Pazartesi, Kasım 28, 2016

Ondan Bundan Şundan

Gabriel Garcia Marquez ünlü veda mektubunun bir yerinde şöyle der:

Yeni doğan küçük bir bebeğin , babasının parmağını sıkarken  aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim.

Aileye katılan her bebek, sadece babaya değil tüm aileye kelepçe takıyor bence. Bir buçuk yıl önce ailemize katılan minik Eylül hepimizi kendine kilitledi. Eylül, yeğenimin kızı. İki yeğenimde doğduklarında kelepçeledi beni yıllar önce. Şimdide aynı şeyi çocukları yapıyor. "Yaşlanıyorum" diyorum onların çoğaldıklarını gördükçe.

Marquez bir de şöyle diyor mektubunda :
Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanır .
Çok şükür hala içimde bitmeyen bir aşk var. Demek ki yaşlandığımı düşünmem yanlış. Bir yanlış daha varmış, bu alıntılar yaptığım veda mektubunu, aslında pek tanınmamış bir vantrilok olan Jhonny Welch yazmış, Marquez değil.  İnternette okuduğunuz şeylere kesin bilgiye erişmeden inanmayın. Özellikle yayınlanan yalanlar bile var çünkü.

Uniqe İstanbul da Astroloji festivali vardı. Siyaset astrolojisi uzmanı Dinçer Güner 2017 yılında terörle ilgili olacaklara ilişkin demiş ki :
1 Şubat
15 Temmuz
7 Ağustos
Bu tarihlere (+ / - 6 ) terör bakımından dikkat.
Astroloji ile aranız nasıl neye ne kadar inanırsınız bilmem ama BURADA detaylar ve burçlar için 2017 ye ilişkin bir sürü yorum var. Benim burcum Balık . 2017 'nin  balıklar için Sakın Ha ! durumu şu :
Aşk seni değiştirecek. Sakın direnme ve bunu kaçırma.
Balıklar dikkat.


Bu da selfie'cilerin dikkatine. Selfie  çubukları da tarihe karışıyor sonunda. Bu ne hız bu teknolojide, ben daha selfie çubuğu bile almamışken uçan selfie kameraları çıkmış. İyi olmuş , özellikle toplu çekimleri ben yapıyor ve kurbağa gibi görünüyordum, üstelikte tüm kırışıklarımla beraber.
Uçan kameramızın adı AİRSELFİE . Kamera özel bir kılıf içinde, kılıfından çıkartıp özel Android yada IOS uygulaması ile çalıştırıp kontrol ediyor, uçuruyorsunuz. Sonra işiniz bitince yine program sayesinde elinize indiriyor ve kılıfına geri koyuyorsunuz. Çektiğiniz fotoğraflar anında akıllı telefonunuzda yerini alıyor. Nasıl kullanılıyor diyenler videoyu izleyecek.




Cuma, Kasım 25, 2016

Suluboya / Ruhiye Yalgın

Resim yapmak güzeldir. Sizde deneyin . 💓

Birkaç yıldır resim yapıyorum . Belediyelerin açmış olduğu ücretsiz kurslarda eğitim aldım. En çok suluboya çalışıyorum. Hobi olarak yapıyorum resmi. Çalışmalarımın bir kısmı BURADA

Resim sergilerini gezmeye üniversite yıllarında başladım. Zafer çarşısındaki sergileri takip ederdim en çok. Şimdilerde de fırsat buldukça resim sergilerini dolaşırım. En büyük kaynak olan internet ortamında da sürekli resim ve fotoğraf bakarım. Görsel hafızam bunlarla dolu. Sizinle, baktığım resimlerin bazılarını paylaşmaya karar verdim. Ara ara bu seride yayınlar yapacağım. 

Bugün Ruhiye Yalgın'ın birkaç suluboya eserini paylaşıyorum. 



Diğer resimlerini görmek için FACEBOOK sayfasını ziyaret edip takibe alabilirsiniz. 

