öneriyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öneriyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ocak 02, 2025

TRT2 Ocak 2025 film listesi

Uzun zamandır film izlemiyorum. Belli  bir nedeni yok. Odaklanma sorunu olabilir belki. Yeni bir yılla birlikte hedef koymak gibi bir ritüel var madem bende katılayım bu yıl dedim. Kendime hedef ararken Farsça öğrenmek ilk sırayı aldı. Bir süredir aklıma takılıyordu. Dil öğrenmekte çok başarılı olmasamda ne öğrensem kârdır . İkinci sıraya film izleme hedefini yerleştirdim. Dijital kanalların abonesi değilim, o yüzden TRT2 filmlerini listeye dahil ettim. Filmler orijinal dillerinde yayınlanıyormuş. Ben izlemeye Cuma günü başlayacağım. Neden ?  Türk filmlerine karşı bir önyargım var ve uzun zamandır film izlemediğim için bu mesafeyi koruyarak hedefe başlamak istedim. Resim yapan biri olarak Cuma günün filmi bana cazip geldi. Louis Wain'in Renkli Dünyası 

 

İşte Ocak ayı film listesi. 

1 Ocak Çarşamba 21.30 Buğday

2 Ocak Perşembe 21.30 Cenneti Beklerken

3 Ocak Cuma 21.30 Louis Wain'in Renkli Dünyası (The Electrical Life of Louis Wain)

4 Ocak Cumartesi 21.30 Ayakkabılı Deniz Kabuğu Marcel (Marcel The Shell With The Shoes On)

5 Ocak Pazar 21.30 Adadaki Hazine (Lost & Found)

6 Ocak Pazartesi 21.30 Memoria

7 Ocak Salı 21.30 Semret

8 Ocak Çarşamba 21.30 Nokta

9 Ocak Perşembe 21.30 Komşum Totoro (My Neighbor Totoro)

10 Ocak Cuma 21.30 Bayan Lowry ve Oğlu (Mrs Lowry & Son)

11 Ocak Cumartesi 21.30 Belfast

12 Ocak Pazar 21.30 Hachi: Bir Köpeğin Hikayesi (Hachi: A Dog's Tale)

13 Ocak Pazartesi 21.30 Oyunbozan (Systemsprenger)

14 Ocak Salı 21.30 200 Metre (200 Meters)

15 Ocak Çarşamba 21.30 Gölgeler ve Suretler

16 Ocak Perşembe 21.30 Yürüyen Şato (Howl's Moving Castle)

17 Ocak Cuma 21.30 Gizli Bir Yaşam (A Hidden Life)

18 Ocak Cumartesi 21.30 Bir Numara (Numéro une)

19 Ocak Pazar 21.30 Küs Kardeşler Limited Şirketi (The Darjeeling Limited)

20 Ocak Pazartesi 21.30 Hatıra Kutusu (Memory Box)

21 Ocak Salı 21.30 Sefer Tası (Lunchbox)

22 Ocak Çarşamba 21.30 Mavzer

23 Ocak Perşembe 21.30 Gökteki Kale (Laputa: Castle in the Sky)

24 Ocak Cuma 21.30 Toprağın Gölgesinde (La tierra y la sombra)

25 Ocak Cumartesi 21.30 Borg/McEnroe

26 Ocak Pazar 21.30 Miraciyye Saklı Miras

27 Ocak Pazartesi 21.30 Sessiz Kız (An Cailín Ciúin)

28 Ocak Salı 21.30 Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol (Mandela: Long Walk to Freedom)

29 Ocak Çarşamba 21.30 Kalandar Soğuğu

30 Ocak Perşembe 21.30 Küçük Cadı Kiki (Kiki's Delivery Service)

31 Ocak Cuma 21.30 Kazananlar Kulübü (Win Win)

İzlediklerimi  buraya yazayım , bakalım kaç tanesini izleyebileceğim.
 - 5 Ocak Pazar 21.30 Adadaki Hazine (Lost & Found) ⭐️⭐️⭐️
- 13 Ocak Pazartesi 21.30 Oyunbozan (Systemsprenger) ⭐️⭐️⭐️
 

