Cuma, Haziran 29, 2012

Permakültür

Permakültür, doğal ekosistemlerin çeşitliliğine, istikrarına ve esnekliğine sahip olan tarımsal olarak üretken ekosistemlerin bilinçli tasarımı ve bakımlarının sağlanmasıdır. "
 Ben kısaca bu alıntı cümle ile  tanımladım size permakültürü. Siz detaylarını da öğrenmeyi isterseniz eğer TIK TIK
Türkiye Permakültür Araştırma Enstitüsü diye bir kurum var, bir tasarım bilimi olan permakültürün Türkiye’de tanınması ve uygulamaların yaygınlaşması için çalışmak üzere kurulmuş. 




Bu bilginin ardından sizinle Ürdün'de yapılmış olan bir permakültür uygulamasına ait videoyu da paylaşmak istiyorum. Çok enteresan  bir şey. Hadi izleyelim.

SU HASADI videoyu izlemek için TIK


Perşembe, Haziran 28, 2012

Kızılderili şeref yasaları

Kızılderilileri seviyorum ben. Onlara ait şeyler okumayıda. Geçen akşam posta kutuma gelen mailde "Kızılderili şeref yasaları" vardı. Öyle adlandırmışlar, bende öyle söyleyim dedim. Bir kez daha okudum, unuttuklarımı kendime tekrarladım. Doğa onları öyle güzel eğitmiş ki hayran kalmamak mümkün değil. İfadeleri çok sert olsa da, bu yasaları uygulayan insanların yüreğinin derinliklerindeki güzellikleri görmek o ifadeyi silip atıyor.
foto kaynak

*Dua etmek için güneşle birlikte kalk. Tek başına dua et, sık sık dua et. Büyük Ruh dinler, eğer sen sadece konuşursan.

*Yollarında kaybolmuş olanlara karşı anlayışlı ol. Cehalet, kibir, öfke, kıskançlık ve açgözlülük, kayıp bir ruhtan kaynaklanır. Rehberlik bulmaları için dua et. 


*Kendini, kendi kendine araştır, keşfet. Başkalarının senin yolunu senin için belirlemelerine izin verme. O senin, sadece senin yolundur. Diğerleri o yolu seninle birlikte yürüyebilirler, fakat hiç kimse o yolu senin için yürüyemez.

*Misafirlerine evinde saygıyla davran. Onlara en iyi yiyeceklerini ver, en iyi yatağı ver ve onlara saygı ve onurla muamele et.

*Herhangi bir kişiden, bir topluluktan, bir çölden ya da bir kültürden olsun, senin olmayan şeyi alma. O ne kazanılmıştır, ne de verilmiştir. Senin değildir.

*Yeryüzü üzerindeki her şeye saygılı ol - ister insan, ister bitki olsun. 


* Diğer insanların düşüncelerini, isteklerini ve sözcüklerini onurlandır. Başka birinin sözünü asla kesme, alay etme ya da taklidini yapma. Herkese kişisel ifadeleri için izin ver.

*Başkalarına asla kötü bir şekilde konuşma. Evrene bıraktığın negatif enerji, sana katlanmış olarak geri döner.
* Herkes hatalar yapar. Ve tüm hatalar bağışlanabilir.

*Kötü düşünceler zihinsel, bedensel ve ruhsal hastalıklara neden olur. İyimser ol.

*Doğa bizim için değildir, o bizim bir parçamızdır. Onlar senin dünyasal ailenin parçalarıdır.

*Çocuklar geleceğimizin tohumlarıdır. Onların yüreklerine sevgi ek ve bilgelik ve hayatın dersleriyle sula. Onlar büyürken, onlara büyümeleri için yer bırak.

*Başkalarının kalplerini incitmekten kaçın. Verdiğin acının zehiri sana geri döner.

*Her zaman dürüst ol.

