Salı, Eylül 04, 2012

Sonunda paranoyak oldum

Sonunda Ferrarimi satıp Tibet'e yerleşeceğim sanırım. Kendimi hayatın bazı istenmeyenlerinden ne kadar tecrit etmeye çalışsam da , bir şekilde yine bünyeme dahil oluveriyorlar. Bazen "nereye gidiyor insanlığımız " diye soruyorum kendim, kendime. Çünkü sorabileceğim başka kimse yok. Sonra da kendim, kendime cevap veriyorum. " İyi bir yerlere gitmediği kesin ".

bulutyolu


Sık sık geçmişe yolculuk yapıyor hafızam. Çünkü leziz şeylerin çoğu orada kalmış. Özgürce, gece sokaklarda bisiklete bindiğim çocukluğum mesela. Kaçırılma, tecavüze uğrama, taciz edilme korkusu olmadan mahalle sokaklarında pedal çevirdiğimiz günler. O zamanın insanlarının genlerinde mi farklılık vardı , neydi bu kadar saygılı , nazik, sevgi dolu ve iyi olmalarında ki etken. (istisnalar hiç bir zaman kaideyi bozmuyor. Bunu unutmayalım tabii ki) İçim dolu da hangi birini anlatacağımı bilemeden yazıyorum. Siz birleştirirsiniz eminim.

Dün beş bayan arkadaş , benim arabamla yoldayız. Keyifli bir gün geçirmek üzere bizim bahçeye doğru yol alıyoruz. Arabayı ben kullanıyorum. Şehir magandası bir vatandaş olsa gerek, süratle,  bir anda arabamın arkasında göründü. Öyle bir görünmek ki, sanki arabalarımız birbirine bitişik gibi , benim arabanın arkasına yapıştı. Benim araba minicik. Arkamdaki araba siyah ve dev gibi bişi. Korku filmi gibi vallahi.  Sağ tarafımda araba olduğu için sağa geçemedim. Ben geçemeyince arkamdaki benim sağıma geçti bir anda. Fakat az daha yan yana yapışıp ikiz oluyorduk. Hızla uzaklaştılar sonra. Eminim egoları tatmin oldu, büyük zevk aldılar, günleri güzelliklerle doldu. Tercih meselesi ne diyim.  O anda plakayı azbuçuk okudum, elim telefona gitti anında. Polise şikayet edeceğim, ama durdum. Daha önce yaşadığım bir hadise aklıma geldi. Şimdi şikayet etmek istesem, karakola uğrayın davacı olun diyecekler. Vazgeçip yolumuza devam ettik. Ferrarimi satmak için yeterli sebeplerden birisi bu olamaz mı ?.

bahçemden

Pazar günü, İkea'ya gittik. Anatolium alışveriş merkezi  giriş katında Leroy Merlin diye bir mağaza var. Önce oraya uğradık. Yastık aldık üç adet. Fiyatlarına bakmıştım. Kasaya geldik. Kasiyer bayan üçünü aynı fiyattan kasadan geçirdi. Müdahale ettim o fiyat değil diye. "Öylemi ben üçü aynı yastık diye biliyordum" gibi bir şeyler söyledi. Arkadaşlarını aradı sordu. Böyle görünüyor dedi. Bakmamız gerektiğini söyleyince yastığın birinin fiyatı olması gerekene düştü. Diğer ikisinin fiyatı da benim okuduğumdan farklı. Gittim tekrar yastıkların oraya, oradaki bayana nereden aldığımı gösterdim. Desen farkından dolayı fiyatın farklı olduğunu söyledi. Fazla uğraşmamak adına kasaya gidip paramı ödedim çıktım. Neyse ki haksız yere alınacak olan 5 TL. mi kurtardım. Bir düşünün gün boyu kaç 5 TL. yalnışlığı yapılabiliyor olacağını. Elimde kağıt kalemle not alarak alışveriş yapmaya karar verdim o dakikadan sonra. Ben üç yastık adlım ama çok fazla şeyler alsaydım, arada kaynayacaktı.

Aylar önce Office1süperstore'dan resim defteri ve 2 parça daha bir şey aldım. Kasada ödeme yapacağım sırada hesabın biraz kabarık olduğunu fark edip, kasiyere defterin kaç lira olduğunu sordum. 12 TL. dedi ve "pardon , iki kere geçirmişim kasadan " dedi. Fark etmesem , ki bazen dikkatsiz olabiliyoruz, 12 TL. fazladan ödeme yapmış olacaktım. Buna benzer bir iki şey daha farklı yerlerde yaşadım. Özellikle restoranlarda ödediğiniz hesaba çok dikkat edin. Acayip fiyat bindirmesi yapıyorlar. Hele ki gelen adisyonun arkasına tükenmez kalemle yazılan hesapları muhakkak kontrol edin.

Sıkılıyorum ben. Üzülüyorum. Paranoyak oldum. Kim nerede nasıl hile yapıyor, benden benim olan şeyi haksız yere nasıl alıyor içime sindiremediğim gibi, alışveriş yaptıktan sonra her seferinde ne kadar kazıklandığımı düşünüyorum. Kazıklanmak da bir tarafa , yurdum insanının neden bu hale geldiği beni çok üzüyor. Daha üzüldüğüm onlarca şey var hepiniz gibi. Ne yazık ki sadece kendim kendime sorup " ne olacak bu memleketin hali " diyor sonra da kendim kendime çaresiz bir şekilde cevaplıyorum " iyi olacak inşallah "




8 yorum:

  1. malesef kötü olaylar ile karşılaşıyoruz ve haksızlık yapılıyor, özellikle de marketlerde haksızlık cok oluyor. daha dikkatli olmakda fayda var..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Marketlerde olanın haddi hesabı yok sanırım. :( üzücü

      Sil
  2. büyük marketlerde vs. inanılmaz hileler dönüyor. Ben de oturduğum yerde karşılaştım bu tip şeylerle.. Marketten alıyosun kasaya bi geliyosun fiyat artmış. O yüzden dediğiniz gibi elde kağıt kalemle yapmak lazım alışverişleri..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten kağıt kalemle gezeceğim yakında. :)

      Sil
  3. üzülme Füsuncum sırf bizim memlekette değil dünyayı sarmış dolandırıcılar yalancılar..
    Ama biz fırsat vermemeliyiz üç kuruş dahi olsa bizi çarpmalarına..İyi etmişsin 5 liranı kurtarmakla. Uğra bana gidip çay içelim 5 liralık bir yerde, hesaplarmı tabiki senden..:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahahah:)) Vuslatcım ayıp ettin çaylar şirketten. 5 kuruşta olsa aynı işlemi yapacaktım. Çünkü gerçekten sinir oluyorum.

      Sil
  4. bak sen kasada öle şeyler de mi oluyomuş.
    valla uyuyoz sahiden.
    o şoför de gitsin çarpsın bi yere.
    :)

    YanıtlaSil
  5. Ohoo neler oluyor kim bilir Deep. Dikkat et bence sende, sana da denk gelir diye, paranoyak bir yaklaşımda bulunuyorum :))

    Nıck, hiç bir yere çarpmasın o şöför, o zaman bizim ondan farkımız kalmaz kiiii Deepciğim. :)akıllansın o diyelim.

    YanıtlaSil

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...