Çarşamba, Aralık 12, 2012

Sinema dünyası

Başlığın sinema dünyası olduğuna bakmayın, her yerde kullanılan bir şey izleyeceğiz bugün. Bakalım grafik çalışmaları ve bilgisayar teknolojisi ile neler yapılıyormuş. Ben de yapmak istiyorum bunları. Mesela kar yağıyor, beğenmedin mi hemen değiştir arka fonu bahar gelsin , çiçekler açsın.
Buradan bir mesaj da alabiliriz kendimize belki. Hüzünlü, mutsuz musun, değiştir arka fonu, gülümse. Sil derdi kederi. Bir çok şey bizim elimizde belki de. Ne dersiniz?

TIKTIK

Benim sahnem bu olsun....

Source: flickr.com via Erin on Pinterest

Salı, Aralık 11, 2012

Gece turu

Uyumadan önce masal okumayı sevenler için bu gecenin turu. Osmanlıca'dan çevrilmiş bir masal. Çeviriyi yapan ve blogun sahibi Çiğdem Erkal İpek. Çiğdem hanım bloger arkadaşımız Elfony'nin annesi . Yüzüklerin efendisi kitabının da çevirmeni. Ben de henüz okumadım masalı. Şimdi okuyacağım. Gelin beraber okuyalım TIKTIK 

                    Masal sayfasındaki bu garvüre bayıldım. Büyük ihtimalle resmini yapacağım 

                                            Hepimize huzurlu, güzel rüyalı, mışıl mışıl uykular ...


Ondan bundan şundan

İnternetin yeni trendi , sokakta üzerinize şarap döküp bunu videoya kaydederek paylaşmakmış. Bazı şeyleri anlamıyorum, anlamaya da çalışmıyorum .

İddiaya göre Tom Cruise'de Şirince'ye geliyormuş 21 Aralık'ta.  Şirince dünya basınında da konuşuluyormuş.  Bazı yerler hep bakir kalsa, duyulmasa derim ben. Ve 21 Aralık için bir başka haberde Rusya'dan, Tomsk kentindeki marketlerde üzerinde ''dünyanın sonu için'' diye yazılar bulunan ihtiyaç setleri satılmaya başlamış.

Bir araştırmaya göre Fransız erkeklerinin sperm sayısı yüzde 32.3 azalmış. Böyle giderse çocuk yapmak isteyen Fransız kadınları yakın gelecekte hayal kırıklığına uğrayacakmış.

Paris’te ulaştırma  yetkilileri Versailles Sarayı'yla bir anlaşma imzalayarak sarayın dekorasyonunu tren vagonlarına taşımış. Çok şık olmuş bence. işte fotoları

Yakın zamanda messenger'a veda edeceğiz sanırım. Microsoft bir iki aya kadar messenger'i kapatacakmış. Skype'la yola devam edecekmiş.

İstanbul'da sevgilinize ilan-ı aşk edecekseniz,bunun için  en romantik mekan Gaja Roof imiş. Hadi bakalım hayırlısı :) Nerede ne var bilmek isterseniz http://fesmekan.mynet.com/ a bir göz atın.
diğer fotolar için tıklayınız

Jilet inceliğinde eğilip, bükülebilen cep telefonları önümüzdeki yıl hayatımıza girmeye başlayacakmış. Sloganı da şöyle olacak gibi ,"katla, kıvır, yuvarla"

Hollandalı bir denizaltı firması, zengin müşterileri için dünyanın ilk ‘su altı limuzinini’ tasarlamış. Lüx tatil tesislerinde de kullanıma uygun olan aracın hızı saatte 6 km. ve 8 saatlik batarya ömrü varmış.

Yıllardır adından söz ettiren Pirelli takvimi 2013 yılında daha az çıplaklık, daha fazla sanat konseptli imiş.



                                                                Bakmak ister misiniz ?

Dondurulmuş gıdaları Nasa'ya borçlu olduğumuzu biliyor musunuz ? Yiyeceklerin ağırlığını azaltıp, ömrünü uzatan dondurma tekniklerini uzay araştırmaları sırasında Nasa bulmuş.

