Cumartesi, Ekim 13, 2012

Minik fikirler

Benim blogger arkadaşlarım ve reel hayatta beni takip eden  arkadaşlarım son derece hamarat ve marifetli. Bunu biliyorum. Hafta sonu olması dolayısı ile mutfaklarda kekler, puaçalar pişmekte onun kokusunu da alıyorum. Ben tembel tembel oturuyorken bari bir işe yarayım dedim. O keklere, kurabiyelere yumurta sarısı lazım olur dedim. Beyazla sarıyı ayırmak sinir iştir dedim. Ama kolayı da var bu işin, hem de bir damla beyaz karıştırmadan dedim. Hadi izleyin dedim en sonunda .Dedim mi ? Dedim dimi ?

yumurta sarısı nasıl ayrılır ?

Alakasız konu mankeni

Cuma, Ekim 12, 2012

Gece turu

Bugün kurs günüydü. Yorulmuşum. Biraz gece turu ile uykuya hazırlık yapıyorum. Bakın neler gördüm bu turda.

Denizi özleyenlere ve sevenlere bu masalardan lazım bi tane..


http://www.ohyeahstudio.no/ burada değişi şeyler var, keşfetmesi size ait.

Parmak yüzler  pek şirin olmuş. Mr spock favorim oldu :))

Ve bir Türk kolleksiyonerin haberi .Selim Varol  ve  oyuncakları

We Heart'ın Pinterest sayfası tık tık

İyi uykular hepimize .. Güzel rüyalar.


Source: weheart.co.uk via We on Pinterest

Günaydın İstanbul





Edası ömrüme ömür 

Gözleri kömür dilber 
Ah bir el ver, bir el ver de 
Yaralarımı sarayım 

Payıma düşmüyorsun belki
Hakkım değilsin 
Yine de gel 
Bir senin yanında ben olayım 

İstanbul Saklasın bizi 
Boğazında düğümlesin 
Kimseler göremesin, bulamasın ikimizi 

Kuralına uymaz hayatın 
Biliyorum uyuduğumuz uykular 
Denizine sor içimi bu şehrin 
Kifayetsiz tüm şarkılar...

Perşembe, Ekim 11, 2012

Amerikan müzik ödülleri


Bu yıl 18 Kasım'da Los Angeles'  Nokia Theather'da düzenlenecek olan ABD'nin en büyük müzik etkinliklerinden biri olan Amerikan Müzik Ödülleri'nin adayları açıklanmış.

İşte tüm adaylar :

YILIN SANATÇISI

Justin Bieber
Drake
Maroon 5
Katy Perry
Rihanna

YILIN EN İYİ YENİ SANATÇISI

J. Cole
fun.
Gotye
Carly Rae Jepsen
One Direction

EN SEVİLEN ERKEK SANATÇI – POP/ROCK

Justin Bieber
Flo Rida
Pitbull
Usher

EN SEVİLEN KADIN SANATÇI – POP/ROCK

Kelly Clarkson
Nicki Minaj
Katy Perry
Rihanna

EN SEVİLEN GRUP, TOPLULUK YA DA İKİLİ– POP/ROCK

fun.
Maroon 5
One Direction
The Wanted

EN SEVİLEN ALBUM – POP/ROCK

Justin Bieber, “Believe”
Maroon 5, “Overexposed”
Nicki Minaj, “Pink Friday: Roman Reloaded”
One Direction, “Up All Night”

EN SEVİLEN ERKEK SANATÇI – COUNTRY

Jason Aldean
Luke Bryan
Eric Church

EN SEVİLEN KADIN SANATÇI – COUNTRY

Miranda Lambert
Taylor Swift
Carrie Underwood

EN SEVİLEN GRUP, TOPLULUK YA DA İKİLİ – COUNTRY

Zac Brown Band
Lady Antebellum
Rascal Flatts

EN SEVİLEN ALBUM – COUNTRY

Luke Bryan, “Tailgates & Tanlines”
Lionel Richie, “Tuskegee”
Carrie Underwood, “Blown Away”

