sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ocak 09, 2025

Ondan Şundan Bundan

 


Japonya'da gerçekleştirilen bir klinik deneyde,  korneaları hasarlı ve bulanık gören üç kişinin, kök hücre nakli ile görmeleri önemli ölçüde düzeldi. Operasyon üzerinden iki yıl geçmesine rağmen ciddi bir sorunda ortaya çıkmadı. Bu deney, türünün dünyadaki ilk örneği. Sonucun kök hücre araştırmaları için önemli bir ilerleme olduğu belirtiliyor. Ne güzel bir gelişme, dilerim her tür görme kaybı onarılabilir. 

Bakın Roma imparatorluğunda neler olmuş ...Günümüzdeki tuhaflıkların ve saldırganlığın sebebi de kurşun mu dersiniz ?

Kurşun kirliliğinin IQ yu düşürmüş olabileceğine dair bir araştırma yapılmış. Roma imparatorluğunun altın çağını yaşamış insanlar , atmosferdeki kurşun sebebiyle IQ'larında ortalama 2.5 ila 3 puanlık bir azalma yaşamışlar. Araştırma Roma imparatorluğunun çöküşünde kurşun kirliliğinin rolü olabileceği düşüncesine içerik sağlıyormuş. Bazı söylentilere göre tuhaf ve sıklıkla şiddet içeren davranışlar sergileyen Romalı seçkinlerin, kurşun zehirlenmesinden mustarip olduğu ve dolayısı ile kurşunun sebep olduğu dengesiz eylemler ve sosyal istikrarın sarsılmasına sebep olduğu ileri sürülmüş . Araştırma Roma'nın düşüşünün buna bağlı olduğunu kanıtlamıyor fakat çevresel kirliliğin insan üzerindeki etkilerinin binlerce yıl öncesine dayandığını gösteriyormuş. 

Bakın size ne kadar faydalı bilgiler sunuyorum.

 15 dakika gülerek ortalama 30 kalori yakıyormuşuz. Bunu da istikrarlı devam ettirirsek hiçbir diyet uygulamadan yılda 2 kilo zayıflayabilirmişiz. 

Yine kendi türünde bir ilk araştırma ...

Mutlu olmayı öğrenebileceğimiz ancak kalıcı fayda için pratik yapmamız gerektiğine dair bir araştırma. Pratik yapmayı bıraktığımız zaman bir süre sonra  tekrar geldiğimiz noktaya dönüyormuşuz. İstikrar şart kısacası. Mutluluk bilimi dersinde  neler öğretiliyormuş derseniz konular şöyle ;

Arkadaşlarla beraber olmak, başkalarına yardım etmek, meditasyon yapmak, şükür etmek vs.. Son olarak, " Nezaket ve mutluluk birbiri ile ilişkili " diyorlar. Çağımızda nezaketi kaybettik ondan mutsuzuz demek ki !

Görüşmek üzere, kalın sağlıcakla, nezaketle ve müzikle .




Cumartesi, Mart 24, 2018

Radio Taiso

Yaşama ayak uydurmak için kendinizi sürekli güncellemek zorundasınız. Yoksa bir anda çok uzağa düşebiliyorsunuz. Öyle bir çağdayız işte. Ve, yaşama yüksek kalitede devam edebilmek için sürekli hareket halinde kalmalısınız. Bir kez durdunuz mu devam etmek güçleşiyor. Hastalıklar durgun vücutları çok seviyor. O yüzden ne demişler , harekette bereket vardır.

