Cuma, Ocak 16, 2015

İndirimli Çanta

Her yerde indirim var şimdilerde. Çanta ihtiyacınız varsa güzel modelleri uygun fiyata alabileceğiniz bir adres vereceğim size. Fiyatların uygun olmasının yanı sıra çantalar son derece kaliteli.







Balgat'ta Ceyhun Atıf Kansu caddesinde, eski Ak Parti binasının tam karşısındaki sokağın içinde BORAL Çanta&Çanta.


                                                         Tel: 0312 473 47 00

Facebook adresinide vereyim. Boral Çanta&Çanta facebook

Ulaşım gayet kolay. Kızılay'dan kalkan Çiğdem dolmuşlarına binip , eski akp binasında yada Basın Yayın Enformasyon'da inebilirsiniz. Karşıya geçip sokağın içine girmeniz yeterli olacak. Az ilerisinde de MHP genel merkezi binası var.



Perşembe, Ocak 15, 2015

Kardan Adam

Son günlerin popüler etkinliği kardan adam yapmak oldu. Beklenen kar yağınca, kardan adam yapmadan olur mu.? Geçenlerde bankaya giderken gördüm bu kardan heykeli. Kardan adam diyemiyorum çünkü sadece adam değil. Bu konuda sanatkarlık sınır tanımaz oldu zaten. Eskiden sadece klasik kardan adam yapılırdı. Şimdi resmen sanata dönüştü iş.  Mahallemin sanatkar ruhlu esnafı yapmış işte bu kardan heykeli. Herkes yanında durup fotoğraf çektiriyordu keyifle,tebessümle.


Hoşdere yönünden Atakule'ye gelirken bu yüzünü görüyorsunuz.



Atakule'den Hoşdere istikametinde ise bu yüzü. Hava şartları dolayısı ile biraz kirlenmiş.


İnsanlar kavga etmek yerine böyle güzel şeylerle ilgilenseler hep. Ve yüzler gülse her daim. Ve şarkılar söylesek "kardan adam yapalım, burnuna havuç takalım "

Salı, Ocak 13, 2015

Kafa Dergi

Ortaokul yıllarımdan beri param oldukça dergi alır okurum. Bazılarını sürekli, bazılarını ara sıra. Çocukluğumun dergileri "Hey" "Ses" "Doğan Kardeş" Biraz büyüklüğümün dergileri "Nokta" "Yankı" son yıllarımın dergileri "Atlas" "Atlas Tarih" "National Geographic " "Geo" "Elele" "Populer Since" vs,vbg..... birde bir sürü mizah dergisi "Gırgır" la başlayıp "Penguen" e kadar uzanan geniş bir liste. 




İki aydır da, beni çok mutlu eden, doyuran , işte aradığım dergi buydu dedirten "Kafa Dergi" yi alıyorum. Dileğim; çok uzun yıllar yayın hayatında kalması. Dergiyi alıp okuduğunuzda bu sözlerimi tekrar edeceğinize eminim. Doygunluğumu anlatacak bir sürü cümle kurabilirim ama net olarak aktaramam. Alın, okuyun, kulağımı çınlatın.  İnstagram Twitter Facebook

                                            Böyle keyifle okunuyor işte                                               



Pazartesi, Ocak 12, 2015

Bisiklet

Bugün bisiklet sevenleri ilgilendiren bir yazı var. Geçen yıl Şubat ayında aldığım bir kitap vardı, Aydan Çelik / Bi tur versene, dün akşam üzeri onun bir kısmını  yeniden okudum. Kitabı öneririm. Son derece eğlenceli bir üslupla yazılmış, keyifli ve bilgi dolu bir kitap. Kitap bölüm bölüm olduğu için istediğiniz kısmı okuma şansı var. Zaman çok keyifli ve hızlı geçti okurken. Bir yazıda Şaban Önder ve bisikletinden bahsediyor Aydan Çelik. Yazı bir hayli eski, Şaban bey bisikletine hala biniyor mu bilmem ama ben yazıyı paylaşmak istedim ve bir web sitesinde buldum yazıyı. 

