Çarşamba, Eylül 21, 2016

Ne alsam ?



  1. Mango Kareli Panço
  2. Mango sweatshirt
  3. Carvela Kurt Geıger 
Alışverişe çıkmayı sevmeyen gruptayım ben. Zaten giyinmeyi de pek bilmem. Kışın siyah kazak, yazın siyah tişört, bir de kot pantolon yeter de artar bana. 

Havalar soğuyunca ne giysem derdi başlar. Dolapta hiç bir şey yoktur. Bu  tüm kadınların ortak derdi değil mi ? Benim bile derdim. Mağaza mağaza gezmektense online sitelere bir bakayım dedim. 

Salı, Eylül 20, 2016

Ama bu çok güzel


 
                                     
                                          CARVELA KURT GEIGER

**fotoğrafa tıklayarak alışveriş yapabilirsiniz

Sarı








Fotoğrafların üzerine tıklayıp alışveriş yapabilirsiniz.

Pazartesi, Eylül 19, 2016

Çocuklarımız Neden Bu Kadar Çabuk Sıkılıyor, Hayal Kırıklığına Uğruyor Ve Hiç Bekleyemiyor?


Tüm öğrencilere başarılı bir eğitim yılı diliyor, anne babalara da gözünüz aydın diyorum.

Ne heyecanlı ve telaşlı bir gün bugün. Benim bile içim kıpır kıpır. Şimdi aklıma geldi, keşke bir okula gidip , miniciklerin o tatlı heyecanını izleseydim uzaktan. Ben ilkokulu bitirdiğimde, kuzenim ilkokula başladı. Hemde benim ilkokul öğretmenimin okuttuğu sınıfa. Onun sınıfına gitmiştim okulun ilk günleri, bir hafta kadar, Hem öğretmenime yardım, hem de içimdeki öğretmeni yaşatma duygusu ile. Sonrasında da fırsat buldukça küçük sınıflara gittim. Sanırım hala o duygu bende canlılığını koruyor. Şimdi ilk hedef en kısa sürede bir anaokulunu ziyaret etmek olsun o zaman.

Çocuk yetiştirmek çok büyük emek ve bilgi gerektiriyor. Çocuğum olmamasına rağmen bir sürü yazı okuyorum bu konu ile ilgili. Senelerle birlikte ve teknolojinin son sürat gelişimi , hayatımızdaki en baş köşeyi istila etmesiyle beraber, çocukların sorunları da değişti. Şimdi paylaşacağım yazıyı tüm anne babaların ve geleceğin anne babalarının okumasını dilerim. Yazıyı okumak için, butona  tıklayınız lütfen.






Pazar, Eylül 18, 2016

Pazar ondan bundanı

Estarabim, estarabim, sağdan soldan estarabiiimm a umm a umm. Dilimde bu şarkı ile uyandım sabahleyin. Neden diye sorun ? Dün gece bir arkadaşım facebookta canlı yayın yaptığında , bu şarkıyı söylüyordu.( pek de güzel söylüyordu )  Bende onu izleyip uyudum. Sabah gözümü açtım estarabim söylüyorum. Demek ki dedim, uyumadan öncesi önemli. Bundan sonra ona göre davranıp, en iyi şeyleri düşünüp uykuya geçeceğim. Benim bir Erkin Koray cd'im vardı ayol. Bugün onu dinlesem ya. TIKTIK

Düşünmek dedim de; ne yiyip ne yemeyeceğimizi düşüne düşüne bi hal olduk. Neye elimizi atsak cısss. !! Şimdi bebekleri daha iyi anlıyorum, her ellediklerine cıss dendiğinde neler hissettiklerini. Beden sağlığımızdan önce , ruh sağlığımızı bozdular. İnsanlığın sonunun nasıl geleceği belli. İnsan getirecek insanın sonunu. Sabah bir yazı okudum, köye yerleşme hayallerim daha bir depreşti. Rüyamda da tavuk gördüm , köy gördüm. Bu ne tesadüf. Nerden mi geldik bu konuya, sabah bir yazı okudum dedim ya ordan geldik , okumak için kırmızı elmaya tıklayın. Elmayı top top yapmak istiyorsanız da buraya TIKTIK



Beyazperde

 Artıyor kara çarşaflılar
 yurdumun her köşesinde
 neden olacak
 siyaha boyanıp
 kadınlara giydiriliyor
 yıkılan sinemalardan
 geriye kalan
 onca beyaz
 perde!

