pazar neşesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pazar neşesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Ocak 17, 2016

Pazar ondan bundanı

İnsan bazen öyle bir şey yapar ki , farkında olmadan bir diğerinde  iz bırakır.  Bu Deeptone'da bende öyle bir iz bıraktı ki, güzelim pazar şarkıları başlığımı elimden aldı. Her pazar yazının başlığını "pazar şarkısı" diye yazıyordum, benimle dalga geçti "hangi pazar bu, sebze pazarımı " gibisinden. O gün bugündür rahatça "PAZAR ŞARKISI" başlığı atamıyor ve her seferinde kulaklarını çınlatıyorum. Sevgiler Deepciğim ...

Son günlerin salgın furyası beni de yakaladı. Önce öksürük olup geldi, oh geçti gitti , bu seneyi böyle atlattım derken dün de nezle olarak geri geldi. Hepsi gidip,  domuz  olarak geri dönmesinde, ben buna razıyım. Burada bir reklamlı öneri yapayım. Nezle olduğunuzda SELPAK tuvalet kağıdı ile silin burnunuzu , hiç kızarmıyor, yara da olmuyor, çünkü yumuşacık. Ve okuduğum bir makalede, grip_nezle de  en etkili çarelerden biride uyku imiş. Bol bol uyuyunca hemencecik geçiyormuş . Bu çare çok hoşuma gitti. Gazeteler, dergiler, kitaplarla geçirilecek yarı uykulu saatler eminim iyi gelecek bana da. 

Biraz dedikodu yapalım mı ? Dün kahvede arkadaşlarla beraberdik. Birisi güzel fal bakar. Konu fala gelince , fincanımın fotoğrafını kahve falı bakan cep telefonu app'lerine gönderip göndermediğimi sordu. Bazen gönderiyorum dedim. O da gönderiyormuş. Öyle yorumlar geliyor ki bazen dedi, sanki telefonum dinleniyor yada mesajlarım takip ediliyor, yaşadıklarımı aynen biliyor. A aa, evet dedim , çoğunlukla benim durumumu da birebir biliyor. Ne dersiniz ? Paranoyak mı olduk ? Falıma kendisi baktı. Huzur dolu mükemmel bir yaşam bekliyormuş beni. Bir de gizli bir güç tarafından korunuyormuşum. Kocamaaann bir ağaç çıkmış çünkü. 

Lodos var bugünlerde. En çok uçak seferlerini vurdu lodos. THY 95 uçak seferini iptal etti. Lodosun beni güldüreceğini düşünmezdim ama sağolsun AHMET COKA öyle bir lodos çizmiş ki , pazar gülüşümü ona borçluyum. Güzel şeyler paylaşılınca güzeldir, di mi ?

LODOS / ahmet coka

Uzatmayayım , bundan sonrasını kimse okumaz artık. Pazar şarkımız var sırada elbette. Tıklayın dinleyin. Güzel, süper, şahane bi şarkı. Mutlu pazarlar. TIKTIK 



Pazar, Aralık 27, 2015

Pazar ondan bundanı


Az önce çayı demlerken, çaydanlıktan çıkan buharın  gönlümü ısıttığına bir kez daha şahit oldum. Var bunun çözemediğim bir hikmeti. Kim bilir nerelerden, hangi, tam hatırlayamadığım anılardan geliyor. Her gün binlerce şükrettiğim güzel ailemde, güzel sabah kahvaltılarının sıcaklığıdır belki de sadece. Mutluluk da, hüzün de hayatımıza en derin haliyle giriyor fark ettirmeden. Sonrada fark ettirerek çıkıveriyor ortaya. Hep mutluluklar çıksa keşke, hep onları hatırlatsa bize. Olmuyor. Mutlulukta , hüzünde sonsuza kadar sürmüyor malum. Biraz ondan, biraz bundan olunca anlam kazanıyor hayat. Yine de temenni ediyorum, mutlu anılar biriktirelim bu yıl bol bol. Mesela üstteki fotoğraf, bahçede yaptığımız bir sabah kahvaltısının mutlu anısına ait.