Kaynak için fotoya tıklayınız
Bisiklet aşkı gerçekten başka bir keyiftir. Sevdalıları bilir. Şaban beyde bu sevdalılardan birisi. Hikayesi de keyifli. Yaşanmışlıkları çok seviyorum. İki teker aşkı benim içimde de her daim oldu. Son zamanlarda Ankara'da da sıklıkla rastlar oldum bisiklete binenlere. Özellikle Gölbaşı _ Ankara arası rastlıyorum. Şehir içinde de denk gelir oldum. Kazasız belasız sürüşler diliyorum hepsine. Daha da çoğalsınlar. 
Şaban bey ve bisikletinin anlatıldığı Aydan Çelik yazısı için >> TıkTık Tek Kişilik Karnaval


Şimdi vereceğim link makalenin yayınlandığı siteye ait, dağ bisikleti sporu ile ilgili yayın yapıyor. Henüz bende çok fazla inceleyemedim ama bisiklete merakınız varsa ilginizi çekeceğini umuyorum.
Sitede gördüğüm 2015 model saks mavili Sedona  bisikleti görünce çok beğendiğimi de aktarmazsam olmaz .

Kaynak için fotoya tıklayınız




Pazar, Ocak 11, 2015

Pazar şarkısı



Farklı bir müzik dinleyeceğiz bugün. İrlandalı besteci Ronan Hardiman'la tanıştıracağım sizi. Müzik tarzını  savaş -epik müzik , soundtrack olarak adlandırabiliriz. Hardiman tv proğramları ve çeşitli etkinlikler için besteler yapıyor genellikle. 1962 doğumlu. Lord of the dance, Feet of Flames, Celtic Tiger Live dans şovlarının müziklerini ile tanınır daha çok. Sekiz albümü var sanatçının. Ronan Keating, Russel Watson, Amici gibi pop sanatçıları ile de çalışan sanatçı, şarkı sözü de yazmış. . Çalışmaları ile ilgili fikir sahibi olmak isterseniz TIKTIK 

Ben ilk kez yaklaşık on, onbeş  yıl önce Rıza Karaağaçlı'nın stand up gösterisinde dinledim. Çok etkileyici idi. Rahipler tarafından dua ediliyor müzikalde. İşte o  bölümden  bugün dinleteceğim eser. Keyfiniz bol olsun, mutlu, huzurlu bir pazar günü geçirin inşallah. 

Feet of Flames müzikalinden High Priests    Biraz yüksek sesli dinleyiniz

Ve tabii ki Ronan Hardiman MİX 


Cumartesi, Ocak 10, 2015

Günaydın

Günaydın . Yine soğuk bugün Ankara, inceden kar da yağıyor. Güvercinlere ikramiye çıktı bugün. Kuru ekmek yerine buğday attım bugün onlara. Sevindiler tabii. Saniyede tükettiler. Arkasından bulgur koydum. Şimdi onu yiyecekler. Yiyecekler karların altında kaldı ulaşamıyorlar, açlar, lüffen siz de cam önlerine, balkonlara bir şeyler bırakın. Benimki de laf, siz zaten yapıyorsunuzdur. 

Şimdi bir masal anlatacağım size. Daha önceden paylaştığım bir yazıyı yeniden paylaşmak istedim bugün.  Bazen tekrarlar iyidir derim ben. 

"Evvel zaman içinde kalbur saman içinde , eski eski zamanlar içinde bir zamanda, insanlar birbirine yardım ederdi yine. Bayramda seyranda değil, her an her zaman yapılan bir yardım şekli vardı o zamanda. Müslümanlara sadaka farzdır. Ve Allah rızası için ihtiyacı olanlara verilen paraya "sadaka" denir. Makbul olanı sadakanın gizli olarak verilmesidir. İşte o eski zamanlarda bu gizliliği sağlayabilmek ve fakir olan insanlara erişebilmek için yollara Sadaka taşı denilen taşlar koyarlarmış. Bir buçuk ,iki metre yüksekliğinde , yanında basamaklar bulunan , ortasında paranın konulacağı çanak biçiminde bir oyuk olan mermer taşlardı bunlar. Yardımda bulunmak isteyenler bu mermer taşın üzerindeki oyuğa para koyar, yardıma ihtiyacı olanlarda oradan para alırlardı. İşte o zamanlarda insanlar hala vicdanlı ve iyi niyetli olduğu için, para alacak olan fakir orada bulunan paranın hepsini değil, sadece ihtiyacı olan kadarını alırdı. Burada içimden hey yurdum insanı neden böyle oldun diyesim geldi! 