Sunay Akın şiirlerindeki ironiyi seviyorum. Şiiri seviyorum. Şairleri seviyorum. Sanatı, sanatçıları seviyorum. Üretenleri seviyorum. Tiayroları, sinemaları, kitapları, resimleri, heykelleri, hepsini seviyorum.  Yine sevgi pıtırcığı gibi görünsem de ince bir hüzün var içimde, gidenlere. İşte tipik balık burcu. Hep tahterevallide. Bir aşağıda bir yukarıda. Dengede durması en zor burç. Ve en bi sevecen burç .

Gününüz sevgi dolu geçsin. Mutlu mesut keyifli bir pazar geçirelim.

Hani bonus diyenler için çok sevdiğim BOOONUUUSSS

Cumartesi, Eylül 17, 2016

Oxalis Corniculata


Bugün bir başka güzel.


Sabahları uyanır uyanmaz ilk işim, balkonda beni bekleyen güvercinleri mutlu etmek oluyor. Çünkü genellikle suları bitmiş oluyor ve su kabının başında mutlaka bir bekçi kuş duruyor. Ben su kabını doldurunca, sırayla ziyarete başlıyor diğer kuşlar. İçen gidiyor, yenisi geliyor hemen. Bahçede bol miktarda serçe var ama şehirde çok az. Olanlarda balkona gelmiyor. Güvercin ve saksağanlardan korkuyorlar sanırım. İtiraf edeyim , serçeleri daha çok seviyorum.

Kuşların su işi bitince,çiçeklerin suyla buluşması başlıyor. Onlarda gözümün içine bakıyor ne zaman bize sıra gelecek diye. Dikkatli bakarsanız sizde görürsünüz size nasıl batıklarını. Bu sabah çiçeklere su verirken, birden,  bir patlamaya tanıklık ettim. Minnacık bir yonca çiçeğim var ( Oxalis corniculata ) , kendi kendine çıktı bir saksının içinde. . Mercimek tanesi kadar sarı çiçek açar. Zehirli yabancı otlar kategorisinde yer alıyor .  Türkçe adı Boynuzlu Ekşi Tırfıl . Yaprakları ekşimsi olduğu için böyle demişler. Bu sabah tam ona su verirken, çiçekten bir şeylerin fırladığını gördüm. Çıtır çıtır da ses çıktı o anda. Şaşkına döndüm, hatta çiçekten uzaklaştım. Önce böcek sandım, suyu görünce zıplayıp kaçıyorlar dedim. Üstüme de sıçradı çünkü.  Yakın gözlüğümü takıp ( yaşlıyım ben epeydir ) bakınca anladım ki, tohumlar patlıyor ve etrafa saçılıyor. Patlama öyle şiddetli ki, tohumlar uzağa düşebiliyor. Gönlüm bu mucizenin güzelliği ile mest oldu. Varoluşu izlemek müthiş bir şey.

Nerelere gittim bu olaydan sonra, neler neler düşündüm bir bilseniz. Her gün bir mucize oluyor etrafımızda farkında olsak da olmasak da. Bugün o mucizelerden bir tane de ben istiyorum. Çağırıyorum " gel "diye !






Pazartesi, Eylül 12, 2016

Bayram

Birkaç gün önce market alışverişimi kasada noktaladığımda, kasiyer bayan, kolonyaları indirimli alabileceğimi söyledi. Sonrada aramızda nostaljik bir sohbet başladı.

Bizden çok eskide, şeker lüks tüketim maddeleri arasındaydı. Çikolata ise tamamen lüks. Bayramlarda en sevilen ziyaretler, çikolata ikram edilen evlere olurdu çocuklar için. Tabii bir de mendil arası para veren büyükleri ziyaret etmek çok zevkliydi. hele ikisi bir arada olursa ,evde de kafa dengi bir çocuk varsa, şenlik olurdu. Keyifler ikiye katlanır, hemen oyuna başlanırdı.

