Pazar, Şubat 28, 2016

Pazar ondan bundanı

Romantik balık günleri başladı gözünüz aydın. 20 Şubat ile 20 Mart arası doğarız biz balıklar. Bende o günlerden birinde doğdum. Anne, baba, abla , ben, hepimiz  o günlerde doğduk işin enteresanı. Düşünsenize evdeki durumu. Tamamı hassas ruhlar, bir arada. 

Bugün  duygusal balık olarak uyandım. Sabah sabah aklıma Kenan Işık geldi. Tanımam etmem ama severim ben kendisini. Ekran sevgisi. Oturdum dua ettim iyileşsin diye. Sonrada internetten bir tarama yapayım , durumuna bakayım dedim. Bir de baktım ki, Kenan Işık öldü haberleri çıkmış. Ölmemiş, yaşıyormuş, durumunda bir değişiklik yokmuş, ailesi açıklamış. Belki bi dua da siz edersiniz. Belki duaya ihtiyacı vardır. DİNLEYELİM   hatta ağlayalım yahu. Bazen o da lazım. Boşalmalı bedendeki zehir. 

Romantik balıklar için söylendiğine inandığım bir söz var. Geldi bahar ayları , gevşer gönül yayları. Benim gönül yayları da gevşiyor gibi. Pazar şarkı günümüz olduğuna göre DİNLEYELİM 

Bu sabahki duygusal uyanışımla beraber, Sezen Aksu'yu dinlemeyi özlediğimi de fark ettim. Neden özledim, çünkü müzik setim yine tamire gitti. Cd'lerimden uzak kaldım. Radyolarda da Sezen'e denk gelmiyorum. Ne yazık. Romantik burçların bir diğeri de Yengeç burcudur. Hassas, duygusal, hayal gücü kuvvetli. Yoksa nasıl yazardı Sezen bunca güzel şarkıyı.  DİNLEYELİM o zaman 


An itibari ile Ankara'da hava güneşli , sıcaklık 16 derece civarında. Şubat ayını bitirmek için yalnızca bir gün kaldı. Artık bahçede çalışmak ve bahara, yaza bahçeyi hazırlamak zamanı. Çok yerde Şubat ayında yapılacak işler, biz Ankaralılar için Mart ayına kayar, iklim şartlarından dolayı. Neler yapılacak bakalım mı bahçede ?

  • Bahçeleri ot sarar bu ay. Otla mücadele için gerekli ilaçlamalar yapılır.
  • Çimlerin üzerindeki yapraklar , yosunlar, esnek uçlu tırmıkla temizlenir. Ve çimlere yosun önleyici gübre uygulanır.
  • Hava durumu kontrolü ile, don tehlikesi yoksa; meyve ağaçları dikilebilir.
  • Kiraz, erik, şeftali ağaçlarına bordo bulamacı uygulanır. 
  • 15'inden sonra güllere ilk gübreleri verilir ve budanır.
  • Meyve ağaçları çiçeklenmeden, budamaları yapılır.
  • Yaprak dökmüş olan sarmaşık türleri budanarak şekillendirilir.
  • Ortancalar temizlenir, kuru dalları alınır.
  • Sebze tarhları; çapalanır, gübrelenir,tırmıklanır ve hazırlanır.15'inden sonra soğan sarımsak ekilebilir.
Ben gidiyorum bahçede çalışmaya . Sizi bunca romantizmle boğduktan sonra öyle bırakacağımı sanmayın. Huzurlu, mutlu, keyifli, sevgi dolu bir gün daha geçirin. Sevdiklerinize sıkı sıkı sarılmayı, öpmeyi ihmal etmeyin. 

BONUS  u da dinleyelim o zaman. 

Pazartesi, Şubat 22, 2016

Yolda yürürken bulduğun bir kuş tüyünü eve getir

Öncelikle yeni hafta başlangıcı umarım gönlünüzce olmuştur. Kazasız belasız, hastalıksız, dingin bir yedi gün olsun. Bu haftayı böyle atlatalım gelecek haftayı geldiğinde düşünürüz. Hatta şu anı sağlıkla tamamlayalım da sonrası Allah kerim.

Dün bir arkadaşım facebook sayfasında şamanlardan size hayat ile ilgili otuz öğüt  diye bir paylaşımda bulunmuş. Sevdim ben bazı maddeleri.  Mutlaka bir çoğunuz okumuşsunuzdur ama tekrarlar bazı şeyler için iyidir derim ben. Buraya nakletme sebeplerimden biriside, kendime notlar almak. İçinde bünyeye iyi gelecek şeyler var.

İşte o otuz öğüt.
Tılsımını bilmem ama sağımda solumda bir sürü kuş olunca bende kuş tüyü eksik olmaz 

