Cuma, Temmuz 12, 2019

Ondan Bundan Şundan

Uzun zaman oldu ondan bundan şundan söz etmeyeli. Merhaba yeniden. Çok seri kitap okuyan biri değilim ama her gün birkaç satır da olsa okurum, üç dört kitabı bir arada okurum, yavaş okurum, iç sesle tiyatro sahneler gibi okurum. Bugünlerde İlber Ortaylı'nın Bir Ömür Nasıl Yaşanır adlı kitabını okuyorum ve İlber Ortaylı sesi ile okuyorum. İlber hocada ağır ağır konuşur malum, o yüzden kitapta ağır ilerliyor. Kitabı çok sevdim. Yaşanmışlıkları seviyorum çünkü. Kitapları ve dergileri kağıt baskı okumaktan hoşlanırım ama bugün neden bilmem ücretsiz online dergi arayışına girdim. Bir kaç dergi buldum ama henüz detaylı bir araştırma yapamadım. Beğendiğiniz , bildiğiniz ücretsiz online dergi varsa lütfen yoruma ilave eder misiniz. Benim bulduklarım Sis Dergi , Rıhtım dergi ve issuu.com daki bir sürü ücretsiz yayın.


Sigara sağlığa zararlıdır sloganı ile başlayalım bu fotoğrafı anlatmaya. Hollanda da  sigara ve kötü hava koşullarına bağlı hastalıklar ön sıradaymış. Hava kalitesini artırmak amaçlı olarak, Utrecht şehrinde bir çok otobüs durağının çatışına belediye  mini bahçeler oluşturmuş. İnsanlarda kendi çatılarını yeşillendirmeye başlamışlar ve bu konu için vatandaşlara maddi destek sağlanıyormuş. Buna en çok arılar sevinmiş  bitkiler arıların hoşlandığı bitkilerden seçilmiş. Çünkü arıları da mutlu etmekmiş amaçlardan biri. Ve elektrikli otobüslerle hava kalitesini artırmak için destek sağlanıyormuş.Kullanılan elektrikli otobüslere yenileri eklenecekmiş.Çok sevimli bir proje değil mi ? Memleketimde kesilen ağaçlar, yakılan ve yanan ormanları düşününce içim de cayır cayır yanıyor. Bir başka sloganla bitirelim bu kısmı. Ağaçları koruyalım.




Babalar ve oğulları. Çok şirin baba-oğullardan birine denk geldim. Dom ve Tom . Dom  resim yapmayı seviyor. Babası da reklam sektöründe çalışıyor . İkisi bir araya gelince ortaya şahane görüntüler çıkıyor. Dom çiziyor, babası da o çizimleri photoshop ile gerçeğe dönüştürüyor. Yukarıda gördüğünüz ailenin kedisi. Dom'un gözünden diğerlerini görmek için bi tık tık yeterli. TIKTIK


Bir süredir ekmek, tatlı ve hamur işi yememeyi tercih ediyorum. Çünkü ekmek yediğim zaman, malum tabirle davul gibi şişiyorum. Tatlı ise çikolata yemeyi fazla abarttığım için çıktı hayatımdan.   Ama bazen özlüyorum ve kendime bir ziyafet çekiyorum. Arada insanın kendini şımartması harika oluyor. Kendinize önem verin , kendinizin sesini dinleyin. İstekleriyle ilgilenin.  Bugün kendime kulak verdim , "canım kek çekti" dedi  ve farklı bir kek tarifi bakarken karşıma bu portakallı kek  tarifi çıktı . Edd Kimber tarifi. İnstagram hesabına da göz atın derim.

Başta söylemiştim okuduğum kitabı. Kitaptan alıntılarla  bitirelim yazıyı.

