Pazartesi, Aralık 31, 2012

Bugün kar yağsaydı diyenlere gelsin

Madem kar yağmadı. Bu şirin görselle avunalım napalım.

TIKTIK

Değişik sunumlar

                                                                                                                           BURADA

Hepinize güzel, mutlu, sağlıklı bir yıl dilerken, size değişik yiyecek sunumlarından karmalar hazırladım bugün . Umarım işinize yarar.
Bakalım neler var.

Nefis sunumlar var bu blogda
Hünerli bayanlar blogu

Tatlının görüntüsü muhteşem

Uğur böcekli kanepeleri çok seviyorum ben , tarifi ile birlikte Neslihan hanımın sayfasında TIKTIK

Tavuk bagetleri milföy hamuruna sararak bu gece aile sofranıza renk katmanız da mümkün TIKTIK

Bu sayfaya da bir göz atın. Muzların sunumu sofranıza şirinlik ve lezzet katabilir TIKTIK

Günün konseptine uygun sunumlar. İşte sofranızın çam ağaçları TIKTIK

Sosisten yılbaşı çorapları TIKTIK

Çilekten noel babalar TIKTIK

Sofranıza yılbaşı çelengi koymak istemez misiniz ? TIKTIK

Ya da minik misafirlerinize Angry Birds hazılamayı düşünmez misiniz? TIKTIK

Pazar, Aralık 30, 2012

Pazar neşesi

Berbat olmuş fotoğraflar sitesi.  Çekim sırasında, ya gözden kaçan bir takım şeyler olmuş yada eş dost gıcıklık yapmış fotoyu berbat etmiş .Bu tür fotoğrafların toplandığı bir site. Populer kısmına baktım
 bazıları çok eğlenceli idi. Belki sizi de eğlendirir bu güzel günde.










Günün devamı da neşe içinde geçsin. Hava güzel, güneş gülümsüyor ve gülümsetiyor bugün. Yürüyüş yapmak , biraz nefes almak için ideal bir gün. Soğuk falan demeyin,termosa çayınızı koyup, açık havada kendinize bir bardak sıcacık çay ziyafeti çekebilirsiniz. Yarım saat bile olsa iyi gelecektir .
Ben öyle yapacağımda :)

Cumartesi, Aralık 29, 2012

Yılbaşı kartları

Yeni rakamlarla tarih yazmamıza az bir süre kaldı. E- mail yolu ile sevgilinize, arkadaşınıza, sevdiklerinize müzikli ve hareketli kartlarla yeni yıl mesajı göndermek isterseniz bugün güzel bir gün olabilir. Ne de olsa hafta sonu, ne de olsa zaman biraz daha fazla. Zamana neden gerek var, çünkü bu sitede yüzlerce kart var. Seçim yapmak için zamana ihtiyacınız olacak.

Kartınızı seçtikten sonra,hemen kartın altında bulunan "change music" yazan yerden istediğiniz müziği seçebiliyorsunuz. Onu da belirledikten sonra yapacağınız ikinci şey "Quick send" yazan yeri tıklamak. Oraya da kendi mail adresinizi, yollamak istediğiniz kişinin adresini ve iletmek istediğiniz mesajı yazınca , bir tek "send this ecard" yazan kutucuğa basmak kalıyor. Hoooopp, işte hemen  kart yerine ulaştı. Kartlardaki mesajlar İngilizce ama siz son aşamadaki mesaj kutucuğuna kendi dilinizle kendi mesajınızı yazabilirsiniz.

Siteye ulaşmak için TIKTIK

Ben neler seçtim bakın.
TIK TIK

TIKTIK

Buna ba- yıl- dımmm ba yıl dım.
TIKTIK

Bu da hoş
TIKTIK

Bu da pek zarif
TIKTIK

Eğer siz de seçim yaparsanız, mesajlarınızda benimle paylaşır mısınız seçtiklerinizi. Zaman tasarrufu olur. Belki birbirimizin seçtiklerini beğeniriz. Çünkü sitede çok fazla seçenek var.  Ve sadece noel kartları yok, üst menüde göreceğiniz gibi bir sürü tebrik seçeneği mevcut.

Bana kart yollamak isterseniz  mail adresim  fusuntblog@gmail.com

Perşembe, Aralık 27, 2012

Mim

Sade ve Derin  yani kısaca Deep'ciğim beni mimlemiş. Daha çok gecikmeden cevaplayım. 

