Pazar, Şubat 28, 2016

Pazar ondan bundanı

Romantik balık günleri başladı gözünüz aydın. 20 Şubat ile 20 Mart arası doğarız biz balıklar. Bende o günlerden birinde doğdum. Anne, baba, abla , ben, hepimiz  o günlerde doğduk işin enteresanı. Düşünsenize evdeki durumu. Tamamı hassas ruhlar, bir arada. 

Bugün  duygusal balık olarak uyandım. Sabah sabah aklıma Kenan Işık geldi. Tanımam etmem ama severim ben kendisini. Ekran sevgisi. Oturdum dua ettim iyileşsin diye. Sonrada internetten bir tarama yapayım , durumuna bakayım dedim. Bir de baktım ki, Kenan Işık öldü haberleri çıkmış. Ölmemiş, yaşıyormuş, durumunda bir değişiklik yokmuş, ailesi açıklamış. Belki bi dua da siz edersiniz. Belki duaya ihtiyacı vardır. DİNLEYELİM   hatta ağlayalım yahu. Bazen o da lazım. Boşalmalı bedendeki zehir. 

Romantik balıklar için söylendiğine inandığım bir söz var. Geldi bahar ayları , gevşer gönül yayları. Benim gönül yayları da gevşiyor gibi. Pazar şarkı günümüz olduğuna göre DİNLEYELİM 

Bu sabahki duygusal uyanışımla beraber, Sezen Aksu'yu dinlemeyi özlediğimi de fark ettim. Neden özledim, çünkü müzik setim yine tamire gitti. Cd'lerimden uzak kaldım. Radyolarda da Sezen'e denk gelmiyorum. Ne yazık. Romantik burçların bir diğeri de Yengeç burcudur. Hassas, duygusal, hayal gücü kuvvetli. Yoksa nasıl yazardı Sezen bunca güzel şarkıyı.  DİNLEYELİM o zaman 


An itibari ile Ankara'da hava güneşli , sıcaklık 16 derece civarında. Şubat ayını bitirmek için yalnızca bir gün kaldı. Artık bahçede çalışmak ve bahara, yaza bahçeyi hazırlamak zamanı. Çok yerde Şubat ayında yapılacak işler, biz Ankaralılar için Mart ayına kayar, iklim şartlarından dolayı. Neler yapılacak bakalım mı bahçede ?

  • Bahçeleri ot sarar bu ay. Otla mücadele için gerekli ilaçlamalar yapılır.
  • Çimlerin üzerindeki yapraklar , yosunlar, esnek uçlu tırmıkla temizlenir. Ve çimlere yosun önleyici gübre uygulanır.
  • Hava durumu kontrolü ile, don tehlikesi yoksa; meyve ağaçları dikilebilir.
  • Kiraz, erik, şeftali ağaçlarına bordo bulamacı uygulanır. 
  • 15'inden sonra güllere ilk gübreleri verilir ve budanır.
  • Meyve ağaçları çiçeklenmeden, budamaları yapılır.
  • Yaprak dökmüş olan sarmaşık türleri budanarak şekillendirilir.
  • Ortancalar temizlenir, kuru dalları alınır.
  • Sebze tarhları; çapalanır, gübrelenir,tırmıklanır ve hazırlanır.15'inden sonra soğan sarımsak ekilebilir.
Ben gidiyorum bahçede çalışmaya . Sizi bunca romantizmle boğduktan sonra öyle bırakacağımı sanmayın. Huzurlu, mutlu, keyifli, sevgi dolu bir gün daha geçirin. Sevdiklerinize sıkı sıkı sarılmayı, öpmeyi ihmal etmeyin. 

BONUS  u da dinleyelim o zaman. 

Pazartesi, Şubat 22, 2016

Yolda yürürken bulduğun bir kuş tüyünü eve getir

Öncelikle yeni hafta başlangıcı umarım gönlünüzce olmuştur. Kazasız belasız, hastalıksız, dingin bir yedi gün olsun. Bu haftayı böyle atlatalım gelecek haftayı geldiğinde düşünürüz. Hatta şu anı sağlıkla tamamlayalım da sonrası Allah kerim.

