Salı, Ocak 06, 2015

Ankara'da kar

Ankara'ya kar bir geldi pir geldi. Nedense, hep trafiğin en yoğun olduğu iş ve okul saatinde , sabah yoğun yağar bu kar. Herkes iş yerine ulaşınca da duruverir. Bu sabahta böyle oldu. İşe giden yeğenimin servisi bir saat geç gelebildi ve şu an hala yollarda işe gitmek üzere. Onun gibi aynı sebeple yüzlerce insan hala yollarda Ankara'da. Henüz kar gelmeden okulları tatil eden İstanbul'a rağmen, ara yolları kapalı , ana yolları yarı açık olan Ankara'da tatil yok. Sadece bazı ilçelerde geç alınmış bir kararla tatil ilan edildi. 


Ankara'da bir radyo var. RADYO TRAFİK. Gönüllü muhabirlerle birlikte yayın yapıyor. Gün boyu Ankara trafiği hakkında bilgi veriyorlar. Hangi yollar tıkalı, hangi yollarda kaza var , çalışma var, anında öğreniyorsunuz. Özellikle böyle zamanlarda çok işe yarıyor. Sürekli yolda olması gerekenler için öneririm. Gün içinde güzel müziklerle yolculuğunuza eşlik ediyorlar aynı zamanda. Frekans olarak 100.7 den yayın yapıyorlar.  


Yolda olanlara sabır diliyorum. Bana kalansa, emekliliğin tek keyifli yanı olan, böyle zamanlarda evde olup çay eşliğinde kar manzarasını izlemek.

Pazartesi, Ocak 05, 2015

Benden şeyler


Karlı bir Ankara sabahından günaydın. Günlerdir evin içinde kar, kar ,kar diye dolaşırken çok şükür bu sabah kucaklaştık karla. Uzaklardaki dağım olan, bembeyaz  Elmadağ'a bakıp keyif yapıyordum ki, bu sabah yakınıma düştü karlar. 

Kimine göre güzel, kimine göre pek de güzel değil elbette bu hava. İşe gidenler, yakıtı olmayanlar, giyecek botu olmayanlar, hastalar  memnun değildir. Bunu düşününce de biraz utanıyorum aldığım hazdan. Aslında çok uzun süredir kardan haz almayı da unutmuştum, biraz biraz bu yıl keyiflendim. Kar yağdığında ben eskiden, bir çocuk kadar mutlu olabiliyordum. Saatlerce cam önünden ayrılmadan içim kıpır kıpır izlerdim. Buna sebep annemle birlikte yaşadığımız bir karlı gündür. 

Çocukluk yıllarımda çok fazla kar yağardı. Oturduğumuz mahalle sıcacık, sevimli bir yerdi. Okulum eve çok yakın olduğu için karlara bata çıka yürüyerek giderdim. Evimiz giriş katıydı. Yola bakardı. İşte bir gece geç saatlerde, perdeleri açıp camın önüne kurulmuş, annemle birlikte sohbet ede ede bir şişe gazozu paylaşmış ve sokak lambasının ışığında lapa lapa, hatta kuşbaşı yağan karı izlemiştik. Çok lezizdi. Bugüne kadar geçen yıllarda kar yağdığında hep kendimi cam önünde buldum. O lezzeti hatırlattığı içindi belki de. 

Ben büyüdüm, annem yaşlandı. Annem kardan korkar oldu. Hastalanırsam nasıl hastaneye giderim gibi bir takıntı oluşturdu. O korktu, ben korktum. Kar yağdığında artık cama çıkmadığımı, hatta "eyvah kar yağıyor" dediğimi fark ettim. Ve korktuğu oldu, bir karlı Ocak günü hastaneye gitti annem, dönmemek üzere.

Anne ile kurulan bağ, ondan öğrenilenler, onunla yaşananlar çocukların hayatında mihenk taşları oluşturuyor işte böyle. Şimdilerde korkularımdan birazda olsa sıyrılmış olarak, pencere önünde yerimi alabiliyorum, çocukluğumun sokağında , annemle olmasa da, hatıralarla birlikte.


acıkır onlar, kar yağınca yiyecek bulamaz, ekmek verin


Pazar, Ocak 04, 2015

Pazar Şarkısı

İyi Pazarlar. Yine bir pazar şarkısı gününde beraberiz. Değişik şarkılar dinlemeyi seviyorum malumunuz. . Bilmediğim neler var diye 2014 yılının en iyi şarkıları listelerine bir göz attım. Tabii ki çok şey var bilmediğim. Herkes kendi zevkine göre listeler yapmış. Yeni şarkılarla tanıştım. Bazılarını sevdim , bazıları da bana çok uzak geldi. Dinlediklerimden bir kaç isim vereyim.

