Nedir diye sorarsanız , anladığım kadarı ile iyi bir şey diye cevap verebilirim. Neden anladığım kadarı ile diyorum çünkü henüz tam olarak anlayamadım. Geçen günlerden birinde Cem Mumcu' nun web sayfasını ziyaret ettim. 2012 yılında yayınladığı bir yazısını okudum . Ben Ok'im, sen Ok'sin . Bir kitap tanıtımı. Mumcu'nun Okuyanus yayınlarından çıkmış, Thomas Harris imzalı bir kitap. İşte bu kitap transaksiyonel analizden bahsediyormuş. Kitabı aldım, bugün itibari ile okumaya başladım. Kişisel gelişim okurum ara sıra. Bir de bunu okuyayım bakalım. Böylelikle Transaksiyonel Analiz kelimesi ile tanıştım. İyi de nedir bu TA di mi ?
Yaşam, kişiler, kişilik, gelişim , psikoloji vbg... gibi çok geniş bir alanda, insan davranışlarını açıklayan bir yaklaşım TA. Eric Berne tarafından geliştirilmiş. Okumak isterseniz kimdir diye BURADA Temelinde olumlu bakmak var ama sadece dünyaya olumlu bakmak yetmiyor, karşındaki insanı da kendini de, iyi yani "Ok" olarak görmek önemli. Bir de iletişime geçtiğin kişinin o anda kim olduğunu bilmek önemli. Yetişkin mi, ebeveyn mi çocuk mu ? Çoğunluğumuz başka hayatlar yaşarız. Kendi hayatını yazmak ve yaşamak çok kolay değildir. İstediğiniz işi yapmak bile kısıtlanmıştır genel olarak. Misalen ben ; kendi hayatımı yazabilseydim eğer tiyatro oyuncusu olmak isterdim. Ama ailemin yazdığı hayatı yaşadım işletmeci oldum. İşte TA , size kendi hayatınızı yazma ve yaşamak şansını veren bir yaklaşım. İçimizde bulunan yetişkin, ebeveyn ve çocuğu tanımamızı sağlayan bir kitap tutuyorum şu an elimde. Değişim için hiç bir zaman geç değildir. Kısıtlılık halinden sıkıldıysanız bu bir adımdır belki de. İçimdeki yetişkin, ebeveyn ve çocukla tanışmak istiyorum. şahsen. Siz de isterseniz diye paylaştım bu bilgileri. Bunları yazarken kimdim acaba ? Yetişkin mi, ebeveyn mi , çocuk mu ?
Konu ile ilgili makaleler okumak isterim diyenlere...
tıktık
cem mumcu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cem mumcu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Perşembe, Kasım 28, 2013
Perşembe, Ocak 03, 2013
Benden şeyler
Bilirsiniz kendime hediye almayı seviyorum. Bu ara dozu biraz fazla kaçırmışım. Gelen kredi kartı ekstresi gözlerimin fırlamasına yol açtı ama olsun, demek ki bu ara kendimi şımartmaya çok fazla ihtiyacım varmış. Bu ay fren yapar dengeyi kurarım.
Ve yine ekstrede göze batan bir şey vardı ki, o da D&R alışverişlerinin çok fazla olması.
Mesela, Gripin albüm çıkarmış, almamam mümkün olabilir mi onları bu kadar çok severken. Aldım tabii ki. Canlarım onlar benim. Bu seferde Yalnızlığın çaresini bulmuşlar. Bir itiraf , sanki bir önceki albüm çok daha iyi idi. Oradaki tüm şarkıları çok çok çok beğenirim. Bu albümde bir kaç şarkıyı eledim. Olsun tek şarkı bile olsa benim için Gripin her daim bir numara. Buradan albümdeki şarkıları dinleyebilirsiniz. "Neden bu elveda" yı çok seviyorum. Benim için dinleyin.
Aldığım diğer Cd'leri daha önce "Öneriyorum" başlığında anlatmıştım. Onlarda çok güzeller. Ama bana tuzluya mal oldular. Kabarık bir ekstreye.
Cem Mumcu 'nun kitap tanıtımını izledim, çok beğendim oradaki cümleleri. Kendisini bilirim ama kitabını hiç okumamıştım. Kitabı rafta görüp elime alınca bırakamadım yerine. Almamak olur muydu hiç. Aldım tabii. Binbir İnsan Masalları. Kitap 139 ayrı öyküden oluşuyor. Kimi iki sayfacık, kimi bir sayfa. Ama bir ömrü anlatıyor satırlar size. Çok çarpıcı öyküler var. Okuyup bitirdiğinizde bir şamar iniyor yanağınıza. Tokatlana tokatlana öyküden öyküye geçiyorsunuz. "Poffff bu ne yaaa" diyorum her öyküden sonra.
