Cumartesi, Ağustos 24, 2013

Karalamalar


Fotoğraf: Füsun T.


Görmedim seni,
Ne gözlerimiz konuştu
Ne de dudaklarımız.
Özledim seni,
Ne sen gittin
Ne de ben.
Alıştım sana,
Sen ayrı
Ben ayrı insanlardık.
Paylaştım seni,
Ben yalnız
Sen kalabalıklarda.
Etkilendim senden,
Ben etkilenen
Sen etkileyici.
Sevdim seni
Ne kalplerimiz çarptı
Ne de ellerimiz tutuştu. . .

... / 03 / 2002 Ankara, Füsun T.  © Her hakkı saklıdır.



Benden seyler

Hepinize sevgiler. Yazliktaki gunler devam ediyor. Sual edecek olursaniz iyiyim. Neler yapiyorum gormek isterseniz instagramdayim. Bir sure daha buralarda olacagim sanirim. Sonra bloga ve Ankara gunlerine kaldigiz yerden devam. Burada internet baglantim bir felaket. O yuzden sizlere yeni yazilar yazamiyor, yorumlarinizi da cevaplayamiyorum. Simdilik bu kadar  , hos kalin, sevgi dolu kalin.

Perşembe, Ağustos 22, 2013

Sayın Banka Yetkilisi

Geçmiş günlerden birinde mailime gelmişti bu yazı . Bazen gerçekten bankalar insanı çileden çıkarabiliyor. Sadece bankalarda değil, bir çok kurumda telefon da dakikalarca  bekliyoruz. Benim de aradığım bazı yerlerde telefondan, "o tuşa basın, bu tuşa basın" sesleri gelmeye  başlandığında  telefonu yiyesim geliyor. Gerildiğimi hissediyorum. Bu Amerikalı müşteri hepimizin hislerine bakın ne güzel tercüman olmuş.

"New York Times'da yayınlanan, bir müşterinin bankasına yazdığı mektup

Sayın Banka Yetkilisi,
Ben 86 yaşında bankanızda hesabı olan bir müşterinizim.
Geçen gün, tesisatçıma 100 dolar'lık bir çek yazdım.
Bu çeki kendisi her nasılsa 3 nanosaniyede bankanıza iletmiş olmalı ki, bankanızda değerlendirdiğim fonlardan bu miktar kadarını bozduramadan hesabımdan karşılığı alınmış.
Tabii ki hesabımda o an için para olmadığından 30 dolar da faiz ve ceza alınmış. Oysa fonlarımda 1.000.000 dolar vardı.
Bu durumu şikayet etmek istediğimde, bankanız telefonunda kişiliksiz, terbiyesiz, banda kaydedilmiş ve yüzsüz bir hanım sesiyle yarım saate yakın boğuştum.
Arada müzikler dinledim ve 28 kere değişik tuşlara basmak zorunda kaldım. Ama kimseye ulaşamadım.
Bildiğiniz gibi her ay binlerce dolarlık faturalarım, mortgage kesintilerim, kredi kartı ödemelerim var.
Bunların hepsinin hesabımdan yapılan otomatik ödemelerini şu andan itibaren İPTAL ediyorum.
Bundan böyle, sizden etten kemikten yapılmış dediğimi anlayan ve ingilizce bilen bir müşteri temsilcisi istiyorum.
Anlayışla karşılarsınız ki, karşınızdakine en iyi iltifat, onu taklit etmektir.
Ben de sizin gibi yapacağım.
Müşteri temsilciniz her ödeme için beni arayacak, ve 28 haneden az olmayan benim vereceğim bir şifreyi tuşlayacak.
Sonra da, eğer 1 tuşlarsa benden randevu alacak, 2 tuşlarsa bir ödeme ile ilgili mesaj bırakabilecek, 3 tuşlarsa oturma odama bağlanacak, oradaysam cevap vereceğim, 4 tuşlarsa ve uyumuyorsam yatak odama bağlanacak ve benimle görüşebilecek, 5 tuşlarsa tuvalete, 6 tuşlarsa cep telefonuma ulaşacak, 7 tuşlarsa bilgisayarıma bir mesaj bırakabilecek. 8'e tuşlarsa bunları yeniden dinleyebilir.
Arada beklemeler olursa, size söz, elimdeki eski plaklardan ve gramofonumdan güzel bir müzik parçası da dinleteceğim ona.
Yalnız sizden ricam, bu işlemler için seçeceğiniz personelinizin kimlik bilgisini, anne kızlık soyadını, noterden alınmış imza sirkülerini ve tapuları dahil mali bilgilerini bana iletmeniz.
Bir de sizin gibi bir sözleşme hazırladım. 8 sayfa. Sizinki 42 sayfaydı, ben insaflı davrandım. Bu sözleşmeyi de bana atayacağınız müşteri temsilcisi, bankanız şube müdürü ve bankanız yönetim kurulunun imzalaması ve bana iadeli taahhütlü göndermesi.
Bu sözleşme elime geçtikten sonra müşteri temsilcinize kendi belirleyeceğim 28 haneli şifreyi göndereceğim. Bu şifre de her ay değişecelk pek tabii ki.
Özür dileyerek bu sözleşme ve işlemler için sizden masraf olarak her ay 20 dolar da talep edeceğim.
İşbu şartları yerine getirememe durumunuz varsa, lütfen 1.000.000 dolarımı nakit olarak hazırlayın, yarın alıvereyim.
Size hayırlı işler diler, en kısa zamanda bana ulaşmanızı rica ederim.
Saygılarımla,"

