Pazar, Ağustos 28, 2016

Ondan Bundan Şundan

Burçlara inanır mısınız ? Ben henüz tam karar veremesem de , inanma yönünde ilerliyorum. Genel özellikler konusunda deneyimlerim oluyor bazen. Aaa tamam doğru, burçlara inanmalı diyorum. Burçların aşk uyumları diye bir şey var. Hangi burç hangi burçla aşkta uyumlu. Aşk uyuma baksaydı, tüm aşklar ömür boyu sürerdi. Aşkın gözü kara bir kere, uyuma falan bakmaz tutulur gider peşinden. Ben bir Balık ve yükseleni Koç olarak; Koç burcu ile aşkta anlaşabileceğimi hiç sanmıyorum. Al işte aniden yitirdim burçlara inancımı.
Ama biz yine de bir burç uyum tablosuna bakalım.

Koç _ Aslan ...
Boğa _ Yengeç...
İkizler _ İkizler ...
Yengeç _ Boğa ....
Aslan _ Koç .....
Terazi _ İkizler ....
Başak _ Boğa ....
Akrep _ Yengeç ....
Yay _ Koç ....
Oğlak _ Boğa ....
Balık _ Koç ....
TIKTIK  yapıp aşk, evlilik ve cinsellikte uyum detaylarına  bakabilirsiniz.

Her gün kulaklarımız kötü haberler duyuyor, gözlerimiz kötü şeyler görüyor ve okuyor. Çünkü iyi haberler kötü haberler kadar prim yapmıyor ne yazık ki. Ben çok fazla haber okumasam da böyle bir güzel haberden kaçınızın bilgisi oldu acaba. 


Rize'de Çaykur'a ait arazide çay evi yapılacakmış. İki tane mavi ladin çay ağacı inşaatı engellemiş. Elleri öpülesi insanlar bu iki ağacı kesip inşaatı yapmak yerine, iki ağacı kesmeden , cam fanuslar içine alarak inşaatı tamamlamışlar. Çaykur genel müdürü Sayın İmdat Sütlüoğlu, ömrünüz mavi ladinler kadar uzun ve sağlıklı olsun. Sizin gibi insanlara ihtiyacımız var. Lütfen haberin tamamı ve fotoğraflar için TIKTIK




Pantone sonbahar-kış renklerini açıklamış TIKTIK. Şahane renkler var. Mesela Potter's clay diye bir renk var ki benim en sevdiklerimden biri. Olmayan ingilizcemden dolayı, çevirisi çömlekçi çamuru diye geçiyor googleda. Ve maviler var, çimen yeşili  var, grinin şahane bir tonu var. Ben yeşil sevmem pek ama bu yeşil şahane. Ve  BU SİTE , moda hakkında bilmek isteyeceğiniz bir sürü haber var , Kendi moda blogunuzuda ekleyebiliyorsunuz anladığım kadarı ile. Ve işte yılın yeşili .


LUSH MEADOW


Çocuklarınız parmaklarını emiyorsa mikrop kapacak diye telaş etmeyin , bunun faydası bile varmış. Küçük yaşta kire ve mikroba maruz kalmanın , alerji geliştirme  riskini azalttığı gözlemlenmiş. Böyleymiş diye de , em yavrum parmağını diye teşvik edin demiyorlar .





Babalar, dedeler lütfen sağlıklı beslenerek, torunlarınızın yaşam kalitesini de yükseltin diyor bilim insanları. Çünkü genetik geçmişimiz çok önemli. Siz sağlıklı iseniz , sizden sonra doğacak aile fertleri de , genler dolayısı ile bu sağlıklı yapıyı devam ettiriyor. Torunuma ne miras bırakayım diye düşünenlerin dikkatine. TIKTIK 


Torunlarınıza sanat mirası bırakmayı da ihmal etmeyin tabi. Sanatın her kolu olabilir. Ailesinde ne görüyorsa, çocuk ona daha çok meyilli oluyor genellikle. Çocuklarınızı, tiyatroya, sinemaya, resim sergilerine, konserlere götürmeyi unutmayın. Hem de bunu sık sık yapın. Dönüp dolaşıp konu bir şekilde pazar şarkısına gelecekti elbette. Son günlerde Kalben'in birkaç şarkısı dışında beğendiğim yeni bir şey olmadı. O yüzden bu aralar bol bol eski şarkıları dinliyorum. İşte sevdiğim bir kaçı.

* 1
*2
*3
*tüm özleyenler için


Ailenizle kenetlendiğiniz, birbirinize sıkıca sarıldığınız, güzel sevgi sözcükleri ile çocuklarınızı, eşlerinizi,büyüklerinizi sevdiğiniz, bolca güldüğünüz, tüm aile fertlerinin şahsi zamanlarına saygı duyup, özgür bırakabildiğiniz, şahane,,mutlu, vıdı vıdısız bir pazar ve yeni bir hafta temenni ediyorum. Kucak dolusu sevgiler.



Pazar, Ağustos 07, 2016

Benden şeyler

Hızlı, çok hızlı akıyor yine zaman. Yazın bitmesine sayılı günler kaldı. Özellikle  Ankara için hep söylenen bir sözdür "Ağustosun yarısı yaz , yarısı kış ". Yani şunun şurasında bir hafta yazımız kaldı bu durumda.

