Cumartesi, Kasım 30, 2013

Meleklerle yaşamak

Melek ; Tanrı ile insan arasında aracılık yaptığına ve nurdan olduğuna inanılan manevi varlık, ferişte... Böyle geçiyor TDK sözlükte melek kelimesinin anlamı . Üniversite yıllarında Cumhuriyet gazetesinin verdiği bulmaca ekine çok meraklı idim. Bir yanımda ansiklopediler, bir yanımda TDK sözlük, öyle çözerdim o bulmacaları. Resmen sözlük ve ansiklopedi okurdum hatta bir aralar. O zamanlar internet yoktu. Yaşım ortaya çıktı işte. İnternetsiz yıllardan kalmayım anlayacağınız. Şimdi melek kelimesinin anlamına baktım da , aklıma o yıllar geldi. 



Kuşlu objeleri sevdiğim kadar melekli objelere de düşkünüm. Yukarıdaki objem en sevdiklerimden birisi. Etrafımda meleklerin dolaştığını da hissediyorum sanki bazı zamanlar ama çok fazla üzerinde durduğum bir konu değil. Bir ara araştıracağım detaylıca. Son günlerde aşırı bir popülaritesi var meleklerle yaşamamın. Bir çok kitapta mevcut bu konu ile ilgili. Hiç birini okumadım. O yüzden yorum yapamayacağım ama bazen melek kartlarına bakarım. Bu sabahta o kartlara başvurdum. Bazı cevapsız sorularınız vardır ya hani, işte benimde vardı öyle bir soru kafamda, kendimi rahatlatmak için karta başvurdum. İnanıyor musun derseniz ? Meleklere elbette inanıyorum. İmanın şartlarından biride "meleklere" inanmak. Kartlara inanıyor muyum ? Hayır. Peki neden kullanıyorum. Bazen herkes gibi benimde bu tür şeylerle ferahlamaya ihtiyacım oluyor. Ferahladım mı ? İstediğim cevabı aldığım için ferahladım ama doğru cevap mı acaba bu ?
Sizinde ihtiyacınız varsa böyle bir rahatlamaya. İşte o kartlardan bazıları. 




Bir de ismi  meleklerle ilgili olan  pek çok sevdiğim bir müzik var. Huzur versin size. Melekler sizinle olsun ve korusun daima. dinleyin





Perşembe, Kasım 28, 2013

Transaksiyonel Analiz

Nedir diye sorarsanız , anladığım kadarı ile iyi bir şey diye cevap verebilirim. Neden anladığım kadarı ile diyorum çünkü henüz tam olarak anlayamadım. Geçen günlerden birinde Cem Mumcu' nun web sayfasını ziyaret ettim. 2012 yılında yayınladığı  bir yazısını okudum . Ben Ok'im, sen Ok'sin . Bir kitap tanıtımı. Mumcu'nun Okuyanus yayınlarından çıkmış, Thomas Harris imzalı bir kitap. İşte bu kitap transaksiyonel analizden bahsediyormuş. Kitabı aldım, bugün itibari ile okumaya başladım. Kişisel gelişim okurum ara sıra. Bir de bunu okuyayım bakalım. Böylelikle Transaksiyonel Analiz  kelimesi ile tanıştım. İyi de nedir bu TA di mi ?

