Pazartesi, Mayıs 21, 2012

Sabah kahvesi

Bu sabah erkenden yollara düştüm. Önce semt postanemize uğradım. Hemen hatırlatayım Emlak Vergisi ödeme ayı bu ay. Unutmayınız. Posta çeki hesabı ile emlak vergilerinizi ödeyebilirsiniz, öneririm. Belediyenin ödeme yerlerinde bir hayli kuyruk var zira. Yurdum postaneleri maşallah çok güzel çalışıyor. Benden tam not aldılar.  Ayrıca postanelerin kargo servisinden de çok  memnunum. Hem ucuz hem gayet hızlı. Sırada benden önce 15 kişi olmasına rağmen, seri bir şekilde, üç gişe, işlemleri yaptı ve yaklaşık on dakika içinde sıra bana geldi.  Kendimi uzun süre beklemeye ayarladığım için, işim çabuk bitince pek bir mutlu oldum. Artan zamanı nasıl değerlendireyim derken, kendimi bir Türk kahvesi ile ödüllendirmeye karar verdim. Yakınlarda çok beğendiğim bir pasta evi  var. Coccinella.  Sabah kahvemi orada içtim.


Bir de güzel sunum yaptılar ki , değme keyfime oldu. Coccinella'nın bütün ürünlerine bayılıyorum. O yüzden hazırladım bu post'u. Siz de deneyin ve bayılın diye. Bir kaç yerde şubesi var. Mekan çok şirin. Sıcacık bir atmosferi var. Elemanları da çok güler yüzlü. Benim için tek kötü şey adının Türkçe olmayışı. Bende fena halde takıntı oluştu bu hususta. Neredeyse, protesto etmek için alışverişi keseceğim yabancı isimli mekanlarla. Fakat aç kalma riskim var. Türkçe adlı mekan bulmak çok zor.


Öğlenleri yemek menüleri de var. Yemeklerini denemedim . Ama diğer ürünleri ile aram çok iyi. Hele geçen gün bir limonata içtim. Of of of. Süperdi. Tatlı da değildi. Tam kıvamlı. En çok da bu hoşuma gitti.


Hele biscottileri . Ben çok seviyorum bu biscotti olayını . Ama yerken sınır koyamamaktan şikayetim var. Aslında evde yapması da çok zor değil. Araştırmıştım bir ara. Ama tembelliğimi yenemiyorum. Hazır alıyorum. Sevdiğim ürünlerin fotolarını koymaya başlarsam bitmez. O yüzden diğerlerini pasta evinin web sayfasından  siz inceleyin.



Kahvemi içtim, biscottimi yedim, dergimi okudum. Dergi eski sayı idi yalnız. Dergileri yenilemeleri gerektiğini söylemeyi de ihmal etmedim. Hiç çekinmem bu tür şeylerden. Yararlı olduğuna inanıyorum. Beğenmediklerimizi bildirelim ki düzelsin. Beğendiklerimizi bildirmeyi de ihmal etmeyelim tabii ki. Her ikisini de sık sık yaparım. Aile içinde bu hususta eleştirilere de maruz kalırım. Olsun. Ben de buyum . Biraz arabesk ama, beni böyle sev seveceksen, olduğum gibi göreceksen.

Öğleden sonra tekrar yollara düştüm. Bugün dışarılarda işlerim vardı. Normalde ev kuşuyumdur. İşimi halledince biraz da yürüyüş yapayım dedim. Bu sefer başka bir istikamete doğru yürüdüm . Yine yolumun üstünde minik bir park var. Orada banka oturup biraz güneşlendim.



 Bir tek ben vardım parkta. O anda düşündüm. Belediyelerden semtimize park yapmalarını istiyoruz. Ellerinden geldiği kadar yapıyorlar. Peki biz bu parkları ne kadar değerlendiriyoruz ? Neden parklar boş.


Bu parklarda oturup kitabını okuyan, termosundan çay içen , çimlerin üzerine sergisini serip oturan, öğle yemeği molasında dinlenmek için uğrayan kimse neden yok ? Çevremizdeki parkları, yeşil alanları neden yeterince kullanamıyoruz ? Oysa AVM ler dolup taşıyor.


Yeni başladığım kitabımı  parklarda okumaya karar verdim. Çevremde bildiğim beş park var. Sizin çevrenizde oturabileceğiniz kaç park var ? Geçen park yürüyüşümde iki dergi almıştım. Bilim ve Teknik dergisinin konularından biriside Yeşil terapi_ iyileştiren doğa. Sağlık ve doğa arasındaki bağlantıyı ele almış. Hastane bahçelerine artık terapi bahçesi adı altında bahçeler yapılıyormuş. Yeşile bakmak insanı daha çabuk iyileştiriyormuş. Bu terapi bahçelerinin olması gereken bir takım şartları var tabii ki. Her yeşil alan terapi bahçesi olmuyor. Konuyu Bilim Teknik dergisinden okumanızı tavsiye ederim. Dergide hepimizin sık sık kullandığı bitki çayları ve zararları da ele alınmış. İçerken dikkatttt !!! Kanser, karaciğer ve böbrek yetmezliği de dahil bir çok yan etkisi var.
Madem ki yeşilin iyileştirici gücü keşfedilmiş , neden daha çok yeşille iç içe olmayalım. Haydi çevremizdeki parkları dolduralım. Alın konuyu komşuyu , doluşun parklara. parkkolik mi oldum ne ? Hahahaha, sloganımı da attım yani. Amannn ne çok yazmışım. Çenem düştü. Demek ki bir de çok gezen birisi olsam, dıv dıv dıv uzuuun uzunnnn postlar hazırlayacağım. Sürç_i lisan ettimse affola, okumadan yayınlıyorum.

4 yorum:

  1. ahh ahh ne de güzel demişsin, düşündüm de çevremde böyle yeşillikler arasında olan park pek yok olsa ne iyi olur .
    keyifli haftalar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçen seferki parkı tesadüfen keşfettim. Bence ufakta olsa vardır bir yerler İlknur, biraz dolaş bakalım :)

      Sil
  2. Yazını sabah kahvesi eşliğinde, kulağımda müzikle okudum:)
    Kargo hizmetinden memnun kalan ilk defa duydum.
    Genelde hep gecikmelerden dolayı şikayet çoktur. Ben iki kere denedim, benim kargo da geç gitti.
    Daha dün Serdar Kılıç çocuklarin okuluna geldi, ben de katıldım. Doğanın, yeşilin insana nasıl iyi geldiğinden, doğaya sık çıkan herkesin daha az hasta olduğunu vs. çok güzel şeyler anlattı. Toparlayabilirsem belki bloğuma yazarım:))
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kargo benim şansıma belki de. Ben sorun yaşamadım. :) Serdar Kılıç'ı merak etmeye başladım. Senin sayfanda bir kaç kez adını okudum. Yazarsan zevkle okuruz ve bilgileniriz Semi :) Sevgiler.

      Sil

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...