Biraz ilginiz varsa lütfen sizde resim yapın. Gönlünüze göre yapın sizin resminiz olsun. Çerçeveletip duvarınıza asın keyfini çıkarın. Suluboya için malzemeler , iyi bir suluboya fırçası, 300 gr. ağırlığında suluboya kağıdı, bir bardak su ve suluboya. Çocuk olan her evde suluboya vardır. Çocuklar okula gidince hemen geçin başına. Çocuksuz evlerde, doğru kırtasiyeye suluboya malzemesi almaya. Hatta ona bile gerek yok. Azcık nescafe klasiği, birazcık su ile sulandırın, başlayın boyamaya. 

Resim yapmak güzeldir. Sizde deneyin . 💓

Pazar, Kasım 20, 2016

Tiny House

Felix ve Selma eski bir okul otobüsünü kendilerine yaşam alanı yaparak Alaska'dan Arjantin'e bir yola çıkmışlar. Ben otobüslerine bayıldım. Yaşayabilir miyim ? Ancak bir kaç  gün sanırım. Ama çok hayalim olan bir şey. Ne tezat di mi ? Hayallerimde bir karavanla Türkiye'yi gezmek oldu hep. Hayalleri de bu yüzden seviyorum işte, sınırı yok .

Felix ve Selma gibi bir sürü insan otobüsleri karavana dönüştürmüşler. Youtube'da bununla ilgili bir sürü video izledim. Hepsi de birbirinden şirin, hemen hepsininde yanlarında bir başka canlı var. Kedi ,köpek gibi. Buradan bakınca çok çok hoş görünüyor gözüme.

Bu minicik yaşam alanlarına , yani eve "TINY HOUSE" deniyor. Küçük ev diyebiliriz . Bazıları baya bir küçük gerçekten . Ama yaşamak için gereken her şeye sahipler.

İlginizi çektiyse BURADA bir sürü örnek var.



 Felix ve Selma'nın diğer videolarını izlemek için BURAYA  tıklamanız yeterli. Videolarda doğa ile iç içe oldukları öyle güzel yerlerde konaklıyorlar ki, imrenmemek ne mümkün. Ankara bugün güneşli bende  küçük evimize gideceğim birazdan. Bizim küçük ev hareket etmiyor ama orada doğa ve güneşle buluşmam mümkün oluyor. İşte bizim küçük evimiz.



Bugün Pazar ise müzik günüdür bu blogda. Bu konuya en güzel Country müzik gider diye düşündüm ve sevdiğim bir kaçını paylaşıyorum. Siz de termosunuza sıcacık çayınızı kahvenizi doldurup kendinizi açık ve ağaçlıklı bir parka götürün bence. Nefes almak, güneş depolamak için mükemmel bir kış günü çünkü. Mutlu Pazarlar.


Salı, Kasım 15, 2016

Rüya tabirleri



Öyle yorgunum ki bu sabah yine...


Bu dolunayla aramı nasıl düzelteceğim bilmiyorum. Gerim gerim geriyor beni. Oluşan gerilmenin cildimde ki  kırışıklıklara bir faydası olsa, tamam uzlaşacağım onunla ama hiçbir faydası yok. O zaman neden uzlaşalım di mi ? 😏

Sadece dolunayla değil sorunum. Rüyalarla da başım dertte. Her gece muntazam rüya görüyorum. Uzmanların ifadesine göre 2-3 saat  rüya görüyoruz, benim ifademe göre ise , sabaha kadar. Evet, bence ben sabaha kadar rüya görüyorum sayın uzmanlar. Ve uyandığımda bir çoğunu en ince detayına kadar hatırlıyorum. Yaşıyorum resmen ben o rüyaları. Yeni olan bir şey değil bu , çocukluğumdan beri çok rüya görürüm. Hatta bir ara gördüğüm rüyalardan bir roman yazmayı bile düşünmüştüm. Ama son zamanlarda sanki daha çok rüya görüyorum. Ve bu beni yoruyor.

