Çarşamba, Aralık 30, 2015

Peçete katlama teknikleri

Yarın akşam için ve diğer akşamlar için lazım olabilir. Öğrenelim bir kenarda dursun. Pratik şıklıklar derledim sizin için. Bu çok basit ve benim çok sevdiğim ponponları kağıt peçeteden ve bir kurdele yardımı ile   hazırlayıp bağlayabilirsiniz. Ponpon yapımı için TIKTIK



Çok bilinen bir katlama şekli belki ama şık görünüyor. Katlama için TIKTIK


Genç misafirler için ne kadar sevimli olmuş, bunu çok sevdim ben. TIKTIK 


Ve bir kaç video izleyip katlama tekniklerine göz atalım mı ?..



Pazar, Aralık 27, 2015

Pazar ondan bundanı


Az önce çayı demlerken, çaydanlıktan çıkan buharın  gönlümü ısıttığına bir kez daha şahit oldum. Var bunun çözemediğim bir hikmeti. Kim bilir nerelerden, hangi, tam hatırlayamadığım anılardan geliyor. Her gün binlerce şükrettiğim güzel ailemde, güzel sabah kahvaltılarının sıcaklığıdır belki de sadece. Mutluluk da, hüzün de hayatımıza en derin haliyle giriyor fark ettirmeden. Sonrada fark ettirerek çıkıveriyor ortaya. Hep mutluluklar çıksa keşke, hep onları hatırlatsa bize. Olmuyor. Mutlulukta , hüzünde sonsuza kadar sürmüyor malum. Biraz ondan, biraz bundan olunca anlam kazanıyor hayat. Yine de temenni ediyorum, mutlu anılar biriktirelim bu yıl bol bol. Mesela üstteki fotoğraf, bahçede yaptığımız bir sabah kahvaltısının mutlu anısına ait.

Yağmadı, yağmıyor, yağacak gibi de görünmüyor. 31 Aralık gecesi İstanbul kar yağışlı görünüyor ama Ankara'da yağış yok. Hatta Uludağ'da bile kar yok halihazırda. Kar yağsın diye isterken bencillik yapıyorum, biliyorum istemeyenlerin sebebini ama susuz kalmamak içinde kar lazım. Ayrıca bir şükür de buraya konduruyorum; sıcak bir evim, ayağımı ısıtan bir ayakkabım, giyecek kabanım var, ne kadar şükretsem az. Allah'ım olmayanların yardımcısı olsun, zor şartlara dayanma gücü versin. Dünya böyle bir yer işte, seni sevindiren başkasını üzer. Tamam vazgeçtim kar istemekten, bu kar giflerine bakarım ben bol bol. Yeter ki çocuklar üşümesin. Siz de kar giflerini seviyorsanız facebook sayfama üye olun, orada bol bol var. Daldan dala atlıyorum, çünkü anlık yazıyorum, planlamadan. 

Ve, az önceki şükre bağlantı olarak , bu yıl ihtiyacım olmayan hiçbir şeyi almamaya niyetliyim. Mesela evde en az 5 kutu krem var, onlar bitmeden krem almayacağım. Buna benzer bir sürü şey. Nerden mi çıktı bu fikir, İŞTE BURADAN  Çok şükür mevcutlar beni bir yıl idare edecek kadar çok zira. 


Uzun süredir uçmamıştım. Olmadı, zira kanatlarım yok. Uzun süredir uçağa binmemiştim. Gökyüzünü özlemişim. Bulut meraklısı olarak doya doya izledim bulutları. Ve İstanbul'a gökyüzünden bakmak ayrı güzeldi. Havada da en az yerdeki kadar insan var maşallah. Artık herkes uçuyor. Biletler son derece ucuz, otobüsle hemen hemen aynı fiyat. Hatta uzun mesafe taksi fiyatına. Havaalanındaki tekerlekli sandalye hizmetinden yararlandık ve arabadan alıp uçağa, uçaktan alıp arabamıza kadar getirdiler sağ olsunlar. Aksamadan işliyor. Benim seyahatimde tek aksayan, hava trafiğinin yoğun olması sebebi ile yarım saatlik rötarla uçmak oldu. Kara yolları gibi artık hava yolları da yetmiyor trafiğe.

Genç is adamı uçağa binmek üzere havalananına gelir ve bilet kontrolü yapılan masaya giderek, elindeki valizleri teslim eder. 