Yaşam, kişiler, kişilik, gelişim , psikoloji  vbg...  gibi çok geniş bir alanda, insan davranışlarını açıklayan bir yaklaşım TA. Eric Berne tarafından geliştirilmiş. Okumak isterseniz kimdir diye BURADA Temelinde olumlu bakmak var ama sadece dünyaya olumlu bakmak yetmiyor, karşındaki insanı da kendini de, iyi yani "Ok" olarak görmek önemli. Bir de iletişime geçtiğin kişinin o anda kim olduğunu bilmek önemli. Yetişkin mi, ebeveyn mi çocuk mu ? Çoğunluğumuz başka hayatlar yaşarız. Kendi hayatını yazmak ve yaşamak çok kolay değildir. İstediğiniz işi yapmak bile kısıtlanmıştır genel olarak. Misalen ben ; kendi hayatımı yazabilseydim eğer tiyatro oyuncusu olmak isterdim. Ama ailemin yazdığı hayatı yaşadım işletmeci oldum. İşte TA , size kendi hayatınızı yazma ve yaşamak şansını veren bir yaklaşım. İçimizde bulunan yetişkin, ebeveyn ve çocuğu tanımamızı sağlayan bir kitap tutuyorum şu an elimde. Değişim için hiç bir zaman geç değildir. Kısıtlılık halinden sıkıldıysanız bu bir adımdır belki de. İçimdeki yetişkin, ebeveyn ve çocukla tanışmak istiyorum. şahsen. Siz de isterseniz diye paylaştım bu bilgileri. Bunları yazarken kimdim acaba ? Yetişkin mi, ebeveyn mi , çocuk mu ?


Konu ile ilgili makaleler okumak isterim diyenlere...
1   2   3   4



Çarşamba, Kasım 27, 2013

Demiş ki şair








Aşk; Görmekten çok özlemeyi sever,
Dokunmaktan çok düşlemeyi.. 
Ve aşk öyle haindir ki;
Nerde imkansız varsa gider onu sever..

Özdemir Asaf

Salı, Kasım 26, 2013

Titre ve kendine gel

Yok size demiyorum , kendime diyorum. İsterseniz size de derim " titre ve kendine gel " .

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

Böyle söylemiş Orhan Veli Kanık . Onun bahsettiği bahar havaları olsa da , beni mahveden bu Kasım havaları. Ara not : Şu anda radyo da Belle çalıyor. Bu şarkı bir başka güzel, bir başka duygulu, bir başka işte. Dinleyin  Ekim ayından beri böyleyim aslında. Bir uyuşuk, bir miskin, bir durağan, bir isteksiz. Bunu bazen depresyon olarak özetliyorum , bazen de " sanırım vücudum kendini kışa hazırlıyor " diyorum kendim kendime. Konuşurum bazen kendimle. Bak kendim, titre ve kendine gel diyorum bugün de işte. Gelirse gelir , gelmezse bütün bir kış böyle miskin kediler gibi, kıvrılır kalırım her bir köşede. Ay yoksa bana nazar mı değdi. Esniyorum işte bak. Aman kimin nazarı değecek. Ne yaptım ki nazar değecek. Olsun yine de okuyum nazar duasını. Püff püf püff.. Elemtere fiş kem gözlere şiş. 

Gün yetmiyor bana, siz de durum nasıl. Bir saniyem boş geçmese de , çok şeyi yetiştiremiyorum. İlk iş ev nasıl düzenli ve temiz kalır bunun kursuna gideceğim. Topladıktan sonra evi dağıtmam on dakika sürmüyor zira. Evet ben bir balığım. Dağınık, her şeyi biriktiren duygusal bir balığım. Tamam ama böyle de olmuyor , darmadağınık. Geçenlerde canım yeğenim uğramıştı, "ben seni bir toparlayım" diye işe girişti. Değişim şart. Böyle olmuyor. Şimdi pat kapı birisi gelse, şaşar halime. Ev dandini ben burada oturmuş bloga yazıyorum. Kalk önce bir evi barkı toparla di mi ? Evi toparlarken kendimi de  toparlamam lazım. Fazla dağıttım. Resim yapmak istiyorum tık yok. Kitap okumak istiyorum, her dışarı çıktığımda kitap dergi ne bulursam alıp geliyorum, hepsi başucumda duruyor tık yok. Geçenlerde örgü örmeye başladım, 10 cm ördüm öylece kaldı, tık yok. Film izlemek istiyorum, hiç bir şey izleyemiyorum tık yok. Gönül işleri derseniz ondada tık yok. 

