bitkilerin faydaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bitkilerin faydaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Temmuz 07, 2015

Tarhun

Vücut, ihtiyacı olan yiyeceği bulduğu zaman , bize de bir yeme isteği geliyor olabilir mi ? Mesela hiç yoğurt yemeyen ben uzun süredir hemen her gün yoğurt yiyorum. Bakalım ne zaman dur diyecek vücudum. İşte tarhun da vücudumun ihtiyaç duyduğu bir bitki herhalde, şimdi de tarhun yiyorum . Bir süredir midemde oluşan ekşimenin, tarhun yedikten sonra azaldığını gördüm. Faydalarını inceleyince de mideye iyi geldiğini okudum. E iyi ki iyi geliyor. Mutluyum ekşimeler hafiflediği için.


Tarhun fotoğrafta gördüğünüz bitki. Benim tanışmam yurt dışında yaşayan bir arkadaşım sayesinde oldu. O methetti , ben de tesadüfen pazarda bulunca, merhaba tarhun, merhaba Füsun durumu oluştu. O gün bugündür de görüldüğünde alınan bitkidir. Her yerde satılmıyor bildiğim kadarı ile, ben marketlerde tazesini görmedim mesela. Pazara da  bir tek pazarcı getirir, başka tezgahlarda yok. Bayburt civarında yetişiyormuş çoklukla. Ankara da ise Çubuk'ta yetiştiğini okumuştum. Gaziantep'de de biliniyor ve satılıyormuş.

Her yıl bitkinin yaşını iştahla yerken ,bu yıl ilk kez kurutacağım. Deneme amaçlı dört demeti  kurutmak üzere serdim. Gölge yerde kuruması gerekliymiş. Kurusu da mideme aynı etkiyi gösterirse, gelecek yıl daha fazla kurutabilirim.Lezzeti ve kokusu için şunu diyebilirim,  keskin bir aroması var ve yerken ilk aklınıza gelecek şey büyük ihtimalle rakı olacaktır.

İnternette bazı web sitelerinde  okuduğum faydaları şöyle:

  • Bağırsak solucanlarını düşürüyor
  • Mide ve bağırsak gazlarını gideriyor.
  • Vücutta biriken tuz ve suyu atıyor.
  • Sindirimi kolaylaştırıyor.
  • Mide ekşimesine iyi geliyor.
  • Ciğer yaralarına iyi geliyor.
  • Diş ağrısını hafifletirmiş.

Bu bitkiyi denemek isterseniz şimdi tarhun'un tam zamanı. Unutmamak gereken tek şey , doktora danışmadan tedavi amaçlı kullanmamak. Çünkü yararı kadar zararı da olabilir. Tazesini yemeklerin yanında lezzeti için yemek ise ayrı bir şey. Bol bol yiyin o zaman, çünkü zaten kısa bir süre bulunabiliyor yaşı.

Ne yapıyoruz ?
ABARTMIYORUZ ...

Salı, Mart 11, 2014

Zerdeçal nasıl kullanılır

Kış uykusundan bir türlü uyanamadım. Gerçekten uyuyor muyum ?  Hayır. Hatta keşke uyuyabilsem, belki daha çabuk uyanacağım.  Ama kelimenin mecazi anlamını tam olarak yaşıyorum. Bezgin, bitkin, sevimsiz, ertelemelerle günleri birbirine ekliyorum. Halime razı olmayı neden seçmediğimi de çözmüş değilim. Madem olmuyor, bıraksana akışına. Elbet bir değişim daha yaşayıp daha aktif hale gelebilirsin bir gün.  Geçtiğimiz günlerde ziyaretine gittiğim 102 yaşındaki akrabama, sağlıklı ve uzun yaşamının sırrını sorduğumda bana yediklerini saydıktan sonra, şöyle söyledi " hiçbir şey için üşenmedim". Bu bilgiden sonra , şu tembel halimi gördükçe "üşenmeeeee kalk hadiii " diye sesleniyorum kendime , ama nafile.

Uzun yaşamak gibi bir derdim yok ama sağlıklı yaşamak gibi bir büyük arzum var elbette herkes gibi. Ömürler uzasa da , hastalıklar kısalmadı ne yazık ki.  Sağlıklı yaşlananlara imreniyorum. İnşallah bende öyle olurum.

İnetrnet sörflerim sırasında bir baharatla  tanıştım. Daha doğrusu baharat dolabında uzunca bir süredir öylece duran zerdeçalın faydaları ile tanıştım. Bitkisel karışımlara fazla sıcak bakan bir insan değilimdir, kullanmamda genelde, yarar sağlayayım derken zararlı olabileceğini düşünürüm. Zerdeçalın baharat olması ve Dr. Hakan Güveli'nin bir videosunda önermesi dolayısı ile ,  kullanmaya başladım. Ne de olsa öneren  iç hastalıkları ve gastroenteroloji uzmanı bir doktor. Üstelikte fitoterapist. Bununla beraber hakkında daha çok bilgi edinmeye de başladım. Öncelikle nasıl kullanacağınızı söyleyim. İster bala karıştırıp sabahları bir çay kaşığı alın , ister yemeklerinize ilave edin. Ben bir çay kaşığı kadar zerdeçalı yemeğimin bir köşesine atıp öyle tüketiyorum.