Görevli; "Biletinizi alabilir miyim?" der. 

Adam biletini verir ve ekler; "Biletimden göreceğiniz gibi New York'a gidiyorum. Ancak, verdiğim yeşil valizin Londra'ya, mavi olanın da Paris'e gitmesini istiyorum." 

Görevli kız şaşkınlıkla ; "Özür dilerim, ancak bunu yapmam mümkün değil". 
 Bunun üzerine genç adam; "Bunu duyduğuma çok sevindim. Geçen sene yapmıştınız da!"


Çenem düştü yine. Amannn, laflıyoruz işte şuracıkta biz bize. Yeni yıl hediyelerinizi aldınız mı ? Ben kendime bu ajandayı aldım. Elime aldığım anda bu benim olmalı dedim ,çünkü içinde mektuplardan cümleler ve pullar var. Pulları da, mektupları da çok severim. Daha ne olsun. Sizde hediyelerinizi aldınız ve kendiniz paketlemek istiyorsanız, çok eğlenceli ve çok şık bir paketleme örneği izleteceğim size. Buyrun TIKTIK layın. 


Ve Pazar günü elbette sizi müziksiz bırakmayacağım. Bu kadın  yaptı yine yapacağını. Bayılıyorum bu şarkıya. Bu kadar güzel söylenir mi yahu.  TIKTIKTIK

Çok güzel geçsin gününüz.


Cumartesi, Aralık 26, 2015

İşte ben

Kendimi bildim bileli değişmeyen tarzım. Kot pantolon, tişört yada kazak, bot yada spor ayakkabı. Değişmeyen parfümüm Miracle. Mutlaka bir deri bileklik olmalı kolumda. Bugünün kombini de bu olsun.




Ürünleri incelemek ve almak için TIKTIK 

Yılbaşı sofrası

Sofralara renk katmaya devam. Yeni yıl sofrasına kırmızı bir şeyler yakışır. Bu bir salata olunca anca bu kadar güzel yapılabilir. Onu da portakal ağacının annesi yapar. Kırmızı biberi de çok severim. TARİF BURADA 


foto : Portakal ağacına aittir

İkinci  kırmızı da  yine portakal ağacının annesinin elinden çıkmış. TARİF BURADA 

foto: Portakal ağacına aittir
Üçüncü kırmızı biraz uzak diyarlardan bir blogdan geliyor. Çok şirin bir aileden. Belki siz de evdeki minikleri bu sofra renklendirme işine dahil etmek istersiniz. TARİF BURADA 

foto : tık
Dördüncü kırmızı Gülay Mutfakta adlı blogdan . İnanılmaz güzel bir manzara, sofrada bunu görsem başka bir şey yemem. Rahmetli annecimde bu tarife benzer bir salata yapardı. Tarifi yazmamışım bir kenara ama buna çok benzerdi. Bunu  bulmak mutlu etti bir anda beni. TARİF BURADA 

foto:Gülay mutfakta bloguna aittir

Bunları kendime notlar olarak bir araya getirdim. Ben sonuncusunu en kısa sürede yapacağım. 
Sizinle paylaşmakta ayrı bir keyif her zamanki gibi. Ve emek verip yapanların ve bizimle paylaşanların  ellerine sağlık.


**** Geçmiş yıllara ait bir paylaşım, yine yeniden ...

Pazar, Aralık 20, 2015

Teoman

Uzun süredir bozuk olan müzik setim dolayısı ile bende uzun zamandır cd almıyordum. D&R da vakit geçirirken kulağım bir yandan da çalan müziktedir her zaman. Bu sayede severek dinlediğim bir sürü albüme sahip oldum. Müzik setimi tamir ettirmiştim, artık mutlu mesuttum, cd de alabilirdim. Aldım da.
foto ve düzenleme: Füsun T.

