film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ocak 02, 2025

TRT2 Ocak 2025 film listesi

Uzun zamandır film izlemiyorum. Belli  bir nedeni yok. Odaklanma sorunu olabilir belki. Yeni bir yılla birlikte hedef koymak gibi bir ritüel var madem bende katılayım bu yıl dedim. Kendime hedef ararken Farsça öğrenmek ilk sırayı aldı. Bir süredir aklıma takılıyordu. Dil öğrenmekte çok başarılı olmasamda ne öğrensem kârdır . İkinci sıraya film izleme hedefini yerleştirdim. Dijital kanalların abonesi değilim, o yüzden TRT2 filmlerini listeye dahil ettim. Filmler orijinal dillerinde yayınlanıyormuş. Ben izlemeye Cuma günü başlayacağım. Neden ?  Türk filmlerine karşı bir önyargım var ve uzun zamandır film izlemediğim için bu mesafeyi koruyarak hedefe başlamak istedim. Resim yapan biri olarak Cuma günün filmi bana cazip geldi. Louis Wain'in Renkli Dünyası 

 

İşte Ocak ayı film listesi. 

1 Ocak Çarşamba 21.30 Buğday

2 Ocak Perşembe 21.30 Cenneti Beklerken

3 Ocak Cuma 21.30 Louis Wain'in Renkli Dünyası (The Electrical Life of Louis Wain)

4 Ocak Cumartesi 21.30 Ayakkabılı Deniz Kabuğu Marcel (Marcel The Shell With The Shoes On)

5 Ocak Pazar 21.30 Adadaki Hazine (Lost & Found)

6 Ocak Pazartesi 21.30 Memoria

7 Ocak Salı 21.30 Semret

8 Ocak Çarşamba 21.30 Nokta

9 Ocak Perşembe 21.30 Komşum Totoro (My Neighbor Totoro)

10 Ocak Cuma 21.30 Bayan Lowry ve Oğlu (Mrs Lowry & Son)

11 Ocak Cumartesi 21.30 Belfast

12 Ocak Pazar 21.30 Hachi: Bir Köpeğin Hikayesi (Hachi: A Dog's Tale)

13 Ocak Pazartesi 21.30 Oyunbozan (Systemsprenger)

14 Ocak Salı 21.30 200 Metre (200 Meters)

15 Ocak Çarşamba 21.30 Gölgeler ve Suretler

16 Ocak Perşembe 21.30 Yürüyen Şato (Howl's Moving Castle)

17 Ocak Cuma 21.30 Gizli Bir Yaşam (A Hidden Life)

18 Ocak Cumartesi 21.30 Bir Numara (Numéro une)

19 Ocak Pazar 21.30 Küs Kardeşler Limited Şirketi (The Darjeeling Limited)

20 Ocak Pazartesi 21.30 Hatıra Kutusu (Memory Box)

21 Ocak Salı 21.30 Sefer Tası (Lunchbox)

22 Ocak Çarşamba 21.30 Mavzer

23 Ocak Perşembe 21.30 Gökteki Kale (Laputa: Castle in the Sky)

24 Ocak Cuma 21.30 Toprağın Gölgesinde (La tierra y la sombra)

25 Ocak Cumartesi 21.30 Borg/McEnroe

26 Ocak Pazar 21.30 Miraciyye Saklı Miras

27 Ocak Pazartesi 21.30 Sessiz Kız (An Cailín Ciúin)

28 Ocak Salı 21.30 Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol (Mandela: Long Walk to Freedom)

29 Ocak Çarşamba 21.30 Kalandar Soğuğu

30 Ocak Perşembe 21.30 Küçük Cadı Kiki (Kiki's Delivery Service)

31 Ocak Cuma 21.30 Kazananlar Kulübü (Win Win)

İzlediklerimi  buraya yazayım , bakalım kaç tanesini izleyebileceğim.
 - 5 Ocak Pazar 21.30 Adadaki Hazine (Lost & Found) ⭐️⭐️⭐️
- 13 Ocak Pazartesi 21.30 Oyunbozan (Systemsprenger) ⭐️⭐️⭐️
 

Çarşamba, Ocak 13, 2016

Joy

severim kendisini :))


Dün, 2016 nın ilk ayında vizyona girmiş olan filmlerden izlemek istediklerimi bir liste olarak  paylaşmıştım. İlk filmi izledim şükür. Bir özlemişim ki , pek hoşuma gitti. Joy'u izledim.  Zevler farklı olsa da fikrimi yazayım dedim. 