Kanada, 2013 yılında 3 bin kalifiye göçmen işçi alacağını duyurmuş. İşte detaylar

Grip sonrası ölümlerin asıl nedeninin grip virüsünün yaptığı veya grip sonrası bakterilerle gelişen zatürre olduğunu belirten uzmanlardan uyarı var.  "aniden ortaya çıkan, üşüme titreme ile yükselen ateş, yan ağrısı, öksürük, pas renginde balgam çıkarmak” gibi belirtilere dikkat edin. 


Pazartesi, Aralık 10, 2012

Gece turu

Uyumadan önce size iyi geleceğine inandığım bir video izlemenizi istedim. Cordoba görselleri eşliğinde bir müzik şöleni. Güzel rüyalar görün....  iyi uykular

Dantel kar taneleri


Crocheted Snowflake



Bunlardan yapmak istiyorum en kısa zamanda. Evde kola yok. Şekerle yapıldığını biliyorum ama bir kere denedim olmadı. Az önce araştırıp öğrendim ki, şekerle suyu kaynatmak gerekiyormuş. Ben kaynatmamıştım.  Karıştırıp batırmıştım danteli , tabii olmadı.
1 bardak şeker  ve yarım bardak suyu fıkırdayana kadar kaynatacakmışız. Sonra danteli içine atacakmışız. Bir kaşıkla karıştıracakmışız ki her yeri ıslansın. Sonra bir havlunun üzerine alıyormuşuz. Elimize dikkat. Sıcak şeker yanığı fena olur. Maşayla alalım danteli biz sudan en iyisi. Sonra istediğimiz şekli verip kurumaya bırakıyoruz. İşte bu kadar. Sonrada camlara asıyoruz. Haydi iş başı ..

Renkli kar taneleri

dantel kar tanesi

Resimlerle bir başka örnek

Buda boncuklu ve siyah




Crocheted Snowflakes


Cumartesi, Aralık 08, 2012

Gece turu

                                                         E ama bu çok şirin olmamış mı ?

Bu yastık ve diğerleri için TIKTIK

Öylesine bir yazı

Çok kolay sinirlenen bir insan mıyım bilmiyorum. Bana kalsa kolay kolay sinirlenmediğimi söylerim. Tabii çevremdekilerin fikri önemli. Bu hususta kararı onlar verebilir. Neticede her sinirlenişim onlara yansıyacaktır. Sabırlıyımdır genel olarak. Bir yandan da son derece hercai. Şimdi anlatacaklarımın bunlarla sıkı bir bağlantısı yok ama nedense böyle başlayıverdim.

Dini bütün bir insanım aynı zamanda. Evet, tüm gereklerini  yerine getiremiyorum ama inancım tam. Özgürlüğüme çok düşkünüm. Herkesin özgürlüğüne de saygı duymayı severim. Bunun içine özgür düşüncelerde dahil. Siyaset ve din konuşmayı çok fazla sevmem. Yeri gelirse şahsi düşüncemi söylerim.

Ateist arkadaşlarım olduğu kadar son derece dindar arkadaşlarım da oldu. Bu sadece arkadaşlık olarak sınırlı değil aslında, yaşadığım, çalıştığım ,okuduğum ortamlarda hayatı o an için birlikte paylaştığım insanlarda var bunlar arasında.

Bunca kelimeyi neden yazdım biliyor musunuz ? Beni üzen bir şey var. Ateist arkadaşlarımın ya da zamanı paylaştığım insanların, bazen dinimle ilgili alaycı, aşağılayan sözleri. Ezan okunduğunda " seninki bağırıyor", sosyal ortamda bir dua paylaştığımda " ne o, işin bu sözlere mi kaldı" gibi bir sürü anlamsız cümleler kurmaları beni üzüyor. Üstelikte son derece entel (bu lafı pek anlamam ama kullandım, kime göre neye göre entel, herkesin entelliği kendine) ve de okumuş  insanlar.  Cevaben ne mi diyorum, susuyorum. Bu da benim silahım "SUSMAK" . Hiç bir gün onların seçimi ile ilgili tek bir söz etmedim, etmem de. Dedim ya özgürlüklere düşkünümdür.