Mimin konusu şöyle. Blog Listemde Görmek İstediklerim ve İstemediklerim

Görmek istediklerim 

Herkesi blogumda görmek istiyorum. Paylaşmayı seviyorum. Blogumu izlemeye alan arkadaşlarımın hepsini hemen ziyaret edemiyorum. Özür dilerim bunun için. Onlar benim blogumu izlemeye aldıkça ben de yeni bloglar keşfediyorum. Bunu seviyorum. Yorum görmek hoş oluyor tabii, fakat zaman değerli. O yüzden yorum yazanları da yazmayanları da anlayabiliyorum. Bazen ben de bloglara uğrayıp okuyup çıkıyorum yorum bırakamıyorum. Okuyucuların içinden geldiği zaman, yorum yazmak istedikleri zaman yazdıkları içten yorumlar çok çok  hoşuma gidiyor. Her zaman fikir alışverişi olabilecek konular paylaşamıyorum ama bu tür konulara yapılan , konu ile ilgili kendi bilgi ve deneyimlerin de paylaşıldığı çeşnili yorumlar görmek istiyorum tüm bloglarda

Hepinizi sık sık blogumda görebilmeyi istiyorum. Bunun olması bana ve paylaştığım konulara bağlı bunu biliyorum. O yüzden de paylaşımlarıma elimden geldiğince özen göstermeye çalışıyorum. Umarım bir gün daha  iyi bir yerde olur blogum, daha çok okuyucum olur. Bunu görmek istiyorum ve zamanımın elverdiği ölçüde bunun için planlar yapıyorum.


Görmek istemediklerim 

Siyasi ve küfürlü yorum görmek istemiyorum. Zaten yayınlamam da. Bunun dışında aklıma bir şey gelmedi.

Ve bu vesile ile blogumu izlemeye aldığınız için, samimi sıcak yorumlarınız için hepinize çok çok teşekkür ediyorum.


*Siz acaba benim blogumda neler görmek istiyorsunuz ya da istemiyorsunuz , bunu merak ederim ben aslında.

Salı, Aralık 25, 2012

Yılbaşı kartları

Öncelikle bu yazıyı hazırlarken okuduğum bir bilgiyi paylaşayım. Devam edip etmediğini öğrenmek size ait . Bir çok blog arkadaşımız hediye çekilişi yapıyor ve bu çekilişlerde kitap hediye eden bir çok blogger var. Okuduğum bilgi şöyle. Bilenler bilmeyenlere duyursun nitelikli bir bilgi.
Ptt sitesinden aynen alıntıdır .

**Kitap Taşıma Kampanyası / 2012-03-01
Kitap okuma alışkanlığının geliştirilmesi ve eğitim ve kültür alanlarındaki gelişmelere katkı sağlanabilmesi amacıyla maddi çıkar gözetmeksizin kitap taşımacılığında büyük indirim yapılarak destek sağlanmıştır.
01/03/2012 tarihinde hayata geçirilen bu proje kapsamında, içeriğinde 1 kitap bulunan gönderiler 2.50 TL, birden fazla kitap bulunan gönderilerin kabul ücretlerine de %50 indirim uygulanmaktadır. **

Yine posta ile ilgili bir başka bilgi. Malatya ve Manisa PTT'si  " Tebrik kartı bizden , göndermesi sizden " adlı bir kampanya ile unutulan bir geleneği yeniden canlandırmak istemişler. Ücretsiz kartları PTT veriyor, siz 50 kuruş ödeyip pul parası veriyorsunuz. Bilgiler internet kaynaklı, Malatya ve Manisa'lı okuyuculara kalıyor bunu araştırmakta.

Bir de yardım yapabileceğiniz bir haberim var. O da , 150'nci yılını kutlayan Darüşşafaka'nın yeni yıl için hazırladığı tebrik kartları. Tanesi 2 TL. olan kartlardan en az 10 adet almanız gerekiyor. Kartlar öğrencilerin yaptığı resimlerden oluşturulmuş. Çok da güzeller. Başka ürünlerde var hepsi burada  TIKTIK 

Balca sitesini bilenleriniz vardır.  Arkadaşlarıma E-kart göndermek istiyorum diyorsanız, çeşit çeşit kartlar mevcut sitede. Onun için de bir TIKTIK 

Kendi kartımı kendim yapmak istiyorum derseniz bir kaç adet renkli fon kartonundan nefis el emeği kartlar yapabilirsiniz. Ya da, "ben yapamam hazır olsun, satın alayım" derseniz TIKTIK  yapmanız yeterli. Hadi bir TIKTIK daha olsun.