Sıkıldım mı ?
Hayır sıkılmadım, zevkle izledim. 
Çok mu güzeldi ?
Hayır ama kötü de değildi. 7/10
Sürükleyici mi ?
Evet _ Hayır

Şunu bir kez daha anladım ki, kitap yada filmde biyografi seviyorum. Bu da bir biyografi filmi. Joy Mangano adlı mucit kadının yaşam hikayesinden bir kesit. Hayata tutunan, yılmayan bir kadını izlemek insana , "yürü be seni kim tutar" hissi veriyor. Bi böle, "evet yapabilirim yaa" diyorsun ki , insanı motive etmesi açısından bile izlenebilecek bir film. Film eleştirmeni moduna girmeden söylüyorum.

Evet, izleyin bence bu filmi. 



Sinemalar.com

Salı, Ocak 12, 2016

Film izle 2016

Ben bana yetmezken, zaman bana hiç yetmez oldu. Çok şey yapmak isteyip hiçbir şey yapmadığım zamanlardayım yine bu aralar. Bir deli telaş hayat. Ye iç, yıka giy kirlet yıka, sev sevil, sevin üzül, uyu uyan.... Telaş demişken çarpıntım mı var yoksa ruhumda mı bir telaş var anlamıyorum, hep bir pır pır hallerdeyim. Kısacası yine ben bende değilim. Toparla beni zaman, yeter artık.

Uzun uzun süredir film izlemedim. Odaklanamıyorum. Hep bir sonraki ana çok rahat odaklanırken , şimdiki zamandaki  filme zor odaklanıyorum. Tek izlediğim şey Türk filmi kıvamındaki dizi Kiralık aşk. Beni hiç yormuyor. İçinde şiddet yok, üzüntü yok. Tüm haftanın yorgun düşüncelerini alıp götürüyor. Tabii bu, film izleme isteğimi doyurmuyor. Kendime bir liste yaptım 2016 filmleri için. Umarım izlerim.

İzle Bunları Füsun Listesi 

  • Joy




  • The hateful eight





  • Heidi 






  • Youth




  • Carol

Perşembe, Nisan 04, 2013

Şamar oğlanı

Şamar oğlanı; bütün kötü olayların nedeni sayılan, sürekli suçlu bulunan ve azarlanan kimse. 

Hepimiz en az bir kez kullanmışızdır bu deyimi. Sözlük anlamı bu imiş şamar oğlanının. Ben de sözlük anlamını biliyordum sadece. Ta ki mailime gelen bir e-postaya kadar. Neler yaşamış insanlar, ne günlerden bu günlere gelinmiş. Maili aynen aktarıyorum.



16. ve 17. yüzyıllarda feodal düzenin hakimiyeti sonucu, üst sınıf ve alt tabaka arasındaki uçurum iyice açılmıştı.
Öyle ki soylu kesim, kendisini halktan çok üstün görüyor ve onlarla herhangi bir yakın temas kurmaktan kaçınıyordu. 

Dolayısıyla saray mensubu ve asilzade çocuklarının halkın arasına karışıp, onlarla aynı dersliklerde eğitim almaları düşünülemezdi. 

Doğal olarak en iyi hoca ve alimler, saray, şato ve konaklara bu çocukların ayağına getiriliyordu.