NU / MAN O TO
Şarkıdaki sözler Mevlana'dan.
Saadet zamanı , Avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben
endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben
bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben sen ve ben,
ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden
MEVLANA

Silva Gunbardhi _Mandi _Dafi / Te Ka Lali Shpirt
Eğlenceli bir şarkı.

Goat / Hide from the sun 

Bizim Anadolu rock soundlarını anımsatıyor. İsveçli bir grupmuş.

Sıra benim 2014 EN'lerimde. Bir sürü şarkı var sevdiğim ama üç tanesini paylaşacağım. Bol müzikli, keyifli bir haftaya dinlenmiş olarak başlamanız dileği ile, şimdilik hoşçakalın.

Jhon Legend / All Of Me ve tüm şarkıları

Deniz Seki / İyisin Tabii

Gripin / Neden bu Elveda  ve tüm Gripin şarkıları

BONUS


Cumartesi, Ocak 03, 2015

Oynamak istiyorum

Geçen haftalarda bir gün yakındaki bir markete gidiyordum alışverişe. Hava hafif yağmurlu idi ve yollarda su birikintileri vardı azda olsa . Hemen önümde bir bayan, elinden tuttuğu kız çocuğu ile ilerliyordu. Onlarda market sokağına saptılar . Çocuğun elinden tuttuğu kişi, kimdi bilmiyorum. Bakıcısı yada anne-baba annesi diye düşündüm. Kız çocukları bıcır bıcır konuşmayı çok sever malum. Bu da sürekli konuşarak ilerliyordu, neşe içinde. Minik bir su birikintisine gelince, durdu suyun içinde. Hafiften ayaklarını vurmaya başladığı anda ise yanındaki kişi sert bir sesle :
"Hayır yapma " dedi. 
Kız çocuğu:
"Ama suyla oynamak istiyorum " diye söylendi. 
Kocaman elleri ile minicik çocuğun ellerini tutan kadıncağız ise 
"Suyla oynanmaz " deyip çekti götürdü " ama oynamak istiyorum" diye mırıldanan minik kızı.

O an üzüntüyle düşündüm. Ne olur ki oynasa ? Ayakları ıslanır, üstü kirlenir belki biraz. Onlarda eve gidince değiştirilip yıkanır, temizlenir olur biter. O çocuk, o duyguyu hayatında bir daha ne zaman yaşayacak yada yakalayacak.  Büyüyünce suyla  o zevkle ve o şekilde  haşır neşir olabilecek mi ? vs, vbg gerisini siz tamamlayın işte. Büyüdünüz, biliyorsunuz. 

"An" geçip gidiyor hayatla beraber. Çocuklarımıza ufak tefek şeyler için engel koymasak diyorum. Hatta kendimize de.


Cuma, Ocak 02, 2015

Mevlid Kandili

2015'e hoş geldin dedik nihayet. Onu neşe içinde karşıladık. Umarım bizim iyi niyetli, nazik  ev sahipliğimize karşılık , o da bize bir iyilik, bir hoşluk  yapar. Genelde, gelen gideni aratır derler, umarım bu yıl öyle bir şey olmaz. 2013 yılının hemen başında, 19 Ocak günü annemi kaybettiğim için, bu yılın güzel temennileri içinden  en beğendiğim şu oldu " 2015 senden hiçbir şey istemiyorum, sevdiklerimi alma yeter." Bir kez daha hepimize sağlıklı, huzurlu, bereketli, neşe dolu bir yıl diliyorum, sevdiklerimiz ve sevenlerimizle beraber. 