EN SEVİLEN KADIN SANATÇI – SOUL/R&B

Beyoncé
Mary J. Blige
Rihanna

EN SEVİLEN SANATÇI – ALTERNATIVE ROCK

The Black Keys
Gotye
Linkin Park

EN SEVİLEN SANATÇI – ADULT CONTEMPORARY

Adele
Kelly Clarkson
Train

EN SEVİLEN SANATÇI – LATIN

Don Omar
Pitbull
Shakira


Benim oyun  Lionel Richie, “Tuskegee” Luke BryanJustin Bieber ve Adele'e. 

Günaydın İstanbul


Saçlarını dağıtır rüzgar 
Yeditepe üzerinden 
 Hatıralar tarihin küllerini savurur 
 Kadın gibi, kısrak gibi sarılayım gel ince beline 
 Yarim İstanbul gel öpeyim gerdanından 
 Tüketilmiş yaşanmamış 
 Hediyelik hayatlar, ah bu evler, 
 Pencereler bu kapılar, sokaklar 
 Hüzün gibi, sevinç gibi, 
 Eskitilmiş zamanlar 
 Yarim İstanbul gel öpeyim gerdanından 
 Minareler uzanmış gökyüzüne bağırır 
 Kara sevdan nerelerden 
 Yüreğimi çağırır? 
 Dua gibi, büyü gibi ezberledim hasretini 
 Yarim İstanbul gel öpeyim gerdanından

Sezen Aksu

Çarşamba, Ekim 10, 2012

Mühim olan

Mühim olan aşkımız.
Mühim olan insanlık.
Mühim olan iç güzelliği.
Mühim olan istikrar.
Mühim olan Allah'ın takdirini kazanmak.
Mühim olan doz.
Mühim olan gönül.
Mühim olan nelere kıymet verdiğin.
Mühim olan olaya nasıl baktığın.
Mühim olan kaç lira olduğu.
Mühim olan özveri.
..........................................
Uzayıp gidiyor mühim olanlar. Hepimizin her an  bir "mühim olanı" var. Tek bir tane değil yani. Olaya, mekana, zamana göre değişiyor.
Bu sabaha uyandığımda güneş parıl parıl parlamaktaydı. Çok şükür dedim, aydınlık bir Ekim sabahına uyandım. Belki balkonda kahve içme, çiçeklerimle öpüşüp koklaşma şansım bile olabilir. Oysa ondan önce asıl "mühim olan" perdelerin yıkanacak olmasıydı. Yok yok daha mühimi bir an önce kahvaltıyı hazırlamaktı. Aklıma o gelince henüz ne pişireceğime  karar vermediğimi de  hatırladım. Alakasız ama hatırladım işte. Yemek pişirmek sorun değil de "mühim olan" ne pişecek ona karar vermekti. Anında, mühim olan öncelik değiştirdi. Sonra düşünce sörfü yaparken buldum kendimi, bulutlara bakarken. Düşüncelerim ordan oraya atlayıp duruyordu. Mühim olan  ilişkiyi devam ettirip ettirmemeye karar vermek diye düşündüm. Mühimlerim sürekli değişiyordu. Sonra bir anda , yoksa dedim, hiç bir şey o kadar da mühim değil mi ?



Füsun t.