*Kendini dengede tut. Senin Zihinsel ben 'in, Ruhsal ben 'in, Duygusal ben 'in ve Fiziksel ben 'in - hepsinin güçlü, saf ve sağlıklı olmaya gereksinimi var. Zihnini güçlendirmek için bedenini çalıştır. Duygusal rahatsızlıkları iyileştirmek için ruhsallıkta büyü.

 *Kim olacağını ve nasıl davranacağını belirlerken bilinçli kararlar ver. Kendi eylemlerinin sorumluluğunu üzerine al.

 *Başkalarının mahremiyetine ve kişisel yerlerine saygılı ol. Başkalarının kişisel eşyalarına dokunma - özellikle kutsal ve dini eşyalarına. Bu yasaktır.

 *Önce kendine karşı dürüst ol. Önce kendini besleyemezsen ve kendine yardım edemezsen, başkalarını besleyemezsin ve onlara yardım edemezsin.

*Başkalarının dini inançlarına saygı göster. Kendi inancını başkalarına kabul ettirmeye çalışma.

*İyi talihini başkaları ile paylaş, bağışta bulun, şefkatli ol.

Kaynağı hakkında bilgiye ulaşamadım, bana mail yolu ile geldi. Sizde okuyun istedim. 

Çarşamba, Haziran 27, 2012

Ne yaptım ?

Pazar günü şen ve esendim biliyorsunuz. Dilimde lela lela lela lella pala tute  şarkısı ile havaalanı yollarına düşüp, canım arkadaşımı karşılamaya gitmiştim. İstanbul'dan geldi  arkadaşım .Ve biz birlikte harika, mükemmel iki güzel gün geçirdik. İstanbul'dan gelen birini Ankara gibi bir yerde nereye götürebilirsiniz ?. Tabii ki çok az yer var. Kale içi, Anıtkabir, müzeler vb. O turları daha önceki gelişlerinde zaten yapmıştık. O yüzden bu seferki programımız daha çok , dingin ve sakin ortamların seçimi ile oluştu. Birazda doğaçlama oldu aslında. Kararı öyle vermiştik zaten, belli bir program değilde, aklımıza ne eserse neresi eserse orası. Kendimizi kendimize bıraktık kısacası. Şöyle bir baktık kendimizin canı ne istiyor diye. Sakinlik, sessizlik ve huzur istiyormuş meğer.

İlk durağımız Tunalı oldu. Tunus caddesindeki Çilli / Zeynel'e ikimiz de  bayılıyoruz. Sabah kahvaltısı niyetine bir şeyler atıştırmak için oraya oturduk. Her şeyi ile çok beğendiğim bir mekan. Sakin, ağaçların altında  kuş sesleri dinleyebileceğiniz, yaz gecelerinde serin serin oturup dondurmanızı yiyebileceğiniz bana göre şahane bir mekan. Karnımız doyup sohbetlerde kıvamını tamamlayınca mekandan ayrıldık.
zeynel

İkinci durak neresi olsun derken, yol yorgunluğu ve erken uyanmış tok karınların mahmurluğu ile biraz şekerleme yapabileceğimiz bir yere geçmeye karar verdik ki , o adreste bizim bahçeydi tabii ki.

                          © 

Bahçeye ulaşınca salıncaklara kurulduk. Sallana sallana hemen Türk kahvelerimizi yudumladık. Tabii yanında Türk sohbeti ile beraber.

© 


Bizim sukunet istediğimizi anlamış olacak ki, yan komşunun köpeği Ateş bile sadece tellerin arkasından bize bakmakla yetindi. Hiç havlamadı. 


Minik havuzumuzun suyunu da açtık, şırıl şırıl su sesi olsun diye. Kuşlarda bayılıyor bu havuza ve su yoluna. Orada yıkanmaya bayılıyorlar özellikle.

Zaten bahçenin asıl sahibi bu gördüğünüz tatlı yaramazlar. Ağaçların içinde saklılar ama benim objektifimden kaçamıyorlar.