1.Yolda yürürken bulduğun bir kuş tüyünü eve getir, bir vazoya koyabilir, asabilir yada rafta bulundurabilirsin. Bu cennetten sana gelmiş güçlü bir tılsımdır. Bu tarz ruhlardan size verilen işaretleri farketmelisiniz.
2. Nehirlerden taş topla. Büyük güç ve enerjileri vardır.
3. Tüm gücünle diğer insanlara yardım etmeye çalış. Eğer mutluluk veremiyorsan en azından zarar verme.
4. Zorluklar birer formalitedir. Ciddi zorluklar, daha ciddi olsalar bile hala formaliteden ibarettir.Gökyüzü oradadır, bazen bulutlarla kapanmış olsa bile bazen biraz çaba göstererek, mesela bir uçağa binerek aynı mavi gökyüzüne ulaşmak mümkündür. Herkese barış!
5. Bir hayale ulaşmak için bazen tüm gereken bir adım atmaktır. Zorluklardan korkmayın, her zaman vardırlar ve olacaktırlar. Hepinize amaçlarınız doğrultusunda temiz yollar!
6. Ahlaki olarak önceliğiniz başka birine zarar vermemek olmalıdır. Bu prensip oldukça güçlü olmalıdır. Sadece şöyle düşünün: “Hiçbir zaman hiç kimseye zarar vermeyeceğim.”
7. Canlılar için bir mutluluk kaynağı olabilirseniz siz kendiniz en mutlu olursunuz. Ve başkalarına acı çektirirseniz siz kendiniz de acı çekersiniz. Düşünün!
8. Günde en az bir saat sessizliğe zaman ayırın. Buna en az iletişime olduğu kadar ihtiyacınız var.
Kahve molalarımla iyi bişi yapıyorum demek ki ben. 
9. Sevebilme yeteneği Dünya üzerindeki en önemli yetenektir. Herkesi sevmeyi öğrenin, düşmanlarınızı bile.
Yaradılanı severim yaradandan ötürü.
10. Akarsulara çöp atmayın. Asla! Suyun ruhu çok sinirlenebilir. Ruhu yatıştırmak için ekmek, süt yada para atabilirsiniz.
11. Genelde geçmişimizi “altın çağ” yada “altın günler” olarak adlandırırız. Bu bir hatadır.Hayatımızda yaşanan her an tam olarak altın çağdır.
12. Mükemmel bir din ya da inanç yoktur. Kötü bir din de yoktur. Tanrı bir tanedir. İstediğinize dua edebilirsiniz ancak şu emirleri unutmayın: dürüst yaşa, atalarına saygı göster, ve sev.
13. Eğer Dünya’yı değiştirmeyi amaçlıyorsan önce kendini değiştir. Aşkın ve keyfin enerjilerini öğren. Bunlar bir insanın kilit anlarıdır. Gülümsemek, kahkaha ve keyif almanın çok büyük güçleri vardır. Bunu bir defa öğrendikten sonra kendinize sevginin kapısını açacaksınız.
14. Oldukça güzel bir deyiş vardır: Veren eli kısıtlı görme. Eğer mümkünse zayıf ve ihtiyacı olanlara para ver. Miktarı önemli değil ancak vermiş olmak önemlidir.
15. Hayat çok kısadır. Bunu gözyaşları, kavgalar, küfür ve alkol ile çarçur etme. İyi şeyler yapabilir, çocuk yetiştirir, dinlenir ve daha fazla mutluluk verici şeyler yapabilirsiniz.
16. Eğer sevdikleriniz size suçlu olmadığınız bir şey için kızdılarsa onlara sıkıca sarılın, ve onlar yatışıncaya kadar onları bırakmayın.
17. Ruhunuzda bir sıkıntı bir tükenmişlik hissediyorsanız şarkı söyleyin. Kalbiniz hangi şarkıyı söylemek istiyorsa. Bazen o da konuşabilmek ister.
Bana uyar.Komşular düşünsün.
18. Her zaman hatırla: Doğru din, doğru inanç ya da en becerikli şu veya bu inancın din adamı yoktur. Tanrı birdir. Tanrı dağın tepesindedir. Farklı din ve inançlar bu tepeye ulaşmanın farklı yollarını sunarlar. Kime istersen dua et, ancak bil ki senin asıl amacın günahsız olmak değil, tanrı’ya ulaşmaktır.
19. Eğer bir şey yapmaya karar verdiysen kendinden şüphe etme. Korku seni kendinden ve doğru yoldan saptırmaya çalışacak. Çünkü bu kötülüğün ana silahıdır. Eğer ilk defada başaramadıysan ümidini kaybetme. Her küçük zafer seni daha büyüğüne yaklaştırır.
20. Hayatta çok önemli bir şeyi hatırla. Herkes hakettiğini bulur. Problemlerin ruhuna ve düşüncelerine girmesine izin verme böylelikle problemler vücuduna da ulaşamaz.
21. Hayat sana yüzünü ya da başka bir tarafını çevirmiş olabilir. Ancak sadece çok az kimse aslında hayatı çevirenin gerçekte kendisi olduğunu anlıyabilir. Diğerleri hakkındaki tüm kötü düşünceleriniz size geri dönecektir. Kıskançlık da en sonunda size geri gelecektir. Buna neden ihtiyacınız var? Sakin ve ölçülü yaşayın. Kıskanç olmak iyi bir şey değildir ve hiç gerek de yoktur. Bu adamın büyük bir arabası varsa bu onun yüzünü daha güzel yapmayacaktır. Altın aslında kirli bir metaldir. Kıskanç olmaya ihtiyaç yoktur. Daha fazla gülümseyin ve yabancılar da size gülümseyecektir, hem de sevdikleriniz ve tüm hayatınızla beraber!
22. Size saygı gösterilmesini istiyorsanız başkalarına saygı gösterin. İyilik için iyilik, kötülük içinse bu kötülüğü yoksaymak yapılacak en doğru şeydir. Sizi kötü yapmaya çalışan biri onu yoksaydığınız için kendini gerçekte daha kötü hissedecektir.
23. İçmeyin. Hiç içmeyin! Alkol vücudu, beyni ve ruhu öldürür. Ben yıllardır içmiyorum. Eğer şamansanız veya ruhsal bir insansanız içerek bir süre sonra tüm güçlerinizi bitireceksiniz ve ruhlar sizi cezalandıracaktır. Alkol gerçekten de öldürür, aptalca şeyler yapmayın. Rahatlamak için hamama gidin, eğlence için şarkı söyleyin, iletişim ve ortak bir dil bulabilmek için çay için, ve bir kadını daha iyi tanımak için ona şeker verin!
24. Asla pişmanlık duyma! Ne olursa olsun bu ruhların isteğiyle olur ve bu her zaman en iyisidir.
25. Hayvanlara benzeyen taşları özel bir tören olmadan yerden almayın. Aksi takdirde çok ciddi bir nazara maruz kalırsınız. Eğer böyle bir taş bulduysanız ve yanınıza almak istiyorsanız bulunduğunuz yerin ruh efendisine başvurun ve ona bir teklifte bulunun, ardından bu taşı yerde beyaz bir bezle kaplayın ve böyle alın.
26. Güzel bir müziği dinleyerek kendinizi gün içerisinde aldığınız negatif enerjiden arındırırsınız.Müzik meditasyon gibidir. Sizi kendinize ve hayata geri getirebilir.
Müzik her daim kulağımda, hep medite geziyorum demek ki ben. 
27. Kalbinizde her hangi bir baskı olmadan rahat nefes alabilmek için, ağlamayı öğrenin.
28. Eğer durum sizin çözemeyeceğiniz bir hal aldıysa ve hiçbir çıkış yoksa elinizi yukarı kaldırın. Ve elinizi sertçe aşağı indirirken “zıkkımın köküne git” deyin. Çok güzel bir deyiş vardır: Sizi yeyip yutmuş olsalar bile en azından 2 çıkış yolunuz vardır.  
Bu madde çok hoşuma gitti, sorunu çözmese bile  en azından "zıkkımın köküne git " deyip rahatlayıp gülebilirim. Ve hatta dün uygulayıp güldüm bile. 
29. Kadınlar alışveriş yaparken ailelerinin önlerindeki günlerdeki mutluluğunu satın alırlar. Her bir taze, güzel, olgun ve güzel kokan meyve bu ailede mutlu ve sakin bir hayattır. Erkek, kendi tarafından kadına para sağlamalıdır. Böylece kadın en iyi kalitedeki ürünleri seçebilir. Yiyeceğe harcanan paradan kısan bir aile fakirleşir ve mutsuzlaşır. Bu kısıntı aslında sevdiklerinin mutluluğundan kısılır.
30. Kendinizi yanlış ya da bir şey hakkında üzülüyorken bulursanız, vücudunuzu düzgün ve akıcı hareketlerle bir dans formunda hareket ettirin. Kötü enerjinizi yoluna sokup zihninizi çektiğiniz acıdan arındıracaksınız.
Bu dans işini de sevdim. Bugünün uygulaması bu olsun bende. 

