Pazartesi, Nisan 22, 2013

Benden şeyler

Bilmiyorum ki size ne desem ne anlatsam bugün. Doğaçlama yapayım yine en iyisi. Klavyeme geldiği gibi yazayım. Beni resim yapmam için sürekli teşvik eden Çiğdemim, yazmam içinde her zaman teşvik eder sağolsun. Çiğdem, İstanbul'da yaşıyor.  Biz onunla yıllarca mektuplaştık. O zamanlar , mail, cep telefonu falan yoktu. Sık sık birbirimize mektup yazar, kart atardık. Hala da, çok seyrek olsa da yazarız birbirimize. Benim mektuplarım biraz komik, karışık olurdu. O da mektuplarımı okudukça bana " sen yaz muhakkak, hikaye yaz, roman yaz, yaz bişeyler " derdi. Ara sıra minicik bir şeyler yazdım ama çok çok az. Resimdeki yeteneğimi fark eden Çiğdem'im belki bunda da haklıdır. Yaz demek kolay ama yazmak zor. Yazmak demişken; canım babacığım bir süredir şiir yazıyordu, sonunda biriken şiirleri eşe dosta dağıtılmak üzere minik bir kitapçık olarak basıldı. 76 yaşında bir şiir kitabı oldu. Dün ilk imzasını yeğenime verdiği kitaba attı. Çokta güzel bir yazı yazmış , şimdi tam metni hatırlamıyorum ama içinde geçen bir kelime derin bir anlam taşıyor. "ebedi hatıra" Bu kitapçıkta bizlere yazdığı şiirlerde var. Anneciğime yazdıkları var. Onları okumaya pek kimse cesaret  ( Cesaret. Ben de annemin resimlerine bakmaya cesaret edemiyorum. Fotoğraflarla oynamayı çok severim. Onlarla uğraşırken arada annemin fotoğrafları çıkıyor. Hemen geçiyorum, bakamıyorum) edemiyor henüz. Bana da yazdı elbette. Paylaşırım belki bir gün sizlerle.  Ben de yıllarca şiir yazdım. Hemen hemen her Türk gibi genç yaşlarımda kağıtlar doldurdum. Her Türk biraz şair mi ne ? Eminim siz de yazmışsınızdır bir kaç satır bile olsa.
Şimdi defterimi aldım çekmecemden. Size, yazdıklarımdan birini aktarayım. Rastgele açtım bir sayfayı.

21 / 03 / 1983  Way way way.. 30 yıl öncesine ait bir şiir. Yanına not düşmüşüm. Funda Pastanesi diye. Çankaya lisesinin yanında idi o yıllarda . O günü hatırladım evet. Bir veda şiiri . Bakalım 30 yıl önce neler hissetmişim.

SANA

İşte bitti diyeceğiz
Gözlerimizde anlamsız bakışlarla
"İşte gidiyorum" diyeceksin
Sonu gelmeyecek, sonsuza.
Ayrılık buysa eğer;
Anlamsız bakışlarla söylenen bir kaç kelime ise
İnanmıyorum ağlamak gibi bir şeye.
Unutulacak ve unutacağız
Geçmişin güzel hatıralarını
Yırtıp atacağız sararmış resimleri
Yıllanmış mektupları
Sadece bir burukluk saracak içimizi bir an
Güzeldi diyebileceğiz
Her şeyiyle güzeldi
Çok pek çok güzeldi
Söyleyemediklerimiz...




              Ne anladım biliyor musunuz şu an; o güne gittim ve şiirin gerçekten ebedi bir hatıra olduğunu.

konu mankeni:  kısa İstanbul kaçamağından 

8 yorum:

  1. Beni de aldı götürdü şiirin lise yıllarıma. Sadece resim konusunda değil aynı zamanda siir de de çok yeteneklisin Füsun. Babaciginin da senin de kaleminize saglık. Ne güzel düşünmüşsunuz şiirleri kitapçık halıne getirmeyi. Nasıl mutlu olmuştur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lise yıllarına gittiğinde güzel şeyler hissetiysen ne mutlu Lilacım :)Babam herkese şiirlerini okuyor, kitabını imzalayıp veriyor. :)

      Sil
  2. ah o "söylenemeyenler"!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki söylenemediğinde vardır bi hayır Özlemcim :)

      Sil
  3. Ne güzel..Evet, bence de siz yazmayı bırakmayın Füsun.

    YanıtlaSil
  4. ah bu yazıdaki her bir satır etkileyici.

    YanıtlaSil

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...