Güzel, sıcak, mutlu bir hafta sonunu geride bırakıp, yeni bir güne açtım gözlerimi az önce. Yeşil çayımı (rejimdeyimde yeşil çay içmem gerek,yoksa tadından hiç bişey anlamıyorum ) yudumlarken bugün ne paylaşacağım peki dedim. Bilemedim, bulamadım. Uzattım ellerimi klavyeye ne çıkarsa.
Cuma günü kursum vardı malum. Neşeli gençleriz biz çibidibidip çibidibidipdip modunda geçti. Maşallah , Allah'ım nazarlardan saklasın süper bir grubumuz var. Hem eğleniyoruz, hem öğreniyoruz. Dersi asıyoruz, yemek saatini uzatıyoruz bazen, sonrada kendi kendimize ceza verip " bu hafta dışarı yemeğe çıkmak yok " deyip atölyede yiyoruz yemeğimizi. Cuma günüde cezalıydık, sağolsun arkadaşlar bir şeyler getirdi onlarla beslendik. Bir sonraki cezayı "hiç bir şey yememe " olarak uygulasak, kilo vermemize yardımcı olur mu acaba.
Bu aralar kilolarıma ve göbeğime taktım kafayı. "Erimeli bu göbek" deyip geziyorum. Geçen gün kendime kıyafet bakmak için çarşıya çıktığımda aldım bu kararı, ne giysem olmadı çünkü, yakışmadı. Efendim bir zamanlar 45 kilolarda olup, kilo almak için iştah açıcı şuruplar içen biri olarak, dokunuyor bu iş bana yahu. Alışamadım.
Cumartesi günü ise, sıcacık, güler yüzlü, neşeli, hatta bazen çılgın, çok tatlı bir toplulukla beraber oldum. Ağaçlar.net sitesi üyeleri ile biraraya geldik. Türkiye'nin bir çok ilinden üyelerinde katılımı ile Ankara toplantısını gerçekleştirdik. Tanımadıklarımızı tanıdık,sıcacık sohbetler yaptık, hediyeleştik, bilgi alışverişi yaptık. Çok verimli, mutlu ve güzel bir gün yaşadık 60 kişi. Hediyelerimin fotoğrafını çekemedim bir türlü. Bir başka post'da onları anlatacağım inşallah.
Hediyeleştik dedim ya. Ben de bir çiçek kaptım kendime. Masaya koyduğumda içinden bir solucan kendini dışarı attı. Karşımda oturan dünya tatlısı bu küçük kız Sudenaz solucanı hoppiikkk kaptığı gibi avuçlarına alıverdi. Çocukluğum geldi aklıma , bende oynardım onlarla. Ama ne yazık ki şimdi alamam elime.
Pastamız bile vardı.
Buda benim bukaşi topum. Fermente olmuş organik maddelerin top haline getirilmiş hali. Kirli sulara atacağız. Bukaşi topu ile ilgili detayları okumak için tıklayınız.
Tık Tık
İşte böyle güzel bir Cumartesi geçirdim. Çok mutlu oldum. Umarım tekrar tekrar bir araya gelme şansımız olur, bu güzel insanlarla.
Pazar günü... Sevmediğim gün. Ama dün sevdiğim gün. Öğle saatlerinde mis gibi Türk kahvemi doğa ile başbaşayken içmek üzere yola çıktım. Yarı yolda nefis bir yağmur başladı. Olsun, daha bi güzel olur yıkanmış çimlerde kahve içmek. Fakat o kadar çok yağdı ki, çimler üzerinde değilde , saçak altında içebildik kahveyi. Yağmurun saçaklardan akışı ayrı güzellikti.
Güzel şeyler çabuk biter nedense. Üç güzel günü hatıraları ile geride bıraktım işte. Size, bana , hepimize güzellikler yaşayacağımız yeni bir hafta diliyorum. Klavyemden bunlar çıktı.
Mutlu haftalar:)
YanıtlaSilBaharcım teşekkürler, sanada güzel günler.
SilHer gününüz böyle olsun) güzel bir hafta dilerim.
YanıtlaSilBu yorumu 3. paragrafına itaf ediyorum: Bendeeeeee.
YanıtlaSilBende isterim bende , zayıflık günlerim çok gerilerde nayniri nayniri nom..
52 nire 75 nire..:((
Vuslatt ah Vuslattt, bilemedik kıymetini kadrini o kiloların :)))
SilHafta sonu güzeldir :) Bende hafta içine olan kızgınlığımı anlattım bugün ne yazayim diye düşünürken :) Mutlu haftalar :)
YanıtlaSilSanada güzel günler Sedacım, okudum anlattıklarını :)
SilMutlu günlerin hiç bitmemesi için :-)Sevgiler...
YanıtlaSilBitmese keşke evet, sevgiler Sükriyecim.
Silhah haaaa klavyen güzel şeyler sölemiş.
YanıtlaSilsolucan minikken de dokunamazdım.
sudenaz pek cesurmuş beee.
:)
Sölemiş dimiiiğğğ :)))
SilÇok da gerekli değil dokunman boşver .
Sudenaz bi atladı solucana , görseydin :))))
Aa, nasıl kaçırmışım ben bu yazıyı?! :))
YanıtlaSilSude Naz'dan selam getirdim ablası, müsait olduğunuz bir hafta sonu sizin bahçede ki solucanlarla da arkadaş olmak istiyormuş.. :))
Öpüyorum Sudenaz'ı bende. Tamamdır, belkide beraber tutarız bu sefer solucanları :)
Sil