_6&ga_search_query=crocheted+amigurumi+doll&ga_page=3&ga_search_type=handmade&ga_facet=handmade
http://mygurumi.blogspot.com/2008/10/how-to-amigurumi-hair.html
http://mygurumi.blogspot.com/2010/09/name-me.html

Pazartesi, Temmuz 18, 2011

Hasan

İki yıldır resim kursuna gidiyorum. Kışı tamamladık. Bu ay yaz kursuna başladım. Pastel boyayla başladım yaza. Ve tanıştırayım , bu Hasan. Atölyede ki  arkadaşlarla beraber koyduk ismini. Herkes sevdi Hasan'ı. Kimi ağlama Hasan dedi, kimi canım kıyamam sana dedi, kimi korkma Hasan biz burdayız dedi ama Hasan durmadı hep ağladı. Resim bugün bitti , bende hemen paylaşayım istedim. Çerçevelendikten sonra da ilave ederim.

                             Değerli hocam Melek Kaman' a teşekkür ederim.


Ve üstteki de Hasan'ın kedisi


Beğenenler beğendim butonuna tıklasın  lütfen , beğenmeyenler hiç bişi yapmasın :))





                                         DRAMA KÖPRÜSÜ BRE HASAN

Pazar, Temmuz 17, 2011

Srebrenitsa

Bu internet ne tuhaf bir yer. Düşünün ki bir otobüs durağındasınız. Gideceğiniz yer belli. Falanca numaralı otobüse binip gideceğiniz yere ulaşacaksınız.  Otobüsünüz geliyor, biniyorsunuz. Fakat o da ne , otobüs gitmek istediğiniz güzergahtan sapıyor. Sizi farklı farklı yerlerde, saatleeeerce dolaştırıyor. Önce  ''hemen ineyim, ilk bindiğim durağa geri döneyim '' diyorsunuz, fakat otobüs sizi her seferinde daha cazip yerlerden geçiriyor. Vazgeçiyorsunuz. Bir sonraki durakta inerim, tamam burayıda geçeyim bir sonraki durak derken, bir de bakıyorsunuz ki nereye gittiğinizi unutmuşsunuz. Bu sabahki internet turumda aynen böyle oldu. Ben aslında, son günlerde bir arkadaşımın önerisi ile, çok geç kalarak o güzelim Behzat Ç. dizisini internetten izlerken öğrendiğim, dizinin senaristi Emrah Serbes  hakkında bilgi edinecektim. O sırada Emrah Serbes 'in twitter daki sayfasına denk geldim. Sonra o sayfada  bir linke tıkladım ve çok güzel bir site ile karşılaştım. afilifilintalar. Okunacak , incelenecek o kadar çok şey var ki.  Tabi o durakta da inmedim.  afilifilintalar içinde gezintiye başladım ve şimdi sizlerle paylaşacağım bu sayfaya denk geldim. İçim acıdı, yüreğim burkuldu, gözlerim doldu, kalbime ağır bir taş yerleşti. Daha şehitlerimizin acısı yüreğimizde iken bu sayfada Srebrenitsa katliamı ve bu içli şarkı ile karşılaşmak içimdeki acıya tuz bastı. Derin etkilendim kısacası. Paylaşmak istedim.

                                           KİMSE ÖLDÜRÜLMESİN



                                AFİLİFİLİNTALAR / Srebrenica-inferno!


Srebrenista katliamı hakkında bilgi için tıklayınız. Wikipedia
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...