Salı, Ekim 09, 2012

Neler oluyor

Bizler evlerimizde oturup, çıkan her yenilikten yararlanmayı hedeflerken, birileri çalışıp bizim için o yenilikleri hazırlıyor. Bayılıyorum böyle insanlara.
Foto kaynak
İşte İngiliz dizaynır Dominic Wilcox'da yenilikler için çalışanlardan. Ne yapmış ? Kullanan kişinin evinin yolunu yada gideceği yeri bulmasını sağlayan GPS'li bir ayakkabı dizayn etmiş. Ayakkabıyı yaparken Oz Büyücüsü'ndeki Dorothy Gale'in ayakkabılarından esinlemiş. Dorothy eve dönmek için ayakkabısın topuklarını birbirine vuruyormuş ve ayakkabıları onu eve götürüyormuş. Dominic'in ayakkabısı da topukları birbirine vurunca çalışıyor . Bir usb kablo ile adresi ayakkabılara yüklemek yeterli. Eline sağlık sevgili Dominic diyorum ve ayakkabılarını  anlattığı videosu ile başbaşa bırakıyorum sizi.

VİDEO için bir tık

Ve Dominic'in web sayfası

Dominic'in diğer videolarınıda izleyin derim

Neler oluyor dedik ya, bakın başka neler oluyor. Artık et alışverişine gitmeye gerek kalmayacak arkadaşlar. Evinizde 3D bir yazıcınız olması yeterli. Milyarder Peter Thiel, 3D baskı cihazları üzerinden et üretebilecek bir sisteme 350 bin dolarlık yardımda bulunmuş. İşte parasını bu tür işlere harcayanlara da bayılıyorum. Modern Meadow adlı oluşum, bio teknolojiyi kullanarak 3D yazıcılar üzerinden et üretebileceklerini iddia etmiş bay Peter'de bu işe parasını yatırmış. Eğer oluşum bu işi başarabilirse etinizi kendi evinizde basabileceksiniz. 
Olur mu ? Olur. Ben mangalı yakıvereyim, siz de yazıcıdan bi bonfile çıkarıverin. 





Ben robotlardan tırsıyorum,baştan bunu söyleyim. Bunlar her yerden karşımıza çıkmaya başladı. Dünyayı istila edecekler bir gün. Ünlü bilim dergisi Futures'da yayınlanan bir yazıya göre gelecekte robotlar seks işçisi olarak da kullanılacakmış. (E bi o kalmıştı. Bak yazıyorum şuraya, sonumuz bu robotlar yüzünden gelecek. Bir gün bize egemen olacaklar. İnsanlık kendi kendini yok edecek kısacası) 2050 yılında bu işin tamam olacağı öngörülüyormuş. Bakteriye dayanıklı  ve tamamen insan derisini andıran bir deriyle kaplı olacakmış efendim bu robot seks işçileri. Bu işçilerin  yorgunluk sıkıntısı olmayacak, müşterilerin aşırı istekleri karşısında öfkelenmeyeceklermiş doğal olarak. Robot seks işçileri sayesinde insan kaçakçılığı da büyük ölçüde tarihe karışacak diye ümit ediyorlar. Tayvan'daki bu sex shop'da robotların çalıştığını düşünebiliyor musunuz ?  Hadi hayırlısı . 

This is also a wholesome photo
Foto kaynak


Pazartesi, Ekim 08, 2012

Mimlendim

Supercellma uzun süre önce beni mimlemişti. Mim işleri beni aşıyor ama gençleri kırmamak lazım dimi. Selmacım biraz geç oldu ama bu ara biraz yoğunluk vardı, ancak zaman buldum. Kusura bakmazsın dimi . Sevgiler.

Favori rengin ?
Mavi
Favori Hayvan ?
Fil
Favori sayı ?
7
Favori içecek ?
Türk kahve
Hediye almak mı vermek mi ?
Hediye vermeyi çok severim. Bir toka bile olsa.
Facebook mu Twitter mı ?
Her ikisi de
Tutkunuz ?
Hercaiyim, o yüzden tek bir tutkum yok.
Favori gün ?
Pazar hariç her gün
Favori çiçek ?
Frezya


Marifetli hallerim

Evet , yoğurt yaptım. Gene aştım kendimi. Blog arkadaşlarım o kadar marifetli ki maşallah, göre göre, ucundan kıyısından ben de aşka geliyorum. Geçen gece Cemik'in annesi Elfony'nin blogunu dolaşırken yoğurt tarifini gördüm. O kadar güzel anlatmış ki, "e kolaymış, bu iş bende deneyim" dedim ve denedim. Hem ne yediğimi de bilirim dedim. Çünkü bir rivayete göre bazı yoğurtların üzerindeki kaymak kağıt peçete imiş dedim. Dedim de dedim. Denedim işte bende, sağlıklı yoğurt yiyebilelim diye. Ve sonuç.