Bu yıla mevlid kandili ile başladık. Bu gece peygamberimizin doğum günü. İslamiyetin ilk dönemlerinde kandil kutlaması yokmuş, sonradan başlanmış kutlanmaya. Bizde kandil kutlamaları III. Selim döneminde minarelerde kandil yakılması ile başlamış ve kandil adını bu sebeple almış. Mesaj trafiğinde bugün kandil mesajları yerini alacak elbette. Çeşit çeşit nağmelerle dolu mesajlar.  Bu mesajları abartılı buluyorum nedense. İçten, gönülden, kendi temennilerimi yazmayı tercih ederim. Bu tür günlerde pek mesaj atan biri de değilim. Telefon edip kutlamayı daha çok seviyorum. Sizlere telefon edemeyeceğime göre buradan yazacağım. Önce kendi  mesajım, sonra da kandil mesajları içinden seçtiğim  bir mesaj.

Dualarınız kabul olsun bu gece de,  beni de unutmayın duada , hayırlı kandiller.


Gül sevginin tacıdır, her bahar bir gül taçlanır. O gül ki Muhammet"i hatırlatır. Onu hatırlayana gül koklatır. Gül kokulu sevgi dolu nice kandiller.



Birde çok güzel bir kandil simidi tarifim var. Deneyin pişman olmazsınız diyerek onun linkini veriyorum size. KANDİL SİMİDİ 



Salı, Aralık 30, 2014

Günaydın

Günaydınnnnn güne yeni başlayanlar. İstanbul sonunda kara kavuşmuş. An itibari ile yüksek kesimlerde çok güzel bir kar yağışı var. Kuvvetli poyraz da var. Öğleden sonra rüzgar şiddetini artıracakmış. Dikkatli olunuz sevgili İstanbullular.

Ankara'da ise şeker şerbet, limonata tadında bir hava var. Yağmur yağıyor, güneş açıyor, yine yağmur yağıyor. Tüm gün böyle geçecekmiş.

İnsan ruhu da aynen havalar gibi. Bazen çok bulutlu, bazen parçalı. Uzun süredir bulutlu olan ruh halim çok şükür parçalı bulutluya geçmeyi başardı sonunda. Güneşli günlerin özlemi ise hala içimde bir yerlerde saklı duruyor.

Ben yıl sonlarında anlamsız şekilde duygusal oluyorum. Ayrılıklardan hoşlanmadığım için olabilir mi acaba ? Balık burcu olmak zordur işte böyle. Giden yıla bile üzülürsünüz. Osho'nun şu sözünü okudum az önce ne kadar güzel söylemiş.

Ayrılıklar kaçınılmaz bir sondur, kimse istemez ama gereklidir. Çünkü hayat olduğu gibidir, olması gerektiği gibi değil.

İşte benim hatamda burada başlıyor, mükemmeliyetçi kişiliğimden dolayı hayatın "olması gerektiği" kısmında takılıp kalıyorum. Oysa yapmam gereken tam da şu durum ki, bunu da Sezen Aksu çok güzel söylemiş.

Gelsin hayat bildiği gibi gelsin , işimiz bu. yaşamak ..

Foto: Füsun T.

Bazen gökyüzünde siyah bulutlar olur; gökyüzü bu siyah bulutlar yüzünden değişmez.Ve bazen beyaz bulutlarda olur ve gökyüzü bu beyaz bulutlar yüzünden de değişmez. Bulutlar gelirler ve giderler gökyüzü baki kalır. Sen gökyüzüsün ve düşüncelerde bulutlardır.Eğer düşüncelerini titizlikle izlersen,eğer onları kaçırmazsan,eğer onlara doğrudan bakarsan ilk şey bunu anlamak olacaktır ve bu çok büyük bir anlayıştır. Bu senin aydınlanmanın başlangıcıdır. Artık sen uykuda değilsin,artık gelip giden bulutlarla özdeş değilsin,artık sonsuza dek baki kalacağını biliyorsun, tüm kaygı yok olur. [Osho]


Pazartesi, Aralık 29, 2014

Yılbaşı meze tarifleri

Ben yılbaşı gecesi her zaman olduğu gibi evde olmayı tercih edeceğim. Misafirim de yok. Tek tabanca. Mısır patlağımı yiyip film izlerim büyük ihtimalle. 
Sofra hazırlayacaklar  ve kendi sevdiğim tarifleri not almak için, mezeleri bir araya toplayayım dedim. Takip ettiğim bloglardan tarifler seçtim . Tariflere ulaşmak için fotoğrafların alındaki linke tıklamanız yeterli. 