Pazartesi, Şubat 26, 2018

ikigai

Bir önceki yazımda  belirtmiştim, uzun yaşam hedefli biri olmasam da uzun yaşam sırlarını okuyorum diye. Yine öyle yaptım ve Ikigai adlı kitabı okudum. Kitap bitti ama ben ikigaimi bulamadım ne yazık ki. Kitap sonundaki kararım ise, "hadi gel köyümüze geri dönelim" oldu. Az stres, bol taze yiyecek, doğa ile iç içe olmak ve sıkı arkadaşlıklar. Hepsi var bizim köyde (ilçede)  . Bir zamanlar bizim köydeki havuzda Kleopatra'nın süt banyosu yaptığı , imparatoriçe Julia Domna'nın bizim köy civarında salına salına gezindiği , kraliçe Zenobia'nın  güzelliğini bizim köyde bulunan bir taştan aldığı rivayet edilir. Bizim köyün kızları  güzeldir, havası da güzeldir ve 90 yaş üzeri yaşayanları çoktur . Annem anlatırdı, Kleopatra hastalanmış, havası güzel diye bizim oralara gelmiş, epeyce bir konaklamış, iyileşince de "geçti Bor'un pazarı sür eşeği Niğde'ye" demiş. Tabii olayın aslı bu değil ama temiz Bor havası alan Kleopatra'nın şifa bulduğu gibi bir söylenti mevcut. Daha ne duruyorum ki !

Kitaptan birkaç not aldım. Paylaşayım sizlerle .

Yaşamdaki mutluluğun ana şartları: Yapacak bir şey, sevecek biri ve umut edecek bir şey. Washington Burnap böyle buyurmuş. 

88 yaşındaki Yuki ise demiş ki;

Yiyerek uzun zaman yaşayamazsın, işin sırrı gülümsemek ve iyi zaman geçirmektir. 

Anacığım her şeyden yiyeceksin az yiyeceksin derdi. Hayat felsefesini buna göre kurmak gerek aslında. Her şeyin aşırısı zarar. Stresinde, hareketinde, paranın da , sefanın da , cefanın da. Uzun yaşayanların sırrı diye nitelenen şeyde buna yakın. Azlık, dinginlik ve varılacak hedef. Ve bunları yapabilmek , bedeni zinde tutabilmek için öncelikle zihnin zinde olması lazım ki, bu da her gün yeni bir şey öğrenmeyle mümkün diyorlar. Yaşım ilerledi deyip köşeye çekilmek yok. Hayata dahil ol.

İster uzun yaşayın ister kısa yaşayın, yeter ki yaşayın.! Yaşamak gerçek bir sanat. Kaçımız  yaşıyoruz acaba ? Ben tam anlamıyla  yaşamıyorum şahsen. Mesela sürekli gelecek kaygısı duyuyorum, bazen  geçmişimle hesaplaşıyorum, şimdiki zamanım ise çoğunlukla kahve saatlerim , ki geleceğe kafa yormadığım, en mutlu olduğum saatler. 
Albert Einstein der ki ;

"Mutlu bir adam , o andan o kadar memnundur ki , geleceğe kafa yormaz" .

 Formülü vermiş. Alıp kullanmak bize kalmış. An'da mutlu olabildiğiniz saatleriniz bol olsun.