Salı, Şubat 09, 2016

Salı sallanır

Günler vızır vızır geçip giderken, geldik bir Salı'nın sallambacına daha. Anadolu insanı atalarının öğretilerini bugüne kadar taşımış. Yaşanmışlıklar, günümüze kanunlaşmış bir şekilde ulaşmış neredeyse. Yaşanmışlıkları severim. Okumasını da , dinlemesini de. Ne kadar çok yaşanmışlık, o kadar çok doğruluk. 

Kulağımı tersten tutup önce bir Mart ayına uzanıp, geri geleceğim. Havaların hafif güneşlenmesi ile  ısınan içimiz, "kalk gidelim" demeye başladı. Önümüzdeki ay memlekete kadar bi uzansak diye konuşurken dün gece, gecenin en veciz sözü çıkıverdi ağzımdan , Nisan'da gideriz ancak , malum "Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır " deyiverdim. Ki, bu konuda benim bile yaşanmış doğrularım var. Doğum günüm olan Mart günlerinden birinde, diz boyu kar vardı Ankara'da , buna rağmen seven kişi gülünü alıp kapıya kadar ulaşabilmişti. Unutulur mu ? 

Gelelim bugüne tekrar. Günlerden Salı, ne demiş Anadolu'mun güzel ataları, Salı sallanır. Ne yaşamış bilmem ama babam da Salı günleri yola çıkmaz. Çıksa bile öğleden sonra çıkar. Çocuğum yok ama olsaydı ata babamın bu adeti eminim ona da sirayet edecek ve bizim aile bu geleneği sürdürecekti. 
Anadolu kültüründe tüm günlerin bir özelliği var aslında. Merakınız varsa, BURADA ve BURADA  konu ile ilgili bilgiler okuyabilirsiniz. 

Salı sallanır gelir
Dili ballanır gelir
İstedi mi oyuncak 
Kuralım salıncak
Allanır, pullanır
Bir güzel sallanır...