Dün bir arkadaşım facebook sayfasında şamanlardan size hayat ile ilgili otuz öğüt  diye bir paylaşımda bulunmuş. Sevdim ben bazı maddeleri.  Mutlaka bir çoğunuz okumuşsunuzdur ama tekrarlar bazı şeyler için iyidir derim ben. Buraya nakletme sebeplerimden biriside, kendime notlar almak. İçinde bünyeye iyi gelecek şeyler var.

İşte o otuz öğüt.
Tılsımını bilmem ama sağımda solumda bir sürü kuş olunca bende kuş tüyü eksik olmaz 

1.Yolda yürürken bulduğun bir kuş tüyünü eve getir, bir vazoya koyabilir, asabilir yada rafta bulundurabilirsin. Bu cennetten sana gelmiş güçlü bir tılsımdır. Bu tarz ruhlardan size verilen işaretleri farketmelisiniz.
2. Nehirlerden taş topla. Büyük güç ve enerjileri vardır.
3. Tüm gücünle diğer insanlara yardım etmeye çalış. Eğer mutluluk veremiyorsan en azından zarar verme.
4. Zorluklar birer formalitedir. Ciddi zorluklar, daha ciddi olsalar bile hala formaliteden ibarettir.Gökyüzü oradadır, bazen bulutlarla kapanmış olsa bile bazen biraz çaba göstererek, mesela bir uçağa binerek aynı mavi gökyüzüne ulaşmak mümkündür. Herkese barış!
5. Bir hayale ulaşmak için bazen tüm gereken bir adım atmaktır. Zorluklardan korkmayın, her zaman vardırlar ve olacaktırlar. Hepinize amaçlarınız doğrultusunda temiz yollar!
6. Ahlaki olarak önceliğiniz başka birine zarar vermemek olmalıdır. Bu prensip oldukça güçlü olmalıdır. Sadece şöyle düşünün: “Hiçbir zaman hiç kimseye zarar vermeyeceğim.”
7. Canlılar için bir mutluluk kaynağı olabilirseniz siz kendiniz en mutlu olursunuz. Ve başkalarına acı çektirirseniz siz kendiniz de acı çekersiniz. Düşünün!
8. Günde en az bir saat sessizliğe zaman ayırın. Buna en az iletişime olduğu kadar ihtiyacınız var.
Kahve molalarımla iyi bişi yapıyorum demek ki ben. 
9. Sevebilme yeteneği Dünya üzerindeki en önemli yetenektir. Herkesi sevmeyi öğrenin, düşmanlarınızı bile.
Yaradılanı severim yaradandan ötürü.
10. Akarsulara çöp atmayın. Asla! Suyun ruhu çok sinirlenebilir. Ruhu yatıştırmak için ekmek, süt yada para atabilirsiniz.
11. Genelde geçmişimizi “altın çağ” yada “altın günler” olarak adlandırırız. Bu bir hatadır.Hayatımızda yaşanan her an tam olarak altın çağdır.
12. Mükemmel bir din ya da inanç yoktur. Kötü bir din de yoktur. Tanrı bir tanedir. İstediğinize dua edebilirsiniz ancak şu emirleri unutmayın: dürüst yaşa, atalarına saygı göster, ve sev.
13. Eğer Dünya’yı değiştirmeyi amaçlıyorsan önce kendini değiştir. Aşkın ve keyfin enerjilerini öğren. Bunlar bir insanın kilit anlarıdır. Gülümsemek, kahkaha ve keyif almanın çok büyük güçleri vardır. Bunu bir defa öğrendikten sonra kendinize sevginin kapısını açacaksınız.
14. Oldukça güzel bir deyiş vardır: Veren eli kısıtlı görme. Eğer mümkünse zayıf ve ihtiyacı olanlara para ver. Miktarı önemli değil ancak vermiş olmak önemlidir.
15. Hayat çok kısadır. Bunu gözyaşları, kavgalar, küfür ve alkol ile çarçur etme. İyi şeyler yapabilir, çocuk yetiştirir, dinlenir ve daha fazla mutluluk verici şeyler yapabilirsiniz.
16. Eğer sevdikleriniz size suçlu olmadığınız bir şey için kızdılarsa onlara sıkıca sarılın, ve onlar yatışıncaya kadar onları bırakmayın.
17. Ruhunuzda bir sıkıntı bir tükenmişlik hissediyorsanız şarkı söyleyin. Kalbiniz hangi şarkıyı söylemek istiyorsa. Bazen o da konuşabilmek ister.
Bana uyar.Komşular düşünsün.
18. Her zaman hatırla: Doğru din, doğru inanç ya da en becerikli şu veya bu inancın din adamı yoktur. Tanrı birdir. Tanrı dağın tepesindedir. Farklı din ve inançlar bu tepeye ulaşmanın farklı yollarını sunarlar. Kime istersen dua et, ancak bil ki senin asıl amacın günahsız olmak değil, tanrı’ya ulaşmaktır.
