Cuma, Şubat 10, 2012

Pygmalion etkisi

Hayat tek düze gitmiyor ne yazık ki. Gitmesinde zaten. Çok tekdüzelikte sıkar insanı. Ama bazı zamanlarda pek bir karanlık, kasvetli ve soğuk oluyor . İnsanı bunaltıyor. Yaşadıklarımız gece ve gündüz gibi yada mevsimler gibi  aslında. Bir bakıyorsunuz karanlıklarda kalmışsınız, sonra bir sabah hiçbir şey olmamış gibi berrak, umut dolu, aydınlık bir güne  uyanabiliyorsunuz.  Şairin dediği gibi "nede olsa kışın sonu bahardır, bu da gelir bu da geçer ağlama". Hiçbir şey aynı kalmıyor. Kötü zamanlar yaşasak da Allah'tan bir umut var baharın geleceğine dair. Umutsuzluk şirktir zaten. Allah'ın nimetleri ve lütfu sonsuzdur çünkü.
Bazen öyle şeyler yaşarız ki , aynı şeyi hepimiz yaşarız da, farklı tepkiler veririz. Ne diyor şarkısında Sıla Gençoğlu  "sana değer de geçer, beni deler de geçer, seyreden güler de geçer " . Uzun süredir sıkıntılar hep üst üste geliyor ve birikiyor. Beni delip geçiyor. Bazen öyle birikiyor ki taşıyamaz hale gelebiliyorum . Gücümün azaldığını hissediyorum. İçinden çıkamayacağımı hissediyorum. İşte , içimdeki kışla  boğuşur durumdayken ben, baharı beklerken, bitmek bilmeyen son dönem sıkıntılarımı düşünüp içinden çıkamazken,  neden dedim Pygmalion etkisi yaratmıyorum kendi bünyemde.

kaynak

Pygmalion  etkisi mitolojide bir efsane ile başlamış. Kıbrıs prensi Pygmalion aynı zamanda iyi bir heykeltraş.  Heykel yapmayı çok seviyor . Bir gün fildişinden çok güzel bir kadın heykeli yapıyor. Ona Galatea adını veriyor. O kadar güzel oluyor ki, sonunda yaptığı heykele aşık oluyor. Tabii ruhu olmayan bu heykel Pygmalion'a karşılık vermiyor. Ama o, her gün onunla konuşmaya , onu okşamaya ve ona sevgisini ifade etmeye devam ediyor.Sıklıkla da  Tanrıça Venüs'e , ona hayat vermesi için yalvarıyor. Venüs de Galatea'ya hayat veriyor ve insan oluyor. Böylece Pygmalion'un beklentisi gerçekleşiyor. Mutlu mesut yaşıyorlar ikisi.  Buna günümüzde beklenti etkisi, Pygmalion etkisi yada  kendini gerçekleştiren kehanet deniyor.

Çağımızda bununla ilgili deneyler, araştırmalar mevcut. En bilineni Rosenthal'in araştırması. Bir okulda yapılan çalışmada, her sınıftan eşit sayıda öğrenci iki gruba ayrılıyor. Rosenthal öğretmenlere, gruplardan birini "zeki grup" diye tanıtıyor. Aslında öyle bir özellikleri yok. Diğer öğrencilerle aynı durumdalar. Buna rağmen, bu grup ileri zekalı  ve potansiyelleri çok yüksek diye anlatıyor öğretmenlere Rosenthal. Ve bir yılın sonunda , her iki gruptaki öğrencilerle öğretmenlerin geçirdiği zaman aynı olmasına rağmen, öğretmenlere zeki grup diye tanıtılan öğrencilerin diğerlerine oranla , akademik açıdan daha iyi bir gelişme gösterdikleri gözleniyor. Sonuç olarak  öğretmenlerin bu gruba sözlü yada düşünsel anlamda yada yüz ifadeleri ile yaptıkları şeylerle, bu beklenti etkisini gruba aktardıklarına inanılıyor. Bunun da öğrencilerin benlik kavramı üzerine etki ettiği ve kavrama becerilerini yükseltmiş olduğu düşünülüyor.
Çocuklarınıza, başaracaklarına dair  inancınızı sık sık belirtmeyi ihmal etmeyiniz bu durumda.

İlaç tedavisinde de buna benzer bir deney var ki, plasebo etkisi deniyor onada. İlaç niteliği olmayan kapsüller   hastalara ilaçmış gibi veriliyor ve kesinlikle iyileşecekleri söyleniyor. Netice olumlu oluyor. Hastalar iyileşiyor. Hatta bu şekilde çalışan bir hastane olduğunu okumuştum bir zamanlar.

İşte tüm bunların ışığında, bende  kendime telkinler yapmaya karar vermiş bulunuyorum . Yoksa altından kalkamayacakmışım  gibi geliyor bazı şeylerin. Değil işte, ben güçlüyüm. Her türlü zorluğun üstesinden gelebilirim . Sorunlar ne kadar büyük olsa da , onları bir şekilde atlatabilirim. Allah'ın izniyle tabii ki . Tanrı istemezse yaprak düşmezmiş, dimi ?.Efsane  Pygmalion da bile , aşk tanrısı Venüs istemeseydi Pygmalion'un işi zordu. Ama inandı, istedi ve oldu. Demek ki bende inanırsam, istersem olabilir. Sorunları yok edemeyeceğime göre kendime verdiğim  bu telkinle  sorunlarımın üstesinden daha kolay gelebilirim.

Son olarak Blaise Pascal'ın sözleri ile noktalayım yazıyı.
"Bir insana kendisi gibi davran, kendisi gibi olmaya devam edecektir. Olmayı başarabileceği kişi gibi davran, o kişiye dönüşecektir."


Füsun t.



3 yorum:

  1. füsuncum ben geldim canım
    :)
    hoş yazı canım
    :)
    ellerine sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Hoşgeldin sevgili Ayşe. Ne iyi ettin :)Her zaman beklerim. Sevgiler

    YanıtlaSil
  3. hömmm evet doğru tebi.
    pygmalion sendromu, filmi romanı da var bilirsin sen.
    rosenthal, placebo, pascal.
    :)
    güzel şeyler sölemişler yapmışlar.
    aferin onlara.
    :)
    ama doğru. herşey telkinle.
    isteriz ve yaparız.
    bazen de kötü oluruz işte.
    ama kalkarız yine.
    bak bu konuda uzakdoğulular daa iyi.
    özellikle zen yaşantısı.
    zihni boşaltmak filan.
    veya kendini resme vermek.
    bak zen resmi de var.
    nefes fırça uyumu.
    meditasyon mesela, bişiyciğin kalmaz.
    :)
    yani mesela.
    :)

    YanıtlaSil

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...