Çocuklara söylenen bir Salı tekerlemesi idi okuduğunuz. Astrolojide de Salı günü ile ilgili şeyler var.  Temsil ettiği gezegen Mars'mış. Mars ise agresif bir gezegenmiş efendim. Atalar işe başlanmaz dese de astrologumuz  öyle demiyor. TIKTIK  

Benim işime gelen Anadolu atalarının dediği;  Salı gün işe başlanmaz, başlanan iş sallanır, olumsuz bir gün bugün demişler.  Badana yapılmaz, çamaşır yıkanmaz, göç yapılmazmış. 
Peki ne yapacağız ?
Demek ki bugün, yan gelip yatma, ya da bu güneşli havada kendini sokağa atma günüdür. O zaman ben kaçar Arkadaş kitabevini keşfetmeye. ONE Tower diye bir AVM açılmış yakınlara , oradaymış kitabevi. Dün broşürü ulaştı elime. Tam bana göre bir mekana benziyor. Minik bir cafe'si de var. Gidip bakayım, Salı'yı orada sallayayım.  


Neş'e olmadan, gülümsemeden  hayatın tadı tuzu da olmaz. O zaman TIKTIK


Pazar, Şubat 07, 2016

Pazar ondan bundanı



Kadınlar pazar gününü pek sevmez diye düşünüyorum.  Ev halkının tamamına hizmet etme günüdür bugün. Mutlulukla, yorgunluk arasında bir yerlerde yaşarsınız. Herkesin gönlünü etmek kadına düşer genelde. Babalarsa, çizgili pijamaları ile televizyon karşısında, kah uyur ,kah gazete okur, kah isteklerde bulunur, uzun oturur kısa düşünür , yani  kanepe ile haşır neşir olurlar genelde. Şimdi çizgili pijamamı kaldı diyenleri duydum. Kulağımdan kaçmaz.  Buradaki çizgili pijama bir tasvirin tamamlayıcı unsuru. Ayrıca, o çizgili pijamayı yıkayıp ütülemekte kadının işidir. Almaya alışmış erkek, vermeye alışmış kadını sömürür de sömürür tüm gün boyu. Çay yap, kahve yap, börek çörek yap, suratını asma, su getir, yemekte ne var, sofra hazır mı, niye kuru fasulye pişirmedin, tuzu versene, houuuhh (esneme nidası), zortt ( pırtlatma nidası) hanııımm canıımm (şımarma nidası)...

Erkekler pazar gününü pek sevmez diye düşünüyorum. Ev halkının tamamı tarafından ezilme günüdür bugün. Herkesin eleştirisine maruz kalmak erkeğe düşer genelde. Çürüttün o kanepeyi, hadi alışverişe gidelim anca yatıyorsun, ben senin uşağın mıyım kalk suyunu kendin al, paşa bu paşa, bıktım çoraplarını toplamaktan, bi kerede şu sofrayı sen kursan, yemeği sen yapsan, şu saç sakalının haline bak kalk bi traş ol, üstünü değiş, niye o kazağı giydin, herkes sokakta biz evdeyiz, çok miskinsin anca uyu sen, niye yattın, niye oturdun, gazeteyi niye oraya attın, yine mi maç izliyorsun, Kadının nidaları yoktur pek, konuşmaktan esnemeye bile zamanı bulamaz. Gün boyu yanında ya adamı, bulmuş ya böyle imkanı, akşama kadar dır dır dır dır dırrrrrr dır nidası....

Bir koca gün , paylaşılamadan geçip gitmiştir sonunda. Yazdım öylesine. Öylesine şeyler yazarım ben zaten.  Mutlu pazarlar. Ne kadar mutlu olabiliyorsanız tabii. Fazlasını isteyin belki olur. En iyisi ben size bir şarkı armağan edeyim de, 4 dakika 32 saniye uzaklaşın her şeyden .

RELAX





Perşembe, Şubat 04, 2016

Uç uç böceğim

Gazete ve ekmek getirdi  yine bu sabah Turgut kapıya,
"Günaydın Turgut, gazete almayacağım" dedim.
Ekmeğimi en çıtırından seçtim aldım,
"kolay gelsin Turgut, iyi günler" deyip kapımı yavaşça kapattım.
Doğru mutfağa gidip çaydanlıktan çıkan buharın sıcaklığında kahvaltı sofrasını hazırladım. Kendi kendime de fısıldandım. günün ilk kötü haber aşamasını atlattım diye.
Çok şükür, keyifle yaptık kahvaltımızı, keyifle yaptık kahvaltı sohbetimizi.

Sonrasında çayımı alıp geçtim bilgisayar başına. Facebook arkadaşlarım hayatta mı , sağlık durumları nasıl, mutlular mı bugün yoksa mutsuz mu, bir yaramazlık var mı diye göz gezdirdim. Çok şükür hepsi iyi. Fonda bana eşlik eden , Max Fm Özgür Aksuna'nın enerjik sesi, saatin 09:27 olduğunu hatırlattı o sırada. Bilkent Center'da çocuklar için çok güzel sömestr etkinlikleri varmış. Saat ikiden sonra başlıyormuş. Özgür söyledi. Kapın çocuklarınızı gidin.

