Cumartesi, Nisan 21, 2012

Neşeli günler

Zamanında Padişahın biri;
 - Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim! demiş. Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;
 - Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.
 - Bunun neresi yalan?.. Kuş kartaldır, Arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür tabii!..
 - Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!.. - Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..
kaynak

 - Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!
 - Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.
 Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş. Ama bir gün bir Kayserili gelmiş;
 - Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!

7 yorum:

  1. çok güzel bir öykü.. kendi ayağı ile kapana girmek derler buna öyle değil mi..:)

    YanıtlaSil
  2. Çok iyiydi canım. Akşam akşam çok güldüm. Ellerine sağlık.

    YanıtlaSil
  3. Böyle ince esprileri seviyorum, bende çok güldüm . :)

    YanıtlaSil
  4. :)çok güzelll...
    İyi haftalar dilerim canımm

    YanıtlaSil
  5. Teşekkürler İlknurcum, sana da iyi haftalar. :)

    YanıtlaSil

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...