Yazdım öylesine, öylesine değil aslında, sohbetim sizinle. Okuyup sohbetime iştirak ettiniz teşekkür ederim. Bu bahsettiğim şeylerin en az birini yapmak için şimdi ben giderim.


Ben giderim adım kalır dostlar beni hatırlasın.





Cumartesi, Kasım 23, 2013

Bu kombin

                                                 Bir kombin hazırladım, akşam yemeği için....

Yılbaşı kartları

Bakın başka ne çeşitler var, tıklayı verin yazıya
Bu sabah çayıma  güzel bir web sitesi eşlik etti. Kolay yapabileceğim yılbaşı kartı var mı diye bakınıyordum ki bu güzel kartları buldum. Bunları yeni yıl sofrasında daha minik kartlar halinde kullanmak istiyorum. Şahıslara özel bir kaç cümle ile taçlandırırım içini. Daha bir çok şirin kart ve kolay yapılabilecek dekoratif öneriler var sitede. Canada'dan Alex bizlerle paylaşıyor northstory  Thank you Alex .. Olmayan İngilizcemle bunu da not düşeyim. Belki Alex okur. 

Kartpostalları çocukluğumdan beri severim. Çok uzun süredir atmadım. Yaklaşık bir yıl oldu. Geçen yılbaşı postalamıştım en son. Bu sene yine postalayacağım. Bu yılın kartpostallarını aldım. İsterseniz size de gönderirim. Daha çok erken değil mi dediğinizi duyuyorum. Evet biraz erken ama görmekle almak arasında o kadar kısa bir süre vardı ki, erken ya da geç diye düşünmedim bile. Benim aldığım kartpostallar çocukluğumdaki gibi, hani şu simli olanlardan. Görünce beni o günlere götürdü ve hemencecik aldım. Bir küçük sır vereyim bununla birlikte. Ben yaşımdan bir parça küçük gösteriyor muşum. Öyle diyorlar.  Bu; sürekli çocukça düşünmekle ve  hareket etmekle, çocukluğa bu tür şeylerle de olsa geri dönüşlerle mi mümkün oluyor acaba ? Evet evet bence tamamen bununla ilişkili.



burada noel baba yola çıkmaya hazırlanıyor, çuvallarını hediyelerimle doldurmuş

Adresi veriyorum noel babacım . İki kum tanesi / Ankara
Ve işte noel baba bizim evin bacasında.. 

Haydi şimdi işbaşı. Önce ev toparlanacak, sonra kartlar için evde malzeme araştırılacak, sonra elmalı kek yapılacak, sonra biraz resim yapılacak,biraz örgü örülecek,  sonra biraz yeni alınan kitap okunacak vs,vbg... Gün bitti.

                                                   Sizler ve kendim için dileğim ..
       Sıcacık , sevgi dolu, huzurlu, mutlu bir hafta sonu olsun.. Sarılın , sarılın sıkıca birbirinize.





Perşembe, Kasım 21, 2013

Askıda ekmek var

foto kaynak


Bir çoğunuzun belki duyduğu, gördüğü, uyguladığı bir etkinlik ama ben buna dün şahit oldum. Yoksa ben bunu görüp uygulamış mıydım. Unutkan oldum ben. Neye mi ? "Askıda ekmek var" geleneğine. Yürüyüşten dönerken, halk ekmek bayii camındaki yazı dikkatimi çekti. Askıda ekmek var. İtalya'daki askıda kahveyi duymuştum. Anladım durumu ama yine de bayiye sordum. Sistem hemen hemen aynı, madde ekmek. Bayiye, askıya ne kadar ekmek bırakmak istediğinizi söyleyip parasını ödüyorsunuz, daha sonra ihtiyaç sahibi kişiler o bayiden askıdaki ekmeklerden alıyorlar. Bizim bayii, parasını alıp, listeye adedi işliyor. Bazı yerlerde ekmek dolapları ayrılmış, alıp o dolaba koyuyorsunuz, bazı yerlerde de fırın önüne askılık koyuyorlarmış, aldığınız ekmeği poşetle oraya asıyorsunuz. Bayideki beyefendi, bu adetin Osmanlı zamanından kalma bir adet olduğunu anlattı.Sevdim bu uygulamayı. Belki sizin oralarda da vardır. Yoksa da belki yakınınızdaki fırına bu uygulamayı anlatır , katkıda bulunmuş olursunuz. Bu uygulamayı tanıtmaya çalışan birisi var. Furkan Çallıalp. Yüreğine sağlık. Bakın neler anlatıyor, kendisinden dinleyin. TIK 
Ve konu ile ilgili bir başka video TIK