Oldu yahu. Olmaz, yapamam sanıyordum ama oldu. Azcık daha katı olsa daha iyi olacakmış. Tüm öneri ve tarife uydum ama çok çok katı yapamamışım. O sağ üstteki boşluk mu ? Tadına baktım fotoyu çekmeden önce. Neticeyi yazabilmek için. Tadı süper valla. Oysaki ben fazla yoğurt sevmem bide . Sağdaki kayısı kuruları mı ? Onları biraz ıslatıp yumuşatacağım,sarı kuru  üzümle beraber yoğurdun içine katıp öyle yiyeceğim. Ya da reçel katarım yoğurda, öyle seviyorum işte. Yoksa pek yiyemem. Buradan Elif'e sevgilerimi ve teşekkürlerimi iletiyorum . Elfony bloga uğrayın, hem tarife bakın hem Cemik'e, hemde yeni doğan kardeşine. Benim favorim Cemik oğlan. Yok böyle bir güzellik maşallah. 

işte Elfony'den yoğurt tarifi

Pazar, Ekim 07, 2012

Pazar şarkısı

Hepimize güzel bir pazar günü olsun. Ben bu pazarı "antika pazarı"na giderek değerlendireceğim. Gitmeden önce pazar şarkımızı paylaşayım istedim. Bakalım kim var bu pazar.

Andreas Vollenweider yıllar yıllar yıllar önceden bana kalan bir hatıra. "Canım arkadaşım " dediğiniz insanlar vardır ya, işte bende Andreas Vollenweider'ı "canım arkadaşım" sayesinde tanımıştım. O zamanlar henüz Cd'ler çıkmamıştı, kasetler vardı. Arkadaşımda dinleyip bende hemen bir kasetini almıştım.


Sevdim tabii. Sonra bir gün plakçıları karıştırırken eski bir plağını görüp onu da aldım. Yani LP sini. Yani long play'ını. İşte o plakta, o zamanların cd'si idi. LP ise şimdinin albüm denen şeyi. Bir de 45'lik plaklar vardı. Onlarda şimdinin single'ları. Hayatta bir çok şey ne de hızlı değişiyor.


Andreas Vollenwider kimdir derseniz. Kendisi 1953 Zürih doğumlu. Müzisyen bir babanın oğlu. 1975 yılında arp'le tanışmış. Sonrada  arp'i modifiye edip elektro hale getirmiş. Elektro gitar gibi . Film , tiyatro ve televizyon için besteler yapmış. Genelde enstrümantal müzikler yapsa da, bazılarında araya vokal katmıştır. Tarzı için New Age diyebiliriz.
1979 yıılında çıkan ilk albümü Eine Art Suite in XIII Teilen. Bendeki plak ise 1981 yılında çıkan ikinci albümü  Behind the Gardens - Behind the Wall - Under the Tree .

Size bugün hangi eserini dinleteceğim bilemedim . Sonrada en sevdiklerimden birisi olsun, bendeki plaktan olsun,  hem sizi de bu ılık sonbahar gününde çimenler  üzerine götürsün diye bunu dinletmeye karar verdim.Düş kurmak serbest. Benim düşüm bu.



Andreas Vollenwider /Behind the Gardens



*Beğenenler Top Tracks'dan devam edebilirler.

Cumartesi, Ekim 06, 2012

Neşeli ol ki genç kalasın

SİNEK !!!