Ben 28 TL.ye aldım. Şimdi gördüm ki indirim var D&R web sayfasında. 20.49 TL ye satılıyor şu anda. Çok iyi rakam. Kaçırmayın derim tıktık
Melek objeli şeyleri çok seviyorum. Güzel bir melek biblosu almak istedim kendime. Ne yazık ki henüz o bibloyu bulamadım. Onu ararken bir başka melek objeli eşya buldum. Ben takılarımı çıkarınca yerine koyamıyorum hiç. Balık burcunun dağınıklığı sanırım. Çok dağınık bir insanım. Odamın içinde bazen adım atacak yer kalmıyor ıvır zıvırdan. Takılarımı da başucumdaki komodinin üzerine bırakıyorum. Sonra bir daha bir daha derken birikebiliyor. İşte sonunda bu melek takılarıma sahip çıkacak.
Yüzük sever bir kişiliğim var. Montürünü beğendiğim her yüzüğü alabilirim. Bu en sevdiğim yüzüklerimden biri. Ay ve yıldız . Çok ucuza aldım. 10 TL. İşte böyle, melekli tabak kendime hediye. Birikmiş bonuslarımla aldım.
Sunay Akın kitaplarımı anlatmış mıydım size. Unutkanlık had safhada . Anlattım galiba. Olsun bir daha anlatayım. Sunay Akın'ın iki kitabını aldım. Alınacaklar listenize ekleyin derim. Çok eğlenceli bir anlatımla neler neler öğretiyor insana.
Birisi "İstanbul'da bir zürafa". Henüz okumadım beklemede. Diğeri ise şu aralar okuduğum kitaplar arasında. "Ay hırsızı" . Bitmek üzere. Bitince zürafalı kitaba geçilecek.
Yeni yıl öncesi melekli tabak ile beraber, içinde güller olan minyatür saksı ve mini çam ağacıda odada kendine yer buldu.
Ve yine ekstrede göze batan bir şey vardı ki, o da D&R alışverişlerinin çok fazla olması.
Mesela, Gripin albüm çıkarmış, almamam mümkün olabilir mi onları bu kadar çok severken. Aldım tabii ki. Canlarım onlar benim. Bu seferde Yalnızlığın çaresini bulmuşlar. Bir itiraf , sanki bir önceki albüm çok daha iyi idi. Oradaki tüm şarkıları çok çok çok beğenirim. Bu albümde bir kaç şarkıyı eledim. Olsun tek şarkı bile olsa benim için Gripin her daim bir numara. Buradan albümdeki şarkıları dinleyebilirsiniz. "Neden bu elveda" yı çok seviyorum. Benim için dinleyin.
| tık |
Aldığım diğer Cd'leri daha önce "Öneriyorum" başlığında anlatmıştım. Onlarda çok güzeller. Ama bana tuzluya mal oldular. Kabarık bir ekstreye.
Cem Mumcu 'nun kitap tanıtımını izledim, çok beğendim oradaki cümleleri. Kendisini bilirim ama kitabını hiç okumamıştım. Kitabı rafta görüp elime alınca bırakamadım yerine. Almamak olur muydu hiç. Aldım tabii. Binbir İnsan Masalları. Kitap 139 ayrı öyküden oluşuyor. Kimi iki sayfacık, kimi bir sayfa. Ama bir ömrü anlatıyor satırlar size. Çok çarpıcı öyküler var. Okuyup bitirdiğinizde bir şamar iniyor yanağınıza. Tokatlana tokatlana öyküden öyküye geçiyorsunuz. "Poffff bu ne yaaa" diyorum her öyküden sonra.
| tık |
Melek objeli şeyleri çok seviyorum. Güzel bir melek biblosu almak istedim kendime. Ne yazık ki henüz o bibloyu bulamadım. Onu ararken bir başka melek objeli eşya buldum. Ben takılarımı çıkarınca yerine koyamıyorum hiç. Balık burcunun dağınıklığı sanırım. Çok dağınık bir insanım. Odamın içinde bazen adım atacak yer kalmıyor ıvır zıvırdan. Takılarımı da başucumdaki komodinin üzerine bırakıyorum. Sonra bir daha bir daha derken birikebiliyor. İşte sonunda bu melek takılarıma sahip çıkacak.