İlk tarif sevgili Meliha'nın sitesinden. Kuskus salatası . Meliha'nın tariflerini her zaman çok beğenirim. Ellerine sağlık.

HAYAT CAFE /MELİHA ÇALIŞKAN
Kırmızı, sofraların neşesi. Hele yılbaşı sofrası ise olmazsa olmaz renk. O zaman gelsin Hayatın Tatlarından , Patlıcanlı kırmızı biber sarma. Köz patlıcana da kırmızı bibere de bayılırım.

HAYATIN TATLARI
Son olarak benim hiç tatmadığım bir lezzet. İlgimi çekti, güzel olacağını düşünüyorum. Tahin ve fasulye , iyi bir karışımdır mutlaka. Bu tarifte Aylin Akın'ın sitesinden. Kuru fasulye ezmesi.

AYLİN'LE YEMEK VAKTİ


*** Fotoğrafların altındaki yazılara tıklayıp tariflere ve fotoğraf sahiplerine ulaşabilirsiniz. Fotoğraflar sahiplerine aittir, burada tanıtım amaçlı kullanılmıştır. Bu güzel tarif ve fotoğraflar için blogger arkadaşlarıma teşekkür ederim. 



Pazar, Aralık 28, 2014

Pazar şarkısı

Ne dinlesek acaba ? Dün gece düşünürken bir arkadaşımdan geldi bu fikir. ERA Ameno dinlet dedi. "Hımm "dedim ona, "peki". Çok uysalım, kim ne derse söz dinlerim. Bazen tabii. 

Kısaca söz edelim , Era Fransız bir müzik grubu. Besteci Eric Lévi tarafından 1996 yılında kurulmuş. New Age tarzı müzik yapıyorlar. Şarkı sözleri genellikle latince . Müzikleri kilise ilahilerine benzetiliyor, çünkü onlar ilahileri, dünya müzikleri ve bazı elektronik düzenlemelerle karıştırıp yapıyorlar şarkılarını. Kliplerinde ise çoğunlukla ortaçağ teması var. Geleneksel giysiler giymiş insanlar , kiliseler, zırhlar görmek mümkün. 

Benim sevdiğim iki şarkı var. Birisi Ameno. Zaten en bilinen şarkıları. Diğeri ise The Mass. Bu ikisini dinledikten sonra beğenirseniz bir de mix linki vereceğim ki, diğerlerini de dinleyebilirsiniz oradan. Umarım benim kadar keyif alırsınız. 

AMENO

THE MASS

MİX
Bu pazar gününde, kızarmış ekmek kokuları hala burnunuzda tüterken, sıcacık çayınızı yudumlarken; hayatın kısa olduğunu, sevdiklerinize daha çok zaman ayırmayı, onları ne çok sevdiğinizi hemen söylemeyi unutmayın. Ha, birde sıkıca sarılın ve öpün. Mutlu, keyifli  pazarlar. 

Cumartesi, Aralık 27, 2014

Benden şeyler

Geldi yine bir yıl sonu daha. Hiç bir şey anlamadım ben bu yıldan. Boş geçti  benim için. Umarım bu yılı daha dolu dolu yaşama şansım olur.

Bayanların toplantıları meşhurdur. Bir fırsatını bulur, bir araya gelir, sofralar kurar, yer içer, sohbet eder, mutlu mesut evlerine dönerler. Biz de kurs arkadaşlarımla bu etkinliği yapıyoruz. Sıra bana gelmişti. Pek alışık değilim bu işlere. Şimdiye kadar  bu tür günlere iştirak etmedim. Pasta , börek uzmanlığım yok. O yüzden hafiften elim ayağıma dolaşsa da, sanırım başardım. 


Ben eksik kalır mıyım günün modasından. Çam ağacı yaptım tabii ki. Üzerlerine de Paşabahçe'den aldığım dore boncuklu kürdanları  ışık niyetine koyunca, süslenmiş de  oldu ağacım.