Ben bu yazdan hiçbir şey anlamadım. Geçen ay yazlığa gittik ailece. Ancak on gün kalabildik. Bir salgın başladı (hala da devam etmekteymiş )  ilk ben yakalandım. Mide, bağırsak tamamen boşaldı, vücudumda su kalmadı. İki tane serum bile kendime getiremedi beni. Ertesi gün ailenin bir diğer ferdi de hastalanınca , arkamıza bakmadan kaçtık oradan . Soluğu Ankara'da aldık çok şükür diyemeyeceğim. Ankara'ya adım attığımız anda , daha valizleri arabadan alırken üstümüzden jetler geçmeye başladı. Türk yıldızları diye hayal ettim ben. O saatte geçmeleri ihtimal dahilinde olmasa da, hayal bu işte. Sonrasında, çok saf hayallerim olduğunu anlamam fazla zaman almadı. Evimizin konumu dolayısı ile sanırım olayları en ağır yaşayan gruptayız. Bir kaç darbe görmüş biri olarak ,o gece yaşadıklarımın  bir savaş olduğunu net söyleyebilirim. Bir daha yaşamamak dileği ile . NOKTA.



Sıcak dolayısı ile yemek yemeyi canım çekmediği için, karpuz yiyerek geçiştirdim bir çok öğünü bu aralar. Malum vücudumda da su kalmamıştı. Bir baktım ben üç, dört kilo vermişim. Meğer karpuz da kilo verdiriyormuş. Ben ki karpuz yiyemem normalde, dokunur çünkü. Baktım dokunmuyor .ömrüm boyunca yemediğim karpuzu yedim . Oysa ki karpuz diyetinden de haberim vardı ama diyet olsun diye değil çok hoşuma gittiği için yemiştim. İyi etmişim, gitti kilolar. Bu seneki karpuzlarda çok tatlı.

Yazlık meselesine geri dönüş yapacağım. Çünkü bazı şeyler aklımdan çıkmıyor. Çok pis milletiz yahu. Güzelim, cennet ülkemizi çöplüğe çeviriyoruz. Sorsan herkes en temiz ama etraf resmen çöplük, pislik . Herkes eline geçeni yerlere atıyor, pisliğini olduğu yerde bırakıp gidiyor. Saygı unutulmuş. Bencillik saygı olmuş. Ayyyy çok dertliyim bu hususta. Çok da üzgün.!!!! İlerlemek istemiyorum, gelişmek istemiyorum ben. Otuz , kırk , hatta elli yıl öncesine geri dönmek istiyorum.  Kimle konuşsam yazlık bölgeler hakkında hemen hemen aynı sorunlardan söz ediyorlar. Ne oldu bize böyle. Kim olduk biz ? Sarhoş gibiyiz. Nereye gittiğimiz ne yaptığımız belli değil. Yalpalıyoruz resmen. Tüketmekten başka bir şey yapmıyoruz. Her şeyi tüketiyoruz her şeyi.  Saygıyı, sevgiyi, dostluğu, arkadaşlığı, doğayı...........
Yekta Kopan bir yazı yazmış blogunda bi göz atın isterseniz. FİL UÇUŞU

Tarih dersinden hiç hoşlanmazdım. Belki de hocalarımın suçuydu. Sevdirememişlerdi. Şimdilerde sık sık tarihte bugün neler olmuş bakarım. Takip ettiğim bir sitede İnönü Vakfı sitesi. Bugünkü fotoğraf nedense çok hoşuma gitti. İsmet İnönü'nün ilk kez gördüğüm bir fotoğrafı . Fotoğrafa tıklayıp detayları okuyabilirsiniz. Facebook sayfalarını takip etmenizi de öneririm.



Klasik ben işte, daldan dala atlıyorum. Aşık oldum ben bu arada. Çok tatlı çoook. Dünya tatlısı aşkım. Aşkııım diyorum ağzımı doldura doldura. Görünce gözlerim parlıyor. İçim huzur doluyor. Dün babamın tansiyonu düştü biraz , canım sıkılmıştı. Bir anda sürpriz bir şekilde aşkımı karşımda görünce tüm sıkıntılarım saniyesinde uçtu gitti. O minik parmakları öpmek bir ömre bedel . Allah nazarlardan saklasın.( yeğenimin kızı Eylül )


Şimdi hangi dala atlayacağım bilin bakalım. Tabii ki müzik. Pazar şarkısı  Ben ilk kez dinledim sanırım. Sanırım diyorum, çünkü bazen dinliyor ve unutuyorum. Kafam nerelerdeyse ? 



Kalben Sağdıç. öncelikle seni bildiğime memnun oldum. Tarzını çok sevdim.. Sesini de çok sevdim. Yolun açık olsun. Şimdi sıra seni blogger dostlarıma bildirmekte. Dinleyin seveceksiniz diyorum. 




Mutlu pazarlar güzel insanlar. Mutlu pazarlar doğa dostları. Mutlu pazarlar kahveyi ve kahve muhabbetini sevenler. Mutlu pazarlar insanca yaşamak için mücadele edenler. Mutlu pazarlar kitap dostları. Mutlu pazarlar müziksiz yaşayamam diyenler. Mutlu pazarlar yüreğini sevgi ile dolduran ve taşıranlar. Mutlu pazarlar herkese. 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...