Perşembe, Şubat 07, 2013

Benden şeyler

             Başsağlığı dilekleriniz, yorumlarınız için hepinize çok çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız.

            
Canım hiç bir şey yapmak istemiyor. Hayatın tadı tuzu yok bugünlerde. Yaptığım şeyleri de kendimi koyvermemek adına zoraki yapıyorum.  Düşünmemeye çalışıyorum, sürekli film izliyorum. Benden önce bu deneyimi yaşamış olanların tavsiyelerini can kulağı ile dinliyorum. Zamanla geçecek ama yok olmayacak, hep bir yerlerde yanacak ve  zaman zaman alevlenecek diyorlar. Ben de kendimi ve yüreğimin acısını zamana emanet ediyorum.Sudan çıkmış balık gibiyim. Boşluktayım. Çok tuhafım. Bu cümleler asla yaşadığım şeyin tarifi değil, tarif edemiyorum hiç bir şekilde. Zor bir şey, çok zor.

21 yorum:

  1. sevgili füsun;

    kimseyle konuşmamaya çalış bu konuyu
    bahsetme
    için düşünsede kendini başka şeylere ver
    düşünme
    hayat o kadar kısa ki ve buda hayatın bir parçası
    yaşanacak
    acıycak yanacaksın patlasam yada buharlaşsam diyceksin
    uçsam yok olsam deme
    desende zamanı gelince hep yaşanacak
    aynı duygularıda biz yaşatacağız unutma
    ehhhhh hayat devam ediyor
    oku onun için büyüklerin bu dünyadan göçenler için için ferahlar
    bol yangınını söndürecek su iç
    senin içini duygularını hissediyorum
    sabret ve hayatın içindeki yerine devam et
    mesela karşı komşuyu düşün onunda birilerini kaybettiğini
    yada bak annen mesela oda büyüklerini kaybetmişti dimi
    ama o ne yaptı hayatın içindeki yerine devam etti
    neler derdi sana bana hep büyükannemin sözleri yol gösterrir
    sen metanetli olmayı kendine göster önce
    hayata devam
    yazamaya paylaşmaya devam
    wsevgiyle kucaklıyorum seni
    me-ta-net
    bak hayat çok kısa
    en sevdiklerini yaşayarak
    zamanı kaçırma hadiiiiiiiiiiiiiii

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "yada bak annen mesela oda büyüklerini kaybetmişti dimi
      ama o ne yaptı hayatın içindeki yerine devam etti"

      Ne kadar haklısın Füsuncum. Ne yazık ki hayat böyle bir şey galiba. Zamanı kaçırmamak konusunda da çok haklısın. Ben de seni sevgiyle kucaklıyorum.

      Sil
    2. hadi paylaş bizimle
      balkonunu
      çiçeklerini
      gezdiğin siteleri
      ben zevkle takip ediyorum
      tavsiyelerini dikkate alıyorum

      Sil
  2. allah dayanmak için güç versin.kendimi yerinize koymaya çalışsam da yaşamayan biri için anlamasının mümkün olmayacağı durumlardan biri.dediğim gibi,güç ve sabır dilerim size.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ebrucum amin, gerçekten sabır gerektiriyor.