Bu dakikada bana " o arkadaş değilmiş o zaman " demeyin. Yukarıda da yazdım , bir kısmı zamanı paylaştığım insanlar.  Hem arkadaşlık , dostluk üzerine bir söz vardır. "Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır" O da onların kusuru benim için. Kim bilir benim ne kusurlarım var. Onlarda benim kusurlarımı görmezden geliyordur.

İçimden geldi yazdım...

foto ve düzenleme : Füsun T.




Cuma, Aralık 07, 2012

Bugün

Gününüz aydın olsun.
Önce şahane bir müzik dinleyelim mi ?

Hepimize iyi geleceğine inanıyorum. Yanınızda dans edecek birisi varsa bu fırsatı kaçırmayın ayrıca. Yoksa da, yükselin parmak uçlarınızda ,uçun uçun uçun...

Yves Montand-Sous le CIEL de Paris


Geçmiş zamanda bugün neler olmuş bakalım mı ? 

Müzisyen Tom Waits doğmuş. İyi ki doğmuş. Çok seviyorum onun şarkılarını.

İstanbul'da sokaklarda ''hoola-hoop'' (hulahop) çevirmek yasaklanmış. (1958) Neden acaba. Merak ettim şimdi. 

Türk Kadınlar Birliği, İstanbul'da bir mitingle kadınların milletvekili seçme ve seçilme haklarını kutlamış.(1934)

Apollo 17 uzay mekiği, Cape Canaveral Uzay Üssü'nden fırlatılmış.(1972) İzlemiştim,heyecan verici idi.

TBMM'de harçları protesto etmek için pankart açan öğrencilerin yargılanması sona erdi; gençler toplam 96 yıla mahkûm oldular.(1996)

I. Dünya Savaşı: ABD, Avusturya-Macaristan'a savaş ilan etti. (1917)

''Hayali Küçük Ali'' olarak tanınan Karagöz oynatıcısı, yazar Mehmed Muhiddin Sevilen, 88 yaşında öldü.(1974) Özleyenlere "vay vay vay vay" tıktık

Bugün Ankara'da neler yapılabilir bakalım mı ?
Türk_İngiliz  kültür derneğinde 39 kadın ressamın yaptığı "çocuk gelinler" konulu  tablolar sergileniyor. Yarın son gün. Gezilebilir.

Bilkent konser salonunda Arkas Trio konseri var. Saat: 20:00 de.

Arkas Trio / Tuncay Yılmaz, keman, Gustav Rivinius, viyolonsel, Emre Elivar, piyano
 L. van Beethoven | Keman, Viyolonsel ve Piyano için Üçlü Konçerto, Do majör, Op.56 L. van Beethoven | Senfoni No.7, La majör, Op.92
Salon için 6 yaş, Balkon için 12 yaş sınırı vardır.

Bir sürü sinemada bir sürü film izlenebilir ayrıca. tık tık

Bugün kek yapalım mı ne dersiniz ?

Tarif "yemek vakti " blogundan. Ellerine sağlık Aylin Durmaz Akın'ın. Sabah, izlediğim bloglar neler paylaşmış diye bakarken gördüm. Nasıl canım çekti anlatamam. Ben deneyeceğim. Siz de yapmak isterseniz TIKTIK

Fotoğraf "yemek vakti" bloguna aittir
Kitap okuyalım mı peki ?
Ben bu kitabı okuyorum ve bayıldım. Kısa kısa bölümler var kitapta. Her bir yazıda ayrı bir şey öğreniyorum. Benim gibi öğrenme meraklısı birisi için şahane bir kitap. Tüm konular ay ile bağdaştırılıyor. Enteresan bir anlatım.  Sunay Akın çok güzel anlatıyor. Okuyun derim. TIKTIK

foto kaynak
Hiç biri açmadı mı sizi . O zaman bunu yapalım mı ?

                                                           Bu da ne diyorsanız TIKTIK 
foto kaynak
Olmadı mı ? Hiç birini beğenmediniz mi ? Fikriniz varsa bugüne dair bana yazın o zaman lütfen ....

Çarşamba, Aralık 05, 2012

Vermeyince Mabud neylesin Sultan Mahmud

foto kaynak


Sultan Mahmud kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.

Tıkandı Baba, çay getir!..