İşte bu da bizim ekmek bayii
Gördüğünüz gibi benim sayfa başlığı resmim yine değişti. Bunalımda olan hanımlar bol bol kuaföre gidip,saç boyatır, saç kestirir, habire saçlarını değiştirirler. Sanırım ben de sayfa resmimi bu yüzden sık sık değişmeye başladım.. Malum yeni yıla az bir zaman kaldı, hindilerimi şimdiden besleyip büyüteyim dedim. Hindi ailesi bunlar. Evin miniği en tatlı yaramazı aynı zamanda. E harfimin üstüne tüneyiverdi.

 Bir de bu sabah uyandım, hemen başucumda yeni aldığım çerçevelere peçetelerden resimler kesip yerleştirdim. Çerçeveler kaçacak sanki. Gün geçtikçe tuhaf hallerim mi artıyorrr , bana mı öyle geliyor anlamadım henüz.

Güzel geçsin gününüz e mi ..

Pazar, Kasım 17, 2013

Pazar şarkısı




Uzun zamandır  Pazar şarkısı yayınlamadım. Bu hafta acısını çıkaralım. Size kendi sevdiklerim arasından nefis müzikler seçtim. İsimlerini yazmayacağım. Sürpriz olsun. Umarım beğenerek, keyifle dinlersiniz. İsterseniz herhangi birini kendiniz için seçin.. Dans etmek serbest. Sevdiklerinize sarılmak şart.

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

mutlu, huzurlu, sevgi dolu olsun gününüz


Perşembe, Kasım 14, 2013

Kuş

tık
Yine kuş dönemine girdim sanırım. Evde toz alırken fark ettim, o kadar çok kuş objem var ki. Yenilerine de her daim kapım açık. Balkonumda ki güvercin kuşlarım da hala benimle beraberler. Sularını hala koyuyorum. Bazen su biterse kaba vurup ses çıkarıyorlar "suyumuz bitti " diye. Nasıl üzülüyorum o zaman, bir telaş sularını dolduruyorum, suçlu suçlu. Bir görseniz halimi. Dün de saçlarımı kestirdim. Kuş kadar kaldı . Rahmetli annem bana bir gün "kuş tarikatından mısın acaba " demişti de gülüşmüştük. Sordum var mı öyle bir şey diye, "sanki duymuştum" dedi. Var mı acaba bir yerlerde öyle bir şey ?  Kuş baktım geçenlerde, muhabbet kuşu. Almak istiyorum ama bir yandan da onu her yere nasıl taşırım , kime emanet ederim diye düşünüyorum. Bu yaz program biraz gezgin programı olacak gibi çünkü. Hadi kışın tamam, baş başa yaşarız o karanlık, kasvetli günleri ama yaz gelince ayrılık vakti de gelir. Tuhaf hallerim var benim. Çok romantiğim çok ve çok duygusal. Kuş bakmaya gittiğim gün, kuşlara bakıyorum, (normal olarak kuşlara bakacağım tabii),  içten içten bakıyorum, hangisi ile etkileşim olursa onu alacağım dedim. Neyse ki etkilenmedim hiç birinden. Bu aralar suluboya minik kuş resimleri yapmak istiyorum bide. Yapınca paylaşırım. Son günlerde objelerde kuş modası da var. Paşabahçe'den her uğradığımda kuşlu bir obje alasım geliyor kendimi frenliyorum. BU  sayfaya bakmanız yeterli.. Haksız mıyım ? Hepsi de şahane değil mi ? Geçen günlerde Samanpazarı civarında bir antikacının dükkanı önünde bir taş gördüm. Kuşlar su içsin diye konmuş. Ahh bayıldımmm. Almalı, bahçeye koymalı. Bakar mısınız güzelliğe.