      Sil
  3. Füsun'cum.. Ölüm Allah'ın emri yapacak bir şey yok. Ya biz önden gideceğiz kalanlar yokluğumuza katlanacak ya da onlar gidecek biz onlarsız yaşamaya alışacağız. Başka yolu yok..
    Yıpratma kendini, alışmaya çalış, bak bahar geliyor, çiçeklere, böceklere, o güzel bahçene, balkonuna at kendini, toprakla uğraş, unutmaya çalışma ama alış. Unutma ki hayat devam ediyor, acısıyla tatlısıyla zamanımızın dolmasını bekliyoruz hepimiz.
    Çok sevdiğimiz biri öldüğünde kırk mum yanarmış yüreğimizde, kan ağlar, karalar bağlar, nasıl yaşarım diye düşünürmüşüz onsuz. Gün geçtikçe sönmeye başlarmış mumlar teket teker, ikinci gün otuz dokuz, üçüncü gün otuz sekiz, dördüncü gün otuz yedi derken birer birer sönermiş hepsi ta ki tek mum kalıncaya kadar. Ve o tek mum gözlerimizi kapadığımız vakte kadar yanmaya devam edermiş.. Rabbim sabır versin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende her gün o mumlardan birini söndürmeye çalışıyorum işte Sudecim. Annem , baharda ölmek istemezdi, çok severdi çünkü baharı. Bu yıl onun yerine baharı dibine kadar yaşamak istiyorum,Allah'ın izniyle tabii.. Bahçe sezonunu açılır açılmaz toprakla içiçe olacağım söz.

      Sil
    2. Bahar gözlü arkadaşım, öyle iyi gelecek ki toprakla, çiçekle, bitkiyle uğraşmak, anneciğin için de koklayacaksın havayı, suyu, çiçekleri.. Yaşadığımıza şükredip, dua etmekten başka ne geliyor ki elimizden, gani gani rahmet eylesin Rabbim..

      Sil
  4. bu duyguyu tadıcağaım hiç aklıma gelmemişti benim.Hala içimde yıllar geçse de aradan içimde sızısı yok değil.O zaman herkese anlatma,metanetli ol gibi sözcükleri içime atarak büyüttüğüm yalnızlıklar beni depresyona soktu.Ne yaptım biliyor musun,gittim kütüphanede çalıştım gönüllü.Hatırlıyordum hala hatırlıyorum.Unutmak istemedim ki...ama içime atmanın sevdiklerimden uzaklaşmanın,anlatmamamın büyük bir sancısı vardı.Sonra şöyle düşündüm,ben ölsem sevdiklerimi nasıl görmek isterdim,hayatlarından kopmamalarını,aksine daha çok sarılmalarını ve beni güzel hatırlamalarını,beni hatırladıkça beni izlediklerini görmek isterdim....Lou Marinoff'un Felsefe Terapisi adlı kitabı bu duruma bakış açımı değiştirmişti...
    çok uzun yazdım yine ama bilindik şeylerden öte kendi yaşadığımdan bir örnek sundum..biliyorum herkes farklı yaşıyor acısını...Ama acılardan öğrendiğimiz doğru anlamlar hayatımızı ve çevremizi öyle etkiliyor ki...dilim varmadı sade bir başın sağolsun kelimesine...hata ettiysem bilmeden affet beni...yine geleceğim...Sevgiler Uşak'tan:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Sonra şöyle düşündüm,ben ölsem sevdiklerimi nasıl görmek isterdim,hayatlarından kopmamalarını,aksine daha çok sarılmalarını ve beni güzel hatırlamalarını,beni hatırladıkça beni izlediklerini görmek isterdim."

      Ne güzel anlatmışsın. Şimdi düşündüm de , annem de beni asla üzgün, mutsuz ve depresif görmeye dayanamazdı normal hayatta. Çünkü ben daima neşeli, şamatacı halimle evde morali yüksek tutan kişiydim. Ben dibe vurunca ev halkı da dibe vurur ve bu duruma çok üzülürdü. Bu yazdığın sık sık aklıma gelecek emin ol.

      Ben içe atmaktan yana değilim,dışa vurmaktan yanayım.Tabii istiyorsam, istemediğim kısmı benim. İstediğim kadarı dostlarımın, arkadaşlarımın, yaşamı paylaştıklarımın. Çünkü çok kolay dışa vuran biriside değilim. Ama ağlamak istiyorsam salıyorum kendimi zaman, mekan, kişiye bakmaksızın.

      Gönüllü çalışma fikrin çok cazip geldi. Bunu ciddi ciddi düşüneceğim. Kitabı da not aldım, en kısa zamanda alınacak.