Sonrasında olanlar oldu. Bu yazıyı yazmama sebep oldu. Bir arkadaşımın sayfasında kayıp ilanı vardı. Gencecik, üniversiteli bir genç kız fotoğrafı. Kayıpmış , ailesi arıyormuş. telefon numarası verilmiş, gören bilenler arasın diye. Sonrasında gözüm fotoğraf altı yorumlara kaydı. Vah vah vah, ne oldu bu insanlarımıza...
_ Yav kardeşim koca kız ,ne kaybolması herife kaçmıştır yakında haberi gelir
_ Müge Anlı'ya başvursun ailesi
_ Ne bileyim kardeşim ben bekçimiyim
.
.
Bu verdiğim örnekler devede kulak. Benzerlerini bir çok yerde okuyoruz, sizlerde biliyorsunuz. Kişilere yönelik ağır hakaretlere varan, küfürlerle dolu   bir sürü yorum yapılıyor, haklarıymış gibi. Maksat yorum yapmak değil , karşı tarafı sinirlendirmek, rencide etmek ve bu arada kendi içindeki canavarı hiç susmadan konuşturmak. İnanın anlayamıyorum , anlamlandıramıyorum. Bu insanlar ve bu tür yorumlar çığ gibi büyüyor her geçen gün. Bazıları çok genç bu yorumcuların. Bu yeni bir gençlik eğlencesi ise şayet, vah ki ve vah bir kez daha. Yok eğlence değilde gerçekse, tamamen doğruysa diye düşünmeyi hiç istemiyorum.

Anne babalar uyuyor mu ? diyeceğim , onu da diyemiyorum. Biliyorum ki çoğu uyumadan bilgisayar, Ipad başında.!! Bu arada da  çocuklarından bi haber. Çocuklara oyuncak olarak verdiğimiz ıpadlar, bilgisayarlar keskin bir kılıca  dönüştü. Ve çocuklar, sonrasında yetişkinler, bilinçsizce sallıyor bu kılıcı. Kime denk gelirse. Çok yaralı var.

Büyüklere sesleniyorum; çocuklarınıza sahip çıkın. Çocuklara sesleniyorum, ana babanız sizden bi haber , kendinize sahip çıkın. !!!

Çaydanlıktan çıkan sıcacık buharın yumuşatıcı etkisi ile tatlı sohbetlerle yaptığım kahvaltı sonrası yükselen endorfin salgımın ferahlığı ile oturduğum bilgisayar başında, az sonra stres içinde kıvranıyor buluyorum kendimi. Rotamı edebiyata, güzelliklere, güzel görüntülere çeviriyorum ben şu dakikadan sonra. İnternet ortamında çok güzel şeylerde var çünkü.


Ve uçuruyorum böceğimi güne doğru,
"uç uç böceğim, bana güzellikler, güzel haberler getir "
diyerek.
Aydın olsun gününüz...


Pazar, Ocak 31, 2016

Pazar şarkısı

Müjde !!! Geçmeyen nezle icat etmişler, ben satın aldım. İsteyen olursa aldığım fiyattan satabilirim. Eskiler bazı hastalıklar için , yaşın kadar sürer derlerdi. 54 günün tamamlanmasına az kaldı, bekliyorum sabırla. Yoksa alerji mi bu yaşadığım yafu. İnsan üst üste kaç kez hapşurabilir. Ben kendi rekorum olan 10'u egale etmek üzereyim an itibari ile. Herkese şifa diliyorum, kendim de içinde.

Bugün nostalji yapalım istedim. 1975 Yılının Ocak ayına gideceğiz. Hey gidi günler. Çocuktum, ufacıktım. Bu yılları bilmeyen bir sürü okur arkadaşım var. Onlar nostalji yapamayacaklar ama ne tür müzikler varmış listelerde fikir edinirler en azından.

Hey dergisinin arşiv sayfalarına müracaat ettim yine. O yıllar için en sevdiğim dergi olduğunu söylememe gerek yok herhalde. Ben o zamanda dergileri seviyormuşum. Ablam harçlıklarını biriktirip giyecek bir şeyler alırken, ben dergi alırdım.


Dinleyelim o zaman.

Hala en sevdiğim şarkılardan biridir benim. Demek ki güzel olan şeyler yıllar geçse de aynı zevkle dinleniyor.

Son yıllarda bunun benzeri sözlerle bir çok şarkı yapıldı. Bence bu yine güzel

Türkçesi'de yapılan ve o yıllarda ve sonraki yıllarda TV'lerde çok sık çalınan, kullanılan şarkı.

Listede alt sıralarda bulunan şarkılara dikkatinizi çekerim. Bugün hala çalınan söylenen şarkılar. İçinde çok sevdiğim bir sürü şarkı var. Bugünlerden yarınlara kalacak kaç şarkı var acaba ? Bir elin parmağı derim ben.



Ve ben bu listeden bir bonus şarkı seçtim sizler için. Anıları olan şeyler, güzel şeyler olsun hep. Güzel anılar biriktirelim geleceğe. Bu şarkıda benim anı şarkılarımdan birisi. Arkanıza yaslanın, gözlerinizi kapayın dinlerken. Mutlu Pazarlar.

BONUS 






Pazar, Ocak 24, 2016

Top 10 listesi

Sürekli radyo dinlememe rağmen listelerden çok haberdar değilim. Bazen radyolar bi şarkıyı o kadar sık çalıyor ki, eskiyiveriyor şarkı hemencecik. Liste başı oluyor o anda şarkı da tabii. Mesela Virgin radyo  Hello'nun cılkını çıkardı artık. Kanalı her açtığımda Hello ile karşılaşıyorum varın siz anlayın ne çok çaldığını, yoksa böyle bir tesadüf namümkün. Ama biz bugün Türkçe pop bir liste yapacağız. Yoksa Adele ve Hello benimde liste başı şarkım.  Denk gelirsem listeleri dinliyorum radyoda. En çokta gerileyen şarkılara üzülüyorum. "Listede 8 numaradayken 10 numaraya geriledi" dediği anda  "tüh" diyorum istemsiz, ne üzülmüştür şimdi sanatçı.  Balık burcuyum ben, fazla söze gerek yok. Üzülecek bir şey bulamazsam buna bile üzülürüm işte.