İsim, şehir, bitki, hayvan. O an için oynanabilecek en pratik topluluk oyunu idi. İhtiyaç olan şey boş bir kağıt ve kalemdi, her evde bulunurdu. Tek sorun, "sana neden büyük kalem geldi, benim kalemimin rengi güzel değil " olurdu. Heyecanla oynardık. Kazanınca mutlu olurduk, bilemediğimiz her şey içinde hafiften bir utanç duyardık, bilgi azlığımızdan dolayı.  Hey gidi günler.

Sonra büyüdük biraz. Bayramlarda şeker ikram edip kolonya tutabilecek yaşa geldik. İşte kasiyerle nostaljik sohbetimizde bu konuda oldu. O zamanlar, yani yaklaşık 70 li yıllar, bayramlarda mutlaka şeker ve kolonya ikram edilirdi. Evde bunu yapabilecek en küçük ferde düşerdi bu görev genellikle. Nedense ? Ya da bizim evde öyleydi. Sahi sizde nasıldı ?

Bayramlaşmaya gelen misafire hal hatır sorulduktan sonra, annem kaşını gözünü oynatırdı hemen " kalk kolonya ve şeker tut " anlamına gelen bu kaş göz işaretlerinden hiç haz etmezdim. Kasiyer bayanda sevmezmiş "nefret ederdim kolonya tutmaktan " dedi. O yılların derdi buydu bayram günlerinde. Şimdiki gibi bayram sabahlarına şehit haberleri, savaş çığlıkları, nükleer denemelerle   uyanmıyorduk. Bayramlık giysilerimizi başucumuza koyup huzur içinde uyuyorduk, bekçi babaların düdüğü eşliğinde.


Kolonyam ve şekerim hazır. Kaş göz işareti yapacak annem yok ama varmış gibi yapacağım panpa. Çocukluğumuzun saf, temiz ve mutlu bayramlarına uyanabileceğimiz güzel günleri kucaklamak bu bayramın dileği benim için. 


MUTLU BAYRAMLAR


Pazar, Ağustos 28, 2016

Ondan Bundan Şundan

Burçlara inanır mısınız ? Ben henüz tam karar veremesem de , inanma yönünde ilerliyorum. Genel özellikler konusunda deneyimlerim oluyor bazen. Aaa tamam doğru, burçlara inanmalı diyorum. Burçların aşk uyumları diye bir şey var. Hangi burç hangi burçla aşkta uyumlu. Aşk uyuma baksaydı, tüm aşklar ömür boyu sürerdi. Aşkın gözü kara bir kere, uyuma falan bakmaz tutulur gider peşinden. Ben bir Balık ve yükseleni Koç olarak; Koç burcu ile aşkta anlaşabileceğimi hiç sanmıyorum. Al işte aniden yitirdim burçlara inancımı.
Ama biz yine de bir burç uyum tablosuna bakalım.

Koç _ Aslan ...
Boğa _ Yengeç...
İkizler _ İkizler ...
Yengeç _ Boğa ....
Aslan _ Koç .....
Terazi _ İkizler ....
Başak _ Boğa ....
Akrep _ Yengeç ....
Yay _ Koç ....
Oğlak _ Boğa ....
Balık _ Koç ....
TIKTIK  yapıp aşk, evlilik ve cinsellikte uyum detaylarına  bakabilirsiniz.

Her gün kulaklarımız kötü haberler duyuyor, gözlerimiz kötü şeyler görüyor ve okuyor. Çünkü iyi haberler kötü haberler kadar prim yapmıyor ne yazık ki. Ben çok fazla haber okumasam da böyle bir güzel haberden kaçınızın bilgisi oldu acaba. 


