Dün alışveriş sonrası sinir olmuş bir vaziyette eve geldim. Alışveriş için markete gitmiştim. Kaldırımda ellerimde paketlerle eve doğru yürümekte iken , koskoca bir içecek kamyonu hışımla kaldırıma çıktı ve yanımda durdu. Kamyon kaldırıma çıkarken, arkası dönük yürümekte olan bir başka şahsa da bana da hemen hemen iki insan yakınlıkta idi. Yani burnumuzun dibi. O kişi "n'oluyoruz ya" diyebildi, bense irkildim yana kaçtım. Çünkü kamyonun oraya çıkacağından haberdar değildik. Üstelikte kaldırımda yürümekteyiz, üstümüze araba gelir mi diye düşüneceğimiz bir yer değil. Şoför aşağı inince ben söylenmeye başladım
"sen ne yapıyorsun, nasıl çıktın öyle kaldırıma" diye.
"N'oldu ki" dedi.
"Bu ne hız , bi sakin yanaş, bizi kornayla falan uyar bari" dedim.
"Ben normal çıktım, ne var ki" gibi sözlerle söylenmeye başladı.
Oysa aşırı hızlı idi, paldır küldür çıktı kaldırıma ve biz yürürken kamyonu görmediğimiz için azcık yana doğru hareket etmiş olsak ikimize de çarpardı.
Yanlış yanaştığını anlatırken "ayrıca burası kaldırım , buraya çıkmaya hakkın yok" dedim.
Cevap aynen şöyle ,
"Ben sağa sinyalimi verdim, arabaları uyardım öyle yanaştım, sadece kendinizi düşünüyorsunuz, yola park etseydim de trafik mi tıkansaydı . Bu kadar insan yolda beklese miydi. Size yürüyecek yerde bıraktım park ederken, daha ne ? "
Uzatmamak için yürümeye devam ettim, çünkü onun için yoldaki arabalar kadar değerimiz yoktu. Bizi değil, sinyal vererek arabaları uyarmıştı. Kendince bu yeterliydi. Koca kamyon ya, yukarıdan bizi böcek gibi falan gördü herhalde. Daha çok şeyler söylemek istedim de, söylesem ne faydası olacaktı.
Bitmedi sinirlerim. Bugünlerde çok şeye sinir oluyorum.
Memleketin hali malum. Son günlerde yaşananlar yüreklerin daha da acımasına yol açtı. Dolayısı ile de sosyal medyada herkes bir şekilde son olanlardan söz etmekte. Etmeyenlerde var benim gibi. Falanca facebook'unda / blogunda / instagramda Berkin'den bahsetmiş/ bahsetmemiş, Berkin'den bahsettiği / bahsetmediği için takip etmeyeceğim, filanca Berkin'den bahsetmiş / bahsetmemiş bu kesin filan partili gibi bir sürü yazı okuyorum. Takip edip etmemek kişisel bir karar, ama o kişiyi taciz etmek, o kişiye , ailesine küfürler yağdırmak, beddualar etmek neden.? Bu beni çok üzüyor. Anlamda veremiyorum. Neden böyle olduk. Dünden önce , takipleşip "beğen" tuşuna sık sık bastığınız kişiye, bugün böyle davranmak.! Ve kendimce diyorum ki, bu kalıplarla, bu kafayla gideceğimiz yer sınırlı olur, herkes aynı olmak ya da aynı şeyi yapmak zorunda değildir. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bunu unutmamak gerek. Bahsedersen suçlusun, bahsetmedin yine suçlusun. Durumdan söz etmeyen kişinin , edenden daha az üzüldüğünü bilemeyiz ki. Belki çok daha fazla üzülüyor ama dışa vurmayı sevmiyor.! Ama ne yazık ki herkeste bir suçlama havası hakim bugünlerde, hem de hiç tanımadıkları insanlara.
Sinir oluyorum....
Sinir oluyorum....
Bitmedi.
İnstagramda, her fotoğrafın altına kendi sayfasının reklamını yapan, "sayfama beklerim" " ürünlerimize bi göz atın " mesajı bırakan insanlara sinir oluyorum. Her şeyin bir yeri, zamanı var yahu.! Başka yolları vardır mutlaka bu reklamların. Cenaze fotoğrafı paylaşılmış, fotoğrafın altına "takiiiipppp" "sayfama beklerim " diye mesaj bırakıyor. Nasıl bir şey bu ?
Sinir oluyorum....
Bitmedi.
Telefon numaralarımızı para karşılığı başkalarına satan ve telefonuma kendi talebim olmadan, siyasi partilerden, bazı firmalardan reklam mesajları gelmesine sebep olan kurumlara çok öfkeliyim ve sinir oluyorum.
* şahsi sinirlerimdir, herkes istediğini yapmakta özgürdür :) |
son yakındığınız konu artık beni patlayacak noktaya getirdi. Artık arayanlara resmen hakaret etmeye başladım.
YanıtlaSilKulağıma gelen bir söylentiye göre Turkcell satmış numaralarımızı. Ben Turkcell kullanıcısıyım ve dilekçe vereceğim, bu devam ederse, hattımı değiştireceğim diye.
SilBir keresinde arayan reklamcıdan azar işittim ben , çok kabasınız diye :))
hislerime aynen tercüman olmuşsunuz..:)
YanıtlaSilYalnız olmadığımı bilmek güzel :)
Sil