Hediyeleşmek sünnettir dedim arkadaşlarıma , kabul ettiler, birbirimize hediyeler götürüyoruz toplandığımız zaman. Bir sürü hediyem oldu sayelerinde ve çok güzeldi hepsi de. Bende onlara minicik bir yılbaşı hediyesi hazırladım ellerimle. Fikir aklıma gelince, evdeki yemeği ocakta bırakıp hemen bahçeye indim malzeme toplamaya. Sonuç böyle oldu. Sofrada her bir tabağın önüne hediyeleri koyunca, şirin oldu bence. Minik kartlar kestim, çam dallarını yapıştırdım, birde minicik kutlama yazdım kağıtlara, ojeler böyle oldu sonuçta. 


Yılın son haftasını neşeli ve mutlu geçirdim çok şükür. Benim için değişik bir tecrübe oldu aynı zamanda. Yayında ve yapımda emeği geçen herkese teşekkür ederim. Yok olmadı. Bu güzel günde yanımda, bana destek olan canım ablama  çok teşekkür ederim. Seviyorum seni.

                   

Cuma, Aralık 26, 2014

Günaydın

                 Bugün günlerden sanat.. Yaptığım resimler içinde en sevdiklerimden bu at.
Toz  pastel çalışma ( Reprodüksiyon )

Çarşamba, Aralık 24, 2014

Günaydın

Foto : Füsun T.

Dün mutfak alışverişi için bir AVM'ye gittim. Piyasadaki kriz fena. Mağazalar boş. Her zaman sıra beklediğim koskoca market bile bomboştu. 

Alışveriş sonunda yine, bir şeyleri kasada unutup geldim çok şükür. Bu nasıl bir dalgınlıksa. Eve gelince aldıklarımı yerleştirdim ama ayılamadım. Taa neden sonra, "yahu ben hurma almıştım nerede peki " dedim ama tabii ki iş işten geçmişti. Hurma kasadan geçti mi geçmedi mi bilemiyorum. Çünkü kıvırıp çöpe attığım fiş ıslanmış ve yazılar silinmiş. Her şeyin bir bedeli var, unutkanlığında elbette.

Alışveriş sonu, AVM garajında arabama doğru ilerlerken, karşıdan gelen araba dikkatimi çekti. İçinde yamulmuş bir genç kız vardı. Bir de baktım ki, bir elinde kutu meyve suyu, bir eli direksiyonda, direksiyonu tuttuğu taraf kulağı ile omzu arasında ise cep telefonu var ve araba hareket halinde, garajdan çıkıyor. Ayakta olmanın verdiği avantajla oracıkta içimden ayakta alkışladım genç kızımızı, bunca şeyi bir arada yapabildiği için. Ve içimden seslendim , duydu mu acaba. "telefonu öyle kullanma boyun fıtığı olursun ".  Umarım trafikte de o şekilde ilerlememiştir !

Gençlerle ilgili söylemek istediğim bir sürü şey var. Dıv dıv'cı yaşlı teyze olup, bizim zamanımızda diye söz başlamamak  için yazmıyorum buraya. Bana teyzee teyze teyzee  dedilerrr diye sokaklarda şarkı söylerim sonra. 


Foto : Füsun T.

                                 Gençler, aynı benim ortancalar gibi pespembe görüyor hayatı. 
                                             Seviyorum onları ortancaları sevdiğim gibi

Salı, Aralık 23, 2014

Yılbaşı süsleri

Başlık yılbaşı süsleri ama benim gibi, deliye her gün bayram modunda bir insansanız, bize her gün yılbaşı. Bir iki şirin süsleme buldum, her daim yapabileceğimiz. Mesela ilki çocuk odaları için son derece sıcak ve şirin.
                                                                                                                                              BURADA
Bir diğer versiyonu da bu olabilir. Canım Semi'cim çocukları ile birlikte yapmış. Ellerine sağlık. Bayılıyorum Semi'ye ve çocuklarına. Anneliğine, çocuklarına olan ilgi ve saygısına ayrıca hayranım. Çocuklarım olsa onun gibi yetiştirirdim. Bloguna mutlaka uğrayın. Çok çok güzel paylaşımlarda bulunur. İşte adresi TIKTIK 

                                                                                                                          BURADA
Yılbaşını misafir ağırlayarak geçirecekler için geliyor şimdiki proje. Kapıya yazı yapabilirsiniz, yıldız yapabilirsiniz, peçetelik yapabilirsiniz bu sistemle. Daha birrrr sürü şey yapabilirsiniz. Yine çocukları düşünüyorum. Çocuk odalarının kapısına adını yazıp asabilirsiniz.