Rize'de Çaykur'a ait arazide çay evi yapılacakmış. İki tane mavi ladin çay ağacı inşaatı engellemiş. Elleri öpülesi insanlar bu iki ağacı kesip inşaatı yapmak yerine, iki ağacı kesmeden , cam fanuslar içine alarak inşaatı tamamlamışlar. Çaykur genel müdürü Sayın İmdat Sütlüoğlu, ömrünüz mavi ladinler kadar uzun ve sağlıklı olsun. Sizin gibi insanlara ihtiyacımız var. Lütfen haberin tamamı ve fotoğraflar için TIKTIK




Pantone sonbahar-kış renklerini açıklamış TIKTIK. Şahane renkler var. Mesela Potter's clay diye bir renk var ki benim en sevdiklerimden biri. Olmayan ingilizcemden dolayı, çevirisi çömlekçi çamuru diye geçiyor googleda. Ve maviler var, çimen yeşili  var, grinin şahane bir tonu var. Ben yeşil sevmem pek ama bu yeşil şahane. Ve  BU SİTE , moda hakkında bilmek isteyeceğiniz bir sürü haber var , Kendi moda blogunuzuda ekleyebiliyorsunuz anladığım kadarı ile. Ve işte yılın yeşili .


LUSH MEADOW


Çocuklarınız parmaklarını emiyorsa mikrop kapacak diye telaş etmeyin , bunun faydası bile varmış. Küçük yaşta kire ve mikroba maruz kalmanın , alerji geliştirme  riskini azalttığı gözlemlenmiş. Böyleymiş diye de , em yavrum parmağını diye teşvik edin demiyorlar .





Babalar, dedeler lütfen sağlıklı beslenerek, torunlarınızın yaşam kalitesini de yükseltin diyor bilim insanları. Çünkü genetik geçmişimiz çok önemli. Siz sağlıklı iseniz , sizden sonra doğacak aile fertleri de , genler dolayısı ile bu sağlıklı yapıyı devam ettiriyor. Torunuma ne miras bırakayım diye düşünenlerin dikkatine. TIKTIK 


Torunlarınıza sanat mirası bırakmayı da ihmal etmeyin tabi. Sanatın her kolu olabilir. Ailesinde ne görüyorsa, çocuk ona daha çok meyilli oluyor genellikle. Çocuklarınızı, tiyatroya, sinemaya, resim sergilerine, konserlere götürmeyi unutmayın. Hem de bunu sık sık yapın. Dönüp dolaşıp konu bir şekilde pazar şarkısına gelecekti elbette. Son günlerde Kalben'in birkaç şarkısı dışında beğendiğim yeni bir şey olmadı. O yüzden bu aralar bol bol eski şarkıları dinliyorum. İşte sevdiğim bir kaçı.

* 1
*2
*3
*tüm özleyenler için


Ailenizle kenetlendiğiniz, birbirinize sıkıca sarıldığınız, güzel sevgi sözcükleri ile çocuklarınızı, eşlerinizi,büyüklerinizi sevdiğiniz, bolca güldüğünüz, tüm aile fertlerinin şahsi zamanlarına saygı duyup, özgür bırakabildiğiniz, şahane,,mutlu, vıdı vıdısız bir pazar ve yeni bir hafta temenni ediyorum. Kucak dolusu sevgiler.



Pazar, Ağustos 07, 2016

Benden şeyler

Hızlı, çok hızlı akıyor yine zaman. Yazın bitmesine sayılı günler kaldı. Özellikle  Ankara için hep söylenen bir sözdür "Ağustosun yarısı yaz , yarısı kış ". Yani şunun şurasında bir hafta yazımız kaldı bu durumda.

Ben bu yazdan hiçbir şey anlamadım. Geçen ay yazlığa gittik ailece. Ancak on gün kalabildik. Bir salgın başladı (hala da devam etmekteymiş )  ilk ben yakalandım. Mide, bağırsak tamamen boşaldı, vücudumda su kalmadı. İki tane serum bile kendime getiremedi beni. Ertesi gün ailenin bir diğer ferdi de hastalanınca , arkamıza bakmadan kaçtık oradan . Soluğu Ankara'da aldık çok şükür diyemeyeceğim. Ankara'ya adım attığımız anda , daha valizleri arabadan alırken üstümüzden jetler geçmeye başladı. Türk yıldızları diye hayal ettim ben. O saatte geçmeleri ihtimal dahilinde olmasa da, hayal bu işte. Sonrasında, çok saf hayallerim olduğunu anlamam fazla zaman almadı. Evimizin konumu dolayısı ile sanırım olayları en ağır yaşayan gruptayız. Bir kaç darbe görmüş biri olarak ,o gece yaşadıklarımın  bir savaş olduğunu net söyleyebilirim. Bir daha yaşamamak dileği ile . NOKTA.