Ancak o dönem eğitim sırasında dayak ve cezalandırma çok yaygındı ve tabi ki bu yöntemin soylu çocuklar üzerinde kullanılması mümkün değildi. 

İşte buna çözüm olarak alt tabakadan olan bir çocuk, ders sırasında bu dayağı yemek için hazır bulunuyordu.
Asilzade çocuğunun işlediği her hatada şamar ve sopayı bu çocuk yiyordu.

Diğer bir ayrıntı da, derse katılan bu halk çocuğunun bir şeyler öğrenmemesi için sağır kimseler arasından seçilmesi ya da bilhassa bu iş için sağır edilmesiydi.

Bunu okuduktan sonra ben bir üzüleyim, bir üzüleyim. O çocuklar geldi gözümün önüne. Çocuklara karşı fena hassasımdır. Onlar incinmesin. Bir çok ailede de, çok zaman çocuklardan biri şamar oğlanı olur. Aman dikkat, şamar atarken doğru kişiye atıp atmadığımızdan emin olalım. 

Bu yazıyı yazmadan önce internette neler var bu konuda diye bir araştırdım. Bir çok siyasi yazı var şamar oğlanı başlığında. Benim sizinle paylaştığım yazı var, bir de sinema filmi var. Filmin adı   "Dan in real life" Türkçe çeviri ismi " şamar oğlanı"  .Ne diye böyle bir isim vermişler pek anlamasam da , bugün bu filmi izleyince anlarım herhalde. Belim tutuldu ve vaktimi evde geçiriyorum. Bu sebeple bugünü de film günü ilan etmiş olurum. Hem dün gece burnuma patlamış mısır kokularıda gelmişti. Bir de mısır patlatırım kendime bu vesile ile. Hayat garip işte, bir mail nelere gebe ...

Film 2008 yılı yapımı. IMDB Puanı : 6.8 Benim izlemem için yeterli sebepler ise şunlar. Filmde Steve Carell ve Juliette Binoche var. E kafi bana. Daha çok bilgi için TIK

foto kaynak

Cuma, Şubat 17, 2012

3 idiots


Dün gece 2009 yılı , Hindistan yapımı bir film izledim. 3 idiots. Filmin konusu şöyle. Hindistan'ın en iyi mühendislik okulundaki üç öğrencinin , eğitimleri süresince  yaşadıkları üzerinden, hayata dair bir çok şeyin anlatıldığı bir film. Kah ağladım, kah güldüm, kah öğrendim. Güzel bir 160 dakika geçirdim. İki akşam önce izlediğim Amerikan filminden sonra değişiklik oldu benim için Bollywood filmi izlemek. Filmin türü hakkında şöyle yazıyor sinemalar.com 'da . Dram, komedi ,müzikal, romantik , gençlik. Çok güzel ifade etmişler, gerçekten hepsi aynı filmdeydi. Duygu seli. En çok da verilen felsefeleri sevdim. Hem eğitim sistemine ait, hem de kişisel başarı ve mutluluğa dair. Ve film içinden kendi payınıza alabileceğiniz şeyler çıkacak, işte ben bunu seviyorum .
Filmin müzikleri de çok hoştu. "Zubi dubi pum paara " birlikte söyleme isteği uyandırıyor. Dinlemek için  TIK  
Filmin oyuncularından Aamir Kahn'ın muzip şirinliğine ise bayıldım.

                                                                          Aamir Khan (Rancho)
Kaynak :sinemalar.com


Filmin başlarında  Rancho'nun anlattığı bir anısı var.  Kısacık, sıcacık ve  çok anlamlı bir anı. Ve sonuçta ortaya çıkan bir slogan.  Bence sırf o anısını  dinlemek ve sloganı kapmak için bile izlenesi bir film.




