ne yapıyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ne yapıyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Temmuz 31, 2013

Ne yapıyorum




Hiç arayıp sorduğunuz yok. Bu kızdan ses çıkmıyor nerelerde demiyonuz . Vallahi  çok pis küserim haaa..
Tamam şımardım , hemen toparlanıyorum. Depresyondayım demicem, yeğenim Nil öyle tembih etti. O kelimeyi kullanmayacağım. İyiyim ben yaaa, süperim hatta, kıyafetim olsa süper woman bile olabilirim. Tamammm, toparlanıyorum.

Sevgili takipçilerim;
Çoook uzun süredir, (4 yıl gibi bir süre ) tatil yapmayan ben, tatile çıkıyorum. Adı tatil, soyadı hava değişimi. Onu al bunu al faslı bitti. Şimdi bavula neler konacak, yok yok şunu almayım giymem, aa bunu giyerim belki gibi klasik kadınsı hallerdeyim. Tatilimin ne kadar süreceği belli değil. Belki 13 gün belki de 33 gün. Bu süre zarfında, internet bağlantım olmayacağı için sizlerden  ayrı kalacağım. Uygun şartlar olursa paylaşımda bulunurum, olmaz ise bir kaç post planladım, yokluğumda otomatik olarak onlar size eşlik edecek. Eğer becerebilirsem, telefondan yorumlarınıza cevap yazarım, yazamazsam bilin ki beceremediğimdendir. Telefonumdaki internet bağlantısı ile İnstagram'dan bol bol fotoğraf paylaşacağımdan eminim. Gözümün gördüğü güzellikleri, çirkinlikleri , bu zaman zarfında sizde oradan takip edebilirsiniz. Ana sayfanın sağındaki sütunda pembe çiçeğe tıkladığınızda bana ulaşabilirsiniz.  İnstagram da ben

İşte bu sebeplerden;  yol halidir, gidipte dönmemek, dönüpte görmemek var. Hakkınızı helal edin, hepiniz Allah'a emanet olun.

Özleyin beni anacım



Salı, Mayıs 07, 2013

Ne yaptım

Cumartesi gününden beri İstanbul'dan gelen canlarım, arkadaşlarım, dostlarımla beraberdim. Buralara uğrayamadım. Bugün Çiğdem'i mi yolcu ettikten sonra, bloguma uğrayım da blog dostlarıma bir selam vereyim , ne yaptım ne ettim söyleyim istedim. Çok güzel dört gün geçirdim, dolu dolu. Çünkü sevdiğim insanlar yanımdaydı. Çok güzeldi. Detaylar var elbette, ama belki bir başka anlatımda. Çünkü eve henüz geldim ve akşama yemek yetiştirmem lazım. Ne mi pişiriyorum. Etli pilav, yanına salata, e bi ufak kase de koyun yoğurdu. Bu aralar koyun yoğurdu bulma şansınız var bilginize. Her zaman olmuyor . Ben çok severim de. Koyunları da çok  severim. Ben çok şeyi seviyorum galiba. Mesela bunu da çok seviyorum.


                                                              İşte böyle benim cephede durumlar.

Çarşamba, Aralık 19, 2012

Ne yapıyorum

Dış dünya ile bağlantım zaten sınırlıydı  kış geldi daha da sınırlandı. Ankara soğuk ve ıslak. Hava ise çok zaman gri. Evde vakit geçirmek hem pek kolay hem de pek zor. Yemek,bulaşık ev işi yaparsanız çabucak geçip gidiyor ama hem sıkıcı hem de insana bir şey katmıyor. Ben de bu yüzden ne yapsam diye araştırıyorum . Neler yapıyorum sıkılmamak, kendimi hayatın içinde tutmak ve de bilgilenmek, güncel kalabilmek için.

Film izliyorum bol bol mesela. Daha çok da gece geç saatte. Film için Sade ve derin blogundan, yani Deep'den fikir alıyorum. Fikirlerini de çok beğeniyorum genellikle. En son onun sayesinde , bildiğim ama daha önce izlemediğim "Cahil Periler" i izledim. Pek beğendim, müzikleri de çok hoşmuş. Ondan önce de yine Deep' in sayfasında görüp aklıma gelen  " Mutluluk asla yalnız gelmez " adlı filmi izledim. Sinemada izleyememiştim.  Kesinlikle izleyin. Bayıldım ben bu filme, bir kaç tekrar yapabilirim. Hoş, film zevki herkesin farklıdır, belki siz beğenmezsiniz ama deneyin derim.