Hava sıcak, iyi ki su var. Dedim ya su yolunda yıkanmaya bayılıyorlar. Onların da, bizim de serinlemeye ihtiyacımız vardı.


Serinledik, karnımız tok, kahveler de içildi. "Biraz uyku" dedi arkadaşım. Uzandı salıncağa. Bende o uyusun diye sessiz sakin aslan ağızlarının geçmiş çiçeklerini temizlemeye koyuldum.



Henüz başlamıştık ki bu seremoniye tam üstümden bir jet geçti. Hem de oldukça yakın ve gürültülü bir şekilde. Ardından 5 jet yan yana geçiş yaptı bir gürültü ile. Mükemmel bir gösteriye dönüştü sonrası. Meğer o gün Gölbaşı'nda Türk Yıldızları'nın gösteri uçuşu varmış. Bahçeye çok yakın bir yerde yapıldığı için biz de bu gösteriyi izleme şansına sahip olduk.




Tabii o görsel şölen ve gürültü uykumuzu bizden aldı. Ama değdi, muhteşemdi gösteri. Çığlık çığlığa izledik yaptıklarını. Bir anda gökyüzündeler bir anda yeryüzünde. Korkutucu idi birazcık.
Sonra çay faslına geçtik. Çimlerin arasında bir kuş belirdi o arada. Ne olduğuna bir türlü karar veremedik ama çok rahat bir kuştu. Bizi hiç hesaba katmadan dolandı durdu tüm bahçeyi. Sağır bir kuş olabileceğine karar verdik o yüzden. Sonra internetten edindiğimiz bilgi ile bunun bir karatavuk olduğuna karar verdik. Çok emin değiliz genede.


Sonra ne yaptık ? Akşam olmaya başladı, hafiften rüzgarda vardı. Şezlongları alıp karatavuğun gezinmesini izlerken çaylarımızı yudumlamaya , sohbete devam ettik. 


Ve akşam olunca yemeğe gitmek üzere bahçeden ayrıldık. Güzel bir günü Hacı Arif bey'de yenen güzel bir yemekle noktaladık. Tatlıları ise eve ayırdık. Çünkü dolapta kendi ellerimle yaptığım krem karamel bizi beklemekteydi. Sonrada uyuduk, masalda burada bitti. 




Bu arada sizlere, neler gördüğümü fotolarla yansıtmaya çalıştım gördüğünüz üzere. Ertesi günün programını ve gördüğümüz görüntülerini bir başka post'da anlatmak üzere. Şen ve esen kalınız.

Salı, Haziran 26, 2012

Peçete ve resim transfer teknikleri

Peçete transferi ile yapılan bu kartları çok sevdim ben. Çok kolay yapılıyor. Yapalım mı ne dersiniz ?

Peçete transferi ile kart yapımı

Buna da bayıldım. Fakat olmayan ingilizcemle resmin nasıl bir kağıda basılmış olduğunu anlayamadım .Sanırım özel bir baskı.  İzleyip anlayanlar açıklama yazarsa çok sevinirim .
Ahşaba resim transferi

Pazar, Haziran 24, 2012

Pazar şarkısı

Sizinle bugün son derece neşeli bir şarkı paylaşacağım. Benim neşem size de yansısın bugün. Çünkü mutluyum, çünkü İstanbul'dan arkadaşım geliyor. Siz bu şarkıyı dinlerken ben havaalanına canım arkadaşımı karşılamaya gitmiş olacağım. Ben arabada lela lela lela lela pala tute ,jas kana meres merava pala late, diye  mırıldanarak yol alırken, siz isterseniz oynayabilirsiniz şarkı eşliğinde. Keyfiniz , neşeniz bol olsun bugün. 

