Pazartesi, Mart 21, 2016

İlk kez


Mailime bir karikatür gelmiş. Bir erkek ve bir kadın konuşuyor karşılıklı.
Erkek şöyle diyor :
-Hiç gitmediğim bir yere gidip , hiç yapmadığım bir şey yapmak istiyorum.
Kadının cevabı ise şöyle ;
- Harika . Mutfağa git ve bulaşıkları yıka.!!

Sabah sabah tebessüm ettirdi beni. Oradaki sloganı düşündüm bir an. Benim hiç bir yere gitmem mümkün değilse de şimdilik , hiç gitmediğim bir yere gitsem neresi olurdu acaba dedim. Düşünmeye yasak yok nasılsa.  Hindistan tapınaklarını merak ederim. E hadi Hindistan'a gittim diyelim. Hiç yapmadığım şey ne olacak derken bir festivalle karşılaştım. Holi festivali. Diğer adıyla renklerin festivali. Hintliler baharın gelişini rengarenk boyaları vücutlarına sürerek ve birbirlerine boya atarak kutluyorlarmış. Fotoğraflara bakınca eğlenceli gibi görünüyor.



Boyaların renkleri  muhteşem bir kere. İnsanı cezbediyor.Pembe ve mavi boyarım ben kendimi.




















Bu festivalin geçmişinde mitolojiler ve efsaneler var. Hint mitolojisine göre kötülük kralı Hiranyakaşipu, Hindu tanrısı Brahma tarafından ölümsüzlükle ödüllendirilmiş. Zamanla  Hiranyakaşipu, herkesin sadece ona itaat etmesini istemeye başlamış. Bunun üzerine oğlu Prablah, babasına karşı çıkmış  ve ona itaat etmeyi reddetmiş. Hiranyakaşipu oğlu Prablah’ı öldürmeye çalışmış ama  tanrı Vishnu, Prablah’ı kurtarmış. En sonunda Hiranyakaşipu, onu kız kardeşinin kucağında uyurken yakmayı planlamış. Ancak kız kardeşi Holika’nın üzerinde bir şal varmış ve  ateşte yanmıyormuş. Holika, kendi hayatını tehlikeye atıp kardeşi Prablah’ı kurtarmak için şalını üzerinden çıkarıp ona vermiş. Prablah kurtulmuş fakat Holika orada ölmüş. Hindu tanrısı Vishnu bunun üzerine Hiranyakaşipu’yu öldürerek yerine oğlunu getirmiş.
İyinin kötüye karşı zaferini simgeleyen Holika'dan esinlenilerek festivale Holi adı verilmiş. Festival her yıl baharın gelişi ile birlikte yapılıyormuş. Ve festivalin ilk günü Holika'nın kül oluşunu canlandırmak için büyük bir ateş yakılıyormuş .

Renkli kısmına gelince , o da bir başka mitolojiye dayanıyor elbette.
Mitolojiye göre, Hint tanrısı Lord Krishna arkadaşı Radha’yı kıskanır çünkü kendisi karanlık bir tene sahipken Radha’nın teni rengârenktir. Küçük Krishna, doğanın bu adaletsizliği karşısında annesi Yashoda’ya dert yanar. Annesi oğlu Krishna’nın gönlünü almak için yüzünü Radha’nınki gibi kendi seçtiği renklerde boyamayı teklif eder. Krishna bu teklifi seve seve kabul eder ve yüzünü boyar.
 Daha sonra bu oyun popülerlik kazanmış  ve zamanla  festivale dönüşmüş.
İşte ben bu ikinci gündeki rengarenk kısmına katılayım diyorum .


Renklerinde anlamı varmış .
Kırmızı_ Masumiyet
Yeşil_Canlılık ve enerji
Mavi_sakinlik ve ağırbaşlılık
Sarı_Dindarlık anlamındaymış. Festival Mart ayında yapılıyormuş.



Tontonum Jumbo nasılda eğleniyor. Sizin hiç gitmediğiniz yer ve hiç yapmadığınız şey ne olurdu acaba ?

Fotoğraflar pinterest den alınmışıtr.