Tıkandı Baba, kahve getir!..

Bu durum Sultan Mahmud'un dikkatini çekmiş.

– Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı baba meselesi?

– Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı baba.

– Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.

Tıkandı Baba da peki deyip başlamış anlatmaya;

Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. "Benimki de onlarınki kadar aksın" diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.

Bu sefer içimden "Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın" dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı. Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: "Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık", dedi. O gün bu gün adım "Tıkandı Baba"ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdi de burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz.

Tıkandı Baba'nın anlattıkları Sultan Mahmud'un dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına:

"Her gün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz" demiş.

Sultan Mahmud'un adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba'ya baklavaları vermişler. Tıkandı Baba baklavayı almış, bakmış baklava nefis.

– "Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim" diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş. Yolda giderken "Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim" demiş ve işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya.

Taze baklava, güzel baklava!

Bu esnada oradan geçen bir adam baklavaları beğenmiş. Üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı Baba baklavayı satıp elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.

Müşteri baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim, diğer dilim derken bir bakmış ki her dilimin altında altın var. Ertesi akşam adam acaba yine gelir mi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere gitmiş.

Müşteri hiçbir şey olmamış gibi: "Baba baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım" demiş. Tıkandı Baba da "Peki" demiş ve anlaşmışlar. Tıkandı Baba'ya her akşam baklavalar gelmiş ve adam da her akşam Tıkandı Baba’dan baklavaları satın almış. Aradan bir ay geçince Sultan Mahmud:

"Bizim Tıkandı Baba'ya bir bakalım" deyip Tıkandı Baba'nın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine ama birde ne görsün bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın. Sultan:

– "Tıkandı Baba sana baklavalar gelmedi mi?" demiş.

– Geldi sultanım!

– Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?

– Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağ olasınız, duacınızım.

Sultan şöyle bir tebessüm etmiş.

"Anlaşıldı Tıkandı Baba anlaşıldı, hadi benimle gel" deyip almış ve devletin hazine odasına götürmüş.

"Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse hepsi senindir" demiş. Tıkandı Baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda, düştü düşecek. Sultan demiş;

"Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git onlar sana ne yapacağını anlatırlar" demiş ve askerlerden birini çağırmış.

"Alın bu adamı Üsküdar’ın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasını ona verin" demiş.

Padişahın adamları 'peki' deyip adamı alıp Üsküdar’a götürmüşler.

Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım, demişler.

Baba, "niçin?" demiş. Askerler:

"Hele sen bir beğen bakalım" demişler. Baba şu yamuk, bu küçük, derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline.

"Ne olacak şimdi" demiş.

"Baba sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını padişahımız sana bağışladı" demiş.

Adam taşı kaldırmış tam atacakken taş elinden kayıp başına düşmüş. Adamcağız oracıkta ölmüş. Askerler bu durumu Padişah’a haber vermişler. İşte o zaman Sultan Mahmud o meşhur sözünü söylemiş:

VERMEYİNCE MABUD, NEYLESİN SULTAN MAHMUD!



*Mabud /Cenabı Allah





Bu kıssadan hisseyi hazırlarken Sultan II Mahmud'un kimliğine şöyle bir göz attım. 18 eş, 22 erkek ve 22 kız çocuğu olduğunu öğrenmek gözlerimin fal taşı gibi açılmasına sebep oldu ...

Salı, Aralık 04, 2012

Blog için animasyon


Bugün blog sayfamın sağ üst köşesine şirin bir kalp yerleştirdim. Çocuk ruhum benimle bugün. Parlak, hareketli gifleri de çok severim ben. Sizde kendi blogunuza yerleştirmek isterseniz çeşitler burada




Yapmanız gereken şey,beğendiğiniz resmin üzerine tıklamak ve sayfadaki linki  (Code copy)kopyalamak. Daha sonrada gadget ekle bölümünden metin kısmını seçip, linki HTML yazan kısma yapıştırmak.

Gününüz güzel geçsin emi. Şımartın kendinizi , içinizdeki çocukla ilgilenin bugün biraz. Oynayın, konuşun onunla. Deneyin ....

