behlül Dane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
behlül Dane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Haziran 07, 2016

Behlül Dânâ

Behlül * bir gün Harun Reşid'den bir vazife ister. Harun Reşid ona çarşı ağalığı görevi verir. Yani çarşı pazar dolaşıp esnafı denetleyecektir. Görevine bir ekmek fırınından başlar. Fırının ekmeklerini tartar ve gramajlarının eksik olduğunu görür. Fırıncıya sorar;
_ Hayatından memnun musun , geçinebiliyor musun, çoluk çocuğunla ağzının tadı var mı ?
Fırıncı tüm bu sorulara olumsuz yanıt verir. Hayatında memnun olduğu pek bir şey yoktur. 

Behlül Dânâ fırından ayrılır. Bir başka fırına uğrar. Orada da ekmekleri tartar, gramajları tam hatta biraz fazladır bile. Bu kez aynı soruları bu fırıncıya da sorar. 
_ Hayatından memnun musun , geçinebiliyor musun, çoluk çocuğunla ağzının tadı var mı ?
Fırıncı tüm sorulara olumlu yanıt verir. 

Behlül fırından ayrılır ve doğru Harun Reşid'in yanına gider, yeni bir görev ister. Harun Reşid Behlül'e çıkışır.
_ Daha az önce vazife verdim sana ne çabuk bıktın Behlül ?

Behlül cevap verir:
_ Efendim, çarşının zaten bir ağası varmış. Benden önce , ekmekleri tartmış, vicdanları tartmış, buna göre de herkes hesabını ödemiş, bana ihtiyaç kalmamış. 





Salı, Haziran 24, 2014

Behlül Dânâ


Bize de gitmek düşer

Behlül hazretleri halife Harun Reşit’in arkasında namaz kılmıyormuş. Bir gün yanındakiler bu durumu halifeye açmışlar.
"Efendim Behlül sizin arkanızda namaz kılmıyor halk arasında dedi kodular çoğalmaya başladı. Siz en iyisi Behlül’le bu durumu bir görüşün" derler. Halife bunun üzerine Behlül’ü çağırır ve durumu anlatır: “Hiç olmazsa Cuma namazlarında arkamda namaz kıl.” der. Behlül kabul eder. Halife namazın ikinci rekâtında iken Behlül namazı terk eder. Bu durum halifeyi iyice kızdırır ve Behlül’ü yanına çağırır sebebini sorar.
Behlül Dana hazretleri anlatmaya başlar ve halifeye sorar:
- “Efendim siz tekbir alıp namaza başladığınızda vergileri arttırdınız mı artırmadınız mı?”
Halife:“Evet arttırdım.” der.
Behlül Dâna: “Peki, Fatihayı okurken orduyu topladın mı toplamadın mı?
Halife yine :”Evet topladım” der.
Behlül Dâna :“ Peki, Rukûya gittiğinde komşu ülkeye savaş açtın mı açmadın mı?
Halife yine: “Evet açtım” der.
Behlül Dâna : “Peki, secdeye gittiğinde savaşı kazandın ve savaşı kazanmış bir komutan edası ile işgal ettiğin ülkeye girdin mi girmedin mi? der.
Halife yine: “Evet girdim.” der.
Behlül Dâna: “İkinci rekata kalktığında o ülke padişahının kızı yanına geldi ve sen onu cariye olarak aldın mı almadın mı?” diye sorar.
Harun Reşit: “Aldım” der.
Behlül Dâna: “Peki der, sen o kıza nikah kıydın mı kıymadın mı?
Harun Reşit : “Kıydım” der.
Harun Reşit dayanamaz sorar : “İyi de bütün bunların bizim konumuzla ne alakası var?
Behlül Dâna şöyle der: “Eh bu durumda bize de gitmek düşer.”



Çarşamba, Mayıs 09, 2012

Behlül Dânâ



kaynak


Harun Reşid, beşinci Abbasi halifesi. Behlül_i  Dânâ, Harun Reşid zamanında yaşamış bir ermiş kişi. Harun Reşid, Behlül Dane'yi koruyup kolluyor ve onun fikirlerinden istifade ediyormuş. Aslında halk arasında Behlül garip davranışları yüzünden deli olarak biliniyor.Oysa o bir hak aşığı, halk adamı ve alaycı ve hicivli nükteleri olan bir derviş. Ve Harun Reşid'e yol gösteren bir şahsiyet. O kadar yakınlar ki bazı yerlerde kardeş olarak geçiyorlar ama aslında kardeş değiller. Behlül Dana hazretleri daima Harun Reşid'in yakınında bulunur, çeşitli sebepler hasıl ederek onu uyarırmış. En çokta adil olması için uyarırmış.