19. Eğer bir şey yapmaya karar verdiysen kendinden şüphe etme. Korku seni kendinden ve doğru yoldan saptırmaya çalışacak. Çünkü bu kötülüğün ana silahıdır. Eğer ilk defada başaramadıysan ümidini kaybetme. Her küçük zafer seni daha büyüğüne yaklaştırır.
20. Hayatta çok önemli bir şeyi hatırla. Herkes hakettiğini bulur. Problemlerin ruhuna ve düşüncelerine girmesine izin verme böylelikle problemler vücuduna da ulaşamaz.
21. Hayat sana yüzünü ya da başka bir tarafını çevirmiş olabilir. Ancak sadece çok az kimse aslında hayatı çevirenin gerçekte kendisi olduğunu anlıyabilir. Diğerleri hakkındaki tüm kötü düşünceleriniz size geri dönecektir. Kıskançlık da en sonunda size geri gelecektir. Buna neden ihtiyacınız var? Sakin ve ölçülü yaşayın. Kıskanç olmak iyi bir şey değildir ve hiç gerek de yoktur. Bu adamın büyük bir arabası varsa bu onun yüzünü daha güzel yapmayacaktır. Altın aslında kirli bir metaldir. Kıskanç olmaya ihtiyaç yoktur. Daha fazla gülümseyin ve yabancılar da size gülümseyecektir, hem de sevdikleriniz ve tüm hayatınızla beraber!
22. Size saygı gösterilmesini istiyorsanız başkalarına saygı gösterin. İyilik için iyilik, kötülük içinse bu kötülüğü yoksaymak yapılacak en doğru şeydir. Sizi kötü yapmaya çalışan biri onu yoksaydığınız için kendini gerçekte daha kötü hissedecektir.
23. İçmeyin. Hiç içmeyin! Alkol vücudu, beyni ve ruhu öldürür. Ben yıllardır içmiyorum. Eğer şamansanız veya ruhsal bir insansanız içerek bir süre sonra tüm güçlerinizi bitireceksiniz ve ruhlar sizi cezalandıracaktır. Alkol gerçekten de öldürür, aptalca şeyler yapmayın. Rahatlamak için hamama gidin, eğlence için şarkı söyleyin, iletişim ve ortak bir dil bulabilmek için çay için, ve bir kadını daha iyi tanımak için ona şeker verin!
24. Asla pişmanlık duyma! Ne olursa olsun bu ruhların isteğiyle olur ve bu her zaman en iyisidir.
25. Hayvanlara benzeyen taşları özel bir tören olmadan yerden almayın. Aksi takdirde çok ciddi bir nazara maruz kalırsınız. Eğer böyle bir taş bulduysanız ve yanınıza almak istiyorsanız bulunduğunuz yerin ruh efendisine başvurun ve ona bir teklifte bulunun, ardından bu taşı yerde beyaz bir bezle kaplayın ve böyle alın.
26. Güzel bir müziği dinleyerek kendinizi gün içerisinde aldığınız negatif enerjiden arındırırsınız.Müzik meditasyon gibidir. Sizi kendinize ve hayata geri getirebilir.
Müzik her daim kulağımda, hep medite geziyorum demek ki ben. 
27. Kalbinizde her hangi bir baskı olmadan rahat nefes alabilmek için, ağlamayı öğrenin.
28. Eğer durum sizin çözemeyeceğiniz bir hal aldıysa ve hiçbir çıkış yoksa elinizi yukarı kaldırın. Ve elinizi sertçe aşağı indirirken “zıkkımın köküne git” deyin. Çok güzel bir deyiş vardır: Sizi yeyip yutmuş olsalar bile en azından 2 çıkış yolunuz vardır.  
Bu madde çok hoşuma gitti, sorunu çözmese bile  en azından "zıkkımın köküne git " deyip rahatlayıp gülebilirim. Ve hatta dün uygulayıp güldüm bile. 
29. Kadınlar alışveriş yaparken ailelerinin önlerindeki günlerdeki mutluluğunu satın alırlar. Her bir taze, güzel, olgun ve güzel kokan meyve bu ailede mutlu ve sakin bir hayattır. Erkek, kendi tarafından kadına para sağlamalıdır. Böylece kadın en iyi kalitedeki ürünleri seçebilir. Yiyeceğe harcanan paradan kısan bir aile fakirleşir ve mutsuzlaşır. Bu kısıntı aslında sevdiklerinin mutluluğundan kısılır.
30. Kendinizi yanlış ya da bir şey hakkında üzülüyorken bulursanız, vücudunuzu düzgün ve akıcı hareketlerle bir dans formunda hareket ettirin. Kötü enerjinizi yoluna sokup zihninizi çektiğiniz acıdan arındıracaksınız.
Bu dans işini de sevdim. Bugünün uygulaması bu olsun bende. 