Perşembe, Mart 19, 2015

Fakir Baykurt / Eşekli kütüphaneci



Uzun zamandır kitap okumakta sıkıntı çekiyordum. Bir zamanlar ayda en az üç kitap okurdum, ah o zamanlar, ne güzel zamanlarmış. Evde bilgisayarım da, internet bağlantım da yoktu o zamanlar. Çalışıyordum . İşyerimde vardı bilgisayarım ve internetim. Akşam eve gelince, bol bol örgü, dantel örüp, kitap okuyordum. Kapattırsam mı acaba interneti ?. Bir kez daha inandım şuna, insan çalışırken daha çok şeye zaman ayırabiliyor. Emeklilik benim için, bir sürü zamanım olmasına rağmen verimsizlik oldu. 

Geçtiğimiz günlerde Sözler adlı blogda tanıştım Fakir Baykurt'un Eşekli Kütüphaneci adlı kitabı ile. Buradan sayın Merki'ye teşekkürlerimi ileteyim hemen. İyi ki paylaşmış , iyi ki görmüşüm, iyi ki aklıma düşmüş.  Çocukluğumda Yılanların Öcü filmini  hayran hayran izlemiştim ama Fakir Baykurt kitabı okumadım. Eşekli kütüphaneci'yi okuduktan sonra ise bir hayli içerledim kendime, daha önce niye okumadım diye. Ve bununla birlikte şunu da anladım bir kez daha, kitap okuyamama sorunum aldığım kitaplarla ilgili sanırım. Çünkü bu kitabı elimden bırakmak istemedim.  

Bu yazacağım satırlar ise kimseyi kınamak adına değil ama üzüntümü belirtmek içindir. Kitabı almak için D&R a gittim. Benim arayıp bulmam zor olacağından direk oradaki elemana müracaat ettim.
_ Fakir Baykurt , Eşekli Kütüphaneci kitabını istiyorum , var mı ?
_ Ne Baykurt ?
_ Fakir Baykurt
Kızımız bilgisayar ekranına bir şeyler yazdı, olmadı, tekrar yazdı olmadı...
_ Fakir Baykurt yazarın ismi mi ?
_ Evet
Tekrar ekrana bir şeyler yazdı ve sonrasında raflara doğru yöneldi, kitabımı aldı geldi.
İşte buna üzüldüm. Fakir Baykurt hakkında herhangi bir bilgisi olmamasına. Şimdiki  gençlerimizin genel kültürü çok zayıf değil mi sizce de ?

Kitabımı aldım eve geldim , zevkle okudum. Çok çok beğendim. Özellikle  gençlerin  kesinlikle okumasını isterim. Tabii henüz okumamış olanlarında. Kitaba konu olan rahmetli Mustafa Güzelgöz'e de hayran oldum. Bana hayatta yapılabilecek çok şey olduğunu bir kez daha hatırlattı. Nur içinde yatsın. Kitabın beni çok içlendiren bir özelliği ise, Fakir Baykurt'un hasta yatağında, yazdığı son kitabı oluşu. 

Kitap arka kapağından :
Sıcak bir yaz günü, peribacaları diyarına Yunanistan'ın Larisa şehrinden Dimitrios Katsikas adında biri gelir. Bu genç adam, yıllar önce bu topraklardan göçe zorlanan büyükbaba ve büyükannelerinin izini sürmek, bir daha buraya dönemeyen akrabalarının yerine bu güzel yerleri gezmek istemiştir. Tesadüfler karşısına yörenin sevilen şahsiyetlerinden "Baba" lakaplı Aziz Güzelgöz'ü çıkarır. Aynı yaşlardaki bu iki genç kısa sürede kaynaşır. Dimitrios, Aziz'in evine konuk olunca, bu büyüleyici diyarda inanılmaz bir adamla tanışır. Aziz'in babası Mustafa Güzelgöz'dür bu kişi; namı diğer Eşekli Kütüphaneci.

Ürgüp'teki kitaplığı yönetirken otuzdan fazla köyün halkına eşekle kitap taşıdığı için takılmıştır bu ad ona. Herkes, özellikle de kadınlar, kitap okusun diye yıllarca çırpınmıştır Mustafa Güzelgöz.