Nancy / ETSY

Ben bir başucu kartı yapmıştım. Bunu yeni yıl içinde kullanabiliriz. Minicik danteller örüp, renkli fon kartonuna yapıştırmak ve üzerine içinizden gelen en iyi dilekleri yazmanız yetecek. Siz yeter ki bu eskimeye iyice yüz tutan bu tebrikleşme geleneğini canlandırmak isteyin. Ben bir arkadaşımla bunu devam ettiriyorum ve inanın posta kutusunda fatura dışında gelen zarfı görünce çok çok mutlu oluyorum.

Bir kaç tane de ben e-kart yaptım. Beğenirseniz kullanabilirsiniz.



Kimden ikikumtanesi



Ve son olarak yıllardır almaktan vazgeçmediğim unicef kartları. Hem yardım yaparsınız hem de içiniz ısınır o kartlarla. O kadar şekerler ki. Tüm bunlardan sonra artık bir kişiye bile olsa kart atmak farz oldu gibi, ne dersiniz ?

5 tanesi 15 TL almak için tıklaman yeterli

Pazartesi, Aralık 24, 2012

Tombolo

Bir adayı karaya ya da diğer adalara bağlayan jeomorfolojik yapılara tombolo deniyormuş. Ben bilmiyordum, lise yıllarında öğrendiysem de unutmuşum . Benim bildiğim adı yarımada idi .  Bilim teknik dergisinde karşıma çıktı geçenlerde. Sevdim ben bu adı .

Bir ada şayet karaya yakınsa, zamanla dalgaların getirdiği malzemeler ada ile kara arasında birikip , adanın karaya bağlanmasına sebep oluyor ve böylece tombolo oluşuyor. Tombololar çok küçük olabildiği gibi üzerinde yerleşilecek kadar büyükte olabiliyormuş. Geniş plajlar oluşturduğu için turizm açısından da önemliymiş. Tombolo deyip geçmemek gerek demek ki.

Ülkemizde 11.000 yıl gibi bir zamanda oluştuğu varsayılan 30 adet tombolo bulunmaktaymış. Yerleşim olanlar şöyle. Bodrum, Sinop, Amasra, Marmara Ereğlisi, Alanya. Çeşitli sebeplerle zaman içinde yerleşimin kalktığı yerler ise şunlar. Belkıs,Yılancı burnu, Knidos, Ovacık.

Ve adalar, bir ya da birden fazla uzantıyla karaya bağlanırsa , buna da çift tombolo deniyormuş. Ülkemizde bunun örneği ,Kapıdağ yarımadası imiş.
Cennet vatanımın tombololarına bakalım mı ?

SİNOP
Foto kaynak
SİNOP


AMASRA

fotokaynak


AMASRA
fotokaynak
ALANYA
fotokaynak

BODRUM


Daha nice güzellikler barındırıyor içinde bu cennet vatan. Tombolo'nun bir diğer adı da saplı ada. Karaya tutunduğu için böyle demişler anlaşılan. Didim Akbük'de bulunan saplı ada ise henüz oluşumunu tamamlamamış. İncecik bir yol ile karaya bağlanmış.

fotokaynak

fotokaynak

Pazar, Aralık 23, 2012

İyi pazarlar


NAZİK HANIM
     İstanbul'a gurbete giden Erzurumlu, dönüşte karısına İstanbul'lu hanımların, akşam eve dönen kocalarını, kapıda nasıl karşıladıklarını "Hoş geldin kocacığım, üşümüşsün, yorulmuşsun!" gibi kibar, nazik laflar ettiklerini anlatmış. Belli ki o da karısının kendisini öyle karşılamasını istiyor....
     Akşam eve gelmiş, kar, tipi, soğuk, karısı kapıyı açmış :
     -Uy kocacığım, it gibi titriyisen...