Bugün radyoların top 10 larına baktım ve kendi top 10'umu oluşturdum. Onların listelerine sayfalarından ulaşabilirsiniz. Radyoların 10'larına göre seçip hazırladığım benim  listem bu olabildi. İlk üç şarkıyı gerçekten beğeniyorum. Diğerleri ise yeni şarkılar içinde bana göre dinlenebilir olanlar. 2016'nın ilk ayları için oluştu bu liste. Ben iki albüm bekliyorum, birincisi SILA, ikincisi GRİPİN 


  1. Mabel Matiz / Bir hadise var 
  2. Kaan Tangöze / Bekle dedi gitti
  3. Aslı Demirer- Gökhan Türkmen / Korkak 
  4. Mehmet Erdem / Olur o zaman 
  5. 27&Birol Namoğlu / Muhtemel Aşk 
  6. Ferhat Göçer_Volga Tamöz / Düştüm Ben Yollara
  7. Buray / Sen sevda mısın 
  8. Burcu Güneş / Yakın Mesafe
  9. Gökhan Özen / Mis
  10. Kenan Doğulu / Bir ileri iki geri
SİZİN FAVORİ ŞARKINIZ HANGİSİ ?


Perşembe, Ocak 21, 2016

Damladaki okyanus

Sevgili Deli Anne bir etkinlik başlattı. Damladaki okyanus. Şimdilik 130 alt başlıklı bir listeye sahip. Bu etkinlikte övünmekte_övmekte  serbest bir noktada. Ben kendimle gurur duydum listeyi inceledikten sonra. Çok şükür ki listedeki bir çok maddeyi her daim uygulayan biriyim. Uygulamadıklarımı da bundan sonra tamamlayacağım inşallah. Övmeye gelince, yüreği güzel hisseden, güzel bakan, güzel gören bir anneden de bu beklenirdi. Detayları lütfen kendisinden okuyun. TIKTIK 

                                 

sizde söyleyin 

Pazar, Ocak 17, 2016

Pazar ondan bundanı

İnsan bazen öyle bir şey yapar ki , farkında olmadan bir diğerinde  iz bırakır.  Bu Deeptone'da bende öyle bir iz bıraktı ki, güzelim pazar şarkıları başlığımı elimden aldı. Her pazar yazının başlığını "pazar şarkısı" diye yazıyordum, benimle dalga geçti "hangi pazar bu, sebze pazarımı " gibisinden. O gün bugündür rahatça "PAZAR ŞARKISI" başlığı atamıyor ve her seferinde kulaklarını çınlatıyorum. Sevgiler Deepciğim ...

Son günlerin salgın furyası beni de yakaladı. Önce öksürük olup geldi, oh geçti gitti , bu seneyi böyle atlattım derken dün de nezle olarak geri geldi. Hepsi gidip,  domuz  olarak geri dönmesinde, ben buna razıyım. Burada bir reklamlı öneri yapayım. Nezle olduğunuzda SELPAK tuvalet kağıdı ile silin burnunuzu , hiç kızarmıyor, yara da olmuyor, çünkü yumuşacık. Ve okuduğum bir makalede, grip_nezle de  en etkili çarelerden biride uyku imiş. Bol bol uyuyunca hemencecik geçiyormuş . Bu çare çok hoşuma gitti. Gazeteler, dergiler, kitaplarla geçirilecek yarı uykulu saatler eminim iyi gelecek bana da. 

Biraz dedikodu yapalım mı ? Dün kahvede arkadaşlarla beraberdik. Birisi güzel fal bakar. Konu fala gelince , fincanımın fotoğrafını kahve falı bakan cep telefonu app'lerine gönderip göndermediğimi sordu. Bazen gönderiyorum dedim. O da gönderiyormuş. Öyle yorumlar geliyor ki bazen dedi, sanki telefonum dinleniyor yada mesajlarım takip ediliyor, yaşadıklarımı aynen biliyor. A aa, evet dedim , çoğunlukla benim durumumu da birebir biliyor. Ne dersiniz ? Paranoyak mı olduk ? Falıma kendisi baktı. Huzur dolu mükemmel bir yaşam bekliyormuş beni. Bir de gizli bir güç tarafından korunuyormuşum. Kocamaaann bir ağaç çıkmış çünkü. 

Lodos var bugünlerde. En çok uçak seferlerini vurdu lodos. THY 95 uçak seferini iptal etti. Lodosun beni güldüreceğini düşünmezdim ama sağolsun AHMET COKA öyle bir lodos çizmiş ki , pazar gülüşümü ona borçluyum. Güzel şeyler paylaşılınca güzeldir, di mi ?

LODOS / ahmet coka

Uzatmayayım , bundan sonrasını kimse okumaz artık. Pazar şarkımız var sırada elbette. Tıklayın dinleyin. Güzel, süper, şahane bi şarkı. Mutlu pazarlar. TIKTIK 



Çarşamba, Ocak 13, 2016

Joy

severim kendisini :))


Dün, 2016 nın ilk ayında vizyona girmiş olan filmlerden izlemek istediklerimi bir liste olarak  paylaşmıştım. İlk filmi izledim şükür. Bir özlemişim ki , pek hoşuma gitti. Joy'u izledim.  Zevler farklı olsa da fikrimi yazayım dedim. 