Dimitrios ile Eşekli Kütüphaneci arasındaki sevgi köprüsü yöreyi birlikte gezerlerken iyiden iyiye pekişip güçlenir. Bu arada kan kardeşi olan Aziz ile Dimitrios'un aklına, Ürgüp ile Larisa'yı "kardeş şehir" yapma fikri düşmüştür. Ama bu o kadar da kolay olmayacaktır...

Fakir Baykurt'un, klasik anlatımının tüm olanaklarından yararlanarak, gücü yetene, hatta bitene dek, hasta yatağında yazdığı bu son romanında, sevgi, kardeşlik, azim, cesaret gibi duygular yine okuru sarıp sarmalıyor. 
(Tanıtım Bülteninden)


Kitabı tam bitirmek üzere iken bir öneride sevgili Esra'dan geldi . Esra'dan Dünya'ya blogu. O da Keklik  adlı kitabını okuduğunu ve çok sevdiğini söyleyince, soluğu D&R da aldım. Şimdi Kekliği okumaktayım, yine aynı keyifle. Esra'ya da çok teşekkürler. 
İyi ki blog arkadaşlarım var. 

Salı, Ocak 13, 2015

Kafa Dergi

Ortaokul yıllarımdan beri param oldukça dergi alır okurum. Bazılarını sürekli, bazılarını ara sıra. Çocukluğumun dergileri "Hey" "Ses" "Doğan Kardeş" Biraz büyüklüğümün dergileri "Nokta" "Yankı" son yıllarımın dergileri "Atlas" "Atlas Tarih" "National Geographic " "Geo" "Elele" "Populer Since" vs,vbg..... birde bir sürü mizah dergisi "Gırgır" la başlayıp "Penguen" e kadar uzanan geniş bir liste. 




İki aydır da, beni çok mutlu eden, doyuran , işte aradığım dergi buydu dedirten "Kafa Dergi" yi alıyorum. Dileğim; çok uzun yıllar yayın hayatında kalması. Dergiyi alıp okuduğunuzda bu sözlerimi tekrar edeceğinize eminim. Doygunluğumu anlatacak bir sürü cümle kurabilirim ama net olarak aktaramam. Alın, okuyun, kulağımı çınlatın.  İnstagram Twitter Facebook

                                            Böyle keyifle okunuyor işte                                               



Perşembe, Temmuz 04, 2013

Gezdim gördüm

Takip ettiğim blogların bazılarını gezdim ve neler gördüm beğendim sizinle  paylaşmak istedim.

Rüya Büyüktetik. . Çok beğendim bu yüzükleri.

Rüya Büyüktetik

Kürşat Zaman. Karikatürlerini ve bu karikatürünü  görmeniz gerek.

Kürşat Zaman

Snow White en sevdiğim şiiri paylaşmış. Hemde kuş sesleri arı vızıltıları arasında..Rüzgar çanımı tekrar koyayım bloguma. :)

Snow white

Ayşe Şakarcan "sedir" leri sergilemiş. En bi pek sevdiğim şey sedir. Bir de cam önündeyse bittim bayıldım demektir. Birinci fotoğraf gibi aynen.

Ayşe Şakarcan

Barbros lille atelier. Allahım nasıl güzel bir masa buuu. Renklere bakar mısınız ..

barbroslilleatelier

butiksofie. Pasta tarifni çözmeye çalıştım ama google çevirisi ile pek başarılı olamadım. Pişmeden yapılıyor sanırım bi onu anladım. Almancası iyi olan biri hayrına çevirip yorumda yazsa  ne hoş olur :)

butik sofie

Şimdilik bu kadar dolaşabildim. Sabah 6.30 da kalktım. Bir aile dostumuzla bahçeye kahvaltıya gittik. Oksijen çarptı yine beni. Şimdi uyku zamanı.


Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...