İşte;  kulağım müzikte D&R da kitaplar arasında dolaştığım mutlu saatlerden birinde, fonda Teoman çalıyordu. "N'apim tabiatim böyle" diyordu. Ay bi hoşuma gitti. Evet yaa dedim "benimde tabiatım böyle n'apim ". Hooop doğru kasaya gittim, çalan cd'yi istiyorum dedim, parayı ödedim. Sırıta kırıta oradan çıktım. Mutluyum ya. Kırıta, burada sırıta'ya uysun diye kullanılmıştır. Kırıtmayı öğrenemedim ama kırıtarak, özgüvenle yürüyen hatunlara saygı duyarım. Dönüp bakar ve " bi şöle kırıtamadım " derim. Bide havalı ve tarz giyinenlerin ardından yaparım bunu. Doğma büyüme, kot pantolon, tişört, kazak modunda yaşadığım için, erişemediğim ciğere mundaaarrrrr mundaaarrr demektense, helal olsun deyip saygı duymayı seviyorum. İnsanları seviyorum ben yaaa. Severim ben, çok sevecenim. O kadar ki; bazen bi otu bile kocaaaa bir ağaçmışcasına sevebilirim.

Albüm hakkında eleştiriler pek olumlu değil. Beklenen kadar güzel olmadığı söylense de, ben baya bi beğendim, zevkle dinliyorum. Beni yormuyor şarkılar, üst üste dinlemekte bıktırmıyor. Mühim olanda bu benim için. Tek sorun, müzik setimin albümü aldığım günün ertesinde tekrar bozulması. Öyle işte, hayat her güzelliği aynı anda vermiyor insana. Elindeki imkanlarla mutlu olmayı öğrenmelisin diyor. Belki de mutluluğun sırrı bu. Hayat da, işte size mutlu olmanın sırrı deyip, iki güzellikten birini elimizden alıyor. Hepsini birden almadan, elindekilerle mutlu ol demeye çalışıyor da, anlamıyoruz galiba. Nirvana'ya doğru gider bu söylemin sonu.

Ne seçtim albümden sizin için.



Rakamlara tıklayın keyifle dinleyin, güzel bir pazar günü geçirin. Bu temennilerde, pek klasik görünse de  içten söylüyorum bilesiniz. Bonus şarkımı dinlemeyi de ihmal etmeyin. Yanına bir sade Türk kahvesi ile çok iyi gider.

                                                                      BONUS 



Cuma, Aralık 18, 2015

Köysel dönüşüm

Ben bu kentsel dönüşümden hiç mi hiç hoşnut değilim. Evimin 5-10  km. ötesine yapılan , içinde kayıklarla gezilen siteler sayesinde, kapımın önündeki trafik tamamen çekilmez bir hal aldı. Henüz tamamı taşınmadı bu insanların. Tamamı yerleşince sanırım arabalarda birbirinin üstünden geçip gidecek, çünkü gidebilecekleri yol yok. Olmayan yollara bu kadar yerleşimi sıkıştırmanın mantığını aklım hiç bir şekilde almıyor. Hadi onu aklım aldı diyelim, sevmiyorum 300 katlı binaları, sanırım hiçbir zamanda sevemeyeceğim. Yakın zamanda İstanbul'daydım. Ah cağnım İstanbul. Yaşam hem çok hızlı, hemde durmuş. Yollarda geçen ömre yaşamak deniyor artık. Bu nasıl yaşamaksa ! Köyüme (ANKARA) dönünce nispeten, henüz şanslı olduğumu idrak ettim. Daha iş işten geçmemişken biri dur dese Ankara'ya keşke. 

Kendi kasabamda , doğduğum memlekette (BOR) bile  her yanı residencelar ( bu yabancı kelimeleri hayatımıza dahil eden kişilere içimden konuşuyorum burada )   kaplamış. Bağlar, bahçeler, apartman yapılmış, taş yığını çağdaş mezarlar oluşmuş her yerde. Diyemem artık " hadi gel köyümüze geri dönelim". Köyüm köylükten çıkmış.

Köy hayatı hiç kolay değil, çocukluğumda, yazları  azcık da olsa  yaşadım biliyorum. Tamam onların kentleşme çabalarını da anlıyorum ama biz kentte boğulmaya başladık, önünüzde örnek var , gelin vazgeçin bu sevdadan, oturun bağınızda bahçenizde diyesim geliyor. Şimdilerde yurdumun bazı yörelerinde, ucundan kıyısından köysel dönüşüm yapılıyor ama yetmiyor ki. 

Ahkam kesme faslını daha da  fazla uzatmadan gönlümün köysel dönüşümünde kaybolmak istiyorum. Gelin beraber kaybolalım. Bu fotoğraflar; kulağımda araba motorlarının ve kornalarının sesleri hakimken,  ruhumu dinlendiriyor çok şükür. 
















Dinlenen ruhumuzla yola devam. Keyif alacağınız saatler yaratın kendinize. Güzel geçsin gününüz.