Sıkıldım mı ?
Hayır sıkılmadım, zevkle izledim. 
Çok mu güzeldi ?
Hayır ama kötü de değildi. 7/10
Sürükleyici mi ?
Evet _ Hayır

Şunu bir kez daha anladım ki, kitap yada filmde biyografi seviyorum. Bu da bir biyografi filmi. Joy Mangano adlı mucit kadının yaşam hikayesinden bir kesit. Hayata tutunan, yılmayan bir kadını izlemek insana , "yürü be seni kim tutar" hissi veriyor. Bi böle, "evet yapabilirim yaa" diyorsun ki , insanı motive etmesi açısından bile izlenebilecek bir film. Film eleştirmeni moduna girmeden söylüyorum.

Evet, izleyin bence bu filmi. 



Sinemalar.com

Salı, Ocak 12, 2016

Film izle 2016

Ben bana yetmezken, zaman bana hiç yetmez oldu. Çok şey yapmak isteyip hiçbir şey yapmadığım zamanlardayım yine bu aralar. Bir deli telaş hayat. Ye iç, yıka giy kirlet yıka, sev sevil, sevin üzül, uyu uyan.... Telaş demişken çarpıntım mı var yoksa ruhumda mı bir telaş var anlamıyorum, hep bir pır pır hallerdeyim. Kısacası yine ben bende değilim. Toparla beni zaman, yeter artık.

Uzun uzun süredir film izlemedim. Odaklanamıyorum. Hep bir sonraki ana çok rahat odaklanırken , şimdiki zamandaki  filme zor odaklanıyorum. Tek izlediğim şey Türk filmi kıvamındaki dizi Kiralık aşk. Beni hiç yormuyor. İçinde şiddet yok, üzüntü yok. Tüm haftanın yorgun düşüncelerini alıp götürüyor. Tabii bu, film izleme isteğimi doyurmuyor. Kendime bir liste yaptım 2016 filmleri için. Umarım izlerim.

İzle Bunları Füsun Listesi 

  • Joy




  • The hateful eight





  • Heidi 






  • Youth




  • Carol

Pazar, Ocak 03, 2016

Kişisel dönüşüm

Mutlu yıllar, hem de sonsuza dek. Yüzünüzden tebessüm hiç eksik olmasın. 2016'ya da kavuştuk sonunda. Sayfaları her gün bir bir kopacak olan takvimimiz duvardaki yerini aldı. Ben saatli maarif takvimi meraklısıyım, babam Diyanet takvimi ister ama bu yıl her ikisi de olmadı. Nur topu gibi bir fazilet takvimimiz oldu. Bir yakınımız şirketi için hediye olarak yaptırmış bu yıl ki takvimi, bize de hediye edince, duvarda yerini almış oldu fazilet takvimimiz.

Günlerdir dilekler, temenniler havada uçuşup duruyor. Çok şey, bir sürü şey istiyoruz. Bir kısım istekler var ki, hepimiz aynı karardayız. Barış, huzur, istikrar vs. vbg. Bunları dileyip , elimizden geleni yapıp, beklemekten başka çaremiz yok gibi , bazı isteklerimiz var ki onlar için bizim çabamız çok önemli. Mesela benim kendim için isteklerim var ki, bunları bana 2016 getiremeyeceğine göre , ben çabalamalıyım. Değişmeliyim biraz ve bunun için ciddi adımlar atmalıyım. Mutlaka sizin de bir sürü isteğiniz vardır. O zaman hepimize kolay gelsin, noel babadan hayır yok, herkes işbaşına.

İş başına demişken, bu aralar kafamda işe mi başlasam diye düşünce bulutları dolaşıyor. Ne iş yaparım ki bu yaştan sonra ? Tembelliğe de son derece alışmışken, "otur oturduğun yerde" mi yapsam yoksa. Kış geldi ya, kendimi daha bir dinler oldum tabii. Bir de yeni yılda evde oturup muhasebe yapıyorum son yıllarda. Mesleğim ya muhasebecilik. Millet havai fişekler eşliğinde kikirderken , ben oturup ne yaptım ne yapacağım diye kumrular gibi düşünüyorum. Bu yüzden bu gelgitler. Neyse ki gelip gidiyorlar, bi de gelip gitmedikleri zamanlar oluveriyor alimallah.

Bu yazının başı sonu yok. Aldım başımı gidiyorum misali, yazıyorum işte. Bazen hayat bile rotadan çıkıyor. Benim yazı da öyle oldu. E toparlayalım o zaman. Bugün pazar, pazar şarkısı-şarkıları ister bu blog ve müzik ruhun gıdasıdır malum. Türk müziği makamları bir çok hastalığın tedavisinde kullanılmıştır.

Neva makamı mesela. İnsana ferahlık verirmiş.Göğsün sol tarafına, omurilik , kalça bölgelerine etkisi varmış. Gönül okşayan makam olarak biliniyor. Ve etkili olması için akşam vakti dinlenecekmiş. Bu akşam vakti, namaz saatlerine göre değerlendiriliyor sanırım. Akşamı kaçırdık ama benim gönlün ferahlamaya ihtiyacı var şahsen. Buyrun sizinde gönlünüz ferahlasın.

Rakamlara tıklayınız...