Yağmadı, yağmıyor, yağacak gibi de görünmüyor. 31 Aralık gecesi İstanbul kar yağışlı görünüyor ama Ankara'da yağış yok. Hatta Uludağ'da bile kar yok halihazırda. Kar yağsın diye isterken bencillik yapıyorum, biliyorum istemeyenlerin sebebini ama susuz kalmamak içinde kar lazım. Ayrıca bir şükür de buraya konduruyorum; sıcak bir evim, ayağımı ısıtan bir ayakkabım, giyecek kabanım var, ne kadar şükretsem az. Allah'ım olmayanların yardımcısı olsun, zor şartlara dayanma gücü versin. Dünya böyle bir yer işte, seni sevindiren başkasını üzer. Tamam vazgeçtim kar istemekten, bu kar giflerine bakarım ben bol bol. Yeter ki çocuklar üşümesin. Siz de kar giflerini seviyorsanız facebook sayfama üye olun, orada bol bol var. Daldan dala atlıyorum, çünkü anlık yazıyorum, planlamadan. 

Ve, az önceki şükre bağlantı olarak , bu yıl ihtiyacım olmayan hiçbir şeyi almamaya niyetliyim. Mesela evde en az 5 kutu krem var, onlar bitmeden krem almayacağım. Buna benzer bir sürü şey. Nerden mi çıktı bu fikir, İŞTE BURADAN  Çok şükür mevcutlar beni bir yıl idare edecek kadar çok zira. 


Uzun süredir uçmamıştım. Olmadı, zira kanatlarım yok. Uzun süredir uçağa binmemiştim. Gökyüzünü özlemişim. Bulut meraklısı olarak doya doya izledim bulutları. Ve İstanbul'a gökyüzünden bakmak ayrı güzeldi. Havada da en az yerdeki kadar insan var maşallah. Artık herkes uçuyor. Biletler son derece ucuz, otobüsle hemen hemen aynı fiyat. Hatta uzun mesafe taksi fiyatına. Havaalanındaki tekerlekli sandalye hizmetinden yararlandık ve arabadan alıp uçağa, uçaktan alıp arabamıza kadar getirdiler sağ olsunlar. Aksamadan işliyor. Benim seyahatimde tek aksayan, hava trafiğinin yoğun olması sebebi ile yarım saatlik rötarla uçmak oldu. Kara yolları gibi artık hava yolları da yetmiyor trafiğe.

Genç is adamı uçağa binmek üzere havalananına gelir ve bilet kontrolü yapılan masaya giderek, elindeki valizleri teslim eder. 

Görevli; "Biletinizi alabilir miyim?" der. 

Adam biletini verir ve ekler; "Biletimden göreceğiniz gibi New York'a gidiyorum. Ancak, verdiğim yeşil valizin Londra'ya, mavi olanın da Paris'e gitmesini istiyorum." 

Görevli kız şaşkınlıkla ; "Özür dilerim, ancak bunu yapmam mümkün değil". 
 Bunun üzerine genç adam; "Bunu duyduğuma çok sevindim. Geçen sene yapmıştınız da!"


Çenem düştü yine. Amannn, laflıyoruz işte şuracıkta biz bize. Yeni yıl hediyelerinizi aldınız mı ? Ben kendime bu ajandayı aldım. Elime aldığım anda bu benim olmalı dedim ,çünkü içinde mektuplardan cümleler ve pullar var. Pulları da, mektupları da çok severim. Daha ne olsun. Sizde hediyelerinizi aldınız ve kendiniz paketlemek istiyorsanız, çok eğlenceli ve çok şık bir paketleme örneği izleteceğim size. Buyrun TIKTIK layın. 


Ve Pazar günü elbette sizi müziksiz bırakmayacağım. Bu kadın  yaptı yine yapacağını. Bayılıyorum bu şarkıya. Bu kadar güzel söylenir mi yahu.  TIKTIKTIK

Çok güzel geçsin gününüz.