Pazar, Ocak 29, 2012

Pazar sineması


İlkbahar,Yaz,Sonbahar, Kış... Ve İlkbahar. Filmin orijinal adı  Bom yeoreum gaeul gyeoul geurigo bom. 2003 yılı yapımı bir film. Filmin yönetmeni ve senaristi  ise Güney Koreli bir isim ,Kim Ki_duk.

kaynak



Dün gece bu filmi uzun zaman sonra ikinci kez  izledim. Çok fazla tekrar yaptığım film yoktur. Kadın Kokusu dışında. Al Pacino'nun o filmini sonsuz kez izleyebilirim. Sinemayı severim ama tiyatro kadar değil. Çok  bilgimde yoktur sinema  konusunda. Bir şeyler izleyim dedim. Aklıma bu film geldi .  Özlemişim . Tekrar izlemek istedim ve izledim. Sanırım bir üçüncü kez de izleyeceğim. Uzak doğulu yönetmenlerin filmlerini seviyor gibiyim. Daha öncede Despatures/ Gidişler isimli bir Japon filmi izlemiş ve önermiştim sizlere. O da çok etkileyici idi.
İlkbahar,Yaz,Sonbahar, Kış... Ve İlkbahar'ı sizlerden  de izlemiş olanlarınız mutlaka vardır. İzlememiş olanlara ise kesinlikle öneririm. Pazar günü için güzel bir seçim olabilir. Çünkü  bu film bambaşka. Yalnız filmi izledikten sonra kendinizi tuhaf hissedebilirsiniz. Çok normal telaşlanmayın. İzleyen hemen herkes aynı şeyi söyledi.Filmden benim sevdiğim bir kaç şey. Sevginin gücü, mevsim geçişleri , kapıların olmaması çok hoştu. Özellikle göldeki kapıya bayıldım. İnsanın iç dünyası ile dış dünyası gibi. Bugün sahiplenme konusunda daha bir esneğim mesela. Kısacası bir yerinden tutunuyorsunuz filme. Görsellik de mükemmel filmde. O gölün güzelliği için bile izlenebilir. Neyse uzun uzun anlatmayım, tadı kalmaz. Çok etkilendiğim ve beğendiğim bir film olduğunu söylemek istedim sizlere. Bilmeden izlemem diyenlerdenseniz ve konuyu merak ederseniz. BURADA  uzun uzun bilgi verilmiş.
Filmin müziği Kim Young-im tarafından seslendirilmiş. Dinlemek için Tıklayınız

Ve fragman için TIKLAYINIZ

Çarşamba, Aralık 14, 2011

Bisikletli çocuk

Güzel bir film izledim. Bisikletli çocuk. Orijinal adı Le Gamin Au Vêlo. Fransız yapımı bir film. Sevginin ne büyük bir açlık, ne büyük bir ihtiyaç olduğunu o kadar güzel anlatmış ki. Film sonunda herkesi kucaklayasım geldi. Asıl konu, babası tarafından reddedilen ve yetimhanede kalan bir çocuğun hayatından bir kesit. Psikolojik bir sürü mesajı var filmin. Ama benim aldığım mesaj, sevginin gücü idi. Hayatında  sevgisine tutunabileceği  birisi olduğu sürece yaşama devam edebiliyor insan. Daha fazla anlatmak istemiyorum, izleyecekler için tadı kaçmasın.

 İzlemenizi öneririm. Filmin  aktristi Cêcile De France . Ve ben bayıldım kadına. Nefis oynamış. Ve Jêrêmie Renier, çok yakışıklı çokkk. Film hakkında bilgi almak için BU sayfayı ziyaret edebilirsiniz.






Film, bu sene Cannes Film Festivali'nde Nuri Bilge Ceylan'ın  filmi Bir zamanlar Anadolu" ile "Büyük Jüri Ödülü"nü  paylaşmış.
FRAGMAN İÇİN TIKLAYINIZ

Çarşamba, Temmuz 13, 2011

Bu hafta ne izlenebilir

Larry Crowne


İşsiz kalınca ev kredisini ödemekte zorlanan ve boş günlerinde ne yapacağını bilemeyen Larry, dostlarının tavsiyeleriyle yeni bir başlangıç için yerel bir  üniversiteye gitmeye başlar. Ve hitabet hocası Mercedes’e aşık olur.
Öğretmenliğe ve kocasına karşı ilgisini yitirmiş olan Mercedes, müthiş bir değişim geçiren bu orta yaşlardaki öğrencisine karşı ilgi duymaya başlar.