Çarşamba, Aralık 30, 2015

Peçete katlama teknikleri

Yarın akşam için ve diğer akşamlar için lazım olabilir. Öğrenelim bir kenarda dursun. Pratik şıklıklar derledim sizin için. Bu çok basit ve benim çok sevdiğim ponponları kağıt peçeteden ve bir kurdele yardımı ile   hazırlayıp bağlayabilirsiniz. Ponpon yapımı için TIKTIK



Çok bilinen bir katlama şekli belki ama şık görünüyor. Katlama için TIKTIK


Genç misafirler için ne kadar sevimli olmuş, bunu çok sevdim ben. TIKTIK 


Ve bir kaç video izleyip katlama tekniklerine göz atalım mı ?..



Pazar, Aralık 27, 2015

Pazar ondan bundanı


Az önce çayı demlerken, çaydanlıktan çıkan buharın  gönlümü ısıttığına bir kez daha şahit oldum. Var bunun çözemediğim bir hikmeti. Kim bilir nerelerden, hangi, tam hatırlayamadığım anılardan geliyor. Her gün binlerce şükrettiğim güzel ailemde, güzel sabah kahvaltılarının sıcaklığıdır belki de sadece. Mutluluk da, hüzün de hayatımıza en derin haliyle giriyor fark ettirmeden. Sonrada fark ettirerek çıkıveriyor ortaya. Hep mutluluklar çıksa keşke, hep onları hatırlatsa bize. Olmuyor. Mutlulukta , hüzünde sonsuza kadar sürmüyor malum. Biraz ondan, biraz bundan olunca anlam kazanıyor hayat. Yine de temenni ediyorum, mutlu anılar biriktirelim bu yıl bol bol. Mesela üstteki fotoğraf, bahçede yaptığımız bir sabah kahvaltısının mutlu anısına ait.

Yağmadı, yağmıyor, yağacak gibi de görünmüyor. 31 Aralık gecesi İstanbul kar yağışlı görünüyor ama Ankara'da yağış yok. Hatta Uludağ'da bile kar yok halihazırda. Kar yağsın diye isterken bencillik yapıyorum, biliyorum istemeyenlerin sebebini ama susuz kalmamak içinde kar lazım. Ayrıca bir şükür de buraya konduruyorum; sıcak bir evim, ayağımı ısıtan bir ayakkabım, giyecek kabanım var, ne kadar şükretsem az. Allah'ım olmayanların yardımcısı olsun, zor şartlara dayanma gücü versin. Dünya böyle bir yer işte, seni sevindiren başkasını üzer. Tamam vazgeçtim kar istemekten, bu kar giflerine bakarım ben bol bol. Yeter ki çocuklar üşümesin. Siz de kar giflerini seviyorsanız facebook sayfama üye olun, orada bol bol var. Daldan dala atlıyorum, çünkü anlık yazıyorum, planlamadan. 

Ve, az önceki şükre bağlantı olarak , bu yıl ihtiyacım olmayan hiçbir şeyi almamaya niyetliyim. Mesela evde en az 5 kutu krem var, onlar bitmeden krem almayacağım. Buna benzer bir sürü şey. Nerden mi çıktı bu fikir, İŞTE BURADAN  Çok şükür mevcutlar beni bir yıl idare edecek kadar çok zira. 


Uzun süredir uçmamıştım. Olmadı, zira kanatlarım yok. Uzun süredir uçağa binmemiştim. Gökyüzünü özlemişim. Bulut meraklısı olarak doya doya izledim bulutları. Ve İstanbul'a gökyüzünden bakmak ayrı güzeldi. Havada da en az yerdeki kadar insan var maşallah. Artık herkes uçuyor. Biletler son derece ucuz, otobüsle hemen hemen aynı fiyat. Hatta uzun mesafe taksi fiyatına. Havaalanındaki tekerlekli sandalye hizmetinden yararlandık ve arabadan alıp uçağa, uçaktan alıp arabamıza kadar getirdiler sağ olsunlar. Aksamadan işliyor. Benim seyahatimde tek aksayan, hava trafiğinin yoğun olması sebebi ile yarım saatlik rötarla uçmak oldu. Kara yolları gibi artık hava yolları da yetmiyor trafiğe.

Genç is adamı uçağa binmek üzere havalananına gelir ve bilet kontrolü yapılan masaya giderek, elindeki valizleri teslim eder. 

Görevli; "Biletinizi alabilir miyim?" der. 

Adam biletini verir ve ekler; "Biletimden göreceğiniz gibi New York'a gidiyorum. Ancak, verdiğim yeşil valizin Londra'ya, mavi olanın da Paris'e gitmesini istiyorum." 

Görevli kız şaşkınlıkla ; "Özür dilerim, ancak bunu yapmam mümkün değil". 
 Bunun üzerine genç adam; "Bunu duyduğuma çok sevindim. Geçen sene yapmıştınız da!"


Çenem düştü yine. Amannn, laflıyoruz işte şuracıkta biz bize. Yeni yıl hediyelerinizi aldınız mı ? Ben kendime bu ajandayı aldım. Elime aldığım anda bu benim olmalı dedim ,çünkü içinde mektuplardan cümleler ve pullar var. Pulları da, mektupları da çok severim. Daha ne olsun. Sizde hediyelerinizi aldınız ve kendiniz paketlemek istiyorsanız, çok eğlenceli ve çok şık bir paketleme örneği izleteceğim size. Buyrun TIKTIK layın. 


Ve Pazar günü elbette sizi müziksiz bırakmayacağım. Bu kadın  yaptı yine yapacağını. Bayılıyorum bu şarkıya. Bu kadar güzel söylenir mi yahu.  TIKTIKTIK

Çok güzel geçsin gününüz.


.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...