Cuma, Aralık 21, 2012

Öneriyorum

Nihayet İstanbul'a kar yağdı. Bekleyen arkadaşlarım mutlu olmuştur umarım. Buraya da gönder diyorlardı. Ben de yürekten üflemişim o yöne doğru ki, kar yağdı işte. İşe gidenler ve döneceklere kolay gelsin. Evde oturup kar ve kış keyfi yapacaklara güzel müzik önerilerim var.

Çarşamba günü kısacık zaman diliminde D&R'a uğradım. Bazı şeylerin eve yakın olması da pek iyi olmayabiliyor, her şey,  her an elinizin altında olunca masrafta fazla oluyor. D&R dan iki Cd , bir dergi ve bir minik kar küresi eşliğinde çıktım. Aldığım Cd'nin birini bilerek isteyerek aldım. Fakat diğerini üzerindeki kahve fincanı resmi ve "kahve keyfinize eşlik edecek" yazısı yüzünden aldım ama iyi ki almışım.

Bile isteye aldığım cd Cafe Anatolia İstanbul 2010. Eski bir  enstrümantal cd. Geçtiğimiz günlerde yeğenimde dinleyip çok sevmiş ve  almak için not almıştım adını.
foto kaynak D&R
Piyano, keman , kanun , klarnet ağırlıklı, enstrümantal müziklerden oluşuyor. Çok iyi bildiğiniz şarkılar mevcut cd'de. Bu cd'nin yürek yakan bir tarafı var baştan söyleyim. Çünkü keman sesi,kanun sesi  içinizi cızlatıyor. Ruhunuz hüzün kaplı  ise dinlemeyin. Daha da hüzünlü  hale gelebilirsiniz. Biz geçenlerde Amerikano oynarken dinledik, gayet iyi gitti.
Albümde 14 şarkı var, sizin için listeledim ve bir kaç şarkıya da link verdim dinleyip fikir edinin diye.

1. Kolaymı 
2. Another Day (Bir Başka Gün)
3. Keskin Bıçak
4. An Umbrella Over Vosporos
5. Los Ejes De Mi Caretta 6. Dido
7. Gidemem 
8. To Miamii
9. Ola Se Timuzun (Olmasa Mektubun)
10. Özledim Seni
11. Şimdi Uzaklardasın 
12. Yakamoz
13. Elif Dedim
14. Theme From The Silk Road


Araya bu şirin, minik kar küremi ekleyim istedim. Başucuma koydum, bu şirin ayıcık gülümsedi bu sabah uyanınca, bende onu salladım ve kar taneleri uçuşmaya başladı. İşte çocuk ruhumun yansıması. Kendimi de , içimdeki çocuğu da seviyorum. Onun mutlu olması demek benim mutlu olmam demek. Bu da yeni yıl öncesi içimdeki çocukla bana  minik bir hediye işte.
kaynak
                                     Gelelim tesadüfen ve üzerindeki resimlere  göre aldığım cd'ye.

kaynak D&R

Kahveye ne kadar düşkün olduğum bir kez daha kanıtlandı. Hoş kanıta gerek yok ama,  algıda seçicilik bu. Rafta üzerinde kahve resimleri olan cd'yi görünce hemen dikkatimi çekti. İyi ki de çekmiş. Çok beğendim. Fiyatını yanlış okumuşum bu arada.  22 tl okuyup kasa da 29 tl olduğunu öğrenince yüzüm hafif buruşsa da içinde 2 cd olduğunu düşününce gülümsedim. Artist müzik tarafından oluşturulan karma bir cd. Gerçekten kahve keyfinize keyif katar. Yine yukarıda olduğu gibi listeyi yazıp , sizin için seçtiklerime  link veriyorum. Bildiğiniz bir sürü şarkı var cd'de  fakat tanıdığınız isimler değil farklı sanatçılar seslendirmiş. Ben müzikler hakkında bilginiz olsun diye linkler vereceğim ama cd deki sanatçılardan değil.

Kahvenizi yapıp gelin hadi.

