Cumartesi, Şubat 16, 2013
Cuma, Şubat 15, 2013
Biyonik göz
Bu tür sağlıkla ilgili yenilikleri yapan insanlara hayranım. Kendimce binlerce teşekkür yolluyorum onlara.
biyonik göz
Bu da biyonik adam Rex
biyonik göz
Bu da biyonik adam Rex
Perşembe, Şubat 14, 2013
Çarşamba, Şubat 13, 2013
Salı, Şubat 12, 2013
Biz aşkı meleklerden çaldık
| dinle |
Tarihsiz
Karıcığım,
Mektubunu aldım. Yine ben senden bir mektup ilerdeyim. Ne yapalım, sen birçok şeyde benden ilerdesin, ben de seni sevmekte senden ilerde olayım.
Nâzım Hikmet
Piraye'ye Mektuplar
Pazartesi, Şubat 11, 2013
1001 çeşit
2013 yılına giriş benim için zorlu oldu. Hemde pek erken, onuncu günü vurdu beni. Takvim değiştirip Çin astrolojisine mi geçsem acaba. Dün itibari ile "Yılan yılı" başladı. Bundan önceki yıl Ejderha yılı idi. Dün girdiğimiz yıl su yılanı yılı olarak da adlandırılıyormuş. Bu işle ilgilenenler, bereketli, aşkın yoğun yaşanacağı bir yıl olacağını söylüyorlar. Hiç fena gelmiyor kulağa. Kişisellikten uzaklaşıp dünya genelinde yaşanabileceklere bakalım biz en iyisi, fazla bencil olmak iyi değil.
Bu yıl dünyada beklenmeyen değişimler olabilirmiş. Keşiflerde, bilimde yenilikler olacakmış. Tren kazaları ve depremler, volkan patlamaları bekleniyormuş. İsyan hareketleri olabilirmiş. Buradan sonrasını devam etmiyorum, gördüğüm kadarı ile aşkın dışında pek iyi bir şey olacak gibi durmuyor. Takvim değişmenin gereği yok bu durumda.
Bazı şeyleri tekrar etmeyi seviyorum. Birisi de Pakize Suda'nın yazılarına olan sevgimi tekrarlamak. (Ben aslında herşeye sevgimi tekrarlamayı seviyor gibiyim. Sevdiklerime de bunu belli ederim. ) Onu okumayı çok seviyorum. Bu pazar günü yine hoş şeylere dokunmuş, kendi güzel kinayeli dokunuşlarıyla...MIŞ/MUŞ kısmındaki yorumu çok hoşuma gitti ... TIKTIK
Kiloları ile arası iyi olanlar muhakkak vardır ama bir yaştan sonra ister istemez genişleyen bedenlerle konu hakkında muhabbetimiz daha bir fazlalaşıyor. Daha sık olarak "kilo vermem gerek" sözcüğünü kullanıyoruz. Bende, 45 kilolarla 40'lı yaşlarını bitirip, 6 lı rakamlarla 50'li yaşlara devam eden biri olarak sık sık kullanıyorum bu sözü. Geçen hafta gördüğüm bir arkadaşım, konu nerden açıldıysa bir içecekten söz etti. Diyetisyeni tavsiye etmiş. Ben de, "şimdi o modda değilim sonra alırım tarifini" deyip geçmiştim. Dün gazetede Ender Şaraç'ın köşesinde o tarifle karşılaştım. Hem kendime not olsun, hem de size bildireyim diye buraya aktarmaya karar verdim.
Bu tarif, bir gün yapılacak bir detoks. Hızlı bir şekilde toksin atmanızı sağlıyormuş. Göbeği erittiğini söyledi arkadaşım.Yapar mıyım bilmiyorum ama aklımızın bir köşesinde dursun bakalım.
2 orta boy yeşil elma
3-4 adet esmer kuru kayısı veya mürdüm eriği
1 adet parmak büyüklüğünde çubuk tarçın
3-4 tane karanfil
tüm bunlar 1.5 litre su ile kaynatılacak ve gün içinde ılık olarak tüketilecek.