Pazar, Ekim 25, 2015

Pazar


Agideyi çok seven kadının kocası ölür. Aradan uzun zaman geçer. Adet üzere oğlan anasına sorar; -“Ana sen agideyi çoh sevirsen, sene agide mi alim,yohsa seni ere mi(kocaya) verim?” 
 Anası içini çeke,cevap verir; 
 -"Oğul, ben ehdiyar gari. Agideyi hanci dişiminnen yiyimçi?”


Gülmek kadar müzikte ruhun şifası. Zor günlerden geçiyoruz. Kendimizi bir şekilde korumamız lazım. Yoksa sonbaharın bu kasvetli günlerinde , yaşadığımız kasvetlerle beraber depresyona kucak açıveririz maazallah. 

Bu yüzden, pazar günleri şarkı günümüz malum, paylaşalım o zaman. İlk kez dinlediğim bir şarkı bugünün şarkısı. Kalbini değiştir diyor . Gün ışığı gibi sevgine ihtiyacım var. O zaman sevelim , sevilelim, bundan güzel bir şey yok bugünlerde .


Çok çok sevdiğim bir şarkı ise günün bonusu. Filmini defalarca izleyebilirim,  o eğri büyrü adamı seviyorum. 




** Bu yayını beğenirseniz, dostlarınızla paylaşabilirsiniz.

Pazar, Mayıs 31, 2015

Pazar neşesi

Günler yağmurlu geçiyor. Yarın yaz başlıyor ama hava bahar havası. Mevsimler kaydı. 2010 yılı 24 Haziran, NTV hava durumu sayfasında şöyle yazıyor " Haziran ayı kuvvetli yaz sağanakları ile devam ediyor. " Yıl 2015 , durum benzer. Kısacası Haziran ayını da serin ve yağışlı geçirme ihtimalimiz  yüksek. An itibari ile evde kalorifer  yanıyor sabah akşam.  Bu da tarihe not olsun.

Ben halimden çok memnunum. Fazla sıcak sevmem. Limonata tadındaki bu havalara da aşığım. Yeşilin bin bir tonu taptazedir şimdi. Ve; güller, çiçekler  açtı her yerde rengarenk. Hava da doğal klimalı, insan başka ne ister diyorum; ama deniz, güneş, kumlar diye hayal eden çok kişi var tabii.

Onları bugün bir  video  ile selamlıyorum. Nasılsa yaz gelecek, ben  birazcık daha  baharımla ve yağmurlarımla mutlu olayım izninizle diyorum. Yok inatla ,  ille de deniz, güneş  ve incecik kumlar diye ısrar ediyorsanız ...  TIKTIK

nerede olursanız olun gününüzü keyifli geçirin, sevdiklerinize sıkıca sarılın..
iyi pazarlar


Küçük Moiz ilkokul çağına gelmiş. Okulda ilk günün akşamı eve dönmüş.
Annesi: “Oğlum öğretmenin bu gün neler anlattı size bakayım ?” diye sormuş.
Moiz: “Anne, Musa diye bir adam varmış, bir gün Ramses diye biriyle kapışmış, adamlarını alıp kaçmaya başlamış.
Kaçmışlar, kaçmışlar bir nehrin kenarına gelmişler. Arkadan Ramses’in ordusu geliyormuş.
Musa hemen cep telefonundan Mossad, CIA, Ordu, vs.. herkesi aramış.
Hemen helikopterlerle askerler gelmiş, nehrin üzerine bir köprü yapmışlar.
Musa ve adamları geçmiş. Ramses’in adamları köprüye girerken savaş uçakları gelmiş, köprüyü bombalamış, hepsi suya düşüp boğulmuş…”
Diye anlatırken, Anne: “İnanamıyorum !.. Öğretmenin cidden böyle mi anlattı ?” demiş.
Oğlan da: “Yaw Anne, ben sana öğretmenin anlattığı şekliyle anlatsam hiç inanmazsın..”…



Pazar, Aralık 30, 2012

Pazar neşesi

Berbat olmuş fotoğraflar sitesi.  Çekim sırasında, ya gözden kaçan bir takım şeyler olmuş yada eş dost gıcıklık yapmış fotoyu berbat etmiş .Bu tür fotoğrafların toplandığı bir site. Populer kısmına baktım
 bazıları çok eğlenceli idi. Belki sizi de eğlendirir bu güzel günde.