Sıcak dolayısı ile yemek yemeyi canım çekmediği için, karpuz yiyerek geçiştirdim bir çok öğünü bu aralar. Malum vücudumda da su kalmamıştı. Bir baktım ben üç, dört kilo vermişim. Meğer karpuz da kilo verdiriyormuş. Ben ki karpuz yiyemem normalde, dokunur çünkü. Baktım dokunmuyor .ömrüm boyunca yemediğim karpuzu yedim . Oysa ki karpuz diyetinden de haberim vardı ama diyet olsun diye değil çok hoşuma gittiği için yemiştim. İyi etmişim, gitti kilolar. Bu seneki karpuzlarda çok tatlı.

Yazlık meselesine geri dönüş yapacağım. Çünkü bazı şeyler aklımdan çıkmıyor. Çok pis milletiz yahu. Güzelim, cennet ülkemizi çöplüğe çeviriyoruz. Sorsan herkes en temiz ama etraf resmen çöplük, pislik . Herkes eline geçeni yerlere atıyor, pisliğini olduğu yerde bırakıp gidiyor. Saygı unutulmuş. Bencillik saygı olmuş. Ayyyy çok dertliyim bu hususta. Çok da üzgün.!!!! İlerlemek istemiyorum, gelişmek istemiyorum ben. Otuz , kırk , hatta elli yıl öncesine geri dönmek istiyorum.  Kimle konuşsam yazlık bölgeler hakkında hemen hemen aynı sorunlardan söz ediyorlar. Ne oldu bize böyle. Kim olduk biz ? Sarhoş gibiyiz. Nereye gittiğimiz ne yaptığımız belli değil. Yalpalıyoruz resmen. Tüketmekten başka bir şey yapmıyoruz. Her şeyi tüketiyoruz her şeyi.  Saygıyı, sevgiyi, dostluğu, arkadaşlığı, doğayı...........
Yekta Kopan bir yazı yazmış blogunda bi göz atın isterseniz. FİL UÇUŞU

Tarih dersinden hiç hoşlanmazdım. Belki de hocalarımın suçuydu. Sevdirememişlerdi. Şimdilerde sık sık tarihte bugün neler olmuş bakarım. Takip ettiğim bir sitede İnönü Vakfı sitesi. Bugünkü fotoğraf nedense çok hoşuma gitti. İsmet İnönü'nün ilk kez gördüğüm bir fotoğrafı . Fotoğrafa tıklayıp detayları okuyabilirsiniz. Facebook sayfalarını takip etmenizi de öneririm.



Klasik ben işte, daldan dala atlıyorum. Aşık oldum ben bu arada. Çok tatlı çoook. Dünya tatlısı aşkım. Aşkııım diyorum ağzımı doldura doldura. Görünce gözlerim parlıyor. İçim huzur doluyor. Dün babamın tansiyonu düştü biraz , canım sıkılmıştı. Bir anda sürpriz bir şekilde aşkımı karşımda görünce tüm sıkıntılarım saniyesinde uçtu gitti. O minik parmakları öpmek bir ömre bedel . Allah nazarlardan saklasın.( yeğenimin kızı Eylül )


Şimdi hangi dala atlayacağım bilin bakalım. Tabii ki müzik. Pazar şarkısı  Ben ilk kez dinledim sanırım. Sanırım diyorum, çünkü bazen dinliyor ve unutuyorum. Kafam nerelerdeyse ? 



Kalben Sağdıç. öncelikle seni bildiğime memnun oldum. Tarzını çok sevdim.. Sesini de çok sevdim. Yolun açık olsun. Şimdi sıra seni blogger dostlarıma bildirmekte. Dinleyin seveceksiniz diyorum. 