                                                                                                                                                                                                 BURADA
Ben bu yıldızları da zarif ve kolay buldum. Yemek masasında masa örtüsünün kenarlarına mı asarsınız, duvara mı asarsınız, merdivenler mi, kapıya mı bilemem. Fikirler tükenmez, asacak yer mutlaka bulunur. Uğraşamam diyorsanız satın almak gibi bir şansınızda var bu yıldızları.

                                                                                                                                              BURADA

                   Hadi hadi oturmayın boş boş, evdeki malzemeleri gözden geçirmeye başlayın .

*** Fotoğrafların sağ altındaki BURADA yazılarına tıklarsanız , yapılışlarına ve fotoğraf kaynaklarına ulaşırsınız. Fotoğraf sahiplerine teşekkür ederiz.

Pazartesi, Aralık 22, 2014

Kendin yap










Kendi mumluğunu kendin yap demiş atalarımız. Dememiş mi ? Peki , ben diyorum o zaman. Benim gibi, bir çoğunuzun da bolca mumluk sahibi olduğunu tahmin ediyorum. Hala da doymuyorum ,  doymuyoruz. Evde koyacak yerde yok ki, daha da çok alsam, hepsini alıversem. Hele yılbaşına yakın zamanda daha bir artıyor çeşitler, gel de alma.  








Bu aralar bir de melek figürlü objeler almaya taktım kafayı. Koleksiyon yapıyorum. Bakalım bu heves ne kadar sürecek. Hercaiyim ne de olsa. Bir heves başlar, bir heves bırakıveririm takıldığım şeyi. Boyner'e bi giriyorum, " onu da alayım bunu da alayım " diyor iç sesim. Sonra dış sesimle , "al al nereye kadar sonu yok , stop !!! "diye azarlıyorum kendimi.

















Evde bi tek kendi yaptığım mumluk eksik sanki. Hadi onu da yapayım dedim. Daha önceki yaptıklarım dolap içine hapsedilmiş vaziyette. Olsun. Fazla mumluktan insana asla zarar gelmez. Çok aceleci bir insan oluyorum böyle şeyleri yaparken. Bir an önce bitmeli. Haldur huldur yapıp, fotoğrafını çekiverdim. Biraz yamuk yumuk oldu, ama iş görüyor. Sakın orijinalleri ile kıyaslamayın. Bu yetenek işi.  Melek koleksiyonumun bir kısmını görün diye çektim bu fotoyu da. 














Nasıl mı yaptım bu mumlukları ? Sağ olsun Cafe Nohut. Bilenler bilir bilmeyenler için yazıyorum; kendisi benim için , orta doğu ve balkanların en iyi, en zarif, en zevkli bloggerlarındandır. Hatta ünü, başarısı, taaa Avrupalara ulaşmış, dergilerde yer almıştır. Gurur duyuyorum. Sitesini dolaşırken ruhunuz dinlenir, yazılarını okurken de içiniz ısınır. İşte bende bu mumlukları yapmayı ondan öğrendim Şimdi sizi onun bloguna  yönlendireceğim. Hem yapılışını öğrenin , hem de çekmiş olduğu şahane fotoğrafları görün diye. 

CAFE NOHUT 

MUMLUĞUN YAPILIŞI




Pazar, Aralık 21, 2014

Pazar Şarkısı

Sabahtan beri elektrikler bi kesiliyor , bi geliyor. Aynen benim devreler gibi. Ben de bugün, bi iyiyim bi kötü. Pis bir baş ağrısı sorunu yüzünden , sabaha karşı uyuyunca, huysuz, huzursuz bir tip oldum bugün. Müzik ve kitap ruhun gıdası. İyi ki var her ikisi de. Şimdi huysuzluğumu en aza indirgeyebilmek için, gıdalarımı alacağım. Kitabımla beraber,  battaniyenin altına girip, sizlerle paylaşacağım eserleri dinleyip, kitabımı okuyacağım. Bir de çay demledim mi, mis . Benim gibi, zamanını kitap okumaya ayırmışlar için bugünkü pazar şarkısı. Huzurlu ve keyifli geçsin günün kalanı.


DAN GİBSON (MİX)



.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...