İkigaı adı kitabı okurken öğrendiğim , henüz uygulamaya geçmediğim , en kısa sürede sabah programıma dahil edeceğim  hareketler zincirini siz de bilin istedim. Radio Taiso . Vücudun esnekliğini artırmaya yönelik bir egzersiz programı. Özelliği şu, bir radyo kanalından her gün belli saatte çalan, Radio Taiso  müziği eşliğinde yapılıyor bu hareketler. İlk olarak  Amerika'da bir radyo kanalında yayınlanmaya başlamış. Pek rağbet görmemiş ve öylece kalmış. Daha sonra 1928 yılında Japonya'da imparator Hirohito'nun taç giyme töreninde kutlama amacıyla başlamış bu akım. Japonlar sevmiş bu uygulamayı. Sonrasında topluca yapmaya başlamışlar. Hatta bir mecburiyet halini almış. Şimdilerde o mecburiyet yerini tercihe bıraksa da,  bazı okullarda, iş yerlerinde toplu halde  halen uygulanmaktaymış. Hareketleri yapmak için belirli bir mekan yada alet gerekmiyor olması oldukça cazip. Kulağınızda müzik  olduğu sürece her yerde  uygulayabilirsiniz. Japonya'da 100 yaş üzeri ve mutlu insanların çokça bulunmasının sebeplerinden birinin de bu tür egzersizler olduğu söyleniyor İkigai adlı kitapta. 

Sabahları ev halkı uyandığında hep birlikte uygulamak istersiniz belki diye size , şuracığa videolarını yerleştiriyorum. Gerisi size kalmış.








İlle ayakta yapmanız gerekmiyor. Yaşınız uygun değilse , ayakta duramıyorsanız, engeliniz varsa oturduğunuz yerde de yapabiliyorsunuz. TIKTIK


Pazar, Ağustos 28, 2016

Ondan Bundan Şundan

Burçlara inanır mısınız ? Ben henüz tam karar veremesem de , inanma yönünde ilerliyorum. Genel özellikler konusunda deneyimlerim oluyor bazen. Aaa tamam doğru, burçlara inanmalı diyorum. Burçların aşk uyumları diye bir şey var. Hangi burç hangi burçla aşkta uyumlu. Aşk uyuma baksaydı, tüm aşklar ömür boyu sürerdi. Aşkın gözü kara bir kere, uyuma falan bakmaz tutulur gider peşinden. Ben bir Balık ve yükseleni Koç olarak; Koç burcu ile aşkta anlaşabileceğimi hiç sanmıyorum. Al işte aniden yitirdim burçlara inancımı.
Ama biz yine de bir burç uyum tablosuna bakalım.

Koç _ Aslan ...
Boğa _ Yengeç...
İkizler _ İkizler ...
Yengeç _ Boğa ....
Aslan _ Koç .....
Terazi _ İkizler ....
Başak _ Boğa ....
Akrep _ Yengeç ....
Yay _ Koç ....
Oğlak _ Boğa ....
Balık _ Koç ....
TIKTIK  yapıp aşk, evlilik ve cinsellikte uyum detaylarına  bakabilirsiniz.

Her gün kulaklarımız kötü haberler duyuyor, gözlerimiz kötü şeyler görüyor ve okuyor. Çünkü iyi haberler kötü haberler kadar prim yapmıyor ne yazık ki. Ben çok fazla haber okumasam da böyle bir güzel haberden kaçınızın bilgisi oldu acaba. 


Rize'de Çaykur'a ait arazide çay evi yapılacakmış. İki tane mavi ladin çay ağacı inşaatı engellemiş. Elleri öpülesi insanlar bu iki ağacı kesip inşaatı yapmak yerine, iki ağacı kesmeden , cam fanuslar içine alarak inşaatı tamamlamışlar. Çaykur genel müdürü Sayın İmdat Sütlüoğlu, ömrünüz mavi ladinler kadar uzun ve sağlıklı olsun. Sizin gibi insanlara ihtiyacımız var. Lütfen haberin tamamı ve fotoğraflar için TIKTIK




Pantone sonbahar-kış renklerini açıklamış TIKTIK. Şahane renkler var. Mesela Potter's clay diye bir renk var ki benim en sevdiklerimden biri. Olmayan ingilizcemden dolayı, çevirisi çömlekçi çamuru diye geçiyor googleda. Ve maviler var, çimen yeşili  var, grinin şahane bir tonu var. Ben yeşil sevmem pek ama bu yeşil şahane. Ve  BU SİTE , moda hakkında bilmek isteyeceğiniz bir sürü haber var , Kendi moda blogunuzuda ekleyebiliyorsunuz anladığım kadarı ile. Ve işte yılın yeşili .