Günün devamı da neşe içinde geçsin. Hava güzel, güneş gülümsüyor ve gülümsetiyor bugün. Yürüyüş yapmak , biraz nefes almak için ideal bir gün. Soğuk falan demeyin,termosa çayınızı koyup, açık havada kendinize bir bardak sıcacık çay ziyafeti çekebilirsiniz. Yarım saat bile olsa iyi gelecektir .
Ben öyle yapacağımda :)

Pazar, Aralık 02, 2012

Pazar neşesi

İsviçre... hukukun üstünlüğü ile ünlü bir ülke.
Ülke kurallarına göre evlerde denetimsiz alkol ve alkollü içki üretmek
yasaktır. Kantonun birinde içki ürettiğinden kuşkulanılan bir adam
için savcılıktan alınan tümüyle yasal arama emri ile adamın evine
girilir ve her taraf didik didik aranır.

Sonuçta... evde içki üretimi ile ilgili bir dolu alet, edevat bulunur
ama, bir gram dahi içki bulunamaz.

Neticedeİsviçreliyi mahkemeye çıkartırlar ve de hakim adamcağızı yasak
içki üretiminden iki yıl hapse mahkum eder.

Adam itiraz eder:
- Evimde bir gram bile içki yok. Beni neden mahkum ediyorsunuz ? der.

Hakim, kendinden oldukça emin:
- Ama, gerekli her tür donanımı bulduk.

Adamcağız:
- O halde bi iki yıl da tecavüzden verin bari!

Hakim kızgın ve şaşkın:
- Bir de tecavüz suçun mu var?

Adam sakin ve gururlu:
- Hayır ama çok şükür yeterli her tür donanımım var !

Hakimin yüzü kızarır ve ve hükmü beraata çevirir...!

Pazar, Kasım 25, 2012

Meyhaneci


Of'lu hoca Cuma namazında içki içenleri fena azarlıyordu:
- " Paranızı sokağa atıyorsunuz ! Kazanan kim ? Meyhaneci...
En büyük dükkan kimin ? Meyhanecinin...
En güzel ev kimin ? Meyhanecinin...
Ya en güzel araba ? Meyhanecinin.
Bu paraları veren kim ? Ha sizin gibi kafasızlar..."
Aradan 2 hafta geçer, bir adam koşarak hocanın yanına gelir ve ellerine sarılıp öperek:
- " Allah razı olsun hocam, senin verdiğin içki vaazı sayesinde hayatım kurtuldu.."
Hoca memnun:
- " Aferin, içkiyi bırakmanın mükafatlarını ahirette de göreceksin oğlum." der. Adam düzeltir:
- " İçkiyi bırakmadım hocam, meyhane açtım ! "


