Çarşamba, Ekim 17, 2012

Gece ve müzik

İyi yada kötü oluşu tartışılır, ama bu işi yapanların uğraşılarını takdir ediyorum. Ne kadar güzel denk getiriyorlar... Filmi izlemek istedim ...

Tabii ki Gangnam

Lightbox





Nedir Lighbox. ? Mini stüdyo diye adlandırılabilir belki. Özellikle obje çekiminde kullanılır. Beyaz ışıkla görüntüde yumuşaklık sağlanır ve obje bir beyazlık içindeymiş gibi görünür. Hazırları mevcutmuş ama pahalı olmasın , hesaplı bir şeyler olsun derseniz, kendinizde yapabilirsiniz. Nasıl mı ?

İŞTE BÖYLE

Ve

BÖYLE

Salı, Ekim 16, 2012

Bahçe günlüğü



Pazar gün sabah evde donmak üzereydim. Üşüyordum çok. Ruhumda üşüyordu o dakikalarda. ne yaptımsa ısınamadım. Gözümü dışarıdaki güneşe diktim. Isınmak  için evden çıkmalıyım dedim ve çıktım. Gerçekten de dışarısı içeriden sıcaktı. Sakin, sessiz, sadece kuş ve arı seslerinin, arada bir köpek havlamalarının olduğu bir yerde aldım soluğu. Bahçede yani. 

Bahçeye varır varmaz daldaki kuş selamladı bizi. Cik cik de cik.  Bizi diyorum çünkü evden yalnız çıktım ama oraya yalnız gitmedim. Yol arkadaşlarım vardı.

Önce bir bahçe turu yaptım  hemen. Sebzelere, çiçeklere bir göz gezdirdim. Biraz maydanoz topladım .

Sonra gözlerim tavşan kardeş bıcırığı aradı ,bulamadım. Genelde sebzelerin etrafında dolanıyor çünkü. Ama yoktu .Daha önceki gittiğimde fotosunu çekmiştim. Bakın tanıştırayım sizi.


İşte Bıcırık. Yan bahçe komşumuzun tavşanı. Tavşanı aldıkları gün biraz sevip, adını da bıcırık koymuşlar. Bir kaç saat sonra  tavşan kardeş tellerin altından bizim bahçeye kaçıvermiş. Komşucuğumda ardından bakakalmış. O gün bugündür bizim bahçede kendi kendine yaşıyor. Çimleri yiyor, arada kuşların suyundan içiyor, bazen domatesleri dişleyip bırakıyor. Bize de pek aldırmıyor, dolanıp duruyor ortalıkta. Ama sevmemize izin vermiyor. İşte bu pazar bıcırık yoktu ortalarda. Ateş  ise her zamanki yerinde yine bana bakıyordu, büyük havalarda.


Çiçekler artık son demlerini yaşıyorlar. Gazanyalar ve bir kaç sardunya ,petunya ve ateş çiçekleri hala hayatta çok şükür ve bahçeyi renklendiriyorlar. Soğuklar gelene kadar şanslılar, şanslıyız.

Kaçıncı gazanya fotoğrafını çektim acaba. Doyamıyorum ki, her baktığımda farklı güzel görünüyorlar gözüme. Ot, çiçek, böcek benim hayatımın bir parçası işte. Seviyorum işte. Oysaki ne çok huylanırdım çocukken otlardan falan. Şimdi de böcek alerjim var ama ne olursa olsun, seviyorum hepsini.


Bu sarı ikilinin adını iki kum tanesi koydum. Bu ismin hayatımda bu kadar yer edebileceğini düşünmemiştim blogu açarken. Yakında adımı da değiştirebilirim.
Sonbaharla birlikte bahçede yalnızlığa bürünmeye başladı bir çok şey gibi. Salıncak mesela, artık üzeri kapanıp kaldırılacağı günü bekliyor. Hüzünlü.

Fazla duygusalım ben. Ve aşırı sevecen. Eşyalara bile üzülebilen bir tipim. Balonda, saksılardaki otları ya da artık zamanı geçmeye başlayan çiçekleri bile sökemiyorum. İyice ölmeleri gerekiyor. Aramızda duygusal bir bağ var onlarla .Ne garibim.
Bu arada fotoğraf çekerken gölgeleri fark ettim. Sanki bu mevsimde gölgeler daha bir farklı geldi gözüme. Ya da saat itibari ile öyle idi. Çözemedim durumu ama gölgeleri sevdim.