Farklı ülkelerden gelen bir turist grubu, şehir merkezinde bir cafeye gitmişler ve birer kola ısmarlamışlar. Kolalar gelince bardaklarında birer karasinek olduğunu görmüşler.
İngiliz yeni bir bardakta yeni bir kola istemiş.
İsveçli ayni bardakta yeni bir kola istemiş.
Finlandiyalı sineği bardaktan çıkardıktan sonra kolayı içmiş.
Rus kolayı sinekle birlikte içmiş.
Çinli sineği yemiş, kolayı içmemiş.
Yahudi sineği yakalayıp Çinli'ye satmış.
Yunanlı  kolanın yarısını içtikten sonra itiraz ederek yeni bir kola istemiş.
Norveçli kolayı içtikten sonra bardaktaki sineği balık yemi olarak kullanmış.
İrlandalı sineği ezip kolayla karıştırmış ve İngiliz'e içirmiş.
Amerikalı cafeye tazminat davası açmış ve 10 milyon dolar kazanmış.
Türk ise olayı şiddetle kınamış.



Cuma, Ekim 05, 2012

Bunu yapalım mı?

Bugün, kış dönemi resim kursum başlıyor. Siz bu satırları okurken ben derste olacağım. Biliyorum bazılarınız, "keşke bende de yetenek olsa da resim yapsam" diyordur. Çok yetenekli olmaya gerek yok. İşte pratik bir uygulama.
foto: Füsun T.

Gereken malzemeler, ağaç yaprağı, ağaç dalı, çiçek dalı vbg. Bir adet eski diş fırçası. Bir adet resim kağıdı. Ve nescafe yada suluboya. Nescafeyi su ile biraz sulandırıyorsunuz. Üç ton hazırlayın. Birine az kahve, birine çok kahve az su gibi. Yani 3 ton elde edeceğiz böylelikle. Açık yerlere açık renk, koyu istediğiniz yerlere de koyu renk püskürteceğiz.. Çocuklarınızın suluboyaları da  olur tabii ki. Fırçayı boyaya batırıp , kağıda püskürteceksiniz. saçma bir kelime mi oldu,neyse görünce ne yapmanız gerektiğini anlarsınız zaten . Örnekteki gibi kağıda çerçeve yapabilirsiniz, bir başka kağıt kesip resmi yapacağınız kağıdın üzerine önce onu koyun, sonra ondan kalan boş kısma yaprakları dizin.Gerisi yaratıcılığınıza kalmış birazcıkta. Hadi hepimize kolay gelsin.

Kolay gelsin

Perşembe, Ekim 04, 2012

Ondan bundan şundan

Google ve Microsoft sponsorluğunda girişimciliğin desteklenmesi için çeşitli ülkelerde gerçekleştirilen, girişimci adaylarının projelerini geliştirme imkanı bulduğu “Startup Weekend” etkinliği, 5-7 Ekim 2012 tarihleri arasında Ankara’da yapılacakmış. Ankara'da ilk kez Türkiye'de ikinci kez gerçekleşecek. Bir projeniz varda sizde kaydolabilirsiniz.

Mesut Yar'ın sunduğu Burada Laf Çok programına katılan ünlü tarihçi İlber Ortaylı canlı yayında uyumuş. Ve bakın neler demiş. Hoş adam. TIKTIK

Antalya'nın Alanya ilçesinde hırsızlık amacıyla girdiği evde içki içen ve uyuya kalan zanlı, ev sahibi tarafından polise teslim edildi. Bazen içki tüm kötülüklerin anası, bazen de hırsızların belası. 

Beyler, sağlıklı bir üreme sistemine sahip olmak için tüketmeniz gereken besinlerden biri de  bademmiş.

Hong Kong'lu bir milyarder, lezbiyen kızını tavlayıp 'doğru yola döndüren' erkeğe 65 milyon dolar vaat etmiş. 

