Cumartesi, Aralık 01, 2018

Kar küresi

60-70 kuşağı çocukları olarak kısıtlı imkanlarla geçirdik çocukluğumuzu. Paranın ve alınacak şeylerin sınırlı olması şimdi ile kıyaslandığında, bayağı bir yoksun hayat yaşamışız o yıllarda. Sokaklarda çelik çomak oynayarak avutmuşuz yoksunluğumuzu. 1.5 metre don lastiği ile oyalanmışız, bacaklarımıza geçirip hoplayıp zıplayarak. Patlak meşin toplar mahalle aralarında bir o yana bir bu yana savrulurken, yepyeni bir top hayali kurmuş erkek olanlarımız. Almancı akrabası olanların bebekleri ile oynadığımız evciliklerde, plastik bebeklerimizden soğumuştuk. Ancak anne izni ile evden çıkarabildiğimiz kap kacak ve yere serilecek bir örtü ile evciliğin evini meydana getirebiliyorduk apartmanların arka  bahçelerinde. Ne bulursak oyuncak yapma potansiyeline sahiptik ve onlarla oyun kurabiliyor saatlerce oynayabiliyorduk. Şimdi bakıyorum da yüzlerce oyuncak içindeki çocuklar oyunsuz, hızlı ve doyumsuz.

Kar küresi bunun neresinde derseniz; o yoksun yıllarda , cam bir küre  içinde, müzik eşliğinde  dans eden balerinle beraber, mahallemizin  zengin bir ailesinin komodini üzerindeydi. Komşu teyze, saf temiz duygularla mahzun mahzun balerine bakan  kedicik için, arada bir müzik kutusunu kurup balerinin dönmesini , arada bir de kar küresini sallayıp karların uçuşmasını sağlardı sağ olsun.  Çünkü her ikisine de, kedinin ciğere baktığı misal bakar, hayalimde o balerin gibi döner dururdum. Hayalim balerin olmaktı o yıllarda. Bu yıllardaki hayalimi hiç sormayın !

Yıllar yılları kovaladı , yıllar tabana kuvvet kaçtı ve büyüdüm. Kendime bir kar küresi satın aldım. İçinde uçuşan kar tanelerinde huzuru, mutluluğu, çocukluğumu seyrettim durdum.






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...