t

Pazar, Nisan 01, 2012

Pazar neşesi

Zengin bir iş adamının kızı, kendisiyle evlenmek isteyen erkek arkadaşını anne ve babasıyla tanıştırmak için evlerine yemeğe çağırdı. Yemekten sonra zengin iş adamı damat adayıyla baş başa konuşmak istedi ve onu çalışma odasına götürdü.
Senle şöyle erkek erkeğe konuşalım yavrum, dedi.
- Evlendikten sonra aileni geçindirmek için ne iş yapmayı düşünüyorsun?
Damat adayı duraksamadan yanıt verdi:
- Aslında benim elimden her iş gelir efendim, evlendikten sonra bir yerde kesinlikle bir iş bulurum. Sonra da nasıl olsa, Tanrı yardım eder.
Damat adayının bu yanıtını kuşkuyla karşılayan iş adamı, bu kez daha somut bir soru sordu:
- Peki içinde kızımı oturtabileceğin bir eve nasıl sahip olmayı düşünüyorsun?
Damat adayı yine duraksamadan cevap verdi:
 - Ben aslında çok çalışkan bir insanımdır, dedi. Gece gündüz demez çalışır, para biriktiririm. Sonra da nasıl olsa Tanrı yardım eder, bizde bir ev sahibi oluruz.
Kız babasının neşesi iyice kaçtı. Bu kez sesini yükselterek sordu:
 - Peki oğlum ilerde çocuklarınız olunca onlara nasıl bakacaksınız?
Damat adayı o soruyu da yanıtladı:
- Biraz önce söyledim ya, gece gündüz çalışır kazandığım tüm parayı biriktiririm. Sonrada nasıl olsa Tanrı'nın yardımıyla çocuklarımızı büyütürüz.
Damat gittikten sonra kızı koşarak babasının yanına geldi:
- Damadını beğendiğini gözlerinden anlıyorum babacığım, lütfen söyler misin onun en çok neyini beğendin? Babası kızının yüzüne dik dik baktı:
- Onun en çok hoşuma giden yanı benim hakkımdaki görüşü, dedi ve ekledi: -
  Beni Tanrı sanıyor!..

Pazar, Mart 18, 2012

Pazar neşesi

20 yaşlarında bir delikanlı, kız arkadaşı ile gidecek yer bulamamanın sıkıntısı içinde kıvranırken, sokağın ıssız yerine park edilen bir kamyonu fark etmiş. İçinde de kimsenin olmadığını görünce, kamyonun altına girmişler. Birkaç dakika gibi gelen birkaç saat geçtikten sonra, delikanlı bekçinin cop ile dürtmesiyle, toparlanmış. Bekçi, sert bir ses tonuyla sormuş;
 - Delikanlı, ne yapıyorsun burada?
 - Ne yapacağım, kamyonu tamir ediyorum.
 - Bak delikanlı, bu dediğin üç nedenle doğru değil... Birincisi, kamyon tamir edilirken, sırt üstü yatılır. Sen, yüz üstü uzanmışsın. İkincisi, kamyon tamir edilirken, pantolon çıkartılmaz. Üçüncüsüne gelince... kamyon gideli tam bir saat oldu!

Pazar, Mart 04, 2012

Pazar neşesi


Yaşlı çift yataklarına girmişler, koca uykuya geçmek üzere... Ama  hanımı aniden bastıran bir romantik dalganın
 tesirinde... Kocasıyla  sohbet etmek istiyor... Dudaklarında hülyalı bir gülümseme, gözleri uzaklardaki zamanlarda:
- Bana kur yapacağında elimi tutardın...
 Koca, gözleri hâlâ uykuda, elini uzatır, elini hanımının elinin üzerine koyar.Birkaç dakika geçer.
- Sonra beni öperdin...
Koca uykusu ile hanımı arasında bocalar, uykusunu kaçırmaktan imtina ederek uzanır ve yanağına bir öpücük kondurur, aynı ağır çekimle başını yastığına tekrar yerleştirir. Artık huzurlu bir uykuya geçmeye tamamen hazır...
- Sonra boynumdan hafifçe ısırırdın...
- ?
Koca oyuncağı elinden alınmış çocuk huzursuzluğuyla yorganı kaldırır, yataktan kalkar.
Hanımı sorar:
- Nereye gidiyorsun?
- Dişlerimi takmaya.



Gününüz neşe içinde geçsin, hepimize iyi pazarlar. . .