DİSK 1

1. Mi Caro Mozart :Ella Franti
2. Et si tu nexistais pas:Florence
3. Les Parapluies de Cherbourg:Passion Rouge
4. La Cancion de Orfeo (manha de carnaval):Gloria Lasso
5. Porque Te Vas:Achille
6. Stars:Algo Diferente
7. Caravan: Connie Evingson
8. It Had Better Be Tonight:Cafe Accordion
9. Laccordéoniste:Jeannette Byrne
10. Indifference (Valse):Cafe Accordion
11. I Love Paris:Carolina Stefani
12. Windmills of Your Mind:Connie Evingson
13. Lagrimas Negras:Barbarito Diez

Lagrimas Negras

Et si tu nexistais pas

Caravan

DİSK 2

1. La Boheme:Jeannette Byrne
2. La Valse Damelie :Trio Garufa
3. Gottingen:Bruno
4. The Winner Takes It All:Myra Neff 
5. Diamonds and Rust:Tim Shelby
6. La Mer:Laura Cain
7. Un Homme et Une Femme:Passion Rouge
8. Tu Vuò Fà Lamericano:Gypsy Jazz Trio
9. Alicia:The Tango Group
10. Ochi Chornye (Dark Eyes):Sacha Eltsin
11. Whats Going On:Rick Scott
12. Los Bilbilicos:Rebekah

The winner takes it

Los bilbilicos

Un homme et Une femme

Evet, her ikisini de öneriyorum sizlere. Alır, dinler ve beğenirseniz, kulaklarımı çınlatın ...

                                                                   Dergi mi ? İşte bunu aldım.

tıklayın D&R dan alın kapınıza kadar gelsin
                                                          Gününüz güzel geçsin emi.

Çarşamba, Aralık 19, 2012

Ne yapıyorum

Dış dünya ile bağlantım zaten sınırlıydı  kış geldi daha da sınırlandı. Ankara soğuk ve ıslak. Hava ise çok zaman gri. Evde vakit geçirmek hem pek kolay hem de pek zor. Yemek,bulaşık ev işi yaparsanız çabucak geçip gidiyor ama hem sıkıcı hem de insana bir şey katmıyor. Ben de bu yüzden ne yapsam diye araştırıyorum . Neler yapıyorum sıkılmamak, kendimi hayatın içinde tutmak ve de bilgilenmek, güncel kalabilmek için.

Film izliyorum bol bol mesela. Daha çok da gece geç saatte. Film için Sade ve derin blogundan, yani Deep'den fikir alıyorum. Fikirlerini de çok beğeniyorum genellikle. En son onun sayesinde , bildiğim ama daha önce izlemediğim "Cahil Periler" i izledim. Pek beğendim, müzikleri de çok hoşmuş. Ondan önce de yine Deep' in sayfasında görüp aklıma gelen  " Mutluluk asla yalnız gelmez " adlı filmi izledim. Sinemada izleyememiştim.  Kesinlikle izleyin. Bayıldım ben bu filme, bir kaç tekrar yapabilirim. Hoş, film zevki herkesin farklıdır, belki siz beğenmezsiniz ama deneyin derim.

Birkaç aydan fazla zamandır, zaman algılamamız değişti farkında mısınız bilmem. Hiç bir şeye yetişemez olduk. Zaman çok kısaldı gibi bir his var bende. Konuştuğum başka arkadaşlarımda da var aynı duygu. Bu yüzden de baktım olmayacak, günü saatlere ayırdım. Çay saati 16:00 -17:00 arası  mesela. Bu  saati resim yapmaya da ayırıyorum. Hem çayımı yudumlayıp , hem de boyama yapıyorum.


Bazen sabah , bazen öğlen her gün , ilave olarak da her gece istisnasız  Türk kahvesi keyfim var. Kendime ayırdığım en özel zaman o benim. Onu da kah dağları izleyerek, kah yanında kitap okuyarak, kah internette sörf yaparak , kah çok sevdiğim müziklerle taçlandırıyorum.


Fırsat bulduğumda soluğu D&R da alıyorum. Okuyamasam da kitap alıyorum. Yazamasam da defter alıyorum. Ve mutlaka bir müzik Cd si alarak çıkıyorum oradan. Bir de bu aralar kitap ayraçlarına takmışlığım var. Neredeyse her kitaba bir ayraç olacak yakında.




Defterleri alıp alıp  sonrada ne yapacağımı bilmeden oturup onları izliyorum. Şimdilerde  kahve seanslarında okuduğum kitap sayfalarından notlar düşüyorum bu defterlere. Boş boş durmasını istemiyorum çünkü. Hatta yeniden şiir yazmayı da denemeliyim. Rahatlatır belki biraz beni.