Birkaç aydan fazla zamandır, zaman algılamamız değişti farkında mısınız bilmem. Hiç bir şeye yetişemez olduk. Zaman çok kısaldı gibi bir his var bende. Konuştuğum başka arkadaşlarımda da var aynı duygu. Bu yüzden de baktım olmayacak, günü saatlere ayırdım. Çay saati 16:00 -17:00 arası  mesela. Bu  saati resim yapmaya da ayırıyorum. Hem çayımı yudumlayıp , hem de boyama yapıyorum.


Bazen sabah , bazen öğlen her gün , ilave olarak da her gece istisnasız  Türk kahvesi keyfim var. Kendime ayırdığım en özel zaman o benim. Onu da kah dağları izleyerek, kah yanında kitap okuyarak, kah internette sörf yaparak , kah çok sevdiğim müziklerle taçlandırıyorum.


Fırsat bulduğumda soluğu D&R da alıyorum. Okuyamasam da kitap alıyorum. Yazamasam da defter alıyorum. Ve mutlaka bir müzik Cd si alarak çıkıyorum oradan. Bir de bu aralar kitap ayraçlarına takmışlığım var. Neredeyse her kitaba bir ayraç olacak yakında.




Defterleri alıp alıp  sonrada ne yapacağımı bilmeden oturup onları izliyorum. Şimdilerde  kahve seanslarında okuduğum kitap sayfalarından notlar düşüyorum bu defterlere. Boş boş durmasını istemiyorum çünkü. Hatta yeniden şiir yazmayı da denemeliyim. Rahatlatır belki biraz beni.


Elmadağ'ı görüyorum penceremden. Onu seyrediyorum sık sık. Baktıkça dağların ardına gidesim gelse de bayılıyorum onun her haline. Hele bazen öyle güzel bulut geçişleri oluyor ki, camdan ayrılasım gelmiyor.



     G
Güzel aileme kahvaltı sofrası hazırlayıp , onlarla bir arada keyifli bir pazar sabahı geçiriyorum bazen. Çok sık yapamasam da.. Biraz fazla kaçıyor o günlerde yeme faslı ama onlarla bir arada olmak her şeye değer tabi ki. Kahvaltının olmazsa olmazı Ankara simidi sofrada yerinin alıyor ilk önce .



Cafe Nohut'un sıkı takipçisiyim. Bayılıyorum onun yaptıklarına. Onun yaptıklarını yapamıyorum ama ondan edindiğim fikirle alelacele evde olan malzemelerle peçetelere bu şekli veriyorum gecenin bi körü , ertesi günkü kahvaltı için hazırlıyorum bunları mesela.

Fotoğraf çekiyorum, onlarla oynuyorum. Farklı versiyonlar deniyorum. Makine elimde o camdan o cama geziniyorum, bulutlar, dağ, şehir derken geçiyor zaman. Yanan ışıklarla böyle eksantrik çekimler deniyorum bazen.




Sabah erken ve gün batarken bulutlar daha bir güzel renklere bürünüyor. Bulutları takip ediyorum. Renklerini izliyorum. Fotoğraflıyorum o anları. Kendimi onlarla oyalıyorum. Dalıp gidiyorum onlara, unutmam gerekenleri unutuyorum biraz o anda.




Balkon mevsimi bitti , çiçeklerimi içeri aldım. Onlarla konuşuyorum, suluyorum, bakımlarını yapıyorum. Konuşmasam da ne dediğimi anlıyorlar. Bakışarak anlaşıyoruz biz bazen.


Üretimde yapıyorum. Yapraktan menekşe yetiştiriyorum. Çok zevkli oluyor onların yetiştiğini görmek. Biraz sabır işi fakat. Öyle hemen büyümüyor. Büyüyünce de sevindirik oluyor insan .







Tiyatroya gidiyorum ara sıra. Yakın zamanda yine gideceğim inşallah.Yeni bir oyun. Ben ödüyorum. Önümüzdeki hafta gideceğim, bilgi veririm ayrıca.



Neredeyse 7/24 müzik dinliyorum. Radyom devamlı açık. Müzik setimdeki  cd'lerim akşama kadar bir kaç posta dönüyor. Son günlerde ise yeni aldığım üç şahane cd çalıyor devamlı. Birisi Sıla, birisi Gripin ve bir diğeri Erkin Koray. Anlatacağım bir ara size bu cd'leri.




Tv izlemiyorum onun yerine sık sık İstanbul'u izliyorum bilgisayarımdan. Hoşuma giden görüntüleri kaydediyorum, onlarla oyalanıyorum. Özlem gideriyorum.



Uygun zamanı yakalarsam yürüyüşe gidiyorum. Uzun süredir parka gidemedim. Kar çok yağdığında ilk işim parka gitmek olacak. Bir tek karlı hali kaldı resmetmediğim. Park demişken, Deli Anne'nin parklarda çektiği fotoğraflara baktınız mı, şahane , bayılıyorum ben. Hayran hayran ve hayallere dalarak izliyorum. Çok güzel çekiyor çokkkk. 