                                                       Gogol Bordello / Pala Tute


Cumartesi, Haziran 23, 2012

5 dakika

İki sarhoş mezarlığın duvarına yaslanmış, içmeye devam edip, sohbet ediyorlarmış, birden karşıdan bir cenaze görünmüş.
Sarhoşlardan biri merak edip, gidip sormuş:
 -"Nesi vardı? Neden öldü?"
 -"Bu adam hep içerdi, hep sarhoş gezerdi, ayyaşın biriydi!" cevabı üzerine, hemen arkadaşının yanına gidip, 
 -"O da bizim gibi çok içiyormuş" der. 
Korkan iki arkadaş içmeye ara verirler. Canları da sıkılır.Biraz sonra  başka bir cenaze görünür köşeden, yine aynı sarhoş merak edip koşar cenazenin yanına ve sorar:
 -"Neden öldü?"
 -"Takdir-i ilahi, hiç içki içmez- sigara bilmez bir adamdı!" der beriki..
 Sarhoş, koşa koşa arkadaşının yanına gelir: 
 -"İçelim anasını satayım! İçenle içmeyenin arasında 5 dakika fark var!"



Cuma, Haziran 22, 2012

Karalamalar



Gözlerim ele verdi duygularımı
Oysa saklamak için çok uğraşmıştım
Defalarca ayna karşısında prova yaptım
Gözlerin gözlerime değdiğinde
Kaçırmayacaktım gözlerimi
Asla belli etmeyecektim
Geceler boyu seni düşünüp
Günler boyu hayaller kurup ağladığımı
Seni benden fazla
Kimse sevsin istemedim
Ellerinde bir başka el düşündükçe
Yüreğimin nasıl da sancılandığını
Bilmeni hiç istemedim
Başkalarına "beni seviyor musun?"
Diyen sesinin
Kulaklarımda ki yansımasının
Beni nasıl kahrettiğini
Seni ben seviyorum
Diyememenin suskunluğunda
Hissettiğim acıları
Asla bilmeni istemedim
Gecelerde ışığımdın
Sessizlikte sesim
Yalnızlıkta dostumdun
Üzüntüde neşem
Keşke hiç göz göze gelmeseydik ...


Füsun T. .... 03. ..  , Ankara

Fotoğraf : Füsun T.

Gece turu

foto : Füsun T.
Birazdan bu mırnav gibi uykuya geçeceğiz. Uyumadan önce kısa bir gece turu yapalım dedim. Güzel fikirler var, belki faydalanırsınız. Mesela bir dantel boyama var ki, benim çok hoşuma gitti. Bu vesile ile hepimize iyi uykular, güzel rüyalar.

