Perşembe, Aralık 11, 2014

Günaydın

Asabiyim bu sabah. Bu gündemle sakin , mutlu, huzurlu olabilmek büyük bir başarı zaten. Kendimi gündemden ne kadar uzak tutmaya gayret etsem de, bir yerlerden yakalanıp huzurumu bozuyorum. Bu kaçış için bazı dostlarım beni kınasalar da, kimse beni düşünmediği için ben kendimi düşünmek zorundayım. Bunu da kirli haberlere kulağımı tıkayarak yapmaya çalışıyorum. 

Neden asabiyim ?

Bir tüccar çocuğuyum ben. Kendimde uzun bir süre hem imalatçı, hem de  perakendeci  olarak ticaretin içindeydim. Tam zamanında işi bırakan şanslı gruptayız çok şükür. İnsan doğasında olan bir durum sanırım suçu başkalarına atmak. İşte ticareti de tüccarlar kendileri krize sokup, sonrada suçu başkalarına attılar bana göre. Mesela, ucuzluk denen kavramı abartarak insanları alışverişten uzaklaştırdılar. Normal fiyatlarla satış yapamaz oldular böylelikle. Ve düzen allak bullak oldu. Müşteride "nasıl olsa ucuzlatacaklar , neden alayım ki " psikolojisine sebep oldular. Hatta birinci ucuzlukta da iş yapılamaz oldu. İkinci üçüncü ucuzluklar beklenir oldu. Sonrasında esnaf zorlanmaya başladı. Bu konuda uzun uzun yazabilirim ama bu da değil asabiyet sebebim.

Şimdilerde her yerde salgın gibi  AVM yapılıyor. Bazıları dip dibe, bazıları kısa mesafe aralıklarla. Yeni açılanlar müşteri merakı ile bir süre dolup taşıyor, sonrasında sadece pazar günleri ailece gezi alanına  dönüyor. Pazartesi günleri ise üç beş müşteriye tahsis edilmiş kadar boş oluyor. Bu konuda da sayfalarca yazabilirim. 

İşte bu açılan bir sürü AVM yüzünden asabiyim. Küçücük Ankara'da onlarca AVM. Pastayı böle böle çatala alınamayacak duruma getirdiler. Bu furyanın sonucunun tüccar açısından pek hayırlı olabileceği kanaatinde değilim. Ne yapsın benim küçük esnafım diyen yok. Asabiyet sebebim ise bu yatırımlar yerine; yeşil alanlar, kültür alanları, insanların hafta sonunu ailesi ile birlikte hem eğlenip, hem hava alabilecekleri alanlar yapsalar ya. Yok, ille de insanları buralara mecbur edecekler. Sinir oluyorum.

Milli piyango bana çıksa ; içinde sinemalar, tiyatrolar, sergi salonları, minik göletler, minik sevimli yiyecek_içecek mekanları, koca koca ağaçlar altında şezlongunuzu açıp oturabileceğiniz yerler, oyun alanları olan bir park yaparım. 

                                         AVM'ler sizin olsun bana PARK'lar lazım.

Yerine yenisi yapılacak olduğu için yıkılan Atakule AVM


2 yorum:

  1. Duygularınıza gönülden katılıyorum. AVM merakından ben de çok rahatsızım. Ve fakat ne kadar çok yapılırsa yapılsın, hepsi de doluyo taşıyo. En azından Bursa'da öyle. Hal böyle olunca da, bizim milletin zaafı bu AVM'ler diye düşünmekten kendimi alamıyorum. O koca koca ağaçlı hayalinizin de gerçekleştiğini görmeyi canı gönülden diliyorum. Takipteyim. Sevgiler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz bloguma, sefalar getirdiniz. İnsanlara gidecekleri güzel yerler yapmıyorlar ki, onlarda mecbur avm lere gidiyor. Ah keşke gerçek olsa keşke...

      Sil

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...