LUSH MEADOW


Çocuklarınız parmaklarını emiyorsa mikrop kapacak diye telaş etmeyin , bunun faydası bile varmış. Küçük yaşta kire ve mikroba maruz kalmanın , alerji geliştirme  riskini azalttığı gözlemlenmiş. Böyleymiş diye de , em yavrum parmağını diye teşvik edin demiyorlar .





Babalar, dedeler lütfen sağlıklı beslenerek, torunlarınızın yaşam kalitesini de yükseltin diyor bilim insanları. Çünkü genetik geçmişimiz çok önemli. Siz sağlıklı iseniz , sizden sonra doğacak aile fertleri de , genler dolayısı ile bu sağlıklı yapıyı devam ettiriyor. Torunuma ne miras bırakayım diye düşünenlerin dikkatine. TIKTIK 


Torunlarınıza sanat mirası bırakmayı da ihmal etmeyin tabi. Sanatın her kolu olabilir. Ailesinde ne görüyorsa, çocuk ona daha çok meyilli oluyor genellikle. Çocuklarınızı, tiyatroya, sinemaya, resim sergilerine, konserlere götürmeyi unutmayın. Hem de bunu sık sık yapın. Dönüp dolaşıp konu bir şekilde pazar şarkısına gelecekti elbette. Son günlerde Kalben'in birkaç şarkısı dışında beğendiğim yeni bir şey olmadı. O yüzden bu aralar bol bol eski şarkıları dinliyorum. İşte sevdiğim bir kaçı.

* 1
*2
*3
*tüm özleyenler için


Ailenizle kenetlendiğiniz, birbirinize sıkıca sarıldığınız, güzel sevgi sözcükleri ile çocuklarınızı, eşlerinizi,büyüklerinizi sevdiğiniz, bolca güldüğünüz, tüm aile fertlerinin şahsi zamanlarına saygı duyup, özgür bırakabildiğiniz, şahane,,mutlu, vıdı vıdısız bir pazar ve yeni bir hafta temenni ediyorum. Kucak dolusu sevgiler.



Pazar, Ocak 03, 2016

Kişisel dönüşüm

Mutlu yıllar, hem de sonsuza dek. Yüzünüzden tebessüm hiç eksik olmasın. 2016'ya da kavuştuk sonunda. Sayfaları her gün bir bir kopacak olan takvimimiz duvardaki yerini aldı. Ben saatli maarif takvimi meraklısıyım, babam Diyanet takvimi ister ama bu yıl her ikisi de olmadı. Nur topu gibi bir fazilet takvimimiz oldu. Bir yakınımız şirketi için hediye olarak yaptırmış bu yıl ki takvimi, bize de hediye edince, duvarda yerini almış oldu fazilet takvimimiz.

Günlerdir dilekler, temenniler havada uçuşup duruyor. Çok şey, bir sürü şey istiyoruz. Bir kısım istekler var ki, hepimiz aynı karardayız. Barış, huzur, istikrar vs. vbg. Bunları dileyip , elimizden geleni yapıp, beklemekten başka çaremiz yok gibi , bazı isteklerimiz var ki onlar için bizim çabamız çok önemli. Mesela benim kendim için isteklerim var ki, bunları bana 2016 getiremeyeceğine göre , ben çabalamalıyım. Değişmeliyim biraz ve bunun için ciddi adımlar atmalıyım. Mutlaka sizin de bir sürü isteğiniz vardır. O zaman hepimize kolay gelsin, noel babadan hayır yok, herkes işbaşına.

İş başına demişken, bu aralar kafamda işe mi başlasam diye düşünce bulutları dolaşıyor. Ne iş yaparım ki bu yaştan sonra ? Tembelliğe de son derece alışmışken, "otur oturduğun yerde" mi yapsam yoksa. Kış geldi ya, kendimi daha bir dinler oldum tabii. Bir de yeni yılda evde oturup muhasebe yapıyorum son yıllarda. Mesleğim ya muhasebecilik. Millet havai fişekler eşliğinde kikirderken , ben oturup ne yaptım ne yapacağım diye kumrular gibi düşünüyorum. Bu yüzden bu gelgitler. Neyse ki gelip gidiyorlar, bi de gelip gitmedikleri zamanlar oluveriyor alimallah.