Mutlu pazarlar güzel insanlar. Mutlu pazarlar doğa dostları. Mutlu pazarlar kahveyi ve kahve muhabbetini sevenler. Mutlu pazarlar insanca yaşamak için mücadele edenler. Mutlu pazarlar kitap dostları. Mutlu pazarlar müziksiz yaşayamam diyenler. Mutlu pazarlar yüreğini sevgi ile dolduran ve taşıranlar. Mutlu pazarlar herkese. 


Pazar, Haziran 26, 2016

Ne günlerdi ah o günler

An gelir, başka bir an'a sürükler sizi. Güzel bir hatırlama , ağzınızın iki yana yayılmasına, kalbinizden ılık bir şeylerin akmasına sebep olur. Hep o anda kalmak istersiniz ama anlar o kadar hızlı kayıp gider ki , beyindeki  dalgalar, gelgitler sizi rahat bırakmaz. Mesela; az önce yaşadığım keyifli anı bir şarkı böldü ve pazar şarkısı olmaya hak kazandı.  Pazar şarkımız için TIKTIK 

Hayatımızda, hep mutlu anlarda duraklaya bilmek mümkün değil malum. Acısı tatlısı ile güzelmiş yaşam, öyle derler. Kötüler olmasa iyilerin kıymeti bilinmezdi belkide. Umarım yaşamımız boyunca bir sürü güzel an biriktiririz.

Sevin, sevilin, sevdiğinize sahip çıkın. Mutluysanız mutlu edersiniz. Serin bir köşe bulup, huzurla , keyifle geçireceğiniz  güzel bir pazar olsun.






Pazar, Haziran 19, 2016

Babalar günü


Özel günleri pek sevmem. Birileri  mutlu olurken bir başkaları  mahzun kalır çoğunlukla.  Mağazalar kar edecek derken bir kısım duygusal olarak zarar eder, Annemi de , babamı da her gün sevdim, öptüm, kokladım çok şükür. Kısacası bize her gün özel bir gün oldu. Her gün onların günü aslında. Canlarımız ciğerlerimiz bitanelerimiz onlar. Bir anım aklıma geldi. Bir anneler gününde şaklabanlık yapıp, başıma hediye paketlerine konan süslerden bağlayıp öpmüştüm annemi, sana en güzel hediye ben değil miyim diye . Şımarık olduğum doğrudur.

Özel günleri sevmeme sebeplerimden biride bana ait bir gün olmadığından sanırım. Hiçbir özel güne dahil olamıyorum. Anne değilim, baba değilim, sevgili değilim vs... Adaletsiz bu dünya di mi ?  Kıskanç mıyım ne ? İşin şakasını da yaptıktan sonra günün anlam ve önemine binaen sevdiğim baba şarkılarına geçebiliriz. Bugün pazar ve müzik günü elbette. 


Bana bir masal anlat baba / OYA_BORA

Baba / CEM KARACA

Baba / ATİYE










Çarşamba, Haziran 15, 2016

Balkonlar _Teraslar

Balkonlar, bahçeler, teraslar hazır mı ? Benim balkonum ikinci fotoğraftaki kadar ama bana yetiyor. Gönlüme göre çiçekler ekiyor, bir minik şezlong koyuyor ve mutlu oluyorum. Okuyorum, güneşleniyorum, çay kahve içiyorum , kendime ait keyifli dakikalar yaratıyorum. İlk fotodaki mumluklar en kısa zamanda alacağım renk ve model. Çünkü mumluğum eskidi ve attım geçenlerde. Mumsuz bir akşam olur mu balkonda ? Olmazz. Üçüncü fotoda pembe ile yeşilin uyumunu çok sevdim. Diğer fotolarda göze şenlik... Siz hazırladınız mı balkonunuzu yaza ?








*** kaynak 



***kaynak 

Pazar, Haziran 12, 2016

Ölümlüyüz

Aklımın hiç almadığı bir şeydir savaşlar, kötülükler.  İnsanlar neyi paylaşamaz. Oysa bu dünyada herkese yer var. Ve öyle ki, hepimiz ölümlüyüz. Sultan Süleyman bile öldü malum. İnsan neden bir başkasına bile isteye kötülük yapar. Biraz karmaşığım bugün. Hiç bir suçum(uz) yokken kötülük gördüğüm(üz) günler bir bir gözümün önünden akıp gidiyor. Dünya bu kötülüklerden arınmış olsaydı hayat nasıl olurdu acaba?  Sıkılır mıydık ? Kötülüklerden arınınca,hep aradığımız "mutluluk"la mı buluşurduk ve "o" sihrini yitirir miydi ? 