Pazar, Aralık 13, 2015

Pazar

Yahu kadın!
Ben seni darmadağın seviyorum.
Nedir bu derlitoplu olacağım derdi?
Saçın dağınıkmış
Üstün başın berbatmış
Yüzün gözlerin yorgunmuş
Bunlardan bana ne?

Geceler boyu yüzüme gözüme bulaşan başkası sanki!

Ben seni benim dağınıklığıma karışasın diye sevdim.
Hangi ağacın bir diğerine karışmış kökleri düzgün ki?
Hangi dağ bir öbürünün hizasında?
Hangi göl kıvrım kıvrım değil?
Hangi bulut öyle, onlar kadar dağınık?

Onlar kadar güzelsin diyorum.
Uzayan gölgem ol,
Karanlığınla bile dokun, yeter diyorum
...Dinletemiyorum.

BAHADIR ÜGE

Ne güzel anlatmış şair kadınından istediğini. Bazen boş yere çabalarız ikili ilişkimizde.  Süslü olalım, güzel olalım, iyi giyinelim diye. Bi kendimiz olabilsek yetecek oysa. 

Hayatın her alanında kendimiz olabilsek yetecek her şeye. Kendimiz olabilsek  mutluluğu  daha sık tadacağız belkide. Mutluluk; ucu bucağı yok gibi görünen, oysa belkide bir saniye süren, işte o kısa an için  hep peşinden koşulan bir duygu. Bu yüzden kendimiz olmamız bile onu sürekli kılamayacak. Kendi olabilen insanlarla zaman geçirmek gerçekten çok zevkli. Kendi olabileni bulabilmek ise bugünlerde çok zor. Var bir kaç tanıdığım ama bir elin parmaklarını geçmez. Herkes bir başkası. 

Dağılmadan toparlayalım, bugün pazar , şarkı günü. Kadınına hayran, kadınına tutkulu, kadınına aşık  bir başka şairin, Nazım Hikmet'in dizelerini Volkan Konak seslendirmişti. Hoşgeldin Kadınım . Güzel duygular bunlar. Yok toparlayamadım yine, duygusala bağladım . Tamam tamam sıra günün şarkısında. İki kum tanesi çiçeğine tıklayın dinleyin. Sevin, sevilin, güzel pazarlar geçirin. 




Cumartesi, Aralık 12, 2015

Yılbaşı süsleri


Kara haberlerden çok sıkılmışken biraz kendimizi oyalamak için güzel bir fırsat yeni yıl süslemeleri. Süs güzel bir şey hepsinden önce. Evde yapılan en ufak bir değişiklik bile keyiflendirir beni. Birde kendim yapmışsam daha bi keyif alırım.  İşte bu fotoğrafını gördüğünüz evlerde son derece keyifli görünmüyor mu ?

Nasıl yapacağız ? Şablonları şimdi vereceğim adreste mevcut. Tek şart sayfaya üye olmanız. TIKTIK 

Ben kendi kafama göre bir ev modeli yaparım diyorsanız, bir karton, bir aydınger kağıt, yapıştırıcı ve led mum malzeme olarak yeterli. Evlerin üstüne kar efekti de yapayım diyorsanız o zaman  sizi Özden Ceyhan beyefendinin Küçük Şeyler bloguna alalım. BUYRUN 


Dantel örmeyi sevenler işbaşına. Beyaz dantel ipi , tığ, dantel kolası ve bir adet ağaç dalı yapacağımız şeyin malzemeleri. Şablonların büyük boyunu görmek için üstteki fotoğrafa tıklamanız yeterli. Yada BURAYA bir tık. Bu dantel kar tanelerini ne yapacağız derseniz, işte böyle bir şey yapacağız.


Daha zamanımız var. Kağıt havlu ve tuvalet kağıdının sonunda kalan rulolarını saklayın bu aralar. Pratik , şirin bir kapı yada duvar süsü yapmak için ihtiyacınız olabilir. Yılbaşı çamı yerine bunu da ışıklandırabilirsiniz. Ruloları eşit yüksekliklerde kesip yapıştıracaksınız . Yapıştırdığınız yerleri mandalla tutturun kuruyana kadar. Daha sağlam olur. Bir adet sprey boya ile istediğiniz renge de boyayabilirsiniz. Tabii sprey boyayı açık alanda sıkmayı unutmayın.