Bu yazının başı sonu yok. Aldım başımı gidiyorum misali, yazıyorum işte. Bazen hayat bile rotadan çıkıyor. Benim yazı da öyle oldu. E toparlayalım o zaman. Bugün pazar, pazar şarkısı-şarkıları ister bu blog ve müzik ruhun gıdasıdır malum. Türk müziği makamları bir çok hastalığın tedavisinde kullanılmıştır.

Neva makamı mesela. İnsana ferahlık verirmiş.Göğsün sol tarafına, omurilik , kalça bölgelerine etkisi varmış. Gönül okşayan makam olarak biliniyor. Ve etkili olması için akşam vakti dinlenecekmiş. Bu akşam vakti, namaz saatlerine göre değerlendiriliyor sanırım. Akşamı kaçırdık ama benim gönlün ferahlamaya ihtiyacı var şahsen. Buyrun sizinde gönlünüz ferahlasın.

Rakamlara tıklayınız...




Perşembe, Mayıs 08, 2014

Doğru bilenen yanlışlar


Çocuklar dünyayı şekillendiren en değerli varlıklar benim için. Bu yüzden çocuğum olmadığı halde, onlara faydalı olabilecek her şeyi okurum, öğrenmeye çalışırım. Ayrıca insan ilişkilerinde de; çocuklara nasıl davranılması gerekiyorsa, yetişkinlere de ona göre davranılabilir gibi geliyor bana. Bu yüzden okuyup bilgilenmenin zararı olmaz . Neticede hepimizin içinde bir çocuk var ve zaman zaman ortaya çıkıp huysuzluklar yapabiliyor. Benim içimdeki çocuk bazen çok alıngan ve hassas olabiliyor mesela. O zaman ona, sıkıca sarılıp sevmek, sarıp sarmalamak  gerekebiliyor.
Sevgili blogger arkadaşım, psikolojik danışman , şeker insan Esra Ateşakın blogunda şahane paylaşımlarda bulunuyor, bilgilerini aktarıyor sık sık. İşte onun oldukça eski ama eskimeyen  paylaşımlarından, içinde önemli bilgiler bulunduran birini önereceğim bugün size. Bloga uğradığınızda diğer yazılarını da  okuyun çok istifade edeceğinize inanıyorum. Esracım ellerine sağlık diyor ve yazıya link veriyorum.

DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Pazartesi, Temmuz 01, 2013

Sağlıklı yaşam

             
Schweppes splash by Guy De Westelinck (guydw)) on 500px.com
Schweppes splash by Guy De Westelinck
Çağımız sağlıklı beslenme çağı olarak girecek literatürlere herhalde. Sürekli empoze edilen şey bu. Şunu yemeyin, bunu içmeyin, şu sağlıklı, bu zararlı vs . vs. vs. O kadar çok ki. Tamam, sağlıklı beslendik, ömrümüz de uzadı, sağlıklı da yaşadık. Her ne şekilde olursa olsun yaşlanacağız. Bundan kaçış yok. Sağlıkla devam etmez ise, çok uzun yaşamak çağın hastalıkları ile  pek de tatlı bir şey değil. Ömür uzadı tamam ama Alzheimer'a henüz bir çare bulunamadı, parkinsona da ve  kaliteli yaşamayı engelleyen nice hastalığa da. Sağlıklı uzun yaşamak ise bence genlerle ilgili. Bir de yaşamı kaliteli devam ettirmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Her ne olursa olsun, umudu hiç bir şekilde yitirmeden günü yaşamak en güzeli gibi geliyor bana. Benim dileğim, uzun değil ama sağlıklı ve nitelikli bir hayat yaşayarak veda etmek dünyaya. 