Yararlarına gelince say say bitecek cinsten değil. Araştırmalarla kanıtlanan bir sonuca göre kansere iyi geliyormuş. Hem kanserden koruma , hem de yok etme özelliği var. Hindistan'daki gözlemlerde Alzheimer hastalığının az oranda olma sebebinin, fazla miktarda köri baharatı kullanımına bağlı olduğu düşünülmekteymiş. Körinin de  ana maddesi zerdeçal. Bunlar çağımızın en önemli hastalıkları , o yüzdende yarar sıralamasında en başta onlar yer aldı. Sıra diğer faydalarında.

Karaciğer hastalıklarında karaciğeri güçlendiriyor ve toksinlerin atılmasına yardımcı.
Antioksidan özelliği var.
İçinde bulunan aktif madde Curcumin  kansere karşı koruma sağlıyor ve tümör hücrelerinin çoğalmasını engelleyici özelliği var.
İltihap giderici, romatizmal hastalıklarda etkili.
Gaz ve idrar söktürücü.
Bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
Solunum yolu enfeksiyonlarına da iyi geliyor.
Kistik fibrozda  fayda sağladığı tespit edilmiş.
"Zerdeçal tozunun yaklaşık 1:30- 1:100 kadarı curcumindir. 1 silme tatlı kaşığı zerdeçal 3 grammış;  ortalama 30-90 mg curcumin içerir.
200 mg/gün’lük dozlarda (yaklaşık 2-4 silme tatlı kaşığı toz) zerdeçalın antienflamatuvar, antikanserojen ve antiaterojenik olduğu gösterilmiştir. Bilinen bir yan etkisi yoktur." deniyor BURADA

"Safra kanalı tıkalı veya safra kesesi taşı olanlar ile mide asit oranı fazla olan veya ülserli kişilerce kullanılmamalıdır." diyor BURADA
Nasıl bir şeymiş derseniz.
foto buradan

Sonuç olarak araştırıp, dikkatli kullanmakta  fayda var . Doktorunuza danışmadan kullanmayınız. 

Salı, Mayıs 21, 2013

Ölümcül bahçe bitkileri

Bahçemizdeki bitkilerin ne işe yaradığını, yarar ve zararlarını pek bilmiyorum. Aklıma geldikçe, bakımı nasıldır, yararı zararı nedir araştırıyorum. Bir de baktım ki bahçemizde olan pek çok bitki zehirli imiş. Hatta bazıları o kadar zehirli ki anında insanı şoka sokabiliyor. Zararlı olabilmesi için bitkinin yenmesi gerekiyor elbette. Büyükler olarak belki yemeyiz ama çocuklar varsa onların ne yapacağını kestirmek her zaman kolay olmuyor. Bu yüzden küçük çocuklu aileler bahçenize çiçek dikerken, ya da park ve bahçelerde çocuklarınızı oynatırken dikkatli  olmanız gerek.  İşte bende okuyup zararlı olduklarını öğrendiğim bu bitkilerden bazılarını sizlere tanıtmak istedim.

                                  Rhododendron (Rhododendron ponticum) Orman gülü (Komar)
foto
Bahçemizde mevcut. Arıların bu çiçekten yaptığı balı yiyenlerin başı dönüyor yada bayılıyorlarmış. Delibal diyorlar buna. Bitkinin yenilmesi halinde öldürücü etkisi var.

                                               Lily-of-the-Valley (Convallaria majalis) Müge

foto


                                                  Hydrangea (Hydrangea macrophylla)Ortanca
foto
Yazlığın  bahçesinde şahane renkleri ile yaz boyu güzelliklerini izlediğim bu bitkinin de zehirli olduğunu duyunca, anladım ki güzel çiçekli bitkilere biraz dikkatli yaklaşmak gerek. 


                                                 Poet's Narcissus (Narcissus poeticus)Nergis


foto: Füsun T.

Bizim bahçede mevcut bitkilerden. Fazla miktarda nergis bir odada bulundurulursa baş ağrısı ve kusmaya neden olabilirmiş. Yenilmesi ise öldürücü etki yapıyor.


                                                 Larkspur (Delphinium consolida) Hezaren
foto


Bu da bahçemizde kendiliğinden çıkan bir kır çiçeği. Dünkü şiirde fotosunu paylaşmıştım hatta. İzlemeye doyamıyorum rengini ve vakur duruşunu. O da zehirli imiş ne yazık ki. Neyse ki bizde çocuk yok. Ben çocukta bilgilendiğime göre sorun kalmadı.