Elmadağ'ı görüyorum penceremden. Onu seyrediyorum sık sık. Baktıkça dağların ardına gidesim gelse de bayılıyorum onun her haline. Hele bazen öyle güzel bulut geçişleri oluyor ki, camdan ayrılasım gelmiyor.



     G
Güzel aileme kahvaltı sofrası hazırlayıp , onlarla bir arada keyifli bir pazar sabahı geçiriyorum bazen. Çok sık yapamasam da.. Biraz fazla kaçıyor o günlerde yeme faslı ama onlarla bir arada olmak her şeye değer tabi ki. Kahvaltının olmazsa olmazı Ankara simidi sofrada yerinin alıyor ilk önce .



Cafe Nohut'un sıkı takipçisiyim. Bayılıyorum onun yaptıklarına. Onun yaptıklarını yapamıyorum ama ondan edindiğim fikirle alelacele evde olan malzemelerle peçetelere bu şekli veriyorum gecenin bi körü , ertesi günkü kahvaltı için hazırlıyorum bunları mesela.

Fotoğraf çekiyorum, onlarla oynuyorum. Farklı versiyonlar deniyorum. Makine elimde o camdan o cama geziniyorum, bulutlar, dağ, şehir derken geçiyor zaman. Yanan ışıklarla böyle eksantrik çekimler deniyorum bazen.




Sabah erken ve gün batarken bulutlar daha bir güzel renklere bürünüyor. Bulutları takip ediyorum. Renklerini izliyorum. Fotoğraflıyorum o anları. Kendimi onlarla oyalıyorum. Dalıp gidiyorum onlara, unutmam gerekenleri unutuyorum biraz o anda.




Balkon mevsimi bitti , çiçeklerimi içeri aldım. Onlarla konuşuyorum, suluyorum, bakımlarını yapıyorum. Konuşmasam da ne dediğimi anlıyorlar. Bakışarak anlaşıyoruz biz bazen.


Üretimde yapıyorum. Yapraktan menekşe yetiştiriyorum. Çok zevkli oluyor onların yetiştiğini görmek. Biraz sabır işi fakat. Öyle hemen büyümüyor. Büyüyünce de sevindirik oluyor insan .







Tiyatroya gidiyorum ara sıra. Yakın zamanda yine gideceğim inşallah.Yeni bir oyun. Ben ödüyorum. Önümüzdeki hafta gideceğim, bilgi veririm ayrıca.



Neredeyse 7/24 müzik dinliyorum. Radyom devamlı açık. Müzik setimdeki  cd'lerim akşama kadar bir kaç posta dönüyor. Son günlerde ise yeni aldığım üç şahane cd çalıyor devamlı. Birisi Sıla, birisi Gripin ve bir diğeri Erkin Koray. Anlatacağım bir ara size bu cd'leri.




Tv izlemiyorum onun yerine sık sık İstanbul'u izliyorum bilgisayarımdan. Hoşuma giden görüntüleri kaydediyorum, onlarla oyalanıyorum. Özlem gideriyorum.



Uygun zamanı yakalarsam yürüyüşe gidiyorum. Uzun süredir parka gidemedim. Kar çok yağdığında ilk işim parka gitmek olacak. Bir tek karlı hali kaldı resmetmediğim. Park demişken, Deli Anne'nin parklarda çektiği fotoğraflara baktınız mı, şahane , bayılıyorum ben. Hayran hayran ve hayallere dalarak izliyorum. Çok güzel çekiyor çokkkk. 


Ne bulursam okuyorum. Bilgileniyorum. Kitap çok okuyamıyorum bu ara. Okusam da az az okuyabiliyorum. Zaten tek bir kitap okuduğum nadirdir. Üç dört kitabı okuyorum bir arada.  Dergi ve internetten okuma yapıyorum bol bol. Issuu sitesinden dergilere bakıyorum, anlamasam da fotoğrafları bile bilgi veriyor.




Bu dergiye bakıyorum mesela, görsellerine bayılıyorum.

Ve tespihim. Yaşadıklarım, yaşamakta olduklarım ve yaşayacaklarım için, rabbimin bana sabır vermesi için ,bol bol tespih çekiyorum.




*dibin notu.. Bu anlattıklarımı hiç tereddütsüz 365 ile çarpabilirsiniz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...