Cuma, Temmuz 26, 2013

Baştan savmanın anahtarı

Depresyondayım. Önce bunu belirteyim. Yani "delidir ne yapsa yeridir" deyip; yazacaklarıma, yapacaklarıma, ve yapmış olduklarıma bu çerçeveden bakmanız gerektiğini bilin isterim. Bize ne senin depresyonundan derseniz, çok kötü beddua ederim haberiniz olsun. Bu cümle biraz fazla abartılı oldu biliyorum ama tarzımın dışına çıkmak istedim. Sahi ben ne kadar tutucu bir insanım. Hiç tarzımın dışına çıkmıyorum. Giyimde olsun, özel yaşamda olsun, yazı da olsun, her şeyde hep aynı ben. Değiş ton ton hop hop hoppp. Kolay mı değişim ? I ıhh, bana hiçte kolay değil. Bi kere ben bir balığım. Evime, işime, sevgilime, eşyalarıma yani cümlesine sıkı sıkıya bağlıyım. Yatağımdan başka yerde zor uyurum misalen. Giysi alırken hep aynı şeyleri alırım misalen. Bıktık senin siyah ve beyaz tişörtlerinden derler, ben her sezon gider yine aynı tişörtleri alır giyerim. Giyimde de tarz değiştiremiyorum. Değiştirmeyi çok denedim ama o kadar benleşmiş ki stilim, değişim ben de son derece komik duruyor. Dün yine gittim Mark Spencer'dan pamuklu , yuvarlak yaka siyah ve beyaz birer tişört aldım. Bi rahatladım anlatamam. Bu yazı nereye gidiyor ? Bir yere ulaşmayacak. Bugünde böyle olsun , klavyeme geleni yazıvereyim dedim. Depresyondayım. Bunu söylemiştim dimi. Kırk kere söylersen bir şeyi olur derler tezini, gerekli bir çok şey için denedim hiç biri olmadı biliyor musunuz  ? Nerden bilebilirsiniz ki. Benimki de laf işte. Siz hiç kendinizden sıkılır mısınız ? Bana oluyor bazen, kendi sesimi duymak istemiyorum. Ben benden sıkılıyorum. Allah'tan biraz büyüdüm de daha az konuşmayı yavaş yavaş öğreniyorum. Ay ben küçükken bir geveze, bir cırcır böceğiymişim  ki, annem rahmetli bazen çok sıkılırmış benden. Onu biraz rahat bırakmam için bana " hadi babana git de , baştan savmanın anahtarını al gel" derdi. Babam mahallemizde bakkaldı. Evimize çok yakın. Ben de minnak minnak bişi. Gider babama " annem baştan savmanın anahtarını istiyor" derdim saf saf. Babam da beni bir kenara oturtur, tamam bi bakayım nereye koydum falan gibi bişiler söler, sonrada zaman epeyce geçip, annem evde rahatlayınca; " hadi git annene söle , anahtarı bulamadım " derdi. Zavallı ben, gevezeliğimin bedelini bu şirin metotla öderdim. Anlatmıştım bunu daha önce sanırsam. Depresyondayım ya, aynı şeyleri tekrar tekrar yazma hakkına sahibim. Nişantaşı pazarından kendime şalvar gibi bi pantolon almıştım. Beli lastikli. Son derece rahat . Fakat onu giyince göbeğim fena halde ortaya çıkıyor ve ben her bakışta "kesinlikle kilo vermeliyim" diyorum. Bazen de "manken mi olacağım ben " diyebiliyorum. Bir dengesiz durum yani. Ama şu göbeğimi yok edebilirsem, benden hepinize .... Yok bu satır olmadı, size ne ısmarlayabilirim ki uzaktan uzaktan. Atlayın bu satırları, okumadan geçin. Heyyyy, çok rahatladım ben yaaa. Bak bu yazı sayesinde bir şey fark ettim, yazmak beni rahatlatıyor demek ki. E hep öyle olur zaten. Misalen yine, en güzel şiirler hep depresif dönemlerde yazılır. İsyağğğğnnn.
Tamam tamam bugünlük bu kadar. Bu yazıdan sonra bloguma üyelikten vazgeçebilirsiniz, artık beni takip etmek istemeyebilirsiniz. İnanın darılmam, gücenmem. Ama depesyondayım ya , oturur kendim kendime, sessiz sakin ağlarım. Bileklerimi sonra keserim. Şaka şaka. İstediğiniz gibi olsun dünya, her şeye boş verin.


                                                  

12 yorum:

  1. sıkılmışsın belli geçer bu depresyonda değişime gelince değişmemeyi seviyorum bende..
    Hoşçakal

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay Naciye, arada değişmekte lazım yahu, kendimden sıkılıyorum bazen :)))

      Sil
  2. yalnız değilsin!
    hem ben de bir balığım. karamsarlık, depresif haller hep var. bir taraftan da hayatın tadını çıkarayım var. ee iki ayrı uç ne olur bilmiyorum. byle böyle idare ediyoruz işte :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah Buketcim ah sorma, bu balık hallerimizle yaşayıp gideceğiz biz. Ama bir de yaşamayı öğrenebilsek.

      Sil
  3. Baştan savmanın anahtarına bayıldım. Ne ince bir rahatlama metodu kimseyi kırmadan, üzmeden. Yazı da çok hoşuma gitti. Umarım sıkıntılı günler en kısa zamanda geçer...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım geçer Ebrucum. Baştan savma aklında olsun, çocuklara lazım olur bakarsın :)))

      Sil
  4. Zaman zaman her insan bioritminin yerlere vurduğu oluyor. Böyle zamanlarda daha çok kafa rahatlatıcı işler yapmak gerekir. Bazen vücudu yorarak elektriği boşaltmak, uzun uzun yürümek ya da hiçbir şey düşünmeden vurdulu kırdılı bir aksiyon filmi seyretmek işe yarayabiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim bioritim baya bi yerlere vurdu bu ara :) Tatile çıkıyorum, belki bu da iyi gelebilir. Ne dersiniz ?

      Sil
  5. Ahhh ah sıcaklar bir yandan kafamıza takılan sorun ve sorumluluklardan bende Depresyondayımmm:((

    Yolunu bulursan satmanın bende öğrenebilirmiyim Füsuncum?..
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah kıyamammm, gel ağlayalım beraber Vuslatcım :) Ya da gülelim en iyisi halimize :) Yolunu bulduğum an sana kesinlikle haber veririm. Sevgiler.Dikkat et kendine.

      Sil
  6. Niye üyelikten cikalim durup dururken?!
    Herkese olan haller sana da olmus:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şaka dedim şakaaa :))
      Bir arkadaşımın doktor arkadaşı şöyle demiş, çok sevdim. Herkes depresyonda ve çoluk çocuk herkes ilaç kullanıyor. Belediye bu ilacı sulara katsa fena olmayacak :))))
      Öptüm

      Sil

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...