                                                          Oleander (Nerium oleander) Zakkum
foto

                                         Poinsettia (Euphorbia pulcherrima) Atatürk çiçeği
foto
                                  Purple Nightshade (Atropa belladonna) Güzelavrat otu
foto

                                              Mountain Laurel (Kalmia latifolia) Dağ defnesi
foto

                                               Mistletoe (Phoradendron flavescens) ökse otu
foto

                                  Water Hemlock/Spotted Parsley(Cicuta maculata)Baldıran
foto
Bizim bahçede mevcut bitkilerden bir de baldıran. Kendi kendine yetişiyor.. İçeriğindeki Conine maddesinin 1 mg'ı yetişkin bir insanı öldürebiliyormuş. Nefes yollarını felce uğratabiliyor. 

Bahçesi ve çocuğu olan arkadaşlarıma sevgiler .. Dikkatli olmakta fayda var. Tabii bu kadarla bitmiyor zehirli bitkiler. Daha detaylı bilgiler edinmek için Ağaçlar.net sitesindeki BU sayfadan da yararlanabilirsiniz. 

*Fotoğraflar bilgilendirme amacı ile kullanılmıştır, sahiplerine teşekkürler..

Perşembe, Şubat 02, 2012

Roka'nın faydaları


Bahçemizde  tere , maydanoz, semizotu, marul  gibi yeşillikler yetiştiriyoruz yazın. Yukarıda gördüğünüz fotoğraflar yazdan kalan görüntüler. Roka denemedik galiba. Ya da denedik de ben unuttum. Genelde salata severim .Çok fazla yeşillik yiyen birisi değilim. Yani öyle sık sık, maydanoz, roka , tere bulunmaz soframda. Yan ürün olarak kullanıyorum . Son günlerde ise  fena halde rokaya takıldım. Sık sık roka yiyorum. Salatasını  değil. Yıkıyorum rokaları bir güzel, kesmeden, doğramadan , olduğu gibi koyuyorum çukur bir kaseye,  üzerine birazcık tuz serpiyorum, bolca da limon sıkıyorum. Sonrada afiyetle yiyorum yemekle beraber.  Baktım bu isteğim sıklaşmaya başladı, demek ki dedim vücudumun buna ihtiyacı var. Sonrada merak ettim acaba nelere iyi geliyor, faydaları neler  diye. Araştırdım hemen. Turpgiller familyasından, P ve K vitamini ve mineraller açısından zengin  rokanın faydaları nelermiş.

*İdrar söktürür..
*İştah açar ve hazmı kolaylaştırır.
*Karında biriken suyu boşaltır.
*Eklem iltihaplarını giderir.
*Safrayı boşaltır , sarılığı keser.
*Karaciğer ağrısını giderir.
*Karaciğer ve dalak hastalıklarında faydalıdır.
*Kanın temizlenmesine yardımcı olur.
*Cinsel gücü artırır.
*Öksürüğe iyi gelir.

Bu faydalarının bir kısmına bizzat şahit olduğumu anladım. Madde 1 kesinlikle doğru mesela. Ve roka sayesinde sanırım karnımın şişkinliği de hafifledi. Beğendim ben rokanın faydalarını. Sık sık yemeye devam edebilirim. Bu yaz bahçeye ekilecek tohumlar sıralamasına da alabilirim hemen.

Roka nasıl ekilir acaba dersek . 

Ekilecek alan önce bellenecekmiş. Sonra da tırmıkla bir güzel , toprağın üst kısmı inceltilip düzeltilecekmiş. En güzel yaptığım işlerden birisidir bu . Çok güzel tırmık çekerim.
Sonra toprağa 20 cm. aralıklarla paralel çizgiler çekilmesi gerekiyormuş. O da kolay. Onu da yaptıktan sonra , hazırladığımız bu çizgilere tohumları 1-2 cm. aralıklarla döküp, üzerini kapatıp, hafifçe bastırıp sıkıştıracakmışız. Roka 6- 8 günde filizleniyormuş. Fakat hasat olgunluğuna erişmeleri bir ayı bulabiliyormuş.  Çok aşırı sıcak ve soğuk sevmiyormuş roka. O yüzden sıcak bölgede ağaç altlarına dikmeyi tercih etmek gerekebilirmiş.
Şubat ayından itibaren ekilebilirmiş. Bu Ankara için çok uygun bir tarih değil. Mart sonu daha iyi olabilir bence. Hatta bazen Ankara için Nisan sonunu bile bulabilir. Ah o gece don olayları yok mu Ankara'nın. Her şeyi bir anda yok edebiliyor. Ve her şart tamam olup rokalar yetişince, köklere zarar vermeden günlük tüketim kadar kesilecekmiş. Bahçe olması şart değil, balkonda saksılarda da yetiştirilebilir. Hepimize afiyet olsun.

ROKALARA BASMAYALIM LÜTFEN


.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...