Pazartesi, Aralık 03, 2012

Noel için minik fikirler



Yeni yıl sofraları için minicik, basit ama şirin birkaç  uygulama.
TIKTIK

Ben bunu çok sevdim TIKTIK

Güzel bir hediye olarak hem de masada yer belirleyici olarak kullanılabilir TIKTIK

Güzel olmuş mu ? TIKTIK

Çam kozalaklarını ne yapsam diye düşünüyordum. Bunlar çok şirin olmuş. TIKTIK

 Kar taneleri. TIKTIK Çam ağacıma asabilirim :)



Ekran için bir kaç duvar kağıdı ..
TIKTIK

TIKTIK

TIKTIK

Benimki bu olsun TIKTIK

Birazda eğlence fotoğrafınızı yükleyip bir dakikada noel baba olun ho ho ho  TIKTIK

Son olarak zencefilli kurabiye yapmayı unutmayın.TIKTIK






Pazar, Aralık 02, 2012

Pazar neşesi

İsviçre... hukukun üstünlüğü ile ünlü bir ülke.
Ülke kurallarına göre evlerde denetimsiz alkol ve alkollü içki üretmek
yasaktır. Kantonun birinde içki ürettiğinden kuşkulanılan bir adam
için savcılıktan alınan tümüyle yasal arama emri ile adamın evine
girilir ve her taraf didik didik aranır.

Sonuçta... evde içki üretimi ile ilgili bir dolu alet, edevat bulunur
ama, bir gram dahi içki bulunamaz.

Neticedeİsviçreliyi mahkemeye çıkartırlar ve de hakim adamcağızı yasak
içki üretiminden iki yıl hapse mahkum eder.

Adam itiraz eder:
- Evimde bir gram bile içki yok. Beni neden mahkum ediyorsunuz ? der.

Hakim, kendinden oldukça emin:
- Ama, gerekli her tür donanımı bulduk.

Adamcağız:
- O halde bi iki yıl da tecavüzden verin bari!

Hakim kızgın ve şaşkın:
- Bir de tecavüz suçun mu var?

Adam sakin ve gururlu:
- Hayır ama çok şükür yeterli her tür donanımım var !

Hakimin yüzü kızarır ve ve hükmü beraata çevirir...!

Cumartesi, Aralık 01, 2012

Neleri unuttuk ?

Dünya kurulalı beri bir sürü önemli şey olmuş. Savaşlar, barışlar, doğumlar, ölümler,icatlar vb... O gün içinde önem arz etmiş olan bir sürü yaşanmışlıkta  zaman içinde unutulup gitmiş. Bu günlerde yaşadıklarımızda unutulacak bir gün gelecek. Zaman denen kavram bazen benim kafamı kurcalayabiliyor. "Hayat bir gündür o da bu gündür" denir ya, aslında hayat bir andan mı ibaret yoksa ?  Bu konu bir hayli karmaşık benim için. Şimdilik bunu unutmakta fayda var.
Sürekli olmasa da bazı günler defterlere o gün benim için önemli olan şeylerle ilgili notlar alırım. Sonrada onları okur ne kadar anlamsız şeylere üzüldüğümü anlarım. Enteresan olansa sevinilen şeyler yıllar sonra bile anlamlı ve güzel gelir, neden bu kadar sevinmişim  mutlu olmuşum demem de ,can sıkan şeylere neden canımı bu kadar sıkmışım ki diye hayıflanırım.
Birazcıkta olsa bu geri dönüp okumalar sayesinde kendimi daha az üzme çalışmaları yapıyorum. Faydası olacağını umuyorum bu çalışmaların. Beklenen gün geldi , bugün hafta sonu. Canınızı sıkan ne varsa bugün bir kenara bırakıp , canınızın çok istediği bir şeyi yapmaya  çalışın. Sıkıntı ile mutluluk yer değiştirsin. Kendi seçimimizi kendimiz  yapalım. O hüzünde yada  sıkıntıda mı  mı kalmak istiyoruz yoksa mutlu olmak mı ? Bir saatliğine bile olsa bunu deneyin, ne seviyorsanız tadını ala ala onu uygulayın. Mutluluğunuzu hissedin.


                                                        Öyle ya, neleri neleri unuttuk !!!



.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...