Pazar, Mart 13, 2016

Bohem


Nedir ? den bi öğrenelim bakalım bohem ne imiş. TIKTIK   

Bohemin asıl anlamı çingene imiş ama terimleşmiş ve bir hayat tarzının tanımı halini almış. Yarını düşünmeden, günü gününe  yaşayan kişi ve topluluklara da bohem deniyor. Genelde sanatçılar için kullanılmış bu terim. "Bohem hayatı yaşıyor" gibi. Bohem bir hayat tarzı ve sadece sanatçılarla sınırlanamaz ama sanatçılar bu yaşam tarzına daha uygun galiba. Bohem hayatı denince  bizde çoğunlukla , elinde kitap , kalem, defter üçlüsü ile Cihangir cafelerinde takılanlardan bahsediliyor. Aynı şekilde bende Ankara cafelerinde takılıyorum. Sanatı da seviyorum üstelik. Dağınığım da. Bohem'im galiba. Ama yarını düşünmeden yaşama kısmı uymuyor. Yarını düşünmekten bazen günü kaçırıveriyorum zira.

Bohem hayatın en yoğun yaşadığı yer Paris. Hatta bohemliğin doğduğu yer bile diyebiliriz. Sanatın ve sanatçıların şehri. Vaktiniz varsa, Woody Allen'ın Midnight in Paris filmini izlerseniz,. Paris'in bohem hayatının özetini görürsünüz bu filmde. Uzun zaman önce izlemiştim. Bir kez daha izlerim belki. 

Türk Dil Kurumu  sözlüğünde ise aynen şöyle geçiyor bohem. Aç parantez ( sözlük okumayı çok özlemişim şimdi fark ettim ve  hemen şu an okul yıllarımdan kalma TDK sözlüğümü çıkarıyorum ) kapa parantez

bohem 
sıfat Fransızca bohème
sıfat Yarınını düşünmeden günü gününe tasasız, derbeder bir yaşayışı olan (kimse veya topluluk)
"Gecenin bu saatinde bohem arkadaşlarımın bulunabilecekleri büyük bir birahanenin kapısı önünde durdum." - P. Safa
Bohem tarz, giyimde de mevcut, dekorasyonda da . Burada durum biraz karışıyor yalnız gördüğüm kadarı ile. Hippi tarzı da bohem olarak kabul ediliyor gibi. İş  moda kısmına gelince, işin içine Kızılderililer de dahil oluyor ve çingeneler de. Yani renkler, dağınıklık, özgürlük ve hepsinin sanata dönüşümü. Özgür ruh. Bugünün konusunun bohem olma sebebi aşağıda görmüş olduğunuz Dream Catcher yani rüya avcısı yani rüya kovucu yani düş kapanı. Adına ne derseniz artık. Son günlerde sürekli sıkıcı rüyalar görüp yorgun uyanıyorum. Kovsun o rüyaları diye yapıp başucuma asacağım.  Örneklere bakarken en hoşuma giden bu oldu ve bu da bohem dekor tarzına giriyor. 

kaynak


Ve bu noktada ben diyorum ki; bohem olmak öyle kolay bir şey değil aslında. Sanatı seveceksin ve yaşayacaksın, Kızılderililerin yaşam mantığını hayatına dahil edeceksin, bir hippi gibi derbeder , dağınık, bir çingene kadar göçebe olacaksın , ve  tüm bunların en kaliteli halini yapacaksın.




Boho chic diye bir moda stili var.  Bohemseniz kıyafetinizi de ona göre seçersiniz zaten. Siena Miller akımın en bilinen öncülerinden anladığım kadarı ile. Öğrenmenin sonu yok. Stili araştırırken bu güzel moda blogunu da keşfettim. Sizde seversiniz belki. Style Boom için TIKTIK  Ve alttaki fotoğrafa tıklayarak Boho chic'in en ince detaylarını inceleyebilirsiniz. Çok güzel derlenmiş ve sunulmuş, ellerine sağlık. Bu tarz, tam benim sevdiğim giysiler ve aksesuarlardan oluşuyor. Ben kesinlikle bohem'im.

www.styleboom.net

Pazar şarkımız olmadan bu konuyu kapatamayız elbette. Ve tabii ki Giacomo Puccini'nin La Bohême operasından bir bölüm dinleyeceğiz. Opera hakkında uzun uzun bilgi yazmayacağım zaten mevzuyu epeyce uzattım. Konuyu merak edenler TIKTIK yapacak.  Ve yine bu eser hakkında sizi bir başka web sayfasına yönlendireceğim. Özge Ersu  yazmış, birde ondan okuyun, sitesini dolaşın isterim. Yeni siteler keşfetmek güzel. 