İlave bir şeyler yapmayı düşünürseniz TIKTIK
Tarifleri verdikten sonra bir de unla ilgili bir tarif vereyim. Yurdumuzda yörelere göre gelenek ve görenekler benzerlikte gösterir, değişiklikte. Şimdi yazacaklarıma bir kısmınız " bizde de öyle yapılır" diyeceksiniz büyük ihtimal. Biz de öyle yapılmaz mesela. Ankara yöresinde yeni doğmuş bir çocuk , bir eve ilk defa gittiğinde, gittiği ev sahibi çocuğun yüzüne un sürermiş. Hem bolluk bereket anlamında , hemde saçı sakalı ağarana kadar yaşasın anlamında ve inancında. Bizde de, ilk kez gelen yeni doğmuş çocuğa yumurta ve şeker verilir mesela , bereket anlamında. Daha neler neler var. Bunları okumayı seviyorum şahsen. Yine Ankara geleneğinde, küçük çocuğun tırnağı altı ay kesilmezmiş, kesilirse çocuğun huysuz olacağına inanılırmış. Ankara'lılar hastalıkları tedavi ederken neler yapıyorlar bakın. Mesela başınız mı ağrıyor, başı ağrıyan kişiye şöyle diyorlarmış.
'Başının ağrısı çöpe çöpeSeni bir beyin küçük kızı öpe'
Elleri terleyen kişilere de önerileri var. Hiç tanımadığınız bir kişinin evine girip yatak ve yorganına elinizi dokunmanız gerekiyor. Biraz dayak yeme riskli. Ev sahibi oklaç'ı yada eğriyi kapıp sizi kovalayabilir ama terlemenin geçme garantisi var. Tabii kaçarken bilinizi ağrıtmamaya özen gösterin. Sonra çot kalırsınız alimallah.
Oklaç : Oklava
Eğri : Bıçak
Bil : Bel
Çot : Sakat
Sevdiğim şehrim benim.
Şehrimde bu hafta gitmeyi planladığım iki sergi var. Birisi Çağdaş Sanatlar Merkezinde. Nihat Kahraman Resim Sergisi . Resim yaptığım için sergi gezmemin, yeni ressamlar tanımamın bana katkı sağlayacağına inanıyorum. Bir diğer etken ise içinde bulunduğum ruhsal durumdan birazcık sıyrılabilmek. 12 Şubat'ta başlıyor 26 Şubat'ta sona eriyor sergi. Çağdaş sanatların ikinci katında A salonunda.
Ve konuyu tatlı bağlayalım. Laf yine dönüp dolaşıp anneme gelecek. Dervişin fikri ve zikri durumu işte. Annem hastaneye yatmadan önce ayva almıştım tatlı yapmak için. Tatlı ile arası pek hoş değildi ama severdi ayva tatlısını. Hastane günleri, ölüm derken ayvalar buzdolabında öylece kalmıştı. Hayat devam ediyor ,dün tatlıyı yaptım. Beraber yiyemedik ne yazık ki. Daha önce çok kez ayva tatlısı yapmama rağmen kafam dağınık olduğu için, "ayva tatlısına ne kadar şeker koyuyordum anne " de diyemeyeceğim için bilgisayardan tarife bakma ihtiyacı hissettim. Tarifi izlediğim bir blogdan uyguladım.. Anne eli gibi blogu. Aynen uyguladım tarifi ve sonuç gerçekten mükemmel oldu. İşte TARİF
Bu benim daha önce yaptığım tatlının fotosu. Ayvaların rengi fazla kızarmıyordu , bu sefer nar gibi kızardı. Meğer sırrı varmış.
1001 çeşnili güzel günlerle geçecek bir hafta diliyorum hepinize.
Pazar, Şubat 10, 2013
Pazar şarkısı
Bu gece ( Cumartesi gecesi ) zaman bir türlü geçmek bilmedi. Son günlerde geceleri uyuyamıyorum. Uyuduğumda da rüyamda annemi görüyorum. Uykusuz ve sıkıntılı bu gecede ne yapsam oyalanabilir , bir nebze sıkıntımdan kurtulabilirim derken, "pazar şarkısı" hazırlamanın beni oyalayacağını düşündüm. Araştırdım, öğrendim, hazırladım. Yine de zaman bir türlü geçmedi. Şimdi, kalan zamanda, uykuya geçebilene kadar kitap okuyacağım.
Araya renk katması için bugün çektiğim bu fotoğrafı ekliyorum. Bugünlerde bulut hareketleri ve renkleri çok güzel Ankara'da. Arada gözünüzü bulutlara çevirin. Seyretmeye doyamadım ben. Size bu dağla ilgili özle bir şeyler anlatacağım bir ara. ***
Gelelim pazar şarkısına. Gazeteci Ertuğrul Özkök geliri 6 Nokta Körler Derneğine bırakılacak olan bir albüm çıkarmış. Adı " Arta Kalan Zamanda II " . Albüm iki Cd'den oluşuyor. İlk cd'de Özkök'ün dinlediği ve beğendiği 12 arya yer alıyor. İkinci cd'de ise tiyatro sanatçısı Selçuk Yöntem, Özkök'ün kaleme aldığı metinleri okuyormuş. Ayrıca bu cd'de yazarın çektiği fotoğraflarda yer alıyormuş.