"Nitekim her zaman kendi akranlarınızla buluşursanız , çok şey kazanamazsınız. Tecrübelileri de dinlemeniz gerekir "

" Her dostumun hayat görüşünü paylaşmam ama görüşlerinden faydalanırım "

"Mesele hayattan ne kadar aldığına bakar. Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın  yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür. Yaşayın, monotonluktan uzaklaşın, gezin, görün , keşfedin, başkalarıyla ilgilenin ,okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze  yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın. "


Salı, Temmuz 02, 2019

Betül Mardin


Betül Mardin, Türkiye'yi halkla ilişkiler mesleği ile tanıştıran kişi. 1926 yılında İstanbul'da doğmuş. Mardin'li bir ailenin kızı. Video da kendisi hakkında detaylı  bilgiler veriyor. Kendi sesinden dinlemek için tık tık

Betül Mardin'in gençler için bir dizi öğüdü var. İşte bu öğütler:

1. Her sabah spor yapacaksın. Günaşırı filan değil evladım. 
2. Hep çalışacaksın. Üreteceksin. Beynin meşgul olacak, hep koşturman gereken işler olacak.
3. Günceli takip edeceksin. Haber izle, dergi, kitap, gazete oku. Gündemi yakala. Her konuda kendini "update" et. Yeni çıkan kitapları da bil, yeni açılan lokantaları da, bu sene moda olan renkleri de.
4. Evlilik ise şart değil, kafanı takma. Gerekli de değil. Hatta şöyle söyleyeyim: One problem less! (Bir problem eksik!)
5. Çocuk meselesine gelince... Ha işte, burada akan sular duruyor. Yapabiliyorsan yap. Birini bu kadar çok sevmek, onun sorumluluğunu taşımak sadece onu değil, seni de mutlu eder. Doğurmayacaksan, evlat edin. O zaman da senin çocuğun, değişen bir şey yok. Evlat edinmeyeceksen de, manevi çocuğun olsun, birini okut, geleceğini şekillendirmesine yardımcı ol.
6. Günde bir kere et ye. Mutlaka her öğün sebze ve meyve ye. Kusura bakma, ben tatlı severim. Tatlıdan uzak dur diyemeyeceğim!
7. Ölümden sonra yaşamak istiyorsan, günlük tut. O küçük notlar, hem kendi hayatının tanıklığı hem de yarına kalan bir bilgi kaynağı. Mesela benim babam, hiç üşenmeden 60 sene boyunca her gün Ece Ajanda'sına o gün olanları yazmış. Hala acayip okuyorum ve çok faydalanıyorum.
8. Olumlu olacaksın. 
9. Bazı şeyleri kabul edeceksin: Bütün kadınların seni sevmesine imkan yok! Demek ki bazı kadınlara dikkat edeceksin.
10. Erkeklere  gelince, aynı anda bir kaçını sevmeyeceksin. Ama onların böyle bir yeteneği olduğunu bileceksin!!!

Kaynak ve diğer fotolar için tık

Yukarıdaki 10 maddeye aynen katılıyorum. Haldun Dormen ile halen devam eden ilişkisine bayılıyorum. Betül Mardin'i tanımak için bir kaç röportaj okumanızı  isterim. Hayata bakışı, azmi, duruşu, benim için örnek alınabilir şeyler. Belki faydalanmak istersiniz sizde. Ben hayranım .







Pazartesi, Şubat 11, 2019

Yine Akşam

Mutfakta yemek hazırlıyorum.  İçeride derin bir sessizlik, dışarıda yoğun bir kakofoni. Akşam, yine akşam. Gözüm camdan dışarı kaydı bir an. Hafif ıslak , koyu gri yollar üzerinde ,arabaların ışıkları gözüme çok güzel göründü. Kırmızı. Her girdiği yere yakışıyor. Fren lambaları yanıp sönüyor. Aklım çok eskilere gidiyor. Yıllar önce bir ramazan akşamına.