Tüm bunların yanına bir de kağıttan kar tanesi yapayım derseniz BURAYA tıklayınız. Keyifli bir hafta sonu geçirmeniz dileği ile. Çoluk çombak masa başına toplaşıp, televizyonu kapatıp, sıcacık salep eşliğinde hafta sonu etkinliği olarak  yapabilirsiniz belki bunları. E keyifte budur bence.


*** Fotoğraflara tıkladığınızda kaynaklara ulaşabilirsiniz. Fotoğraf sahiplerine teşekkürler.

Cuma, Aralık 11, 2015

Yılbaşı sofrası

Süslü sofraları pek severim. Özenle hazırlanmış bir sofrada yemek yemek bir başka lezizdir. İki kişi de olsak bazen aşka gelir süslü püslü bir kahvaltı, ya da bir akşam yemeği sofrası kurarım. Ne de olsa biz de bu hayatta misafiriz. Bir minik tüyo vereyim, yemeğiniz tek çeşitse, sofra da  göz doyuracak pek bir şey yoksa , o akşam süslü bir sofra hazırlarsanız çok çeşit varmış etkisi yaratacaktır. Yemeğin yanına evde  ıvır zıvır ne varsa koyuverin, bir de süsleyin , unutulmaz bir akşam yemeği olacaktır. Tabii sevginizi katmayı unutmayın. O olmazsa hiçbir işe yaramaz süslemek. Aileme dair en sevdiğim şeylerden birisi de , her öğünde sofra kurulması ve aile fertlerinin aynı anda sofrada olmasıdır. 

Yılbaşı sofraları da süs ister malum.Ve az bir zaman kaldı yeni yıla. Şimdi paylaşacağım şeyleri normal sofralarınıza da uygulayabilirsiniz. Minik fikirler her zaman iyidir. Ve bunlar masraf gerektirmeyen , eldeki malzemelerle uygulanabilecek şeyler. Devir hesap devri, malum. 



Bu kartları evdeki okuma-yazma öğrenmiş  miniklerle birlikte yapabilirsiniz. İlle de isim yazmanız da şart değil. Çekirdek bir aileyseniz, "seni seviyorum baba" yada "seni seviyorum  anne" yazıp tabakların kenarına iliştirmek de bence güzel bir fikir. Biberiye yoksa çam ağaçlarından minik dallar size bu uygulamada yardımcı olacak gibi . 



Dolapların içine istiflediğiniz boş kavanozları kullanma zamanı. Pazardan alacağınız turşu tuzu, yada kaya tuzunu doldurun kavanoza, üzerine ilave edeceğiniz malzemede sınır yok. Kırmızı olursa daha güzel olur elbette. Mumun etrafına minik süslerde koyabilirsiniz. Kar efekti sağlanmış bir kavanozdaki mum bile masayı şenlendirmeye yetecek bence. 


Kavanoz , tuz, bir kaç çam dalı ve yılbaşını anımsatan herhangi bir obje. Çocuklarınızın minik oyuncaklarını kullanabilirsiniz burada. Hayal gücünüzün sınırı yoktur, gönlünüz nasıl severse öyle tanzim edin. Fotoğrafa tıklayın Martha Stewart size yardımcı olacak. 


Yine bedavaya çıkabilecek bir süsleme. Bir kozalak , evde saklanmış paket ipleri, minnacık bir çam dalı yeterli. Kozalağınıza kar efekti vermek isterseniz , az önce aklıma gelip denediğim bir şeyi paylaşayım sizinle. Malzeme, bir adet şeffaf oje ve irili ufaklı tuz. Ojeyi kozalağın bir kısmına bolca sürün, üzerine hemen tuzu serpin. Tamamen kuruduktan sonra bir kat daha oje sürün üzerine. İşe yaradı gibi. Masanıza bir kaç tane koymanız yeterli. 


                                         

Ve bence bu da güzel fikir. Minicik kartlara , yeni yıla ait güzel temennilerinizi yazıp , onları da kozalakların üzerine  yapıştırıp, tabaklara koyabilirsiniz. Kimin tabağında hangi temenniler olacağı, misafirlere hoş bir sürpriz olur.

Küçük mutluluklar büyük acıları hafifletir belki.



*** Fotoğraflara tıkladığınızda kaynağına ulaşabilirsiniz. Fotoğraf sahiplerine teşekkürler. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...