Hayatım(ız)da kötü izleri olan bir kişi  dünyayı terk ettiğinde bize kötü anılar bırakarak gidiyor. . Yanında (mal , mülk ) hiçbir şey götüremiyor. Oysa ki hep mal- mülk uğruna değil mi savaşlar , yapılan kötülükler. Ölümlü olduğumuzu unutuyoruz sık sık. 

"Yapmayın, hayat çok kısa ve ölümlü. Bilerek, isteyerek kimseye kötülük yapmayın , bir işe yaramıyor " diyesim var bağıra çağıra. 


Beatles dinlemek istiyorum bugün. Ruhuma bir tek o iyi gelecek sanırım. 


Hey Jude 


Salı, Haziran 07, 2016

Behlül Dânâ

Behlül * bir gün Harun Reşid'den bir vazife ister. Harun Reşid ona çarşı ağalığı görevi verir. Yani çarşı pazar dolaşıp esnafı denetleyecektir. Görevine bir ekmek fırınından başlar. Fırının ekmeklerini tartar ve gramajlarının eksik olduğunu görür. Fırıncıya sorar;
_ Hayatından memnun musun , geçinebiliyor musun, çoluk çocuğunla ağzının tadı var mı ?
Fırıncı tüm bu sorulara olumsuz yanıt verir. Hayatında memnun olduğu pek bir şey yoktur. 

Behlül Dânâ fırından ayrılır. Bir başka fırına uğrar. Orada da ekmekleri tartar, gramajları tam hatta biraz fazladır bile. Bu kez aynı soruları bu fırıncıya da sorar. 
_ Hayatından memnun musun , geçinebiliyor musun, çoluk çocuğunla ağzının tadı var mı ?
Fırıncı tüm sorulara olumlu yanıt verir. 

Behlül fırından ayrılır ve doğru Harun Reşid'in yanına gider, yeni bir görev ister. Harun Reşid Behlül'e çıkışır.
_ Daha az önce vazife verdim sana ne çabuk bıktın Behlül ?

Behlül cevap verir:
_ Efendim, çarşının zaten bir ağası varmış. Benden önce , ekmekleri tartmış, vicdanları tartmış, buna göre de herkes hesabını ödemiş, bana ihtiyaç kalmamış. 





Pazar, Haziran 05, 2016

İlker Özdemir

Pazar şarkısını yayınlamayı hiç düşünmemiştim bugün. Ama birden karşıma çıkıverdi İlker Özdemir. Facebook da önerilen sayfa olarak düştü akışa. Dinleyim bakayım kimmiş, nasılmış dedim, dinledim beğendim, paylaşmaya karar verdim. Uzun zamandır sahne alıyormuş ve ilk albümü çıkmış. Yağmurlar. 

İlker Özdemir'in sesinde hafif bir Suavi havası var. Albümde Suavi'nin en sevdiğim şarkısı Yıllar Sonra'yı da seslendirmiş ama ben Suavi'den dinlemeyi tercih ederim.

Yağmurlar şarkısında ise sanatçıya Zerrin Özer eşlik ediyor. Sesleri uyumlu, güzel olmuş bence şarkı. Sevdim ben . Zerrin'in şarkıya girişi muhteşem.  Beğenirsiniz gibime geldi, bi dinleyin isterseniz.  YAĞMURLAR 


Sözü ve bestesi Kubat'a ait olan Yandım Yandım şarkısı ise oldukça neşeli. Kubat şarkıya sesiyle de destek vermiş. Açın sesi sonuna kadar, çoluk çombak enerjinizi tavan yaptırın evin içinde. Dans dans dans. YANDIM YANDIM 

Keyfiniz bol olsun, gün en güzel haliyle gelsin, gitsin.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...