Yazı internetten alıntıdır.

Pazartesi, Ağustos 19, 2013

Trendeki Sinek

Fly by George Milabo on 500px.com
Fly by George Milabo

Bir Türk, bir Fransız, bir de İngiliz trenle yolculuk yapıyorlarmış. Trendeki odaları fazla  sıcak olunca Fransız pencereyi açmış ve içeri bir tane sinek girmiş. Fransız hünerini göstermek için kılıcını çekmişşş ve sineğe bir tane vurmuş. Sinek ortadan ikiye ayrılmış.  Diğerleri hayretle bakarken, Fransız cebinden kartvizit çıkartmış ve İngiliz'le bizim Türk'e vermiş.  Kartvizitte;
- "Fransa'nın en iyi kılıç ustası" yazıyormuş. 
Bunu gören İngiliz hemen pencereyi açmış ve içeri bir tane daha sinek girmiş. Hemen okunu çekmiş bir fırlatmış sinek duvara yapışmış. Cebinden kartvizitini çıkartmış ve diğerlerine vermiş. 
- "İngiltere'nin en usta okçusu". 
Tabi Türk altta kalır mı. Hemen pencereyi açmış içeri bir tane daha sinek girmiş. Bizim Türk cebinden bıçağı çıkarttığı gibi sineğe fırlatmış, sinek yere düşmüş . Fakat  sinek bir kaç dakika sonra yerden kalkmış ve geri uçmuş. Bunu gören İngilizle Fransız basmış kahkahayı .Bizim Türk cebinden kartvizitleri çıkartmış ve İngiliz'le Fransız'a vermiş.
- "fenni sünnetçi remzi"



Cuma, Ağustos 16, 2013

Bilgisayarınıza başka bilgisayardan erişin

Herhangi bir yerden ; mesela bir internet cafeden, mesela bir arkadaşınızın bilgisayarından, işyerinizdeki yada evinizdeki bilgisayarınıza yada her ikisine birden  erişebilir misiniz ? Evet. Bunun için yapmanız gereken sadece bir program indirmek. Hem de ücretsiz.

İZLEYİN

Çarşamba, Ağustos 14, 2013

Kağıt bardaklar

Canınız sıkıldığı zaman neler yaparsınız. Ben  daha önce hiç yapmadığım şeyleri yapmaya çalışırım ki yeni işime odaklanıp sıkıntımı unutayım. Örgü örmek, resim yapmak, film izlemek vs. gibi daha önce yaptığım  birşeyler olmamalı yapacağım şey. İlk kez denemeliyim ki; tüm dikkatim kendi sıkıntımdan ayrılıp, yeni yapacağım işe odaklansın. Bu kağıttan bardakları görünce tamam dedim, yeni bir sıkıntıda yapılacak yeni bir uğraş. Bu bardaklar ne işe yarayacak derseniz eğer , ilk olarak bunları yaparken sizi sizden uzaklaştırmaya yarayacak, sonrasını ise bardakları yapınca düşünürüz. Ben sevdim. Yapımına gelince , detaylar burada.

Salı, Ağustos 13, 2013

Kaybolan kapılar

"Kaybolan araba kapısı" desem doğru tabir olur mu acaba ? O kadar çok beğendim ki, arabama her binişte ve inişte kapının böyle açılmasını hayal eder oldum. Canım Polo'ma şöyle bir bakıyorum. Anlıyor, üzülüyor , o da bana mahzun bakıyor. Üzülme , ben seni her halinle seviyorum diyorum ona, yola devam ediyoruz .
Her dışarı çıkışımda, elimde bir sürü paketle dönüyorum. Allahım ne kadar çok şey yiyoruz, tüm aldıklarımın bir süre sonra midemize gideceğini, öğütüleceğini tükeneceğini düşününce, koca poşetlere de daha bir farklı bakıyorum. İnsan vücudunun inanılmaz, muhteşem bir sistem olduğunu bir kez daha idrak ediyorum. Konuyu nerelere getirdim. Konu bu değil. Konu o bir sürü poşetle, arabanın kapısını açmak, oradan çıkmak, o poşetler elindeyken kapıyı kapatmak. Ve daha bir sürü şey. Farkındayım, ne demek istediğimi anlamadınız. Anlatamadım ki . Tıklayın , izleyin.