Ailece oruç tutardık. Sahur saati biraz uykulu da olsa , zorla yense de sofradaki yiyecekler, keyifli geçerdi o saatler. Babam tahin severdi. Ona bir kase tahin hazırlardı annem, bir de yumurta. Ezan okunmadan içilecek son sigara ise en heyecanlı kısımdı. Ya ezan okunur son fırtı çekemezsen. Çünkü o son fırt en  tatlıydı, derince çekilirdi içe, sanki tüm gün tadı kalacak gibi.  Cep telefonları henüz çıkmamışken, çalar saatler ramazan ayının en nadide eşyası  olarak yatağın başucunda yerini alır, canhıraş bir sesle tam zamanında tüm aileyi ayağa kaldırırdı. Aslında, o zembereğin son ana kadar tırrr diye çıkardığı ses bile güzelmiş. Şimdi öyle hissediyorum. Güzel olan bir başka şeyde, ev telefonundan akrabaların telefonunu çaldırıp kapatmaktı. Biz uyandık demekti.  Onlarda karşılık olarak bizim telefonu çaldırırlar ve böylece, konuşmadan, sevgi dolu  bir iletişim kurardık, yan yanaymış gibi. İçimiz ısınırdı. Gülüşürdük. Bazende sadece çaldırıp kapatmaz, konuşur şakalaşırdık gecenin o saatinde. Asıl amaçsa, uyanamayan varsa uyandırmaktı.

Az önce aklımın kayıp gittiği ramazan akşamı ise bir daha asla yaşanmayacak, otuzlu yaşlarımın en  güzel akşamlarından biriydi.

Annem; iftar için yemekleri pişirmiş, onları iftar saatine kadar sıcak tutma çabası içinde mutfaktaydı. Bir taraftan, salata yapıyor, bir taraftan sofrayı kuruyordu. Pidemizi ve tatlımızı babam alır gelirdi. Ben camdan dışarı bakıyor, telaşla evine iftara yetişmeye çalışan insanlara hikayeler yazıyor ve camda babamın gelişini bekliyordum. Arabamızın farını tüm araçlar içinden seçerdim. Gözüm araçların farlarında, kulağım ezan sesinde, Ankara üzerinde oluşan kızıl akşam bulutlarını seyirde idim bir taraftan.

Çok mutluydum.

                                                                                                                                 

Çarşamba, Ocak 30, 2019

Zemherir'in sonu Hamsin'in başı

Yazıya ; yok olmayacak sözler dizisine Hülya Uğur tarafından eklenmiş olan,  " havalar nasıl olursa olsun , sizin havanız iyi olsun "  cümlesi ile  başlasam, bozuk olan her tür hava düzelir mi acaba ? Denemekten zarar gelmez.

Yakın tarihte yaşanan hava olayları şaşırttı. Ülkemizde pek rastlanmayan hortum, can kaybıyla birlikte ağır hasarlar bıraktı arkasında. İnşallah bir daha yöremize yurdumuza uğramaz. Kış kıymetli bir mevsim, yazı besler. O karlar , yağmurlar olmazsa nasıl beslenir toprak. Tüm bunlara rağmen ne yazık ki pek sevilmez ve bir an önce gitsin isteriz. İşte bende bugün onun müjdesini vereceğim size.

Halk takviminde bir yıl, Kasım ve Hızır günleri olarak ikiye ayrılıyor. Kasım günleri de, Kasım, Zemherir ve Hamsin olarak üç bölüme ayrılıyor .Toplamda Kasım günleri 186 gün sürüyor .  İşte bugün, yani 30 Ocak günü, Zemherir sona eriyor  ve yarın yani 31 Ocak günü Hamsin (31 Ocak _ 21 Mart ) başlıyor. Uzun lafın kısası, kısanın da müjdesi bu;  son düzlüğe girdik sayılır,  21 Mart'ta Hamsin'i de geride bırakacağız inşallah. Arada güdük Şubat var ki, o da vız diye geçiverir zaten. Üstelikte içinde en sevdiğim hava olaylarını barındırır. Cemreleri.. O cemrelerin üçüncüsü düştüğünde doğarım bende. Ama Hızır aylarına erişmek için 6 Mayıs'ı bekleyeceğiz mecburen; ılık, limonata tadında geçen günlerde inşallah.








Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...