foto kaynak için üzerine tıklayınız
O zamanlarda bir başka yardım şeklide zimem (borç) defterleri vasıtası ile yapılan yardımdı. Bayram öncesi varlıklı kişiler kendi semtleri dışında , bakkal yada manavlara, tenha oldukları zamanları tercih ederek girer ve sorarlarmış, " zimem defteriniz var mı?" diye. Zimem defteri esnafın müşteriden alacaklarını tuttuğu , şimdilerde "bakkal defteri"  ya da " veresiye defteri " diye geçen defter. Eğer defter varsa, varlığa göre defterin ya tamamında yazılı olan borcu  ya da kendi imkanlarının elverdiği kadar kısmı defterden sildirirmiş bu varlıklı insanlar. Başka mahallede olduğu için, borçtan kurtulan, borcunu ödeyenin kim olduğunu, borçları ödeyen, kimleri borçtan kurtardığını bilmezdi tabii. Dolayısı ile kimse incinmeden sadaka verilmiş ve alınmış olurdu." 

Ne kadar güzelmişsiz di mi bir zamanlar. Hala güzellerimiz, güzelliklerimiz var tabii ki, ama eskisi kadar fazla değil gibime geliyor. Ne dersiniz ?

Cuma, Ocak 09, 2015

Buz tuttuk

Günaydın. Ankara bu sabah _ 20 'leri gördü. Güneş var ama çok çok soğukta var. Kar yağarken iyide ,sonrası buz, soğuk. Bir lodos lazım. Lodos için de şu söz söylenir halk arasında "Lodos karı kor , adamı kar gibi yapar". Her şekilde insanlar kar gibi oldu bu soğukta zaten. Bir Reşadiye atasözü okudum pek sevdim, onunla noktalayalım bu kısmı.

Baktın kar havası, eve gel kör olası.

Okullar tatil, dolayısı ile bizim kursta tatil. Tatil  olsa bile bugün günlerden sanat. Doğanın kendi sanatından örneklemeler yapalım istedim , ruhumuz dinlensin bugün. Bu muhteşem görüntülerle görmediklerimizi görelim, bir kez daha şükredelim bize sunulan bu şahane yaşam için. Sen sus gözlerin konuşsun diyen şarkı misali artık ben susayım görseller konuşsun.














Fotoğraflar sahiplerine aittir. Pinterestten alınmıştır. 

Perşembe, Ocak 08, 2015

Karda melek yapmak

Unuttuğumuz kışlar geri geldi. Donuyoruz sanırım. İçim hiç rahat değil. Dört başı mamur evimde hafiften ayaklarım üşüdüğünde, yüreğim donuyor. Sokakta yaşayanları düşünüyorum, evinde kısıtlı yakacağı olanları düşünüyorum, naylonlarla camlarını kapattıkları, terk edilmiş gecekonduda yaşayan komşularımı düşünüyorum, donuyorum. Dün arabamı temizlerken giydiğim süet botum su aldı, çoraplarım ıslandı,ayaklarım buz kesti. İçimden söylenmeye başlarken bir anda kendime  geldim. Televizyonlarda gördüğüm , karda kışta terliklerle okula giden köy çocukları geldi aklıma. "Sus" dedim kendime. "sus". Ajitasyon değil yazı amacım, içimi döktüm yazıya sadece. Biliyorum bir çoğunuz benimle aynı duyguları yaşıyorsunuz. Hayatın her türlü yüzü var işte ne yazık ki. Elimizden geldiği kadar yardımlaşmaya çalışmak bize düşen görev. Bağış Yapmak İsterseniz Bir TIK lütfen



Çocuklar üşümesin, hep keyifle oynasın karda diyor içim. Bende oynamak istiyorum onlarla. Kar yağdığı gece apartmanımızın bahçesinde kar oynayan bir aile vardı. Bir süre onları izledim. Sonra bir baktım çocuk yattı karların üzerine , ellerini kollarını yukarı aşağı doğru, hızlıca ve ritmik bir şekilde  açıp kapamaya  başladı. Allah allah garip bir eğlence herhalde dedim. Yerden kalkınca bir de ne göreyim, yattığı yerde bir melek oluştu. Anladım ki kar modasından uzak kalmışım . Neyse ki, bilmemek değil öğrenmemek ayıp .




Dışarısı ne kadar soğuk olursa olsun, içimiz daima sevgi dolu kalsın. Pozitif düşünmeyi elden bırakmayalım.  O zaman her şey hallolur. Olur di mi ?