Pazar, Şubat 26, 2012

Pazar neşesi

kaynak
                                                                            Komikaze


Pazar, Şubat 12, 2012

Pazar neşesi

Otobüs şoförü, omzuna dokunulunca  hafifçe başını çevirmiş. Bir bakmış ki elinde bir avuç bademle yaşlı bir kadın
durmakta. Yaşlı kadın bademleri şoföre uzatmış.
Şoför teşekkür ederek almış bademleri ve yemiş.. 
15 dakika sonra yaşlı kadın tekrar şöförün omuzuna dokunup bir avuç daha badem vermiş ve bu
ikramı bir kaç defa daha yapınca  saygılı şoför ;
" Zahmet ediyorsunuz efendim.." demiş
" Hep bana yedirdiniz. Biraz da kendiniz yesenize.."
Çiğneyemiyorum evladım." demiş yaşlı kadın ," Dişlerim yok.."
" Niye satın alıyorsunuz o zaman teyzeciğim ?.."
Yaşlı kadın cevap vermiş.
" Evladım ben sadece üzerindeki çikolata kaplamasını emmesini seviyorum"

Pazar, Şubat 05, 2012

Pazar neşesi




Temel Dallas'daki kuzeni Dursun'u görmeye gitmiş. Dursun, Temel'i hava alanında karşılamış. Beraberce dışarı çıkmışlar. Temel bir bakmış 10 metre boyunda bir limuzin! "Uyyy, amma da büyük bu,da!"
Dursun hafifçe gülmüş. "Temelim burası Amerika! Burada herbirsey büyük!"
Yola çıkmıslar, Dursun'un çiftliğinin kapısından içeri girmişler. Git git bir türlü eve varmıyorlar. 
Temel şaşkınlık içinde: "Uyy, amma da büyük çiftlik daaa!"
Dursun gene hafifçe gülmüş. "Temelim burası Amerika! Burada herbirsey büyük!"
Neyse, aksam olmuş, yemek salonuna geçmişler. Salonun ortasında kocaman bir masa. Bir ucunda Temel bir ucunda Dursun. Temel Dursun'u taa uzaktan zor seçiyor. 
"Uyy!" diye baaarmis. "amma büyük masa, da!"
Dursun'un sesi gelmiş "Temelim burasi Amerika! Bura da herbirsey büyük!"
Yemekten sonra Temel'in tuvalete gitmesi gerekmiş.
 Dursun:"Temelim, alt kata in, soldan üçüncü kapi" diye tarif etmis. 
Temel alt kata inmis ama sol yerine sağdan üçüncü kapıya girmiş. Orası evin havuzunun olduğu yermiş. Her yer karanlık olduğu için Temel elektrik düğmesini ararken havuza düşmüş. Can havliyle bağırmaya başlamış:
"Sifonu çekmeyiiin!!Sifonu çekmeyiiin!"





Pazar, Kasım 20, 2011

Pazar neşesi


Adamın biri bir gün bahçesinde otururken boktan top yapan bir bok böceğini görmüş,böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş:

"Ey Allahım ! her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da,
şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın ? "

Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış.
Derdine kimseler çare bulamamış.
En sonunda bilge bir doktor ;
Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiyeceksin , demiş.

Adam köfteyi çakmış ve 40 gün boyunca o pislikleri yemiş ve iyileşmiş.
Aradan yıllar geçmiş aynı adam gemiye binmiş ve denizin ortasında çok büyük fırtınaya yakalanmışlar.
Herkes bağırıp, çağırıp, ağlaşırken bu adam bacak bacak üstüne atıp sakince çayını yudumluyomuş.
En sonunda birileri dayanamamış sormuş.
"Biz yana yakıla dua edip bağırıp çağırıyoruz sendeki bu ne rahatlık be adam ,"

Adam şöyle cevap vermiş
"KURBAN OLDUĞUMUN BİR KERE İŞİNE KARIŞTIM BANA KIRK GÜN BOK YEDİRDİ"

Pazar, Ekim 23, 2011

Pazar neşesi

Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş Evrim ne güzellikler yaratıyor! diye düşünüp mest oluyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışında ayının daha hızlı olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki bir dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış, tam vurmaya hazırlanırken adam - 'Allahım! diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş, bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama; - 'Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?' demiş. Adam utanç içinde: - 'Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama hiç olmazsa ayıyı dindar yapabilir misin?' demiş. - 'Peki' diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya başlamış her şey eski haline dönmüş. Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini de göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış; - 'Allahım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun bana verdiğin nimetlere...

.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...