TIK
Daha fazla bilgi için

www.disappearing-car-door.com

Pazar, Ağustos 11, 2013

Pazar şarkısı

Toto Cutugno, İtalyan şarkıcı , besteci. 13 kez Sanremo müzik festivaline katılmış. 1980'de birinci olmuş. 1990 yılında  ise Eurovision şarkı yarışmasında İnsieme adlı şarkısı ile birinci olmuş bir sanatçı. Ülkesi dışında tanınması ise 1983 yılında L'İtaliano şarkısı ile gerçekleşmiş. Eminim çoğumuz bu şarkısı ile tanıyoruz onu. Şarkı bizde Ayten Alpman'nın seslendirdiği "bir başkadır benim memleketim" şarkısının sözleri gibi İtalya'dan  söz ediyor. 

Bırakın şarkı söyleyeyim 
Elimde gitarlımla 
Bırakın şarkı söyleyeyim 
Ben bir italyanım 

Tünaydın İtalya dişe gelir spaghetti 
Ve başkan olarak bir partizan 
Arabanın teybi her zaman sağ elde 
Ve pencerenin üstünde minik bir kanarya 

İyi günler italya sanatçılarınla 
.............


Sözlerin tamamı için TIKTIK

Cutugno'nun besteleri, Adriano Celentano, Dalida, Joe Dassin, Micheal Sardeou, Ray Charles ve daha bircok ünlü sanatçı tarafından da seslendirilmiş.Biz bugün ne dinleyeceğiz ?

Bugün için İlk şarkı Le mamme

Ve tabii ki onu tanıdığımız şarkısı L'İtaliano




Cuma, Ağustos 09, 2013

Bileklik yapalım

Böyle marifetli insanlara hayranım. Yaratıcı olmak başka bir şey. Suzy de dondurma çubuklarından bileklik yapmış. Yediğiniz dondurma çubuklarından da olur yada hazır paket halinde satılan çubuklardan da alabilirsiniz. Çubukları bir gece suda bekleteceğiz. Sonra bükülebilir hale geldiğine emin olunca cam bir bardağın içine yerleştirip bir gün kurumasını da  bekleyeceğiz. Bu bekleme kısmı bana pek uymuyor. Aceleciyim de biraz, hemen koluma takmalıyım.
Sonra da üzerine yapacaklarınız tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış. İster boyayın, ister pul yapıştırın , isterseniz bir resim transfer edin. Bakalım  neler çıkacak. Gayet basit görünüyor uygulama. Çocuklarınızın el becerisi kazanmasına da iyi bir imkan olabilir. Onlarla birlikte yapmayı deneyebilirsiniz.

Bunlar Suzy' nin yaptıkları. Eline sağlık Suzy çok güzel olmuş :)




Yapılışını görmek için tıklamanız yeterli

Çarşamba, Ağustos 07, 2013

Borç

Adamın biri  tam duşa girmek üzeredir ve karısı da duşunu  almış olarak  kabinden çıkmaktadır ki, kapının zili  çalar. Kapıya kimin bakacağı konusunda ufak  bir tartışma sonrasında kadın pes eder.  Üzerine bir havlu alarak merdivenleri aşağı  iner ve kapıyı açar. Gelen eşinin arkadaşı  x'tir. Kadın  daha selam veremeden x , "havlunuzu üzerinizden  yere düşürürseniz  size anında 300 Euro veririm" der. Kadın bir müddet  tereddüt eder, ancak havlunun düğümünü  açarak havlunun  düşmesini sağlar. X ona bakar ve 300 Euro verir  ve söze devam  eder:
"Antrede doğabilecek ufak bir  tensel yakınlık için size 500 Euro daha verebilirim, hem de  derhal" der.
Önce şaşkın, fakat daha sonra  adrenalinin verdiği heyecan ve alacağı para ile  yapabileceklerinin anlık hayaliyle kısa bir  duraksamadan  sonra kabul eder.
Yaşamış olduğu  olayın ve kısacık bir süre içerisinde edinmiş  olduğu ufak servetin  heyecanıyla merdivenleri yukarı çıkarak banyoya  geri  döner.
Hala duşta olan eşi ona kimin  geldiğini sorar.   "Arkadaşın  x" diye cevap verir kadın.
"Çok iyi, ona borç  verdiğim 800 Euro'yu getireceğini söylemişti,  onu getirdi o  zaman."
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...