Salı, Şubat 09, 2016

Salı sallanır

Günler vızır vızır geçip giderken, geldik bir Salı'nın sallambacına daha. Anadolu insanı atalarının öğretilerini bugüne kadar taşımış. Yaşanmışlıklar, günümüze kanunlaşmış bir şekilde ulaşmış neredeyse. Yaşanmışlıkları severim. Okumasını da , dinlemesini de. Ne kadar çok yaşanmışlık, o kadar çok doğruluk. 

Kulağımı tersten tutup önce bir Mart ayına uzanıp, geri geleceğim. Havaların hafif güneşlenmesi ile  ısınan içimiz, "kalk gidelim" demeye başladı. Önümüzdeki ay memlekete kadar bi uzansak diye konuşurken dün gece, gecenin en veciz sözü çıkıverdi ağzımdan , Nisan'da gideriz ancak , malum "Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır " deyiverdim. Ki, bu konuda benim bile yaşanmış doğrularım var. Doğum günüm olan Mart günlerinden birinde, diz boyu kar vardı Ankara'da , buna rağmen seven kişi gülünü alıp kapıya kadar ulaşabilmişti. Unutulur mu ? 

Gelelim bugüne tekrar. Günlerden Salı, ne demiş Anadolu'mun güzel ataları, Salı sallanır. Ne yaşamış bilmem ama babam da Salı günleri yola çıkmaz. Çıksa bile öğleden sonra çıkar. Çocuğum yok ama olsaydı ata babamın bu adeti eminim ona da sirayet edecek ve bizim aile bu geleneği sürdürecekti. 
Anadolu kültüründe tüm günlerin bir özelliği var aslında. Merakınız varsa, BURADA ve BURADA  konu ile ilgili bilgiler okuyabilirsiniz. 

Salı sallanır gelir
Dili ballanır gelir
İstedi mi oyuncak 
Kuralım salıncak
Allanır, pullanır
Bir güzel sallanır...