Bundan yıllar yıllar önce kitapçıda dolaşırken Behlül_i Dânâ diye bir kitabı görüp hiç bir bilgim olmadığı halde almıştım. "Hadi alayım bunu" hikayesi. Olur ya bazen , elimizi bir kitaba uzatırız şöyle bir sayfalarını çeviririz ve almaya karar veriveririz. İşte öyle almıştım. Kısa bir kitaptı. Behlül Dane'nin kıssalarının anlatıldığı bir kitap. Çok çok beğenmiştim. Sonra bir arkadaşımın doğum gününde ona hediye etmiştim kitabı. Bugünlerde yine aklıma düştü Behlül Danâ. İşte o kıssalardan bir kaçı.





Cehennemden Ateş Almaya Gittim

Bir gün Behlül Dana hazretleri, üstü başı toz toprak içinde uzun bir yolculukan gelmiş olmanın belirtileri ile Harun Reşid'in huzuruna çıktı. Harun Reşid sordu:
- Be ne hal Behlül, nereden geliyorsun?
- Cehennemden geliyorum ey hükümdar.
- Ne işin vardı cehennemde?
- Ateş lazım oldu da ateş almaya gittim.
- Peki, getirdin mi bari?
- Hayır efendim getiremedim. Cehennemin bekçileriyle görüştüm, onlar "Sanıldığı gibi burada ateş bulunmaz, ateşi herkes dünyadan kendisi getirir" dediler.


Bize de gitmek düşer


Behlül hazretleri halife Harun Reşit’in arkasında namaz kılmıyormuş. Bir gün yanındakiler bu durumu halifeye açmışlar.
"Efendim Behlül sizin arkanızda namaz kılmıyor halk arasında dedi kodular çoğalmaya başladı. Siz en iyisi Behlül’le bu durumu bir görüşün" derler. Halife bunun üzerine Behlül’ü çağırır ve durumu anlatır: “Hiç olmazsa Cuma namazlarında arkamda namaz kıl.” der. Behlül kabul eder. Halife namazın ikinci rekâtında iken Behlül namazı terk eder. Bu durum halifeyi iyice kızdırır ve Behlül’ü yanına çağırır sebebini sorar.
Behlül Dana hazretleri anlatmaya başlar ve halifeye sorar:
- “Efendim siz tekbir alıp namaza başladığınızda vergileri arttırdınız mı artırmadınız mı?”
Halife:“Evet arttırdım.” der.
Behlül Dâna: “Peki, Fatihayı okurken orduyu topladın mı toplamadın mı?
Halife yine :”Evet topladım” der.
Behlül Dâna :“ Peki, Rukûya gittiğinde komşu ülkeye savaş açtın mı açmadın mı?
Halife yine: “Evet açtım” der.
Behlül Dâna : “Peki, secdeye gittiğinde savaşı kazandın ve savaşı kazanmış bir komutan edası ile işgal ettiğin ülkeye girdin mi girmedin mi? der.
Halife yine: “Evet girdim.” der.
Behlül Dâna: “İkinci rekata kalktığında o ülke padişahının kızı yanına geldi ve sen onu cariye olarak aldın mı almadın mı?” diye sorar.
Harun Reşit: “Aldım” der.
Behlül Dâna: “Peki der, sen o kıza nikah kıydın mı kıymadın mı?
Harun Reşit : “Kıydım” der.
Harun Reşit dayanamaz sorar : “İyi de bütün bunların bizim konumuzla ne alakası var?
Behlül Dâna şöyle der: “Eh bu durumda bize de gitmek düşer.”


Cennetten köşk satın almak


Behlûl Dane bir gün düzgünce kesilmiş tahta parçalarından eve benzer bir şey yapıyordu. Harun Reşid'in hanımı Zübeyde görüp ne yaptığını sordu.
Behlûl: - "Cennet köşkü yapıyorum efendim" diye cevap verdi.
Dindar bir kadın olan Zübeyde köşke müşteri çıktı:
 -Bu köşkü bana satar mısın?
 -İsterseniz satarım!
 -Kaç paraya satarsın?
 -Sana bir akçeye veririm.
 Halifenin hanımı hemen bir akçeyi verip köşkü satın aldı. Harun reşit ve hanımı o gece rüyalarında kendilerini cennette gördüler. Zübey'de lüks bir köşkte oturuyordu.
Harun Reşit sordu: -Hanım, sen bu köşke ne zaman sahip oldun?
 -Dün bir akçeye Behlûl'den satın almıştım.
 Sabah oldu ,hükümdar hemen Behlûl'ü çağırttı.
 -Dün hanıma sattığın köşkten bir tane de bana yapsana,dedi.
 -Olur yaparım, dedi Behlûl.
 -Kaça yapacaksın?
 -Bin akçeye yaparım.
 -Ama hanıma bir akçeye vermişsin!
 -Evet, bir akçeye verdim . Ama o köşkün değerini bilmeden aldı. Sen ise dün gece onun nasıl görkemli bir köşk olduğunu gördün.Ben buna göre fiyat istiyorum.

Diğer Behlül Danâ kıssalarını sesli dinlemek için tıklayabilirsiniz

.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...