Çarşamba, Temmuz 17, 2013

Sanal seyahat

İçimde bir yerlerde uzak ve yakın diyarlarda gezme isteği hep mevcut olsa da , ürkek, tırsak ve kararsız bir insan oluşum bunu daima engelliyor. Olsun, herkes her şeyi yapmak zorunda değil. Yapabildiklerinle mutlu olmanın mutluluğu da ayrı bir haz. Yeter ki sen mutlu olmayı iste. Hem gün doğmadan neler doğar , belli mi olur açılırım belki. Hani çocuklar ilkokulda biraz tembelse, aileleri avutmak ya da aileler kendini avutmak için " gör bak orta okulda nasıl açılır o " gibi bir cümle kurarlar ya; belki bende 60'ından sonra açılırım.
Bir kaç gezilip görülecek yer inceledim dün. Gidememek nerede ne olduğunu bilmeye engel değil.

Tulum. Tulum peyniri çağrıştıran bu ad Meksika'da bir sahil kenti. 900 metrelik el değmemiş bir plajı var. Yeşil ve mavi bir arada. Doğallığını korumaya gayret gösteren butik otelleri var.Papaya playa bir butik otel.  Buyrun, gün olur da Papaya playa otele gidebilirsek  neler görebileceğimizi birlikte izleyelim. Sen gidene kadar çok şey değişir diyebilirsiniz. Fakat otelin özelliği çevre dostu olması ve doğal ortamı koruması  TIK


Paradise Beach Tulum by Itamar Campos (ItamarCampos)) on 500px.com
Paradise Beach Tulum by Itamar Campos


Seyahat otoritelerinin  favorileri nelermiş onlara  baktım da  birazcık. Tanzanya, Marakeş, Sri Lanka, Mallorca , Brezilya , Yunanistan sıralamada yer alan ülkelerden. Sağolsun jüriden bir kaç kişi İstanbul'u da listeye dahil etmiş.
Diyorlar ki; Temmuz ve Ağustos aylarında Sri Lanka, Kandy'de fil geçişi varmış. Görülmeye değermiş. Çocukluğumun kitaplarındaki Jumbo'dan beri filleri çok çok severim. Ama onları bu kadar yakından görmek ister miyim ? Düşündüm biraz. TIK  Tabii sadece filler yok Kandy'de. Kutsal diş tapınağı varmış bide. Unesco dünya mirası listesinde yer alıyormuş. TIK


The Path by Jean-Manuel Nadeau (jeanmanuelphoto)) on 500px.com
The Path by Jean-Manuel Nadeau

Zaman değerli. Daha gün içinde yapacak çok şey var. Kısa zamanda iyi şeyler öğrenmek de değerli benim için. Bugün için son olarak önerilen yerlerden Zermatt'dan bahsedeceğim. Bu kadar bilgi yeter bugünlük. Zermatt İsviçre'de bir Alp köyü imiş. Alp dağlarının önemli kayak merkezlerinden birisi. Köyde araba yasak. Köye girerken; eve girerken ayakkabılarınızı kapıda çıkarır gibi, arabanızı köyün girişine park edip öyle giriyorsunuz. Ne kullanılıyor derseniz, elektrikli araçlar kullanılıyormuş. Dağları severim, ormanı severim, ama kaymak bana göre değil. Ben yazın gideyim buraya. Acayip bir, köyde yaşama arzusu var içimde son zamanlarda. Ömür boyu değil, bir hafta ya da bir kaç gün yeterli. Hadi seyredelim birlikte. TIK


The blue awakening by Xavier Jamonet (XavierJamonet)) on 500px.com
The blue awakening by Xavier Jamonet

Ve ; gezgin ruhuna hayran olduğum bir blogger, İmge  Tan. Yeni yerler keşfetmek, nerede ne var öğrenmek isterseniz blogunu takip edin derim. Zevkle izlediğim bloglardan biridir. Yine şahane bir yere gitmiş ve onu anlatmış. Sevgiler İmgecim . TIKTIK 





2 yorum:

  1. Bayıldım bayıldım ama oteli açmadı önce bilgisayarım. Açıp bakınca bayıldım...Dilerim hepsine gidersin en kısa zamanda..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok zor ama imkansız değil dimi Vuslatcım :)

      Sil

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...