En ilginç intihar girişimini bilmek ister misiniz ? Ne işinize yarayacaksa, yine de anlatayım.
Bir Fransız oldukça karmaşık bir intihar girişiminde bulunmuş. Bir deniz kıyısında yüksek bir yamacın tepesine çıkıp boynuna bir ip bağlamış, ipi de büyük bir kayaya bağlamış. Sonra zehir içip, kıyafetlerini ateşe vermiş. Uçurumdan atlarken de tabancayla kafasına ateş etmiş. Çok yönlü bir girişim.Peki ne olmuş ?
 Kurşun adamı ıskalayıp ipi kesmiş, böylece adam suya düştüğünde asılı kalamadı. Soğuk su yanan elbiselerini söndürmüş ve  onu şoka sokmuş,dolayısı ile  yuttuğu zehri kusmuş. En sonunda sudan bir balıkçı tarafından çıkarılıp hastaneye kaldırılan adam hipotermi (vücut ısısının aşırı düşmesi)'den dolayı ölmüş. 
Yani bu kadar karmaşaya hiç gerek yok, Allah'ın işine karışmamakta fayda var. Ben verdim ben alırım diyor.

Danimarka'nın North Fyn kentinde bebek sayısında bir hayli düşüş yaşanınca bir grup anaokulu çalışanı ebeveynlere öneride bulunmuş. "Biz çocuklarınıza bakalım, siz de gidin çocuk yapın." pek ilgi görmese de,yaşlanan nüfusu vergileri ile destekleyecek genç nüfusa ihtiyaç dolayısı ile  çalışanlar ellerinden geleni yapmakta kararlıymış. Doğum oranı sıralamasında Danimarka 221 ülke arasında 185. nci.

Afrika’nın en ünlü kabilelerinden Maasailer’in genç erkekleri, kendilerine birer eş bulmak için yakınlardaki kız okulunu basmış. Maasai erkekleri, öğretmenler, kabilenin ileri gelenleri ve şef ile iki saatlik bir pazarlıktan sonra okulu terk etmiş. Giderken de ,yakın zamanda  eş bulamazlarsa yine geleceklerini söyleyip gitmişler.  Maasai geleneklerine göre, genç erkekler evliliğe hazır olana dek bir arada aynı kulübede yaşıyormuş. O kadar erkeğin aynı kulübede yaşaması pek yararlı değil demek ki. 

İngiltere'de yapılan bir araştırma, küfür etmenin rahatlama sağladığını bilimsel olarak açıklamış. 
^+%+&%/() dıgıl dıgıl . Çok rahatladım :))

Kimi depresyonlu hastada  çok fazla uyuma ya da uyumaya eğilim görülürmüş. DEPRESYONDAYIM.

Üretilen ilk ticari CD, Billy Joel’in 1 Ekim 1982’de Japonya’da yayınlanan “52nd Street” isimli albümü 30 yaşına girmiş.1 milyon satan ilk CD ise ünlü İngiliz rock grubu Dire Straits’in “Brothers in Arms” albümüymüş. Dinlenir.

İlk haberden sonra işi biraz tebessüme vurdum. Bugünlük bu kadar. Bu menekşelerde benden. Gününüz güzel geçsin. Hep gülümseyin.  Sevgiler.

foto düzenleme : Füsun T.



Pazartesi, Ekim 01, 2012

Balkon günlüğü

Bu yazı Ankara'da tamamladım. Ne yazık ki herhangi bir yere gitme imkanım olmadı. Ben de kendime bir mekan düzenledim. Mutlu olabileceğim, birazcık huzuru yakalayabileceğim şartlar oluşturdum. Bir dünya yarattım orada kendime. Özel olarak kendime zaman ayırdım. Her şeyi kulak arkası yapıp bir saat sadece ben oldum orada. Tatilde bu değil mi zaten, bazı şeylere ara vermek. Ben de miniminnacık balkonumda tatil yaptım. Kendime orada kocamannnn bir dünya yarattım. Neler yaptım koca bir yaz o dünyada.