                                                İşte bugün kuş ve kuş, her şey kuş bana..

tık

tık

tık



tık

tık
                                                          En yamanımız en sonda.

tık

Tüm bu gifleri yapanlara ve derleyenlere sonsuz teşekkürler. Ellerine sağlık. Ben zevkle izliyorum. RAHATLAYIN






Salı, Kasım 12, 2013

Herkesin derdi başka


Fotoğrafların tamamı bana aittir. Kısa bir yürüyüş sırasında denk geldim tamamına. İlk önce birinci fotoyu çektim. İkinciyi görüp fotoğrafladığımda bir an düşündüm, "ne farklı şeyler düşünüyor" insanlar diye. Üçüncü de herkesin derdinin başka olduğunu gördüm ve gözüm her yazıya takılmaya başladı ve bulabildiğim hepsini fotoğrafladım. İyi seyirler ve iyi düşler...

















Pazartesi, Kasım 11, 2013

Ruh halim


Seagulls by Marina Cano on 500px.com
Seagulls by Marina Cano

Fotoğrafı orijinal büyüklüğünde görmenizi isterim. Foto üzerine tıklamanız yeterlidir..

Cumartesi, Kasım 09, 2013

Örgü örelim

Sol alt köşede gördüğünüz üzere ayıcık geri döndü. Döner dönmez de farkına vardı olan bitenin. Füsun'un tembelliğinin son safhaya ulaştığını bi çırpıda anladı. Serseri mayın tabirinin hakkını veriyorum. Annemin ölümü hayatımın değişmesinde bir milattı. Az kaldı bir yıl olmasına. Ben onun üzerine kurmuş olduğum hayatı yaşarken, onsuz kalınca ne yapacağımı şaşırdım açıkçası. Ve hala da yaşantımı rayına oturtamadım. Bu arada ilk zamankinden daha çok gözyaşı döküyor ve çok daha fazla özlüyorum. İçimde fırtınalar koparken ben, bunu pek de dışarı yansıtmıyorum. Blog da dahil tüm yaşamımda bunu tercih ettim. Okuyanlar, görenler, bilenler belki çabuk atlattığımı sanıyorlar ama ben kendi içimde öğle bir boğuluyorum ki.!! Bazen yazar insan işte böyle . Hiç yeri, zamanı ve konusu olmasa da.

                                  
Gelelim günün örgü örelim konusuna. İşte bu tembelliğin ve serseriliğin bir son bulması gerek yawu. Bir şeyler üretmek gerek. Ele avuca gelecek bir şeyler. Havalar da soğumaya başladığına göre, tabii ki örgü zamanı artık. Kendime bir şeyler  örmeyi bilmem ve pek sevmem de. Ama kendimi bildim bileli de bir şeyler örmüşümdür. En çok ne ördün derseniz, bebek yeleği ördüm ben en çok. Öyle modelli, ajurlu felan değil. Düz ama kendimce tasarladığım şekilde. Şimdi evde, alıp da  örmediğim bir yün olduğunu düşününce, bugün o işe başlamaya karar verdim. Benim rahmetli anneannem  evde kalan artık yünleri de dahil ederek, çocuk süveteri örer, belli bir sayıya ulaşınca da gider onları kimsesiz çocuklar yurduna teslim ederdi. Nöbeti devralma zamanı olsun bugün benim içinde. Onun yerine ben öreyim artık, ben götürüp teslim edeyim. Olmaz mı ? Olur belki. Gayret eder bu tembelliği aşarsam. Paylaşırım sizinle bitince ördüğüm nesneyi. Henüz ne olsun karar vermedim , o yüzden adı nesne olsun. 
Peki örgüde ne modeller var bakmak gerekmez mi ? Bakın neler neler var. Ne güzellikler. Hepinize mutlu, huzurlu, sevgi dolu bir hafta sonu diliyorum. Yanınızda olanlara sıkıca sarılmayı, sevdiğinizi söylemeyi sakın ihmal etmeyin. Bir de, kırdığınız kalpler varsa acilen onarın. 

