Çarşamba, Kasım 14, 2012

Sonbahar ve depresyon

Mevsimler nasıl sıralanıyordu. Eylül, Ekim, Kasım sonbahardı di mi?. Yani hala sonbahardayız. Ve hala depresyon için uygun aylardayız. Kendimizi kışın ağır ritmine hazırlıyor vücudumuz. Bu aylarda serotonini bizden esirgiyor nedense. Belki de biz nasıl kış için turşu falan kuruyorsak,  o da kışın daha çok lazım olacağı için  kendini hafiften geri çekip serotonin turşusu kuruyor, bizi depresif yapıyor. Ah güneş, ne güzel günlerimiz vardı seninle. Ne mutlu ediyordun hepimizi. Nerelere kayboldun. Serotonin salgılanmasında ışığın önemi büyük. Hatta depresyon geçirenlere  ışık tedavisi bile uygulanıyor bu yüzden. Dikkat edin güneşli günlerde daha mutluyuzdur genellikle.

"Stres ve düşük kan şekeri serotonin düzeyini düşürürken; oksijen, kusma, içinde aminler bulunan gıdalar (örneğin: peynir, çikolata, portakal, mandalina, domates ) ve içinde triptofan isminde bir çeşit amino asit bulunan gıdalar, (örneğin süt, hindi eti ) serotonin düzeyini yükseltmektedir.*Alıntı wikipedia " 

Demek ki bol bol portakal yiyebiliriz. Neden portakal dedim hemen, çünkü bu aralar portakala takıldım. Önce ikiye kesiyorum portakalı sonra kokluyorum. İşte o kokuya meftunum bugünlerde. Bir yazı okumuştum yada röportajdı tam hatırlamıyorum. Uzun süre dağda kalan birisi yiyecek sıkıntısı çekmeye başlamış, çantasında bir adet portakal kalmış, onu çıkarıp  kokluyor ve çantasına geri koyuyormuş. O kokuyu daha önce almadığını ve harika  koktuğunu anlatıyordu. Ondan sonra hep kokladım ben portakalı. İşte sonrada böyle dilimliyorum ve yiyorum mis gibi. Ama hala depresifim ben. Daha mı çok yemem lazım acaba ?


Uzun süre böyle depresif gezmek pek hoş olmaz. Tamam evde sürekli miskin miskin yatıp, film izleyebilirim yada kitap okuyabilirim bu halimle ama yapmam gereken sorumluluklarım da var ve onları yapmayı canım istemiyor böyle olunca.  
Hep yaptığım gibi başucu kitaplarıma başvurdum bu halden sıyrılma için. Daha önce de bahsettiğim İyi hayat  adlı kitabımı açtım. Bakın ne çıktı açtığım sayfada.

"Mucizeler doğal taşlara benzer ;tüm güzellikleriyle her yerdedirler,fakat hemen hiç kimse ilgilenmez onlarla."

" Mucizeleri kimse yaratmaz ,kimse onlara neden olmaz;onlar keşfedilir. Kör olduğunu sanan kişi kara camlı gözlüğünü çıkarırsa ,ışığı görür. "

Altında söyle bir not var. La danza de la realidad / Alejandro Jodorowsky.  Sanırım bu bir film  adı. Bunları araştırmacı gazeteci modumla araştırıp bilahare bildireceğim size.

 Şimdilik biz mucizelere inanıp, gönlümüzü ferah tutalım ve depresif halimize azcıkda olsa bu umutla mola verelim. 



4 yorum:

  1. Bu aralar depresifligim benim de gecmiyor kasa kasa portakal yemem lazim:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çağdaş'ın portakallarını ben bitircem :))Düşünsene bi kasa portakal almışız, oturmuşuz başına, fonda Orhan Gencebay, depresyon kişeliyoruz :)))

      Sil
  2. allam ya yaz bitince ben rahatladım sonbahar iyi geldi hatta daha biraz daha soğusa sevincem inan ki. bende tam tersi enerji başlıyoooo.
    :)

    portakalı sıkıp içmeye bayılırım ben.
    portakal suyu en sevdiğim meyve suyu.
    hergün içerim.
    :)
    hadi beeee depresyon sende iyi duruyo ki.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen ters adamsın demek ki.. Portakalı çok içtiğinden sana uğramıyor demek depresyon.
      Yakışıyo dimi bana depresyın :)))

      Sil

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...