Çiçekler yetiştirdim. 
                                                   Appleblossom rosebud sardunyam

Kendisi biraz nazlıdır. Fazla çiçek vermedi ne yazık ki bu yaz. Birde arkadaşı var Scarlet Rambler.

Her ikiside yurt dışından transfer. Çok fazla çiçek açmıyorlar ama açtıkları zamanda hem çok uzun süre kalıyor çiçekler , hem de seyrine doyulmuyor.
Bunlarda çok çiçekli normal sardunyalar. Bol bol açtılar.Neşe kattılar bana. Sardunyaların hemen altında görünen mavi çiçeğin adı Maviş(campanula). Bu yıl küstü galiba bana. Çok az ve çok geç açtı. Ömre bedel çiçeklerden birisi o da.


Petunyalar beni kokuları ile büyüleyen çiçeklerim. Özellikle geceleri onlara su verdiğim zaman, bana muhteşem bir koku ile teşekkür ederler ki, doyulmaz. Petunyaların içindeki içi boşaltılmış yumurta ise nazarlık. Rahmetli anneannemden öğrenmiştim. O takardı çiçeklerine. Sorduğumda nazar değmesin diye takıyorum demişti. E vardı bir bildiği elbet.



Bir diğer kokulu çiçeğim yasemin. Kokusuna resmen hastayım. Bu yıl dualar ettim açsın diye. Kırmadı beni. Onun kokusu ile gerçekten mest oluyorum. Yasemin kokulu sabunlarım var mesela, çamaşırların arasına koyduğum. 
Sukulent ve kaktüslerimde var balkonda. Sukulentlerin yapraklarında su biriktiği için, bazı günler susuz kalan kuşlar gagalamış zavallımı. Sağında gördüğünüz salça tenekesi de nostalji. Vita tenekem yok ne yazık ki.


Sardunyalar çok cömert çiçekler. Balkonunuzdan eksik etmeyin. Yaz boyu rengarenkti balkonum onlar sayesinde.



Bunun adını bilmiyorum ne yazık ki. Halam hediye etti ama o da bilmiyor ne çiçeği olduğunu. Bileniniz var mı acaba ?
Küçücük balkona amma çiçek sığdırmışım. Ve mevsimi geçen petunyalarım ölünce yerlerine Kasımpatılar yerleşti.
Ne güzeller ve kendilerine has ne hoş bir kokuları var. Her sabah onları koklayıp öpüyorum. Konuşuyorum, seviyorum.





İşte bu çiçeklerin içinde sabah kahveleri içtim. Kitaplar  okudum. Ayaklarımı uzatıp dinlendim, bazen güneşlendim.


Fallar baktım. Mutlu oldum hatta umutlandım.


Yunus balığımı sizde görebiliyor musunuz? Yoksa bana yunus gibi mi görünüyor.

Bulutları seyrettim bol bol. Bazen bir bulut oldum. Hatta yüklenip yağdım.
,
Güvercinlerle konuştum. Çiçeklerimi ezdiklerinde onlarla dövüştüm.



Dolunay gecelerinde kahvemi içerken bir yandan da seyre daldım beni streslere sokan  ayı.

                                         Bu da dün geceki balkon sefası ve dün geceki dolunay.


İşte ben koca bir yazı burada geçirdim. Her gün aynı şeyleri tekrar ederek. Çiçeklerimle , böceklerimle. Sıcaklar bugün yarın sona erecek, balkon sefası da tabii ki. Bugün hava yine çok güzel. O zaman ne yapmalı. Kitabımı alıp, her günkü gibi ayaklarımı uzatıp , benim tatilimin son günlerinin keyfini çıkarmalı.


İstedim ki gelecek yıllara kalsın bu balkon güncesi. Ve her zamanki gibi sizlerle paylaşmak güzeldi.

*fotoların üzerine tıklarsanız büyük hallerini görebilirsiniz.

.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...