      "hata ettiysem bilmeden affet beni"
      Bu satırları okumamış olayım :) İyi ki yazdın, iyi ki uzun yazdın, bana çok iyi geldin. Yine gel, hep gel, sevgiler.

      Sil
    2. yazdıklarımla bir nebze derin üzüntüne destek olabildimse ne mutlu bana,mutlu oldum...
      yine geleceğim,hep geleceğim Füsun T.:)

      Sil
  5. Füsun hanım,
    Her ne kadar benzemese de, eşini kaybeden değerli yazar Joyce Carol Oates'un "Dul Kadının Öyküsü" kitabını okuma fırsatı bulursanız, paylaşacağınız bir şeyler bulacağınıza eminim. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehmet bey,şimdi kitabın içeriğine şöyle bir göz attım. Çok benzer bir durum söz konusu gerçekten. Fakat henüz o satırlarla yüzleşmeye hazır değilim sanırım. Daha çok etkileneceğimi düşünüyorum. Ben o dakikalardan kaçıyorum çünkü şimdilerde. Canım çok yanıyor o hastane anlarını düşününce. Fakat not alacağım ve ileri ki zamanlarda , kendimi hazır hissedince okuyacağım. Teşekkür ederim.

      Sil
  6. Sevgili Füsun, üzüntünü ben de paylaşıyorum. Başınız sağolsun demekten başka elden bir şey gelmiyor. Hiç karşılaşmamış olsak da seninle , sımsıkı ellerini tutarken hissediyorum şu an kendimi. Sevgiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esracım, ellerini bende hissettim, çok teşekkür ederim.

      Sil
  7. Acılar bizi daha da pişiriyor bu bir gerçek ama tam şu anda bunun ayırdına varmak mümkün değil. Sadece zaman gerekiyor. Bu arada bedeniniz, ruhunuz sizi neye yönlendirirse onu dinleyin ilk etapta çünkü bu istekler içten gelen istekler. Film seyretmek, uyumak, mutfakta olmak, gezinmek, spor yapmak her neyse o an iyi gelen... ama bu da geçecek.. 1. dereceden iki yakınını kaybetmiş biri olarak ancak bunları söyleyebilirim.

    Ölenlerimize rahmet diliyorum...

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesellilerden birisi de bu sanki sevgili Sezer,yaşayanların "bu da geçecek" demesi. Hepsinin mekanı cennet olsun.

      Sil
  8. Hiç bir şey yapmamak, sizi hep meşgul edecektir.
    Hep bir şeyler yapacaksınız...yapmalısınız.
    Ağlayabilirsiniz de...insani duygudur...ama,şunları tavsiye ederim.
    Resim...çiçekler...fotoğraf...bahçeniz...gizli yeriniz...semt turlarınız, hatta şehir turları ve hatta il dışı ziyaretleri, bir sıcak kaplıca da bir iki gün, uzakta sevdiğiniz bir arkadaş ziyareti...
    Kendinizi bırakmayın lütfen.
    Artık siz, o ailenizi, kol, kanat altına alacak kişisiniz.
    Aile sizi nasıl görmek istiyorsa öyle görünün.
    Güçlü, sağlam...güleç, daima.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım daha çok resim yapacağım Tebriz. Kendimi bırakmamaya gayret ediyorum. Hep kol kanat gerdiğim gibi, yine yapmak durumundayım. Güçlü sağlam ve güleç olmam gerekiyor gerçekten. Olacak inşallah.

      Sil
  9. Kim isterki en sevdiğini kaybetmeyi, ama acılarla baş etmeliyiz değil mi?
    Biliyorum çok ama çok zor, allah sabrını versin..
    Bol bol resim yap, kitap oku, film seyret,ankara büyülü kolları ile saracktır seni,..
    Çünkü sen tebessümünnle çok güçlüsün ben inanıyorum buna, şehrine karanlık gelse de sen bi gülüver hadi..
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçecek İlknurcum, zamanı gelince geçecek..Kocaman sevgiler benden de.

      Sil

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...