Cuma, Ekim 14, 2016

Albertine Kayıp

Televizyonda sadece iki dizi izliyorum bu aralar. Türk filmi tadında aşk dizileri. Bir sürü saçmalıklarına rağmen izliyorum. Vurdulu kırdılı, çığlıklı, kanlı, dramlı dizilerin fragmanlarına bile tahammül edemiyorum. Bu iki dizi dışında da televizyon izlemiyorum. Ama akşamları evde televizyon açık olduğu için ( babam izliyor ) bir sürü şeye göz aşinalığım var doğal olarak. Neden bu iki dizi, çünkü içinde aşk var, sevgi var. Sevmeyi seviyorum ben, öldürmeyi değil. Zaten yeterince kötü günler yaşıyoruz, daha fazla stresi bile isteye ruhuma almak, ona eziyet etmek istemiyorum. 

Geçenlerde haberleri izlerken babamın yanındaydım, bir de ne göreyim, minnacık bir çocuk elini et kıyma makinesine kaptırmış. Salonu nasıl terk ettiğimi bilemedim. Bir de haberin görüntüsünü defalarca göstermek gibi bir saçmalık var ki, bence psikologların bu konuya el atmaları lazım. Beynimize işliyorlar kötülükleri. Sonrada doğallaşıyor. Derin konu bu, keşke birileri buna dur diyebilse. İşte bu ve bunun gibi sebeplerden televizyon izlemiyorum.

Sürekli görüp duyulan şey bir şekilde etkiliyor insanı ve hafızanıza yerleşiyor. Reklamın gücü tartışılmaz mesela. İki dizi izliyorum dedim ya, ikisi de aynı kanalın dizisi. O yüzden de birini izlerken reklam arasında diğerinin  fragmanlarını görüyorum sık sık. Kiralık Aşk dizisinin son fragmanında sürekli bir kitap ismi yankılanıyor. Albertine Kayıp   Merak ettim elbette kitabı. İşte reklam burada görevini tam anlamıyla gerçekleştirmiş oldu. Dizide kitabın gösterim amacı reklam değil elbette. Güzel bir amaca hizmet bence, okumayı aşılamaya çalışıyorlar. Daha öncede Aşk ve Gurur kitabını vurgulamışlardı. Ellerine sağlık, belki benim gibi kitabı merak edip araştıranlar ve alıp okuyanlar olur. 

Marcel Proust adını Çiçek açmış genç kızların gölgesinde adlı kitabı ile biliyorum. Kitaba başlayıp okuyamamış, yarım bırakmıştım.  Albertine Kayıp okunması gereken  1001 kitap arasında olmasına rağmen bilmediğim bir kitap. Oysa yazarın en önemli eseriymiş. Kitap okurum ama kitap kurdu değilim. Bilmemek ayıp değil malumunuz. Öğrendik işte benim gibi bilmeyenlerle beraber. 



Kitap hakkında daha detaylı  bilgi edinmek isterseniz altta bazı linkler var. Bu yazıyı okuyup , kitabı da okuyanlar varsa fikirlerini almak isterim. 
** 1
** 2
** 3
Ve diyorum ki, Kiralık aşk'ı izleyin. İso ile Defo'nun dostluğunda, bir kadınla erkeğin nasıl güzel dost olabildiklerini, mahalle hayatının hala güzel olabileceğini, Usta'nın bilge sözleri ile büyüklerden öğrenebileceğimiz çok şeyler olduğunu, Ömer'in dürüstlük sembolü tavırlarıyla, hayatta dürüstlerin de başarılı olduğunu, kazandığını,  Ömer ve Defne'nin aşkı ile sevmenin hayattaki en güzel şey olduğunu  görebilirsiniz. Tabii ki neye nasıl baktığınız da önemli. Ben izlerken bunları görüyor ve seviyorum mesela. 

Esen kalın.

6 yorum:

  1. Sonuç odaklı biri olduğum için sürekliliği olan şeylerle aram pek iyi değil.O yüzden de dizi izleyemiyorum :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olsun, nasılsa bir zorunluluk değil dizi izlemek :)

      Sil
  2. Kiralık Aşk çok tutulan bir dizi galiba.Dizi izlerim ama onu takip edemedim. Arada dizilerde kitap tanıtımı yapıyorlar bencede iyi oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünkü bölümde bu kitabı baya bi tanıttılar. Kitap almanın güzelliğini de vurguladılar. Çok güzeldi .

      Sil
  3. Bazı kitaplar vardırki her kes çok övüyordur.Ama okuduğunda sana güzel gelmez.Bazılarının ise okucusu azdır,ama okuduğunda kendini kitabın içinde hiss edersin.Henüz okumadım bu eseri,ama okuyacağım.Belkide için gire bileceğimiz bir kitapdır.Aynı hayat gibi.Bazen içinde olsakta yaşayan ölüyüz....Bazense ölü olsak bile hayatın içindeyiz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel özetlemişsiniz. Kesinlikle öyle .

      Sil

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...