Sözüm ona çok rüya gören insanların  IQ değeri yüksekmiş. Avunsam mı bununla. Çünkü rüyalarıma da kızgınım. Birde rüyalarım çıkardı bir zamanlar. Rüya görmeye korkardım o yüzden. Şimdilerde o yetim kayboldu , en azından o açıdan rahatım. E buna da şükür.

Gözleri gören insanların %12 si rüyasını siyah beyaz görüyormuş. Geri kalanlar ise renkli. Bu oran renkli televizyona geçtikten sonra değişmiş. Şimdilerde herkes rüyasını renkli görüyormuş. %4.4 dışında. O kısım hala siyah beyaz görüyor.

Horlayan insanlar daha az rüya görüyor ve hatırlamıyormuş. Demek ki ben horlamıyorum.

Depresyondaki kişi, karışık ve çok rüya görürmüş. Şimdi anladım ve başka söze gerek yok. Depresyondayım ....

Bu kadar çok rüya görünce bir zamanlar başucu kitabımda rüya tabirleri kitabıydı. Sonra baktım ki baş edemeyeceğim her sabah tabir okumak bünyeme zarar. Kitabı yok ettim. Ama bu geceki rüyam keşke kitabım dursaymış dedirtecek cinstendi. Anlatayım hemen. Rüya anlatmaya da bayılırım.

Rüyamda Demet Akalın bizdeymiş. Bize konser vermiş, üzerinde sağ bacağını tamamen ortada bırakan krem rengi işlemeli bir elbise vardı. Konser bitimi çıktı arabasına binecek, şoförü kapıyı açtı, arabaya bindi ve geri indi anında. Yerlerde su birikintisi ve çamur var .  Demet ise bunlara aldırmadan ,yaşlı, baş örtülü bir teyzenin ayaklarına kapandı başladı bağırmaya, "anneanneciğim canım anneannem " diye. Teyze onu reddetti, ben senin anneannen değilim diye. Demet gülümseyerek, yerden kalktı ve arabasına bindi , bana da gülümsedi ve gitti. Bu gece gördüğüm rüyanın minicik bir kısmı bu.

Rüyada görülen şeyler birer sembol. Ve farklı anlamları var malum. Rüyada ünlü birini görmek ne demek ?

Rüyanızda çok ünlü bir kimse ile karşılaşıp onunla konuştuğunuzu görmek, Aile hayatınızda daima söz sahibi olacağınıza, esinizle aranızda hiç bir geçimsizlik ve anlaşmazlık bulunmadığına, eğer bekar iseniz, bulunduğunuz işinizde çok sevildiğinize ve hayatta daima başarılı olacağınıza delalet eder. rüya tabiri  böyle imiş. Çok şükür kötü bir şey değilmiş. 


Öyle yorgunum ki bu sabah yine ....

Siz olsanız yorulmaz mısınız ?

Cuma, Kasım 11, 2016

Kemal Sunal _ Leonard Cohen

Bazı insanları sadece bilirsiniz, tanımazsınız ama çok seversiniz. 

Bir insanı tanımak için onunla zaman geçirmek, bazı şeyleri beraber yaşamak gerekir. Sevgide bu tanıma sırasında oluşur ve yoğunlaşır. Sanatçılar, eser bırakanlar içinse durum farklıdır. Onları tanımazsınız ama bildiğiniz halini seversiniz. Kemal Sunal 'da onlardan biri benim için işte. Bugün doğum günüymüş. Bende anmak istedim bu sebeple. Çok isterdim hayatta bir eser bırakıp, anılabilmeyi. Henüz vakit geçmiş değil tabii ama bende o yetenek ve azim yok. Sadece istemekle kalıyor o yüzden. Hala Kemal Sunal filmleri izleyip gülebiliyoruz, yıllar geçse de unutulmayacak olması çok güzel bir duygu. Keşke daha uzun yaşasaydın...