Cuma, Haziran 28, 2013

İlk kitabım

İlkokuldayım. Kaçıncı sınıf tam olarak hatırlamıyorum. Evimiz Maltepe'de bir apartmanın giriş katı. Yaz gelmiş. Okullar tatil olmuş. O zaman bu kadar araba olmadığı için ara sokakta olan evimiz son derece sakin. Ranza da yatıyoruz ablam ve ben. Ben üstte o altta. Pencere açık. Evimiz güneş almadığından dışarıdan nefis, serin bir rüzgar ve kuş sesleri geliyor. Vakit; çocukların öğlen uykusuna yattıkları vakit. Hiç uyumasam da imrendiğim öğlen uykusu. Yan apartmanda olan gazete bayiinden kendime bir kitap almışım. Okumayı o yıllarda çok sevmesem de, özenti içimde. Yaz tatilinde kitap okumak. Sırf bu özentiye cevap vermek için aldığım kitap elimde. Adını bugün net olarak hatırlamıyorum. Kırlangıçlı bir şey olduğu, üzerinde kırlangıç resmi olduğu aklımda kalanlar. Saklamış mıyım acaba o kitabı, bakmam gerek. İlkokuldayım ama aldığım kitabın içeriği boyumdan büyük. Belki ortaokul öğrencilerinin okuyacağı bir kitap. Sarmıyor tabii. Hepi topu o özenme ile 20 sayfa okumuşumdur. İkinci aldığım kitap Gümüş Patenler.
yine mi alsam acaba
Okudum onu. Ama minnacık kitabı belki iki yazda ancak bitirdim. Okumayı geç sevdim ben. Üniversiteyi bitirdikten sonra sevebildim ancak. Dayatmalara gelemeyen bir ruhu var galiba benim. Okul bitti, zoraki okumalar bitti ya, işte o zaman daldım ben kitaplar dünyasına.
İlk kitaplarımı kendim aldım. Ne seçeceğimi dahi bilmeden. Kapağındaki kırlangıç kuşlarının resmi  hoşuma gitmişti sadece. Oysa bugünlerde ana babalar araştırıyor, ilgileniyor ve bilgileniyor; bu şekilde çocukları için en uygun kitapları seçip, onlar için alıyorlar. Tabii çocuklar kendileri de alıyor, sadece ebeveynleri almıyor. Sadede gelecek olursak. Yaz geldi. Tatilde kitap okuma zamanı. Peki ne okuyacak çocuklarımız. Ya da biz çocuklarımıza ne okuyacağız. İşte duyduklarımdan size bir kaç öneri.

İlki; canım arkadaşım Psikolog Çiğdem Çalkılıç Taylor'un hazırlanmasında katkıda bulunduğu dergi. İş bankası Kumbara dergisi. İş bankası şubelerine uğramanız  gerek bunun için. Bir kumbara fonu hesabı da açarsınız belki çocuklarınız için.
İkinci ve daha sonraki bir kaç öneri yine psikologumuzun  önerisi. Kütüphanedeki Aslan. Uzun uzun kitap hakkında bilgi vermeyim. Kitapların altına linkler koyacağım. Bilgilere oradan ulaşabilirsiniz ilginizi çekerse.
Bu kitabı Çiğdemcim 1.ci ve 2. nci sınıf çocuklarına önermiş.
Bilgi ve alışveriş için tıklayınız
Yine Çiğdemimden iki öneri. Bunlar 4ncü sınıf ve sonrası için.
bilgi ve alışveriş için tıklayınız
bilgi ve alışveriş için tıklayınız
Şimdi sıra geldi medyada gözüme ilişen önerilere. Cumhuriyet gazetesi kitap ekinde bakın çocuklar için hangi yaşlara hangi kitaplar önerilmiş.
3-6 yaş arası için. 
Küçük filozof: Neden okula gitmek zorundayım. Bunun dışında serinin başka kitapları da var.
Bilgi ve serinin diğer kitapları için tık