Küçük ev burası. Adını ben koydum. Sol tarafta çimlerin üzerinde, yol arkadaşlarım, yani ablam ve yeğenim oturacağımız yeri hazırlamışlar. Canım yeğenimin kahvelerimizi yapmasını bekliyoruz bu arada. Çok güzel kahve yapar. Ben fotoğraf çekmeye devam tabii.  Küçük evin üzerindeki ağaç gölgesini görünce de fotoğrafladım hemen. Tablo gibiydi. Bakın. Haklıyım dimi ?


Küçük evin yanındaki, küçük çim alanda, çalıların arkasında saklanan küçük yaban gülünün üzerindeki küçük kırmızı kuşburnuları merak ettim ve küçük fotoğraf makinamla onlara doğru yanaştım. İşte ordalarrrr.

Uzandım ama alamadım. Baktım yanaşamayacağım, bir sonraki ziyarete bıraktım o işi. Tadını seviyorum,tüylerini pek sevmesemde. 

İşte bir başka kırmızı. Mahonya çalısının sadece tek bir yaprağı kızarmış. Ama öyle böyle bir kırmızı değil. 

Bir başka kırmızı daha. Tam da kahvemi içmek üzere oturduğum yerden görüş alanıma giriverdi. Çamların arasından bana göz kırptı. E çektim tabii hemen fotoğrafını.

Evetttt, taze elden taze pişmiş bol köpüklü kahveler hazır. Ben de elma ağacının altındaki yerimi aldım. Sohbet başlasın.

Hımmm, mevzu derin, sohbet uzun. Kahve harika, doğanın sessizliği nefis. Bizim sesimiz ise, birbirimize bağlılığımızı ve sevgimizi yansıtıyor. Daha ne olsun. 

Arada yaprakların arasından gökyüzüne dikiyorum gözümü. Bir jet geçiyor . Jet olduğunu nereden mi biliyorum. Çocuktum, meraklıydım. Babama sormuştum uçakların arkasındaki o beyaz bulutun  neden olduğunu, bilmem doğru bilmem yanlıştı verdiği cevap ama ben inanmıştım. "Jetler bırakır arkasında o beyazlığı, normal uçaklarda olmaz o "demişti bana. Ben de öylece kabul ettim bu bilgiyi. 

               Yakınlaştırdım görüntüyü, bastım deklanşöre. Uçmak istedim. Dönmesem de olurdu.


Fallar kapandı, fallar soğudu bu arada. Herkes kendi falına baktı. Ne çıktı bilmiyorum yeğenimin fincanında ama derin derin bakıyordu.

Hava nasılda sıcak. Gökyüzünde de hiç bulut yoktu. Bu yeşile bu mavi fon çok yakışıyor. Yine fotoğrafladım. Bin kere de fotoğraflarım , seviyorum bu kompozisyonu.


Pek net çıkmamış ama minik kavağada sarı liralar asılmaya başlamış. Tanrının altınları  bunlar. Bu sene toplamayacağım. Kalsın öylece....


                     Dönüş zamanı yaklaştı. Toparlanmak gerek ama benim gözüm hala çiçeklerde.


Petunyalar ölecek gibiydi. Havalar serinleyince bir toparladılar kendilerini. Şahaneler. Hangi rengi çekeceğimi bilemedim. Mor-beyaz da karar kıldım.

Bol bol güneşlendim. Evet ısındım güneşle. Ruhumda ısındı ve aydınlandı .Rahatladım her bakımdan. Gölgeler hala oynaşıyordu orda burda ama eve dönme vaktiydi artık. 


                                                                         Bu güller sizin için.


            Dönerken yol boyu şükrettim Tanrıya. Bir kez daha. Her şey için teşekkür ederim Tanrım.




Pazartesi, Ekim 15, 2012

Alkışşşş

Epeydir alkış yapmıyordum. Dün markette bu teneke kutuyu görünce, ben bir mutlu olayım, bir mutlu olayım. Gözlerim parladı resmen . Hemen attım arabaya bir tane. Üç rengi vardı, ben bunu tercihe ettim. Çıkardığı bu şirin kutu ile beni çocukluğuma götüren ve teneke kutularım arasına bir yenisini eklememi sağlayan Ülker'e kocaman bir alkışşşşşşş...






Pazar, Ekim 14, 2012

Heyecan verici !!!

Heyyy, bu çok heyecanlı bir şey. Wuuww.. Felix yükseliyor..

OKUYUN

CANLI İZLEYİN

Pazar şarkısı



Bu pazarın şarkısı için çok sevdiğim bir cd'imden yararlandım yine. Cafe Anatolia. Bu da çok eski yıllarda aldığım bir albüm. Bildiğim kadarı ile şu an bu albüm piyasada yok. Keşke olsa da alsanız. Cafe Anatolia'lar devam ediyor ama farklı şarkılarla. Onlarda çok güzel, ben de bir kaç adet daha edinmeliyim.
Onaltı şarkıdan oluşan bir albüm bendeki. Karma şarkılar . Kimler var.