Sabah instagrama bir göz atayım dedim , bu seferde iz bırakan bir başka sanatçının ölüm haberini okudum. Leonard Cohen. Bende şöyle bir duygu oluştu. Sanki o tok ve az rastlanan sesi , yorumu ile, şarkı söyleyerek yükseliyordu gökyüzüne.  Güle güle git yeni hayatına Cohen. Seni de bu güzel şarkınla anmak istedim. İlk albümünü aldığımda yıllar yıllar önce sesin ve yorumun aykırı gelmişti kulağıma ama sonrasında çok sevdim seni. 



"Hayat böyle işte " klasik sözünü buraya iliştiriyorum. Kimi doğar kimi ölür. Tek kalan anılar ve eserlerdir. 

Pazar, Kasım 06, 2016

Yılbaşı kartı








Yılbaşı yaklaşıyor, basit ve şirin kartpostallar  hazırlayabiliriz. Bir kaç örnek fikir  not aldım kendime.

*** pinterest

Cumartesi, Kasım 05, 2016

Sergiler Ankara

Kasım ayında Ankara'da hangi sergileri gezebilirim ?


  • Ustalardan seçkiler. Kale mahallesinde Atpazarı  sokakta Emin Antik sanat galerisinde olan sergi, bir çok usta sanatçının eserlerini bir arada bizlere sunuyor. Oraya kadar gitmişken bir de kale  civarı gezilebilir. Sergide; Güler Akalan, Adnan Turani, Hayati Misman , Mürşide İçmeli ve daha birçok sanatkarın eseri var. Sergi 17 Kasım 2016 tarihine kadar gezilebilir.


  • Nilüfer İnaltong - İzlenimler. Yine Kale'de bulunan bir başka galeride bu sergide .  Ata Sanat Galerisinde. Sergi 10 Kasım 2016 tarihine kadar açık.  Köy ve sokaklara bayılırım. 



  • Cer Modern.  Karşıtların Birliği adlı sergi ile Yves Gobart'ın resimlerini bizlere sunuyor. Yves Fransız bir sanatçı. Sergi 17 Kasım 2016 tarihine kadar açık.



Sanata doyduk, birazda karnımız doysun. Bir şeyler içip, biraz okuyalım. Kalede  bir mekan olsun. Bir yer buldum, daha önce hiç gitmediğim. And cafe. Çok şirin bir yere benziyor. Görmedim ama fotoğraflardan edindiğim izlenim tam benlik. Ruhum eski ben ne yapayım. O zaman burada konaklıyorum(z).


*** Bu ay ne yapsam projesinde, kendim için araştırdım, belki sizde uygulamak istersiniz.

Cuma, Kasım 04, 2016

Aylak Adam

Size de olur mu bilmem.


Aylak adamı çok uzun yıllardır kitapçılarda elime alır, sonra rafa tekrar bırakırdım. Sebebini bilmiyorum. Geçenlerde yine bir kitapçıda  aldım ve bu sefer bırakmadım. Okumaya başladım. Ama okuyamadım. Zaten çorba olan kafam ne dediğini bir türlü anlamadı. Benim beynim bu kadar atlamaları olan yazıları anlamıyor ne yazık ki. Düşünceleri çok hızlı akıyor bu aylak adamın. Ben yetişemedim. Bu sabah en iyi kitap okuyabildiğim yer ve zamanda tekrar denedim. Yok , asla kitabın içine giremiyorum. O zaman çıkayım ben dedim, kitabı kapadım. Sonra tekrar dener miyim bilmem ama şimdilik rafta yerini alacak. Yada gezgin kitap olarak bir yerlere bırakılacak.

Kitabın tek hoşuma giden kısmı ismi. Bu aralar bende de bir aylaklık hüküm sürmekte. Yapılması gerekenler listesi gün be gün uzuyor ama ben, bir maddeyi bile eksiltmek için çaba harcamıyorum. Adında  bahar olan mevsimler bezginlik mevsimlerim benim anladım.


Ben bu kitabı okuyamadım ya, şöyle bir duyguya kapılıyorum. Birçok kişinin  okuyup beğendiği bu kitabı ben neden okuyamıyorum. Neden anlayamıyorum. Arızalı mıyım yoksa ? Kapasitem mi yetmiyor. ?

Size de olur mu bilmem .....

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...