Perşembe, Haziran 21, 2012

Çarşamba, Haziran 20, 2012

Eskilerim

Az önce sade sabah kahvemi yudumlarken, bugün ne paylaşsam diye de düşünüyordum bir yandan. Her gün bir şeyler paylaşmak şart mı ? Elbette değil, ama seviyorum sizlerle bir arada olup paylaşmayı. O yüzden de hemen her gün bir post hazırlamaya gayret ediyorum. Bu biraz da, kendime ait bir zaman dilimi olması sebebi ile bana pek  bir lezzetli geliyor. Bir çok şeyi unutup sadece buraya odaklanmak rahatlatıyor beni bir nebze. Hatta benim gibi evde vakit geçirmeye çalışan biri için boş geçmeyen bir zaman dilimi olması da ayrıca sevindirici oluyor. İşte hem kahvemi yudumlayıp hem düşünürken aklıma "eskilerim " geldi. Yaşanmış, iz taşıyan her şey hoşuma gidiyor benim. Küçük yaşlarımdan beri böyle bu. Ortaokul yıllarımda memlekete anneannemin yanına gittiğim bir gün, ikimiz zerzemiye (evin altında bulunan bodrum.Yörede zerzemi olarak geçiyor ) indik. Orada anneannemin bir sandığı vardı, dayımın üniversitede okuduğu  romanlardan tutunda, rahmetli dedemin kullandığı ilacın kutusuna kadar bir sürü şey vardı içinde. İşte o çocuk aklımla orayı kurcalayıp içinden bana cazip gelen bir kaç şeyi seçip almıştım. Üstelikte benim o yıllarda mahzen, mağara türü yerlerden korkum vardı. Giremezdim. Anneannem'in evi çok eski devirlerden kalan bir evdi. Girdiğimiz yerde iç içe odalar yapılmış. Gel gezdireyim demişti de zor atmıştım kendimi dışarı. Bu arada alacaklarımı almayı ihmal etmedim ama, meraka bak . Oradan aldıklarımı bir başka zaman göstereceğim. Bugün; daha yetişkin yaşlarımda, anneanneme israr ederek " ben sana yenisini alayım, ne olur bunu bana ver " diye yalvara yalvara edindiğim kahve kutusunu paylaşacağım.
Rahmetli meleğim kahvesini bu kutuda saklardı. Her istediğimde de "kızım bu kahveyi hiç bayatlatmaz, yıllarca içinde dursa bir şey olmaz " der, "sonra vereyim, sonra " diye beni atlatırdı. Bir marangoza yaptırılmış bu kutu. Dedeler tarafından. Allem ettim kallem ettim sonunda kutuyu almayı başardım. Kutu anneanneme de dedelerinden kalmış. Yani yaşı bir hayli fazla. Sarıp sarmalamış kaldırmıştım bir ara. Bir şey olmasın, zarar görmesin diye. Sonra baktım ki kutu yaşlanmış sanki, daha bir eskimiş, üzgün gibi geldi. Yaşadığım mekana alıp her daim birlikte olmaya başladığımızda ise kendini muhafaza ettiğini gördüm. Bu yazdıklarımda gayet samimiyim. Kullanılmayan şeyler daha çabuk eskiyor. İçine kahve koymuyorum ama mutfağımdaki nişin içinde, her gün onunla , anılarıyla, güzel hatıraları ile birlikteyim.
                                                                  Ben  balık burcuyum





Salı, Haziran 19, 2012

2012 Belmek yıl sonu sergisi

Bir yıl boyunca resim kursuna gittim malumunuz. Ara sıra size bahsediyordum. Sonunda geçtiğimiz hafta sergimizi de yapıp kursumuzun kış bölümünü noktaladık. Şimdi sırada yaz kursu var. Yazında resim çalışabilecek olmak beni mutlu ediyor. Kursumuz Belmek adı altında, Büyükşehir belediyesinin meslek edindirme kursu. Sadece resim değil ,seramik, mefruşat, ebru,ahşap boyama gibi bir çok bölüm mevcut. Çok çok memnunuz arkadaşlarım ve ben. Vakti olan , üretmek ve hoşça vakit geçirirken bir şeyler öğrenmek isteyen herkese öneririm. Fiyatlarda son derece makul bilginize. Ben sizinle, yaptığım resimlerin bir çoğunu paylaştım ama arkadaşlarımın yaptıklarını da görün istedim. Mini bir sergi gezmeye ne dersiniz ?

Bütün resim öğrencileri aynı ebatta çiçek resmi çalıştık. Hocamız'ın fikriydi tabii ki. Ve hepsini bir köşede sergiledi ki çok şirin oldu. İşte o bölüm.

Çok sevdiklerimi paylaşacağım şimdi de. Yapan arkadaşlarımın ellerine sağlık.











Bu rapido kalemle çalışılan bir teknik, nokta ve çizgi çalışması. En en çok bu etkiledi beni sergide.
Birde bu yağlıboyayı çok çok sevdim.


Ve sergimizde olan diğer resimlerden devam ediyoruz.
























Birazda seramik çalışmalarından örnekler verelim.



Bu gruba bayıldım..



Ve ebru sınıfının çalışmaları








İşte bir yıl boyunca çalıştık ve bunları yaptık, beğenilerinize sunduk. Bir sonraki yıl yapılacak sergide buluşmak dileği ile. 



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...