Çarşamba, Nisan 25, 2012

Güzel bir günden kalanlar

Pazartesi gün havanın güzel olmasından faydalanarak bahçenin yolunu tuttuk. Kendimizi çayır çimene attık sonunda. Keyifli bir gün oldu. Bayramın coşkusu bize de yansıdı ve  23 Nisan çocuk bayramını biz de  hoplaya zıplaya kutladık. Yaşça en büyük ben olduğum için zıplamakta bir hayli zorlansamda sonunda ayaklarımı yerden kesmeyi başardım.


Bahçe baharın güzelliklerini bize sunmaya başlamış. Çiçekler birer birer açıyor artık. Ağaçlarda sonunda çiçeklerini  açmış. Ankara'nın soğuk havasından dolayı anca açabildi zavallılar. Girişte bizi bu güzel laleler karşıladı. Yeğenim Hollanda'dan getirmişti soğanlarını. Her sene açarak bizi şenlendiriyor. Lale hakkında bir kaç bilgi paylaşalım bu arada.
İlk kim tarafından yetiştirildiği ve anavatanı hakkında sık sık farklı şeyler söylenen zambakgillerden olan bir çiçek Lale. Bir sap üzerinde bir adet çiçek  açar. Değişik renkleri vardır. Lale'nin Türkler tarafından Orta Asya'dan getirildiği söylenir.  Bir rivayete göre anavatanı Kazakistandır. Bir başka rivayet Konya'da yetiştiği hakkında. Hollanda ise lale bizimdir diyor. Selçuklular laleyi çinilerde, halılarda, kumaşlarda, mücevherlerde, camilerde bolca kullanmışlar. Demek ki bu figür o zamanlar kullanıldığına göre lale o zaman mevcutmuş. Lale devrinin yaşandığı  yıllarda çıkarılan bir mecmuada lalenin kayıtlı 500, tahmini 2000'e yakın çeşidi olduğu söyleniyor. Mevlana hazretleri ise rubailerinde  laleden söz etmiş.
 “Bir göz ki, bakışı o güle ve lâleye dönmüştür”

 “Can, hep o lâle bahçesinden söz açmaktadır”

 “Ey lâle gel de sen yanağımdan renk al”

Konyalılarda en güzel lalelerin orada yetiştiğini söylüyorlar ve günümüzde lale üretimi yapılan yerlerin başında geliyor Konya.


İstanbul'da ıslah edilmiş laleyi ilk yetiştiren kişi Kanûnî’nin şeyhülislamı Ebussuud Efendi’dir. Avrupaya gidişi ise; ilk lâle soğanını, 1562‘de Alman diplomat Busbecq İstanbul’dan Viyana’ya götürmüştür ve böylece Avrupa'ya  ulaşmıştır. Oralardan Hollanda'ya ulaşmış ve  büyük rağbet görmüştür. Bir lale soğanı bir malikane parasına satılmış, hatta lale borsası ekonomide söz sahibi olmuştur. Biz daima sonradan akıllandığımız için, bir ara laleyi Hollanda'dan almaya başlamıştık. Hollanda kısırlaştırılmış soğanlar verdiği için tekrar üremesi mümkün olmuyordu. Oysa lale çok yıllık  soğanlı bir  bitkidir. Son yıllarda ise İstanbul, bir devre adını vermiş olan bu çiçeğe  tekrar sahip çıkıp üretimine başladı çok şükür.
Keşke tüm mevsim boyunca açabilse ama ne yazık ki kısa bir ömrü var lalenin. Sarısı henüz açmamıştı, açtığında görebilirim umarım.



Japon elmaları da açmış. İyi ki fotoğraf makinam yanımdaydı da onları da fotoğraflayabildim. Pembe rengine bayılıyorum çünkü. "Bahar üstüme gelme ne olur " diyesim geldi çiçeklerine  baktıkça .













İşte böyle, neşeli  bir günden geriye bunlar kaldı. Bir daha ki neşeli güne kadar esen kalın, baharı doya doya yaşayın. İçinizdeki baharlar daimi olsun.

9 yorum:

  1. Ne güzel ne kadar da moral olmuştur :)
    benim de ihtiyacım var :(
    Pembe açan çiçekler bir başka güzeller..
    Sevgiler canım..

    YanıtlaSil
  2. Gerçekten çok güzel bir gün geçirmişsiniz. İnsanın içine mutluluk doluyor sanki. Fotoğraflarında ayrı bir güzel olmuş canım.

    YanıtlaSil
  3. Hangimizin ihtiyacı yok ki.Gerçekten moral oldu İlknurcum. Sevgiler. :)

    Lila, gençlerle beraber olmayı seviyorum. Enerji saçıyorlar etrafa, e bizde istifade ediyoruz :))

    YanıtlaSil
  4. sayende yaşamış gibi hissettim çiçeklerin çimlerin kokusunu hissettim.. teşekkürler..

    YanıtlaSil
  5. Dayatılanla Yaşayan , meyve çiçeklerinin acımsı bir kokusu var.Tek tek kokladım . Baharın rengide güzel, kokusuda güzel,yürekteki kıpırtısı da güzel :) Sevgiler.

    YanıtlaSil
  6. Harika görseller Füsuncum.Bahar insanı mutlu ediyor.

    YanıtlaSil
  7. Bahar da mutluluğuda uzun sürse keşke :)

    YanıtlaSil
  8. :) laleler bahar çiçekleri

    YanıtlaSil

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...