Yüzük sever bir kişiliğim var. Montürünü beğendiğim her yüzüğü alabilirim. Bu en sevdiğim yüzüklerimden biri. Ay ve yıldız . Çok ucuza aldım. 10 TL. İşte böyle, melekli tabak kendime hediye. Birikmiş bonuslarımla aldım.
Sunay Akın kitaplarımı anlatmış mıydım size. Unutkanlık had safhada . Anlattım galiba. Olsun bir daha anlatayım. Sunay Akın'ın iki kitabını aldım. Alınacaklar listenize ekleyin derim. Çok eğlenceli bir anlatımla neler neler öğretiyor insana.
Yeni yıl öncesi melekli tabak ile beraber, içinde güller olan minyatür saksı ve mini çam ağacıda odada kendine yer buldu.
Başka ne var benden. Kahve ritüelleri devam. Resim yapmaya devam. Bir kaç el işi var araya sıkışan. Günlük işler. Nette gezintiler. Bukombin'de dekorasyon denemeleri. Okumalar. Yani aynı ben.
Cuma, Haziran 15, 2012
Yaz için garip öneriler
Yaz geldi sonunda. Hiç gelmeyecek galiba diyorduk ama tüm haşmeti ve yakıcılığı ile geliverdi. Şimdi ilkbaharları, sonbaharları özleme zamanı. Hep bir özlemle geçiyor ömür. Ilık bir bahar sabahı uyanmayı, gözlerimi açar açmaz çam ağaçlarıma bakmayı, mutfaktan gelen çayın kokusunu duymayı, yine mutfaktan gelen "... . . ." sesleri duymayı, çiçeklere konan arıların vızıltısını, denizin içindeki taşların tıngırtısını, yoldan geçen sebzecinin nidalarını, komşu çocuğun "annnnneeee topumu at " diye canhıraş bağırtısını, sevdiğini görünce kalbinin hızlanan tiktaklarını, gün batımında kulağında "belki güneş ikimiz için doğar" şarkısının çınlamasını, şen kahkahalarının kulaklarda yankılanmasını, ( ne diyorum ben , biri beni durdursun konuyu saptırdım yine )
Ve gelen kavurucu yaz ile birlikte, medya da bir sürü öneri, bir sürü yapılması gerekenler listesi yayınlanıyor. Çok su için, kilo verin ki bikini giyebilesiniz, güneşten korunma yolları , yaşlılar yazın nelere dikkat etmeli vb. , vs. En az bir kaçını okumuşsunuzdur bunların. Peki benim hatırım için bunu da okur musunuz ?.
Yaz için garip öneriler TIK TIK
Ve gelen kavurucu yaz ile birlikte, medya da bir sürü öneri, bir sürü yapılması gerekenler listesi yayınlanıyor. Çok su için, kilo verin ki bikini giyebilesiniz, güneşten korunma yolları , yaşlılar yazın nelere dikkat etmeli vb. , vs. En az bir kaçını okumuşsunuzdur bunların. Peki benim hatırım için bunu da okur musunuz ?.
Yaz için garip öneriler TIK TIK
Pazartesi, Haziran 04, 2012
Kaygı mı ? Üzüntü mü ?
Cem Mumcu, psikiyatrist, yazar, tv programcısı. Bir makalesini okudum ve sizlerle paylaşmak istedim. Enteresan bir soru sormuş. "Kaygı, korku ve üzüntü versem size, hangisini alırsınız? Biliyorum hiçbirini istemediğinizi. Yine de, “Mecbur kalsanız neyi alırdınız?” demeye getiriyorum." diyor.
Makaleyi okumadan önce siz de soruyu cevaplandırın. Kaygı mı ? Üzüntü mü ? Ben satırları okuduğum anda, yıllardır kaygı çeken biri olarak üzüntüyü tercih etmiştim.
Cem Mumcu makalesini okumak için tıklayınız
Makaleyi okumadan önce siz de soruyu cevaplandırın. Kaygı mı ? Üzüntü mü ? Ben satırları okuduğum anda, yıllardır kaygı çeken biri olarak üzüntüyü tercih etmiştim.
Cem Mumcu makalesini okumak için tıklayınız
![]() |
| foto: Füsun T. |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