Hepsi birbirinden güzel müzisyenler ve şarkılarla dolu bir albüm olunca, her dinlediğim şarkı için " evet bugün bunu paylaşmalıyım " dedim. Karar veremedim bir süre. Sonra Mikis Theodorakis'de, beni en çok kanatan şarkıda karar kıldım.

foto kaynak
Theodorakis'in bu albümdeki şarkısının ismi The Violet. Onun, dinlemekten zevk alacağınız ya da aldığınız  bir sürü güzel eseri daha var elbette. Ama hepimizin çok bildiği bir tanesi var ki , o da 1964 yılında çevrilen  Anthony Quinn'in başrolünü oynadığı filmin müziği,  Zorba The Greek. Çoğumuz onu bu şarkısıyla tanırız. Zorba deyince Ankara Devlet Opera ve balesinde kapalı gişe olması dolayısı ile bilet bulup izleyemediğim bale  aklıma geliverdi birden. Belki bu sezon bir şans izlerim.

Bu pazarda iki şarkı dinleyeceğiz yani. Hatta her zamanki gibi, beğenenler ve isteyenler Top Tracks'dan diğer şarkılarıda dinleyebilirler.

Source: amazon.com via Hazel on Pinterest


Hepinize neşe dolu, aşk dolu bir pazar dilerim.  Sirtaki yapmak serbest fakat tabaklara dokunmayın!. İşte bugün sizin için seçtiklerim.

The Violet

Zorba The Greek

Mikis Theodorakis Top Tracks


Günaydın İstanbul




son sözüm kalmadı söyleyecek sana
sadece bir kaç küçük sitem
belki onlar da eriyip gidecek
mutlu olduğunu bilsem

göz görmeyince gönül katlanır derler
ondan biraz uzak olsam yeter
ama hiç yalnız bırakmaz anılar
çünkü en çok mesafeyi severler

ben bir kaç parça anıyla sarhoş oldum bugün
ve mutluluğum kaldı dağlar ardında
çünkü yoksun yanımda 

şimdi hiç gücüm yok sana geri dön demeye
çünkü ayrılık vardı sözlerinde
hem zaten başkasını bulmuşsundur 
hakkım yok rahatsız etmeye


Cumartesi, Ekim 13, 2012

Minik fikirler

Benim blogger arkadaşlarım ve reel hayatta beni takip eden  arkadaşlarım son derece hamarat ve marifetli. Bunu biliyorum. Hafta sonu olması dolayısı ile mutfaklarda kekler, puaçalar pişmekte onun kokusunu da alıyorum. Ben tembel tembel oturuyorken bari bir işe yarayım dedim. O keklere, kurabiyelere yumurta sarısı lazım olur dedim. Beyazla sarıyı ayırmak sinir iştir dedim. Ama kolayı da var bu işin, hem de bir damla beyaz karıştırmadan dedim. Hadi izleyin dedim en sonunda .Dedim mi ? Dedim dimi ?

yumurta sarısı nasıl ayrılır ?

Alakasız konu mankeni

Cuma, Ekim 12, 2012

Gece turu

Bugün kurs günüydü. Yorulmuşum. Biraz gece turu ile uykuya hazırlık yapıyorum. Bakın neler gördüm bu turda.

Denizi özleyenlere ve sevenlere bu masalardan lazım bi tane..


http://www.ohyeahstudio.no/ burada değişi şeyler var, keşfetmesi size ait.

Parmak yüzler  pek şirin olmuş. Mr spock favorim oldu :))

Ve bir Türk kolleksiyonerin haberi .Selim Varol  ve  oyuncakları

We Heart'ın Pinterest sayfası tık tık

İyi uykular hepimize .. Güzel rüyalar.


Source: weheart.co.uk via We on Pinterest

Günaydın İstanbul





Edası ömrüme ömür 

Gözleri kömür dilber 
Ah bir el ver, bir el ver de 
Yaralarımı sarayım 

Payıma düşmüyorsun belki
Hakkım değilsin 
Yine de gel 
Bir senin yanında ben olayım 

İstanbul Saklasın bizi 
Boğazında düğümlesin 
Kimseler göremesin, bulamasın ikimizi 

Kuralına uymaz hayatın 
Biliyorum uyuduğumuz uykular 
Denizine sor içimi bu şehrin 
Kifayetsiz tüm şarkılar...