Film Komedi / Drama Tom Hanks yönetmiş.
Oyuncular :  Tom Hanks, Julia Roberts, Bryan Cranston, Wilmer Valderrama, Rami Malek
Filmin resmi sitesini ziyaret etmek ve fragmanları izlemek için TIKLAYINIZ

Aşk ve küller  / Blue Valentine



Dean ve Cindy, 2000′lerin modern evli çiftlerinden biridir. Cindy evliliği sırasında kendi ideallerini gerçekleştirmek için daha güçlü hale gelmiş ve değişmiştir. Dean ise Cindy ilk tanıdığında nasılsa o şekilde kalmıştır, kendisini yenilememek ve yerinde saymak bir süre sonra çiftin arasında sorunlara neden olur.Hayatlarının bu döneminde Dean ve Cindy , gençlik yıllarını ve birbirlerine aşık oldukları zamanları hatırlamaya çalışırlar.

Türü dram, romantik.Yönetmen  Derek Cianfrance
Filmin resmi sitesi : http://www.bluevalentinemovie.com/

ve ayrıca Serseriler , Ölüm odası ve  Kiracı da alternatif olabilir. Gerlim ve fazla dram kaldıramayacağım bir dönemde olmamdan dolayı  ben detaylarını verdiğim iki filmi tercih ediyorum. Bir başka tercih sebebimde Ryan Gosling  :)   Çok sevdiğim bir oyuncu. Cinayet gecesi  adlı filmde izlemiştim ilk olarak. Gerilim sevenler Kiracı yı tercih etsin. Ben bunları izleyeceğim :)

Sinemalardan


Şirinler sonunda sinemalarda. 2010 yılında tamamlanacağı belirtilen film nihayet 6 Ağustos 2011 de tüm ülkelerde aynı zamanda vizyona giriyor. Film 3 boyutlu , bu da ayrı bir güzellik tabii ki. Ben çok seviyorum çizgi filmleri. Hala da izlerim. Eminim filmde en az çizgi filmi kadar güzeldir.Film hakkında birazcıkda bilgi edindim.


Yapım:                
2011 ABD _ BELÇİKA
Yönetmen:
Raja Gosnell
Oyuncular:
Neil Patrick Harris, Jayma Mays, Sofia Vergara, Hank Azaria, Bryan Dechart, Cheryl Alessio, Gail Bugeja, Ken Myers, Anna Kuchma, Ashley Fung, Barbara Vincent, Dominique Kelley, James Belyeu, Jillian Joseph, Joe Urban, John Speredakos, Kevin Fung, Lizzie Yousko, Madison Mckinley, Marc ı. Daniels, Monica Ciszczon, Nick Latrenta, Nicolina Capitanio, Ronald Scott Maestri, Scott Dillin, Scott Churchson, Shirley Dluginski, Steve Antonucci, Todd Fredericks, Tyree Michael Simpson, Victor Pagan

Senaryo:
Peyo, David Ronn, David N. Weiss, J. David Stem, Jay Scherick

Müzik:
Heitor Pereira
Filmin Websitesi:
Filmin web sitesini ziyaret edin . Çok eğlenceli :) Fragmanları da  buradan izlemenizi öneririm. HD kalitesi ile.
http://www.smurfhappens.com/site/

İyi seyirler. Bir çoğumuz bu filmi izleyeceğiz eminim :)

Ve şirinlerin ardından Tenten de film haline getirildi. 2011 yılında o da vizyonda olacak. Filmin yapımcısı Steven Spielberg. Film 3 boyutlu olacakmış.
İşte filmin fragmanı






.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...