alışveriş ve foto kaynak


alışveriş ve foto kaynak

alışveriş ve foto kaynak

fotokaynak ve alışveriş
                                                   Ve günün yıldızı  Converse All Star... Alkışşşş
foto kaynak ve alışveriş
              Daha fazlası için Etsy sitesini ziyaret edebilirsiniz. Öznur'un bloguna da uğrayın. TIKTIK

Çarşamba, Kasım 06, 2013

Faydalı bilgiler


Biraz reklamvari bir fotoğraf oldu ama bazen estetikte şart faydalı bilgilerde di mi ? Bu benim icadım. Bu kutu içeceğin içini tükettikten sonra , boş kalan kutuyu bir makas yada bıçak yardımı ile mümkün olduğunca üstten kesiyorsunuz.İçini su ile doldurup buzluğa koyuyorsunuz. Bir buz kalıbınız oluyor böylece. Peki ne işime yaracak derseniz. Misal , benim gibi ayağınızı kapıya mı sıkıştırdınız ? Hemen alıyorsunuz bu buz dolu kutucuğu, üzerine kompres yapıyorsunuz. Çocuklar bir yerini mi çarptı, buz mu lazım ? Hemen alıyorsunuz kutucuğu, hoppp kompres. Yani bu kutucuk ufak tefek çarpma ve yaralanmalar da  çok işinize yarayacak emin olun. Avantajı , buz hemen erimiyor, erise de sular yerlere akmıyor, uzun süreli kompres yapma imkanı sağlıyor, normal buzdan daha geniş alana kompres imkanı sağlıyor.. vs, vbg. İhtiyaç olmasın ama ihtiyaç halleri için yine de buzluğunuzda bulunsun. Muhakkak piyasada bu  görevi gören aparatlar satılmaktadır , bu da evde pratik hazırlanmış hali. Ne çok anlattım. Sanki mucize buluş. 


                                                                Şen kalın , esen kalın..


Pazartesi, Kasım 04, 2013

Kasnak modası

fotokaynak
Yeni modamızın adı kasnak modası. Aklınıza ne gelirse, neyi uygun bulursanız. Yaratıcılık size kalmış. İstediğiniz ebatta kasnak alıp, içine kendi zevkinize göre bir şeyler yerleştirip duvara asıyorsunuz. Geçenlerde bir mağaza vitrinini sırf bu kasnaklarla yapmış. İçlerinde tül gibi, dantel gibi bişi vardı. Çok beğendim. Bir kaç örnek seçtim netten, belki sizlerde yaparsınız diye.



foto kaynak

foto kaynak


kaynak

http://onemoremushroom.com
Ben bunları yapamam diyorsanız, elinizde olan kumaş parçalarından da bir şeyler yapabilirsiniz. Ya da çok beğendiğiniz kumaşlardan birazcık alıp, kasnağa yerleştirince ortaya harika sonuçlar çıkar.
foto kaynak
Ve bu da benim kasnağım. Hazır satılan kasnaklı kaneviçelerden. Kendime yeni bir kumaş kasnak yapma planlarım var sırada.

Yapmayı düşünenlere kolay gelsin. Keşke daha fazla kaynak olsa elimde diyorsanız TIKTIK 






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...