Cuma, Eylül 14, 2012

İhtiyarlık

Orhan Veli'nin "İhtiyarlık" şiirindeki mısralar dokunur bazen insana ama hayat böyle be.!
.................
Bir gün ikimizden birimiz
İçmek veya doldurmak için
Burada olmayabiliriz.

Neyse onu bir tarafa bırakalım, ihtiyarlayınca insan her şeyden elini eteğini çekmeli mi ? Mesela kırmızı giymekten vaz mı geçmeliyiz ? Ya da bir sabah kahvesi için gidilmiş Zeynel' de , kıpkırmızı rujumuzu sürüp pür tebessüm etrafı seyretmekten ? Ya da güzel bir bayan görünce  bakmaktan vaz mı geçmeli erkekler. ?

Bence hayır. Evet bir çok şeyi yapma yetisi kayboluyor, hastalıklar peşi sıra insanın üzerine yerleşiyor ama inanıyorum ki her zaman yapılacak bir şeyler var. Hissedilen yaş çok önemli . Bazı günler kendimi 80'inde bazı günler 20'sinde görebiliyorum mesela ben. Olduğum yaşta yaşadığım nadir. Kısacası üretken olmanın sınırı, sonu yok, hangi yaşta olursak olalım.

Size bazı örnekler vereceğim bu konu ile ilgili.
Sofokles şaheseri Oidipus'u 100 yaşına yaklaştığında yazmış.
Sokrat, ustası Gorgias'a mersiyesini 86 yaşında yazmış
Katon 80 yaşında Yunanca öğrenmiş.
Cervantês , Donkişot 'u, hapishanede,70 yaşında yazmaya başlamış ve 10 yıl sürmüş.
Goethe, Faust'un ikinci kısmını yazdığında 80 yaşında idi.
Galileo Galilei, 60 yaşında nice keşifler yaptı. 70 yaşında teleskobu keşfetti.
Fransız fizik alimi Chevreuil 103 yaşında hala ders veriyordu.
Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, 98 yaşında hala aktif, hala  kitap yazıyor. Hayranım ona. Bir de hayran olduğum durum, Hayrettin Karaca ile çok  tatlı bir flört yaşamaları. Lütfen izleyin.  AH AŞKKK !
Ha keza Hayrettin Karaca'nın, Tema vakfı çalışmaları devam ediyor. 86 yaşında.

Ve babam. 75 yaşında şair oldu. Eskiden de ufak ufak yazardı ama son bir yıldır bir hayli üretken. Hele son aylarda sevgili yeğenlerinin, aile efradının özel isteklerini karşılayıp , şahsa şiir aşamasına geçti. Bana da yazdı tabii.
Ruhu genç kalıp , bedeni yaşlanan herkese selam olsun diyerek, sizinle paylaşayım bir şiirini.

HAYAT BAHÇESİ

Bizim bahçeye artık yağmur yağmıyor
Otlar çiçekler bükmüşler yapraklarını bekliyor
Bir damla su gelse, sanki canlanacak gibiler
Ama ne çare kadere boyun eğmiş idiler

 Neyse ki korktukları olmadı
Az da olsa yağmur suları damladı
Böylece verdiler ürünlerini
Silip süpürdüler hüzünlerini.

 Yaşar T. 27-06-2012, Ankara


8 yorum:

  1. Birçoğonun yaşlanacak kadar ömrü olmuyorsa, genç yaşında hayata gözlerini kapıyorsa, yaşlanmak gibi bir büyük ikramiyeyi kazanan bir insanın hayattan elini eteğini çekmesi kazanılmış bu ikramiyenin biletini ferkında olmadan kaybetmiş olmanın pişmanlığıyla sonlanır.

    YanıtlaSil
  2. fÜSUNCUM O lUCKA SÖYLE YADA BEN DİYEYİM YOK ÖYLE HAYATTAN EL ETEK ÇEKMEK.. BEN ÇEKTİMMİ.ASLA UNUTMADAN UNUTTUM YAŞADIĞIM TÜM SEVİMSİZLİKLERİ..VE RUHUMU ASLA YAŞLANDIRMAYACAĞIM. ÇÜNKÜ ARTIK BEN ANNEYİM SEVDİKLERİM İÇİN HEP GENÇ KALMALIYIM..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vuslatcım, Luck kötü bişi dememiş gibi geldi bana. Hatta iyi birşeyler söylemiş bence.

      Sil
  3. ÇOK GÜZEL BİR YAZI..ÇOK.

    YanıtlaSil
  4. ha haaaaaa ne güzeeeeel herşey bu yazıda.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kırmızı rujlu bir yaşlı olmak istiyorum ben de :)

      Sil

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...