Perşembe, Ekim 11, 2012

Amerikan müzik ödülleri


Bu yıl 18 Kasım'da Los Angeles'  Nokia Theather'da düzenlenecek olan ABD'nin en büyük müzik etkinliklerinden biri olan Amerikan Müzik Ödülleri'nin adayları açıklanmış.

İşte tüm adaylar :

YILIN SANATÇISI

Justin Bieber
Drake
Maroon 5
Katy Perry
Rihanna

YILIN EN İYİ YENİ SANATÇISI

J. Cole
fun.
Gotye
Carly Rae Jepsen
One Direction

EN SEVİLEN ERKEK SANATÇI – POP/ROCK

Justin Bieber
Flo Rida
Pitbull
Usher

EN SEVİLEN KADIN SANATÇI – POP/ROCK

Kelly Clarkson
Nicki Minaj
Katy Perry
Rihanna

EN SEVİLEN GRUP, TOPLULUK YA DA İKİLİ– POP/ROCK

fun.
Maroon 5
One Direction
The Wanted

EN SEVİLEN ALBUM – POP/ROCK

Justin Bieber, “Believe”
Maroon 5, “Overexposed”
Nicki Minaj, “Pink Friday: Roman Reloaded”
One Direction, “Up All Night”

EN SEVİLEN ERKEK SANATÇI – COUNTRY

Jason Aldean
Luke Bryan
Eric Church

EN SEVİLEN KADIN SANATÇI – COUNTRY

Miranda Lambert
Taylor Swift
Carrie Underwood

EN SEVİLEN GRUP, TOPLULUK YA DA İKİLİ – COUNTRY

Zac Brown Band
Lady Antebellum
Rascal Flatts

EN SEVİLEN ALBUM – COUNTRY

Luke Bryan, “Tailgates & Tanlines”
Lionel Richie, “Tuskegee”
Carrie Underwood, “Blown Away”

EN SEVİLEN KADIN SANATÇI – SOUL/R&B

Beyoncé
Mary J. Blige
Rihanna

EN SEVİLEN SANATÇI – ALTERNATIVE ROCK

The Black Keys
Gotye
Linkin Park

EN SEVİLEN SANATÇI – ADULT CONTEMPORARY

Adele
Kelly Clarkson
Train

EN SEVİLEN SANATÇI – LATIN

Don Omar
Pitbull
Shakira


Benim oyun  Lionel Richie, “Tuskegee” Luke BryanJustin Bieber ve Adele'e. 

Günaydın İstanbul


Saçlarını dağıtır rüzgar 
Yeditepe üzerinden 
 Hatıralar tarihin küllerini savurur 
 Kadın gibi, kısrak gibi sarılayım gel ince beline 
 Yarim İstanbul gel öpeyim gerdanından 
 Tüketilmiş yaşanmamış 
 Hediyelik hayatlar, ah bu evler, 
 Pencereler bu kapılar, sokaklar 
 Hüzün gibi, sevinç gibi, 
 Eskitilmiş zamanlar 
 Yarim İstanbul gel öpeyim gerdanından 
 Minareler uzanmış gökyüzüne bağırır 
 Kara sevdan nerelerden 
 Yüreğimi çağırır? 
 Dua gibi, büyü gibi ezberledim hasretini 
 Yarim İstanbul gel öpeyim gerdanından

Sezen Aksu

Çarşamba, Ekim 10, 2012

Mühim olan

Mühim olan aşkımız.
Mühim olan insanlık.
Mühim olan iç güzelliği.
Mühim olan istikrar.
Mühim olan Allah'ın takdirini kazanmak.
Mühim olan doz.
Mühim olan gönül.
Mühim olan nelere kıymet verdiğin.
Mühim olan olaya nasıl baktığın.
Mühim olan kaç lira olduğu.
Mühim olan özveri.
..........................................
Uzayıp gidiyor mühim olanlar. Hepimizin her an  bir "mühim olanı" var. Tek bir tane değil yani. Olaya, mekana, zamana göre değişiyor.
Bu sabaha uyandığımda güneş parıl parıl parlamaktaydı. Çok şükür dedim, aydınlık bir Ekim sabahına uyandım. Belki balkonda kahve içme, çiçeklerimle öpüşüp koklaşma şansım bile olabilir. Oysa ondan önce asıl "mühim olan" perdelerin yıkanacak olmasıydı. Yok yok daha mühimi bir an önce kahvaltıyı hazırlamaktı. Aklıma o gelince henüz ne pişireceğime  karar vermediğimi de  hatırladım. Alakasız ama hatırladım işte. Yemek pişirmek sorun değil de "mühim olan" ne pişecek ona karar vermekti. Anında, mühim olan öncelik değiştirdi. Sonra düşünce sörfü yaparken buldum kendimi, bulutlara bakarken. Düşüncelerim ordan oraya atlayıp duruyordu. Mühim olan  ilişkiyi devam ettirip ettirmemeye karar vermek diye düşündüm. Mühimlerim sürekli değişiyordu. Sonra bir anda , yoksa dedim, hiç bir şey o kadar da mühim değil mi ?



