Salı, Ağustos 15, 2017

Sendrom

Bizler tarafından en  bilineni Pazartesi sendromudur. İkincisi Tükenmişlik sendromu.  Ardından Huzursuz bacak sendromu gelir. Hemen hepimiz bu üçünden birinin bünyemizdeki varlığından söz ederiz. Artık bu üçü, sadece  sendrom olmaktan çıkmış , popüler sendrom haline gelmiştir. Bu aralar bende huzursuz bacak sendromu var mesela. 

Bunların dışında bildiğimiz / bilmediğimiz  bir sürü sendrom var. Sendromlar genelde onu ilk bulanların adı ile adlandırılmıştır ya da coğrafi bölge isimleri ile adlandırırlar. 

Sevimli bir sendromla tanıştım yakın zamanda. Stendhal sendromu / Floransa sendromu / Sanat zehirlenmesi 
Sendroma bu isimlerin verilme sebebi, yazar Stendhal'in 1817 'de Floransa'yı ziyareti sırasında ,Santa Croce Bazilikasını gezerken , kalp çarpıntısı ve halsizlik, baygınlık hissi yaşaması ve bunu bir yazısında belirtmesi. 

Floransa
Bu sadece yazarın ifadesi değil, Floransa'da gezen  başka kişilerde benzer duygular yaşıyor ve bu sebeple, İtalya'da bir sanat araştırmaları merkezi konuyu araştırıyor. Medici Riccardi sarayının ziyaretçileri gözlemleniyor. Deneyde; bazı ziyaretçilerin kalp atış hızının değiştiği, göz bebeklerinin küçüldüğü, nefes alış hızında değişiklikler olduğu, hatta kimilerinin hastanelik olduğu gözlemlenmiş. 

Floransa bu konuda tek değil. Kudüs , Mekke ve Roma gibi dini şehirlerde de , dini ve mistik kültüre fazla maruz kalmaktan dolayı, anksiyete, gergin bir ruh hali, temizlik takıntısı gibi durumlara rastlanabiliyor. 

Paris sendromu ise ayrı ilginç. Daha çok Japon turistlerde rastlanıyor bu sendroma. Nedeni; şehrin aşırı yüksek beklentileri karşılayamaması. Paris'in ve yaşam tarzının bekledikleri kadar güzel olmadığına kanaat getiren bazı turistlerde stres seviyesi o kadar yükseliyor ki,  tatillerini yarıda kesip evlerine dönüyorlar. 

Halamı rahmetle anacağım burada. Memlekette bahçe içinde bir evde yaşardı. Hayat dediğimiz yerde bir kuyusu vardı. Çalışmazdı ama orada bir kuyu olduğunu bilirdik hepimiz. Ve halam Ankara'ya gelip bizde birkaç gün kaldıktan sonra, gideyim artık demeye başlar, bir mani söylerdi.

Evim evim
Evimdeki kuyum
Kuyumdaki suyum
İki şekerli çayım...

Japon turistlerde Paris'ten eve döndüklerinde buna benzer bir mani söylüyordur belki. İnsanın evi hep başka. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...