Çocuklara söylenen bir Salı tekerlemesi idi okuduğunuz. Astrolojide de Salı günü ile ilgili şeyler var.  Temsil ettiği gezegen Mars'mış. Mars ise agresif bir gezegenmiş efendim. Atalar işe başlanmaz dese de astrologumuz  öyle demiyor. TIKTIK  

Benim işime gelen Anadolu atalarının dediği;  Salı gün işe başlanmaz, başlanan iş sallanır, olumsuz bir gün bugün demişler.  Badana yapılmaz, çamaşır yıkanmaz, göç yapılmazmış. 
Peki ne yapacağız ?
Demek ki bugün, yan gelip yatma, ya da bu güneşli havada kendini sokağa atma günüdür. O zaman ben kaçar Arkadaş kitabevini keşfetmeye. ONE Tower diye bir AVM açılmış yakınlara , oradaymış kitabevi. Dün broşürü ulaştı elime. Tam bana göre bir mekana benziyor. Minik bir cafe'si de var. Gidip bakayım, Salı'yı orada sallayayım.  


Neş'e olmadan, gülümsemeden  hayatın tadı tuzu da olmaz. O zaman TIKTIK


Pazar, Şubat 07, 2016

Pazar ondan bundanı



Kadınlar pazar gününü pek sevmez diye düşünüyorum.  Ev halkının tamamına hizmet etme günüdür bugün. Mutlulukla, yorgunluk arasında bir yerlerde yaşarsınız. Herkesin gönlünü etmek kadına düşer genelde. Babalarsa, çizgili pijamaları ile televizyon karşısında, kah uyur ,kah gazete okur, kah isteklerde bulunur, uzun oturur kısa düşünür , yani  kanepe ile haşır neşir olurlar genelde. Şimdi çizgili pijamamı kaldı diyenleri duydum. Kulağımdan kaçmaz.  Buradaki çizgili pijama bir tasvirin tamamlayıcı unsuru. Ayrıca, o çizgili pijamayı yıkayıp ütülemekte kadının işidir. Almaya alışmış erkek, vermeye alışmış kadını sömürür de sömürür tüm gün boyu. Çay yap, kahve yap, börek çörek yap, suratını asma, su getir, yemekte ne var, sofra hazır mı, niye kuru fasulye pişirmedin, tuzu versene, houuuhh (esneme nidası), zortt ( pırtlatma nidası) hanııımm canıımm (şımarma nidası)...

Erkekler pazar gününü pek sevmez diye düşünüyorum. Ev halkının tamamı tarafından ezilme günüdür bugün. Herkesin eleştirisine maruz kalmak erkeğe düşer genelde. Çürüttün o kanepeyi, hadi alışverişe gidelim anca yatıyorsun, ben senin uşağın mıyım kalk suyunu kendin al, paşa bu paşa, bıktım çoraplarını toplamaktan, bi kerede şu sofrayı sen kursan, yemeği sen yapsan, şu saç sakalının haline bak kalk bi traş ol, üstünü değiş, niye o kazağı giydin, herkes sokakta biz evdeyiz, çok miskinsin anca uyu sen, niye yattın, niye oturdun, gazeteyi niye oraya attın, yine mi maç izliyorsun, Kadının nidaları yoktur pek, konuşmaktan esnemeye bile zamanı bulamaz. Gün boyu yanında ya adamı, bulmuş ya böyle imkanı, akşama kadar dır dır dır dır dırrrrrr dır nidası....

Bir koca gün , paylaşılamadan geçip gitmiştir sonunda. Yazdım öylesine. Öylesine şeyler yazarım ben zaten.  Mutlu pazarlar. Ne kadar mutlu olabiliyorsanız tabii. Fazlasını isteyin belki olur. En iyisi ben size bir şarkı armağan edeyim de, 4 dakika 32 saniye uzaklaşın her şeyden .