Füsun t.

Salı, Ekim 09, 2012

Neler oluyor

Bizler evlerimizde oturup, çıkan her yenilikten yararlanmayı hedeflerken, birileri çalışıp bizim için o yenilikleri hazırlıyor. Bayılıyorum böyle insanlara.
Foto kaynak
İşte İngiliz dizaynır Dominic Wilcox'da yenilikler için çalışanlardan. Ne yapmış ? Kullanan kişinin evinin yolunu yada gideceği yeri bulmasını sağlayan GPS'li bir ayakkabı dizayn etmiş. Ayakkabıyı yaparken Oz Büyücüsü'ndeki Dorothy Gale'in ayakkabılarından esinlemiş. Dorothy eve dönmek için ayakkabısın topuklarını birbirine vuruyormuş ve ayakkabıları onu eve götürüyormuş. Dominic'in ayakkabısı da topukları birbirine vurunca çalışıyor . Bir usb kablo ile adresi ayakkabılara yüklemek yeterli. Eline sağlık sevgili Dominic diyorum ve ayakkabılarını  anlattığı videosu ile başbaşa bırakıyorum sizi.

VİDEO için bir tık

Ve Dominic'in web sayfası

Dominic'in diğer videolarınıda izleyin derim

Neler oluyor dedik ya, bakın başka neler oluyor. Artık et alışverişine gitmeye gerek kalmayacak arkadaşlar. Evinizde 3D bir yazıcınız olması yeterli. Milyarder Peter Thiel, 3D baskı cihazları üzerinden et üretebilecek bir sisteme 350 bin dolarlık yardımda bulunmuş. İşte parasını bu tür işlere harcayanlara da bayılıyorum. Modern Meadow adlı oluşum, bio teknolojiyi kullanarak 3D yazıcılar üzerinden et üretebileceklerini iddia etmiş bay Peter'de bu işe parasını yatırmış. Eğer oluşum bu işi başarabilirse etinizi kendi evinizde basabileceksiniz. 
Olur mu ? Olur. Ben mangalı yakıvereyim, siz de yazıcıdan bi bonfile çıkarıverin. 





Ben robotlardan tırsıyorum,baştan bunu söyleyim. Bunlar her yerden karşımıza çıkmaya başladı. Dünyayı istila edecekler bir gün. Ünlü bilim dergisi Futures'da yayınlanan bir yazıya göre gelecekte robotlar seks işçisi olarak da kullanılacakmış. (E bi o kalmıştı. Bak yazıyorum şuraya, sonumuz bu robotlar yüzünden gelecek. Bir gün bize egemen olacaklar. İnsanlık kendi kendini yok edecek kısacası) 2050 yılında bu işin tamam olacağı öngörülüyormuş. Bakteriye dayanıklı  ve tamamen insan derisini andıran bir deriyle kaplı olacakmış efendim bu robot seks işçileri. Bu işçilerin  yorgunluk sıkıntısı olmayacak, müşterilerin aşırı istekleri karşısında öfkelenmeyeceklermiş doğal olarak. Robot seks işçileri sayesinde insan kaçakçılığı da büyük ölçüde tarihe karışacak diye ümit ediyorlar. Tayvan'daki bu sex shop'da robotların çalıştığını düşünebiliyor musunuz ?  Hadi hayırlısı . 

This is also a wholesome photo
Foto kaynak


Pazartesi, Ekim 08, 2012

Mimlendim

Supercellma uzun süre önce beni mimlemişti. Mim işleri beni aşıyor ama gençleri kırmamak lazım dimi. Selmacım biraz geç oldu ama bu ara biraz yoğunluk vardı, ancak zaman buldum. Kusura bakmazsın dimi . Sevgiler.

Favori rengin ?
Mavi
Favori Hayvan ?
Fil
Favori sayı ?
7
Favori içecek ?
Türk kahve
Hediye almak mı vermek mi ?
Hediye vermeyi çok severim. Bir toka bile olsa.
Facebook mu Twitter mı ?
Her ikisi de
Tutkunuz ?
Hercaiyim, o yüzden tek bir tutkum yok.
Favori gün ?
Pazar hariç her gün
Favori çiçek ?
Frezya


.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...