Pazar, Mayıs 31, 2020

Geceler

Bir gece ansızın değişti her şey. Sabaha uzanan saatlerde , sonsuz seyahatin için hazırlıklara başladın. Ve on gün sonra gittin, dönmemek üzere. Gideceğini bilmeme rağmen, zor oldu kabullenmek. 

Bir gece ansızın girdin hayatıma. Tam da bal kabağına dönüşmek üzereydi arabam, o saatlerdi. Kimse görmedi, kimse bilmedi. Bir ben. 

Bir gece ansızın maskelendi dünya. O kadar kötü konuşuyorduk ki, kapandı ağızlar, iyi söz söylemek üzere açılana kadar. 

Bir gecede olmuştu  olanlar. Bir gece de olacaktı olacaklar.
Hiçbir şey bilmeden, çok şey bildiğimizi sanıyoruz. Bildiklerimizi de unutturuyor bazı geceler. 

Gerçek bizi  kaybettiğimizden  beri sahte hayatlar yaşıyoruz. Mutsuz olunca da kendimizi  arıyoruz ama biz bizden gideli çok olmuş.  Oysa ne kolaydı yaşamak az ve özle, sadece kendin olarak. O yüzden beyaz maskeler; maskeli, sahte yüzlerimize bir damga gibi takılı kaldı  belkide. 
"Ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol. " diyerek şifreyi vermişti oysa Hz. Mevlana. 

Gözümüzün önünde dolarlar uçuşuyordu sıkça. Kapanınca evlere aylarca, işsiz kalınca anladık ki, para en başta karın doyurmak içindi . "Azıcık aşım kaygısız  başım" atasözünündeki gibi azıcık aşlarımızla dört duvar içinde huzuru bulduk. Dışarısı huzursuzdu. 

Ve geceleri paylaştık canlı yayınlarla BİZ

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak sözü dilden dile söylenip, kulaktan kulağa yayılmakta. Öyle çok isterim ki; her şey eskisi gibi değil ama çok eskisi gibi olsa. 



Bir gece ansızın sen gelsen, mesela


 Füsun T. 31.05.2020, Ankara
           Corona Günlükleri







Cuma, Mayıs 01, 2020

Benden şeyler

Gün aydı...

Derin sessizlik biraz ürkütsede , bir yandan da hoşuma gidiyor. Ne yaman çelişki. Sakinliği ile özlenen sahil kasabası şehrime gelmiş, ama mutlu etmiyor. Sarılamıyorum sevdiklerime, gülüşleri uzakta, yüreğim buruk. Biliyorum geçecek. Tek tek çıkartıyorum hayatımdan gereksiz şeyleri. Çıkardıkça fazla geliyor kalanlar. Sadeleşelim. Gün aydı.

Sevgi ...

Koşulsuz sevdiklerimi, koşullara bağlıyorum. Kendime döndükçe bu sessizlikte, kendi kıymetimi buluyorum. Almadan vermeye alışmışken, alma isteğine kapılıyorum derinlerde. Sen bana bir değil, artık beş adım gel diyorum. Ben yorgunum  yol almaktan. Kırıklarımı tamir etmeye çalışmıyorum. Kaldırıp çöpe atıyorum. Açılmayan telefonları, dönülmeyen mesajları siliyorum rehberimden. Çünkü benim için  önemlisin, severim yaratılanı yaratandan ötürü ne de olsa. Rahatsız etmek istemem bir daha. Üzülüyorum çok üzülüyorum, kimsenin olmadığı yerlerde "seni seviyorum" diye seslenenlere. Çocuklar güzel günler görmeli, sevgi dolu güneşli günler görmeli  diye, tüm sevgimi onlara veriyorum. Sevgi.

Yaşamak...

Ne kalıyor geriye bizden, yaşanmışlıklardan başka . Yaşadığım değil  ama yaşayamadıklarım pişmanlığım oluyor hep. Alacaklıyım kalan zamandan ve daima alacaklı kalacağım biliyorum. Yine de  "Gelsin hayat bildiği gelsin, işimiz bu yaşamak" diyorum, yaşayabilmek ümidiyle.



      Füsun T. 01.05.2020, Ankara
           Corona Günlükleri

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...