Pazartesi, Şubat 26, 2018

ikigai

Bir önceki yazımda  belirtmiştim, uzun yaşam hedefli biri olmasam da uzun yaşam sırlarını okuyorum diye. Yine öyle yaptım ve Ikigai adlı kitabı okudum. Kitap bitti ama ben ikigaimi bulamadım ne yazık ki. Kitap sonundaki kararım ise, "hadi gel köyümüze geri dönelim" oldu. Az stres, bol taze yiyecek, doğa ile iç içe olmak ve sıkı arkadaşlıklar. Hepsi var bizim köyde (ilçede)  . Bir zamanlar bizim köydeki havuzda Kleopatra'nın süt banyosu yaptığı , imparatoriçe Julia Domna'nın bizim köy civarında salına salına gezindiği , kraliçe Zenobia'nın  güzelliğini bizim köyde bulunan bir taştan aldığı rivayet edilir. Bizim köyün kızları  güzeldir, havası da güzeldir ve 90 yaş üzeri yaşayanları çoktur . Annem anlatırdı, Kleopatra hastalanmış, havası güzel diye bizim oralara gelmiş, epeyce bir konaklamış, iyileşince de "geçti Bor'un pazarı sür eşeği Niğde'ye" demiş. Tabii olayın aslı bu değil ama temiz Bor havası alan Kleopatra'nın şifa bulduğu gibi bir söylenti mevcut. Daha ne duruyorum ki !

Kitaptan birkaç not aldım. Paylaşayım sizlerle .

Yaşamdaki mutluluğun ana şartları: Yapacak bir şey, sevecek biri ve umut edecek bir şey. Washington Burnap böyle buyurmuş. 

88 yaşındaki Yuki ise demiş ki;

Yiyerek uzun zaman yaşayamazsın, işin sırrı gülümsemek ve iyi zaman geçirmektir. 

Anacığım her şeyden yiyeceksin az yiyeceksin derdi. Hayat felsefesini buna göre kurmak gerek aslında. Her şeyin aşırısı zarar. Stresinde, hareketinde, paranın da , sefanın da , cefanın da. Uzun yaşayanların sırrı diye nitelenen şeyde buna yakın. Azlık, dinginlik ve varılacak hedef. Ve bunları yapabilmek , bedeni zinde tutabilmek için öncelikle zihnin zinde olması lazım ki, bu da her gün yeni bir şey öğrenmeyle mümkün diyorlar. Yaşım ilerledi deyip köşeye çekilmek yok. Hayata dahil ol.

İster uzun yaşayın ister kısa yaşayın, yeter ki yaşayın.! Yaşamak gerçek bir sanat. Kaçımız  yaşıyoruz acaba ? Ben tam anlamıyla  yaşamıyorum şahsen. Mesela sürekli gelecek kaygısı duyuyorum, bazen  geçmişimle hesaplaşıyorum, şimdiki zamanım ise çoğunlukla kahve saatlerim , ki geleceğe kafa yormadığım, en mutlu olduğum saatler. 
Albert Einstein der ki ;

"Mutlu bir adam , o andan o kadar memnundur ki , geleceğe kafa yormaz" .

 Formülü vermiş. Alıp kullanmak bize kalmış. An'da mutlu olabildiğiniz saatleriniz bol olsun.









10 yorum:

  1. Çok güzel bir yazı gerçekten . İnce ince insan pskolojisini rahatlatıyor . Hayatı yaşamayı öğretiyor ... Anı yaşamak çok önemli . Aza kanaat getirmek çok önemli . Çok güzeldi , elinize sağlık . Sevgiler ... :)
    Sizi yeni keşfettim , bana da beklerim . :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, mutlu ettiniz beni. Hemen uğruyorum size.

      Sil
  2. Güzel kitapmış alıp okumak lazım :)
    Bu sözü sevdim Mutlu bir adam , o andan o kadar memnundur ki , geleceğe kafa yormaz"..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geleceğe kafa yormadığımız nice anlarımız olsun :)

      Sil
  3. Şu anda bende bu kitabı okuyorum. Bakalım ben bulabilecek miyim kendi "ikagai"mi? Einstein'in sözünü çok sevdim.

    YanıtlaSil
  4. Mutlu bir yaşam yok belki ama mutlu anlar var. İnancım gereği zaten insana bu dünya da saf mutluluk verilmediğini biliyorum. Şeyh Galip'in sözünü çok severim. ' insanoğlu bir damla kan, binlerce çelişki.' içimizde hep bir huzursuz öz var. mutlu olma savaşı veriyoruz. hele ben , gördüğün gibi hayatımı keyifli anlar yaratma çabasındayım. bunu her zaman içinde bulunduğum karamsar sulara batmamak için yaparım. dün gece mesela uzun uzun ağladım. aile olarak gece bir araya geliyoruz ama birimiz tv karşısında, birimiz elinde tablet, biri de orta da niye böyleyiz diye bas bas bağırıyor ( bu da tahmin ettiğin gibi ben ) sonra da sonsuz hüzne kapıldım, 40 yıl yaşadım ve nasıl geçtiğini anlamadım. 40 yıl daha da yaşasam bu böyle olacak ve biz yine her gece bu gece ki gibi olacağız dedim bizimkilere. bunları hep söylüyorum , ilk patlamam değil :) ama değişen bir şey olmuyor, bir ben takıyorum kafaya

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir sen takmaya devam edeceksin Buketcim. Ne yazık ki şimdiki zaman böyle.Değişecek gibi de değil. Kalabalık bir yalnızlığın içindeyiz. Mutlu anların çok olsun canım, üzme boşa kendini,ağlama.

      Sil
  5. Japon kültürü ve İkigai kitap yorumumu geçen ay paylaşmıştım. İlginizi çekebilir. İkigai bilincinde olan kişilerin çoğalması sevindirici.

    https://forestofnoreturn.blogspot.com/search/label/ikigai

    YanıtlaSil

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...