 Her gün yeni bir şey sağlığa faydalı etiketi altında sunuluyor bize. Aradan zaman geçiyor o," tu kaka" oluyor, başka bir şey faydalı deniyor. Tüm bunlara uyacak olursak işimiz var. Ailemdeki beslenme düzeninden her zaman hoşnut olmuşumdur. Felsefe şu; her şeyden ye az ye. Bir de sağlıklı olarak sunulan fakat aslında pek de sağlıklı olmayan şeyler var. Bir kaç yazı okudum bununla ilgili olarak. Ne öğrendim. Her sağlıklı diye sunulanın o kadarda sağlıklı olmadığını. Mesela son günlerde sıkça önerilen tam buğday ekmeği. D vitamini eksikliğine sebep  olabiliyormuş. Buyrun bakalım. Meyve suyu tüketmek çokta faydalı değilmiş, oysa posalı olarak meyvenin kendisini  yemek daha sağlıklı imiş. Çok fazla su içmek böbrekleri yorabiliyormuş. Vücut su ihtiyacı duyunca beyne sinyal gönderirmiş ve gider suyumuzu içermişiz. Cebimizde su şişesi ile dolaşmaya gerek yokmuş. Tereyağ yemenin zararlı olduğu söylenirken, şimdilerde tereyağ yemek gerekli gibi söylemler mevcut. Hatta Canan Karatay teyzeme kalırsak bol bol yağ tüketmeliyiz. Yıllarca yumurta yedirmediler insanlara, şimdi yumurta yiyin diyorlar. Tüm bunların yanına bir de çağın yeni stres ve hastalığını eklersek tamam olacak. Gıda fobisi. Sağlıklı beslenme takıntısı bir zaman sonra hastalığa dönüşebiliyormuş.

Bu tür şartlanmalara girmeden, canımın istediğine göre yiyecek belirliyorum ben. Bugünlerde aşırı sıcaklardan dolayı pek bir şey yiyemiyorum. Salatalığı minik minik doğrayıp yoğurtla birleştiriyorum. İçine de balkonumda ki naneden bir tanecik koparıp katıyorum. Ve bir diş sarımsak. Yeme de yanında yat. E bu cacık diyeceksiniz. Eveeett cacık. Sadece su ve tuz yok içinde, katı cacık. İşte beni en ferahlatan yiyecek bugünlerde bu. Bir de yaz aylarında buzlu limonlu su takılırım . Bir dilim limonu kabuğu ile birlikte büyükçe bir bardağa koyup soğuk su ile birleştirince işte en güzel yaz içeceği. Tek sakıncası bol bol wc ziyareti. Limonun içinde bir madde yapıyor bunu diye düşünüyorum. Bakalım mı birlikte limon nelere iyi geliyormuş.
foto kaynak ve bilgi

Kalbi ferahlatıyor, kanı temizliyor, ishale iyi geliyor, idrar söktürücü, karaciğeri rahatlatıyor, kolestrol düşürüyor, mikrop öldürücü, sivilcelere iyi geliyor, kansere karşı koruyucu özellikleri var, C vitamini kaynağı..
İsterseniz bir de video izleyip noktalayalım. Güzel püf noktaları da var. Bilgilenmek güzeldir, uygulamak özel.


Cuma, Şubat 15, 2013

Biyonik göz

Bu tür sağlıkla ilgili yenilikleri yapan insanlara hayranım. Kendimce binlerce teşekkür yolluyorum onlara.

biyonik göz

Bu da biyonik adam Rex

Pazartesi, Aralık 12, 2011

Antidepresan

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25301603/#storyContinued
Son yıllarda insanların hayatında yeri büyük olan ilaç grubu antidepresanlar. Sanırım kullanmayan çok az kişi var. En azından benim çevremde çok kişi kullanıyor. Ben de uzun süre kullandıktan sonra bıraktım. Ve bıraktıktan sonra düşündüm , bana ne gibi fayda sağladı diye. Normal vatandaş halimle bilemedim ne gibi bir yararı olduğunu. İşte, okuyacağınız haberde bu sorunun cevabı, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Plasebo Çalışmaları ve Terapötik Karşılaşım Programı Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Irving Kirsch tarafından verilmiş.
*"Plasebo, fiziksel, kimyasal ya da farmakolojik bir etkisi olmayan, ancak verildiği ya da uygulandığı kişiye böyle bir etkisi olduğu söylenen madde ya da işlem" olarak tanımlanıyor.


.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...