Opera için 1896 da üretilen poster 
PUCCİNİ _ La Bohême / Musetta's Waltz 

Operadan sonra bir de bunları dinledim ben.  Madem bohem dedik tam olsun.

Charles Aznovour / La Bohême 

Edith Piaf / La Bohême 


Son söz ; mutlu , sevgi dolu , keyifli bir gün geçirin. Sevdiklerinize sıkı sıkı sarılmayı, öpmeyi, onlarla bir arada olmayı unutmayın. Sonraya ertelediğiniz şeyler , sonra  bir bakıyorsunuz yoklar... 

Pazar, Mart 06, 2016

Pazar ondan bundanı

Bugün son cemre  toprağa düştü ve ilk kır çiçekleri açmaya başladı. Ben de yıllar yıllar yıllar önce bugün dünyaya düştüm. Kır çiçeği miydim bilmiyorum ama  bir kutlama ile içimde kır çiçekleri açtı bu sabah. Frezyalarda açtı, yani benim çiçeklerim. Benim mis kokulu frezyam. Çiçeklerin bir dili olduğu söylenir. Bana kalırsa çiçekle göz göze geldiğinde kokladığında ne hissettiysen odur çiçeğin dili.
Beyaz frezya umut demekmiş.
Sarı frezya , sıcak sevgi.
Pembe frezya, azim ve sevgi.
Mor frezya, neşe ve derin sevgi.
Kısacası frezya demek sevmek demek anlaşıldığı üzere. Boşa değil bu çiçeği çok sevmem demek ki. Ben de sevmeyi seviyorum malum.


Bugün ne dinlesek bilemedim. Ben sabahtan beri Giovanni Marradi dinliyorum ama pazar gün için fazla romantik ve sakin  gelebilir size.  Bu arada aklıma gelmişken yazayım hemen, Tarkan; AHDE VEFA isimli bir albüm çıkarıyor, ayın 11'inde piyasaya sunulacak. Türk sanat müziği albümü. Merakla bekliyorum. Ney ustası Bilgin Canaz da bir albüm çıkardı. İki nefes arasında albümün adı. En kısa zamanda alacağım ve detayları paylaşacağım. Ney üflemek bir ayrıcalık gibi geliyor bana. Ve ustanın neyinde farklı bir şey var sanki. Can Atilla sevenler de 14 Mart'ı beklemek durumunda. Can_ı Yunus albümü geliyor bomba gibi bence.

Hadi ani bir kararla  Can Atilla dinleyelim bugün birlikte.

Cariyeler ve geceler 

Yıldızların Kulesi Galata 

Her zamanki gibi, sevdiklerinize sıkıca sarıldığınız mutlu, keyifli, neşe dolu bir gün geçirmenizi dilerim. Yapabilmek sizin elinizde unutmayın. Tercihiniz gününüzün nasıl geçeceğini belirleyecek.


                                             BONUS 





Salı, Mart 01, 2016

Cevizin faydaları


Yeni bir bilgi edindim dün. Test ettim onayladım ve sizlerle paylaşmak istedim. Uzuuuun zaman  önce bizim ailenin bücürleri dolap kapağında çizikler oluşturmuştu. Çok göz önünde bir yerde olmadığı için, baktıkça onları hatırlarım diye dokunmamıştım. Zaten pratik olarak neyle yok edeceğimi de bilmiyordum düne kadar.
Dün öğrendiğim bilgiyi denemek için iyi fırsattı, güzelde oldu. Bir adet ceviz içi alıp, mobilyanızda çizik olan yere bir iki saniye sürüyorsunuz. Ve hooop çizikler renk değişiyor , hiç çizik yokmuş gibi oluveriyor. Akşama kadar elimde cevizle tüm evi dolandım .. 

Bilenler bilmeyenlere aktarsın, bilgiler çoğalsın.









Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...