RELAX





Perşembe, Şubat 04, 2016

Uç uç böceğim

Gazete ve ekmek getirdi  yine bu sabah Turgut kapıya,
"Günaydın Turgut, gazete almayacağım" dedim.
Ekmeğimi en çıtırından seçtim aldım,
"kolay gelsin Turgut, iyi günler" deyip kapımı yavaşça kapattım.
Doğru mutfağa gidip çaydanlıktan çıkan buharın sıcaklığında kahvaltı sofrasını hazırladım. Kendi kendime de fısıldandım. günün ilk kötü haber aşamasını atlattım diye.
Çok şükür, keyifle yaptık kahvaltımızı, keyifle yaptık kahvaltı sohbetimizi.

Sonrasında çayımı alıp geçtim bilgisayar başına. Facebook arkadaşlarım hayatta mı , sağlık durumları nasıl, mutlular mı bugün yoksa mutsuz mu, bir yaramazlık var mı diye göz gezdirdim. Çok şükür hepsi iyi. Fonda bana eşlik eden , Max Fm Özgür Aksuna'nın enerjik sesi, saatin 09:27 olduğunu hatırlattı o sırada. Bilkent Center'da çocuklar için çok güzel sömestr etkinlikleri varmış. Saat ikiden sonra başlıyormuş. Özgür söyledi. Kapın çocuklarınızı gidin.

Sonrasında olanlar oldu. Bu yazıyı yazmama sebep oldu. Bir arkadaşımın sayfasında kayıp ilanı vardı. Gencecik, üniversiteli bir genç kız fotoğrafı. Kayıpmış , ailesi arıyormuş. telefon numarası verilmiş, gören bilenler arasın diye. Sonrasında gözüm fotoğraf altı yorumlara kaydı. Vah vah vah, ne oldu bu insanlarımıza...
_ Yav kardeşim koca kız ,ne kaybolması herife kaçmıştır yakında haberi gelir
_ Müge Anlı'ya başvursun ailesi
_ Ne bileyim kardeşim ben bekçimiyim
.
.
Bu verdiğim örnekler devede kulak. Benzerlerini bir çok yerde okuyoruz, sizlerde biliyorsunuz. Kişilere yönelik ağır hakaretlere varan, küfürlerle dolu   bir sürü yorum yapılıyor, haklarıymış gibi. Maksat yorum yapmak değil , karşı tarafı sinirlendirmek, rencide etmek ve bu arada kendi içindeki canavarı hiç susmadan konuşturmak. İnanın anlayamıyorum , anlamlandıramıyorum. Bu insanlar ve bu tür yorumlar çığ gibi büyüyor her geçen gün. Bazıları çok genç bu yorumcuların. Bu yeni bir gençlik eğlencesi ise şayet, vah ki ve vah bir kez daha. Yok eğlence değilde gerçekse, tamamen doğruysa diye düşünmeyi hiç istemiyorum.

Anne babalar uyuyor mu ? diyeceğim , onu da diyemiyorum. Biliyorum ki çoğu uyumadan bilgisayar, Ipad başında.!! Bu arada da  çocuklarından bi haber. Çocuklara oyuncak olarak verdiğimiz ıpadlar, bilgisayarlar keskin bir kılıca  dönüştü. Ve çocuklar, sonrasında yetişkinler, bilinçsizce sallıyor bu kılıcı. Kime denk gelirse. Çok yaralı var.

Büyüklere sesleniyorum; çocuklarınıza sahip çıkın. Çocuklara sesleniyorum, ana babanız sizden bi haber , kendinize sahip çıkın. !!!

Çaydanlıktan çıkan sıcacık buharın yumuşatıcı etkisi ile tatlı sohbetlerle yaptığım kahvaltı sonrası yükselen endorfin salgımın ferahlığı ile oturduğum bilgisayar başında, az sonra stres içinde kıvranıyor buluyorum kendimi. Rotamı edebiyata, güzelliklere, güzel görüntülere çeviriyorum ben şu dakikadan sonra. İnternet ortamında çok güzel şeylerde var çünkü.


Ve uçuruyorum böceğimi güne doğru,
"uç uç böceğim, bana güzellikler, güzel haberler getir "
diyerek.
Aydın olsun gününüz...


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...