Opera izlemeyi seviyorum, fakat aryalardan oluşan bir cd almak hususunda çok istekli olabileceğimi sanmıyorum. Yine de iki şey için alabilirim belki. İlki gelirinin derneğe kalacak olması, ikincisi ise seçilmiş 12 aryadan oluşan bir cd'nin, sürekli dinlemeyecek olsamda arşivimde bulunması. Henüz karar vermedim.
İşte albümdeki 12 arya . Bir kaçını dinleyelim beraber. Aryaları beğenirseniz belki sizde alırsınız.
1. Requiem: Pie Jesu / Anna Nebretko
2. Se potisa Rodostamo / Agnes Baltsa TIKTIK
3. Vivaldi: Nulla in Mundo Pax / Emma Kirkby TIKTIK
4. Over The Rainbow / Sandy Castel
5. Vita Mia / Amici Forever
6. Vesperae Solennes de confessore in C, K. 339: Laudate Dominum / Emma Kirkby
7. Nella Fantazia / Celtic Woman TIKTIK
8. Mi Lusinga Il Dolce Affetto: Il Complesso Barocco / Vesselina Casarova
9. Pachelbel: Canon in D major / Duel, London Session Orchestra & Gavin Wright
10. Fragile / Summer
11. Im Abendrot ; Vierletzte Liede (At sunset; Four Last Songs) / Renee Fleming
12. Ta Trena Pou Figan / Agnes Baltsa TIKTIK
Hepinize iyi pazarlar diliyorum. Bugün pazar ve ben dün gece kaldığım yerden bugün devam ediyorum yazmaya. Gece rüyamda uzun uzun yine annemi gördüm, konuştum. Çok güzeldi. Zaten çok güzel bir kadındı ama rüyamda daha bir şahane idi. Uyanınca ağlamaya başladım. Babama da rüyamı anlattım. Sonra da baba kız birlikte göz yaşı döktük, özlemle. Bu da bir süreç, zamanla rüyamda görmek istesem de göremeyeceğim, ağlamak istesemde ağlayamayacağım biliyorum.
*** O bir ara bu sabahmış .....
Yukarıda görmüş olduğunuz dağa bakıyor bizim evimiz. Annemle çay içerken , ben perdeleri sonuna kadar açar bu dağı izlerdim hayran hayran. Anneme de sürekli " anneciğim çok güzel, bayılıyorum ben bu dağa, dağları seviyorum" gibi şeylerle hislerimi anlatırdım. Annemi Gölbaşı'ndaki mezarlığa defnettik. Mezardan ayrılırken bulunduğu yer nerelere bakıyor diye, kendime onunla irtibatta kalacağım bir şeyler ararken, kafamı kaldırmamla birlikte işte tamda bu dağla göz göze geldim. Kısacası bu bir yeni annesini kaybetmiş insanın halleri ama şahane bir tesadüf.
Biz aynı dağa bakıyoruz.
Araya renk katması için bugün çektiğim bu fotoğrafı ekliyorum. Bugünlerde bulut hareketleri ve renkleri çok güzel Ankara'da. Arada gözünüzü bulutlara çevirin. Seyretmeye doyamadım ben. Size bu dağla ilgili özle bir şeyler anlatacağım bir ara. ***
![]() |
| Kimden ikikumtanesi |
Gelelim pazar şarkısına. Gazeteci Ertuğrul Özkök geliri 6 Nokta Körler Derneğine bırakılacak olan bir albüm çıkarmış. Adı " Arta Kalan Zamanda II " . Albüm iki Cd'den oluşuyor. İlk cd'de Özkök'ün dinlediği ve beğendiği 12 arya yer alıyor. İkinci cd'de ise tiyatro sanatçısı Selçuk Yöntem, Özkök'ün kaleme aldığı metinleri okuyormuş. Ayrıca bu cd'de yazarın çektiği fotoğraflarda yer alıyormuş.
Opera izlemeyi seviyorum, fakat aryalardan oluşan bir cd almak hususunda çok istekli olabileceğimi sanmıyorum. Yine de iki şey için alabilirim belki. İlki gelirinin derneğe kalacak olması, ikincisi ise seçilmiş 12 aryadan oluşan bir cd'nin, sürekli dinlemeyecek olsamda arşivimde bulunması. Henüz karar vermedim.