10 + yaş için önerilen ise. İztanbul / Madolyonun Laneti Aysun Hacıoğulları
tık tık
13 + yaş için. Kediler ağlamaz / Melek  Koç
tık pık
Ve son olarak Gaye Dinçel'in bir önerisi var. Bunu büyüklerinde okumasını önermiş. Diyor ki " Çocukların yüreğinin nasıl attığını anlamak istiyorsanız ya da hatırlamak, mutlaka okuyun"
Çocuğum yok ama ben de okumayı düşünüyorum. Gaye Dinçel'in kitap hakkındaki özetini okuyunca beni cezbetti konu.
Kitabımız, Kiraz'ın Şarkıları. Kiraz kitabın kahramanı Lucie'nin kuşunun adı. Ne şirin bir isim.
İşte D&R daki kısa özet.

"Lucienin hayatı, anneannesini kaybettikten sonra büsbütün değişir. Anneannesiyle oturdukları çiftlik evinden taşınıp, şehirde babası, üvey annesi ve üvey kardeşiyle birlikte yaşamaya başlar. Çok sevdiği anneannesinden ona kalan yalnızca Kiraz adlı bir kuştur. Günlerini, kendisini anlayan tek dostu Kirazla geçirir. Lucie odasında Kirazın şarkılarını dinleyerek ve penceresinin önündeki ağacı seyrederek, anneannesiyle birlikte geçirdiği eski güzel günleri düşünür. Ama Lucienin keşfedeceği önemli bir şey vardır: Babası, üvey annesi ve üvey kardeşi de Lucieyi en az anneannesi kadar çok sevmektedir ve önünde onlarla geçireceği çok güzel günler vardır."


tık tık tıkkkk
Şimdilik bu kadar diyorum. Derseniz ki daha daha daha. İşte o zaman araştırır, bulur yine paylaşırım önerileri. "Çocuğunuza kitap hediye etmeyi unutmayın bu yaz tatili için" derim. Hatta, dedim ve gittim. Kendimi günün akışına bıraktım bile.



yine çocuk olsam, Kiraz'ın şarkılarını okusam ranzamda uzanmışken

Cuma, Aralık 21, 2012

Öneriyorum

Nihayet İstanbul'a kar yağdı. Bekleyen arkadaşlarım mutlu olmuştur umarım. Buraya da gönder diyorlardı. Ben de yürekten üflemişim o yöne doğru ki, kar yağdı işte. İşe gidenler ve döneceklere kolay gelsin. Evde oturup kar ve kış keyfi yapacaklara güzel müzik önerilerim var.

Çarşamba günü kısacık zaman diliminde D&R'a uğradım. Bazı şeylerin eve yakın olması da pek iyi olmayabiliyor, her şey,  her an elinizin altında olunca masrafta fazla oluyor. D&R dan iki Cd , bir dergi ve bir minik kar küresi eşliğinde çıktım. Aldığım Cd'nin birini bilerek isteyerek aldım. Fakat diğerini üzerindeki kahve fincanı resmi ve "kahve keyfinize eşlik edecek" yazısı yüzünden aldım ama iyi ki almışım.

Bile isteye aldığım cd Cafe Anatolia İstanbul 2010. Eski bir  enstrümantal cd. Geçtiğimiz günlerde yeğenimde dinleyip çok sevmiş ve  almak için not almıştım adını.
foto kaynak D&R
Piyano, keman , kanun , klarnet ağırlıklı, enstrümantal müziklerden oluşuyor. Çok iyi bildiğiniz şarkılar mevcut cd'de. Bu cd'nin yürek yakan bir tarafı var baştan söyleyim. Çünkü keman sesi,kanun sesi  içinizi cızlatıyor. Ruhunuz hüzün kaplı  ise dinlemeyin. Daha da hüzünlü  hale gelebilirsiniz. Biz geçenlerde Amerikano oynarken dinledik, gayet iyi gitti.
Albümde 14 şarkı var, sizin için listeledim ve bir kaç şarkıya da link verdim dinleyip fikir edinin diye.