Ne bulursam okuyorum. Bilgileniyorum. Kitap çok okuyamıyorum bu ara. Okusam da az az okuyabiliyorum. Zaten tek bir kitap okuduğum nadirdir. Üç dört kitabı okuyorum bir arada.  Dergi ve internetten okuma yapıyorum bol bol. Issuu sitesinden dergilere bakıyorum, anlamasam da fotoğrafları bile bilgi veriyor.




Bu dergiye bakıyorum mesela, görsellerine bayılıyorum.

Ve tespihim. Yaşadıklarım, yaşamakta olduklarım ve yaşayacaklarım için, rabbimin bana sabır vermesi için ,bol bol tespih çekiyorum.




*dibin notu.. Bu anlattıklarımı hiç tereddütsüz 365 ile çarpabilirsiniz.

Salı, Kasım 20, 2012

Ne yapıyorum

Yaklaşık bir aydır zamanı tutamaz oldum. Her şeyi daha az yapabiliyorum sanki. Bir yetmemezlik algısı. Boş geçen vaktim var mı diye düşünüyorum, aslında var ama yok gibi hissediyorum. Neyse ki yalnız olmadığımı biliyorum. Bu aralar bir çok arkadaşım aynı durumda olduğunu söylüyor. Saatlerin sürekli ileri, geri alınması mı bozuyor acaba zaman algımızı. Ya da gerçekten dünyanın sonu  geldi geliyor. 


Algımın düzgün olduğu zamanlarda kitap okuyorum  bu aralar. Hem de dört beş kitabı birden okuyorum. Her D&R ziyaretinden kitaplar ve cd'lerle dönüyorum. Başucum yine kitap doldu. Ah bu hercailiğim. Ben küçük prens'i okumamıştım. Minnacık kitabın henüz ilk on sayfasını okuyabildim. Çünkü algımın çok sağlam olduğu bir zamanda okumak istiyorum. Ne kadar güzelmiş. Okumamın bu yaşıma kalmasına memnun oldum. 



Son aldığım iki şahane kitabı okuyorum bir yandan da. Kitaplar Sunay Akın'a ait. Biri  İstanbul'da bir zürafa diğeri Ay Hırsızı . Sunay Akın'ı şiirleri ile ve tv'de ki programlarından bilir, severdim. Şimdi daha çok sevdim. Bu kitaplara geçen gece yeğenimden bir Sunay Akın kitabı daha ekleyerek döndüm. Onlar hep oradaydı
Ben en az bir kitabını alın okuyun derim. Zaten ilkini okuyunca eminim diğerlerini de alacaksınız.

kaynak D&R
Her sabah bir doz Sıla almadan güne başlamıyorum. O hep var olsun, hep şarkılar söylesin." Çocuk " ve "her şey yolunda " favori şarkılarım. 

Havayı güzel bulduğumda yürüyüşe çıkıyorum. Cumartesi günü gizli cennetteydim yine.  Yürümekten çok foto çektim ama olsun, ruhuma doldurduğum güzellikleri belgeledim, özledikçe bakabileyim diye. Ve yine çokkk güzeldi.  Paylaşacağım bir başka zaman fotoları.


Resim kursum başladı. Haftada bir gün mutlu olup resim yapıyorum. Dün, hocamız eşliğinde ilk karma resim sergimizi açtık. Benim için şahane bir duyguydu. Daha çok çalışıp kişisel  bir sergide  açma fikri oluşturdu kafamda. Aşka geldim resmen . Yaptıklarını başkaları ile paylaşmak mükemmel bir duygu. Güzel sözler duymak da nefis tabii bu arada. 

Hepinizi sergimize bekliyoruz. Ziyaretiniz bizi mutlu eder. Sergi Cumartesi gününe kadar açık kalacak.
Yer: Başbakanlık Basın yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü
Ceyhun Atıf kansu caddesi No : 122 Balgat / ANKARA


Bunların dışında severek her sabah Max FM 'de Özgür Aksuna'yı dinliyorum. Tavsiye ederim enerji veriyor.  Havaların soğuması ile birlikte, her günkü kahve ritüelimi yeni diktiğim hercai menekşelerim ve Afrika menekşelerimin yanında,kalorifer peteğine sokularak  yapıyorum artık. Şahane renkleri var. Çiçeklerimi seviyorum. Fonda Max Fm çalıyor bu arada. 

                            Ve ev işleri, yemek, bulaşık, çamaşır. Hayat böyle devam edip gidiyor. 

.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...