İşte albümdeki 12 arya . Bir kaçını dinleyelim beraber. Aryaları beğenirseniz belki sizde alırsınız.
1. Requiem: Pie Jesu / Anna Nebretko
2. Se potisa Rodostamo / Agnes Baltsa TIKTIK
3. Vivaldi: Nulla in Mundo Pax / Emma Kirkby TIKTIK
4. Over The Rainbow / Sandy Castel
5. Vita Mia / Amici Forever
6. Vesperae Solennes de confessore in C, K. 339: Laudate Dominum / Emma Kirkby
7. Nella Fantazia / Celtic Woman TIKTIK
8. Mi Lusinga Il Dolce Affetto: Il Complesso Barocco / Vesselina Casarova
9. Pachelbel: Canon in D major / Duel, London Session Orchestra & Gavin Wright
10. Fragile / Summer
11. Im Abendrot ; Vierletzte Liede (At sunset; Four Last Songs) / Renee Fleming
12. Ta Trena Pou Figan / Agnes Baltsa TIKTIK
Hepinize iyi pazarlar diliyorum. Bugün pazar ve ben dün gece kaldığım yerden bugün devam ediyorum yazmaya. Gece rüyamda uzun uzun yine annemi gördüm, konuştum. Çok güzeldi. Zaten çok güzel bir kadındı ama rüyamda daha bir şahane idi. Uyanınca ağlamaya başladım. Babama da rüyamı anlattım. Sonra da baba kız birlikte göz yaşı döktük, özlemle. Bu da bir süreç, zamanla rüyamda görmek istesem de göremeyeceğim, ağlamak istesemde ağlayamayacağım biliyorum.
*** O bir ara bu sabahmış .....
Yukarıda görmüş olduğunuz dağa bakıyor bizim evimiz. Annemle çay içerken , ben perdeleri sonuna kadar açar bu dağı izlerdim hayran hayran. Anneme de sürekli " anneciğim çok güzel, bayılıyorum ben bu dağa, dağları seviyorum" gibi şeylerle hislerimi anlatırdım. Annemi Gölbaşı'ndaki mezarlığa defnettik. Mezardan ayrılırken bulunduğu yer nerelere bakıyor diye, kendime onunla irtibatta kalacağım bir şeyler ararken, kafamı kaldırmamla birlikte işte tamda bu dağla göz göze geldim. Kısacası bu bir yeni annesini kaybetmiş insanın halleri ama şahane bir tesadüf.
Biz aynı dağa bakıyoruz.
Cumartesi, Şubat 09, 2013
Perşembe, Şubat 07, 2013
Benden şeyler
Başsağlığı dilekleriniz, yorumlarınız için hepinize çok çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız.
Canım hiç bir şey yapmak istemiyor. Hayatın tadı tuzu yok bugünlerde. Yaptığım şeyleri de kendimi koyvermemek adına zoraki yapıyorum. Düşünmemeye çalışıyorum, sürekli film izliyorum. Benden önce bu deneyimi yaşamış olanların tavsiyelerini can kulağı ile dinliyorum. Zamanla geçecek ama yok olmayacak, hep bir yerlerde yanacak ve zaman zaman alevlenecek diyorlar. Ben de kendimi ve yüreğimin acısını zamana emanet ediyorum.Sudan çıkmış balık gibiyim. Boşluktayım. Çok tuhafım. Bu cümleler asla yaşadığım şeyin tarifi değil, tarif edemiyorum hiç bir şekilde. Zor bir şey, çok zor.
Çarşamba, Şubat 06, 2013
Yağlıboya resim yapalım
İnternette vakit geçirmeyi seven biri olarak yeni bulduğum bir web sayfasını paylaşmak istedim. Özellikle çocuklar için güzel bir zaman değerlendirme etkinliği olabilir. Paint benzeri bir resim yapma sitesi. Çıktı alıp odasına asma şansınızda var. Altta görmüş olduğunuz resmi ben yaptım.
Miniklerinizle beraber iyi eğlenceler. TIK TIK
Pazartesi, Şubat 04, 2013
HP Photosmart 6520 All-In-One Yazıcı
Bir HP yazıcı ile neler yapılabilir ? Bu yazıcı HP Photosmart 6520 All-In-One modelse bakın neler yapabilirsiniz...
tık tık
Pazar, Şubat 03, 2013
Cuma, Şubat 01, 2013
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