1. Kolaymı 
2. Another Day (Bir Başka Gün)
3. Keskin Bıçak
4. An Umbrella Over Vosporos
5. Los Ejes De Mi Caretta 6. Dido
7. Gidemem 
8. To Miamii
9. Ola Se Timuzun (Olmasa Mektubun)
10. Özledim Seni
11. Şimdi Uzaklardasın 
12. Yakamoz
13. Elif Dedim
14. Theme From The Silk Road


Araya bu şirin, minik kar küremi ekleyim istedim. Başucuma koydum, bu şirin ayıcık gülümsedi bu sabah uyanınca, bende onu salladım ve kar taneleri uçuşmaya başladı. İşte çocuk ruhumun yansıması. Kendimi de , içimdeki çocuğu da seviyorum. Onun mutlu olması demek benim mutlu olmam demek. Bu da yeni yıl öncesi içimdeki çocukla bana  minik bir hediye işte.
kaynak
                                     Gelelim tesadüfen ve üzerindeki resimlere  göre aldığım cd'ye.

kaynak D&R

Kahveye ne kadar düşkün olduğum bir kez daha kanıtlandı. Hoş kanıta gerek yok ama,  algıda seçicilik bu. Rafta üzerinde kahve resimleri olan cd'yi görünce hemen dikkatimi çekti. İyi ki de çekmiş. Çok beğendim. Fiyatını yanlış okumuşum bu arada.  22 tl okuyup kasa da 29 tl olduğunu öğrenince yüzüm hafif buruşsa da içinde 2 cd olduğunu düşününce gülümsedim. Artist müzik tarafından oluşturulan karma bir cd. Gerçekten kahve keyfinize keyif katar. Yine yukarıda olduğu gibi listeyi yazıp , sizin için seçtiklerime  link veriyorum. Bildiğiniz bir sürü şarkı var cd'de  fakat tanıdığınız isimler değil farklı sanatçılar seslendirmiş. Ben müzikler hakkında bilginiz olsun diye linkler vereceğim ama cd deki sanatçılardan değil.

Kahvenizi yapıp gelin hadi.

DİSK 1

1. Mi Caro Mozart :Ella Franti
2. Et si tu nexistais pas:Florence
3. Les Parapluies de Cherbourg:Passion Rouge
4. La Cancion de Orfeo (manha de carnaval):Gloria Lasso
5. Porque Te Vas:Achille
6. Stars:Algo Diferente
7. Caravan: Connie Evingson
8. It Had Better Be Tonight:Cafe Accordion
9. Laccordéoniste:Jeannette Byrne
10. Indifference (Valse):Cafe Accordion
11. I Love Paris:Carolina Stefani
12. Windmills of Your Mind:Connie Evingson
13. Lagrimas Negras:Barbarito Diez

Lagrimas Negras

Et si tu nexistais pas

Caravan

DİSK 2

1. La Boheme:Jeannette Byrne
2. La Valse Damelie :Trio Garufa
3. Gottingen:Bruno
4. The Winner Takes It All:Myra Neff 
5. Diamonds and Rust:Tim Shelby
6. La Mer:Laura Cain
7. Un Homme et Une Femme:Passion Rouge
8. Tu Vuò Fà Lamericano:Gypsy Jazz Trio
9. Alicia:The Tango Group
10. Ochi Chornye (Dark Eyes):Sacha Eltsin
11. Whats Going On:Rick Scott
12. Los Bilbilicos:Rebekah

The winner takes it

Los bilbilicos

Un homme et Une femme

Evet, her ikisini de öneriyorum sizlere. Alır, dinler ve beğenirseniz, kulaklarımı çınlatın ...

                                                                   Dergi mi ? İşte bunu aldım.

tıklayın D&R dan alın kapınıza kadar gelsin
                                                          Gününüz güzel geçsin emi.

.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...