Çarşamba, Ocak 07, 2015

Şu an

Bu post'u herkes farklı zamanlarda okuyacak ama ben şu an  bu katologa bakıyorum. O yüzden başlığı "şu an " yaptım. Baba mesleği olan tekstil sektöründe uzun zaman çalıştım ve binlerce sayfa giyim katalogu karıştırdım. Model üretmek için bakardık. Birinin cebini beğenir, diğerinin kupunu beğenir, kendi modelimizi oluştururduk. Özlemişim , bu katalogla karşılaşınca , sayfaları çevirdikçe o günlere gittim bir anda. Belki içinden işinize yarayan giyim fikirleri çıkar.. Birlikte bakalım istedim.
KATALOG İÇİN TIKLAYIN


Diğerleri için tık tık 

Eskişehir

Eskişehir, son yılların en gözde kentlerinden. Çalışkanlık, planlılık ve zeka ürünü, adı Eski kendi Yeni, kendini yenileyen bir şehir. Henüz sadece fotoğraflarını gördüğüm, yakın zamanda gitmeyi planladığım şehir. Şiir yazar gibi oldu cümleler.

Habertürk gazetesinde Sermet Severöz Eskişehir'de neler yapılır , nerede ne yenir derlemiş toplamış yazmış. Kendime not olması açısından buraya aktarmak istedim. Size de yarar belki.

Köşe yazısını okumak için link  Bir hafta sonunuzu Eskişehir'e ayırın

Blogger arkadaşımız İlknur Akpınar'ın çekmiş olduğu bir fotoğraf ekleyelim Eskişehir'e ait. Ellerine sağlık çok güzel bir fotoğraf olmuş.


Salı, Ocak 06, 2015

Ankara'da kar

Ankara'ya kar bir geldi pir geldi. Nedense, hep trafiğin en yoğun olduğu iş ve okul saatinde , sabah yoğun yağar bu kar. Herkes iş yerine ulaşınca da duruverir. Bu sabahta böyle oldu. İşe giden yeğenimin servisi bir saat geç gelebildi ve şu an hala yollarda işe gitmek üzere. Onun gibi aynı sebeple yüzlerce insan hala yollarda Ankara'da. Henüz kar gelmeden okulları tatil eden İstanbul'a rağmen, ara yolları kapalı , ana yolları yarı açık olan Ankara'da tatil yok. Sadece bazı ilçelerde geç alınmış bir kararla tatil ilan edildi. 


Ankara'da bir radyo var. RADYO TRAFİK. Gönüllü muhabirlerle birlikte yayın yapıyor. Gün boyu Ankara trafiği hakkında bilgi veriyorlar. Hangi yollar tıkalı, hangi yollarda kaza var , çalışma var, anında öğreniyorsunuz. Özellikle böyle zamanlarda çok işe yarıyor. Sürekli yolda olması gerekenler için öneririm. Gün içinde güzel müziklerle yolculuğunuza eşlik ediyorlar aynı zamanda. Frekans olarak 100.7 den yayın yapıyorlar.  


Yolda olanlara sabır diliyorum. Bana kalansa, emekliliğin tek keyifli yanı olan, böyle zamanlarda evde olup çay eşliğinde kar manzarasını izlemek.

Pazartesi, Ocak 05, 2015

Benden şeyler


Karlı bir Ankara sabahından günaydın. Günlerdir evin içinde kar, kar ,kar diye dolaşırken çok şükür bu sabah kucaklaştık karla. Uzaklardaki dağım olan, bembeyaz  Elmadağ'a bakıp keyif yapıyordum ki, bu sabah yakınıma düştü karlar. 

Kimine göre güzel, kimine göre pek de güzel değil elbette bu hava. İşe gidenler, yakıtı olmayanlar, giyecek botu olmayanlar, hastalar  memnun değildir. Bunu düşününce de biraz utanıyorum aldığım hazdan. Aslında çok uzun süredir kardan haz almayı da unutmuştum, biraz biraz bu yıl keyiflendim. Kar yağdığında ben eskiden, bir çocuk kadar mutlu olabiliyordum. Saatlerce cam önünden ayrılmadan içim kıpır kıpır izlerdim. Buna sebep annemle birlikte yaşadığımız bir karlı gündür. 

Çocukluk yıllarımda çok fazla kar yağardı. Oturduğumuz mahalle sıcacık, sevimli bir yerdi. Okulum eve çok yakın olduğu için karlara bata çıka yürüyerek giderdim. Evimiz giriş katıydı. Yola bakardı. İşte bir gece geç saatlerde, perdeleri açıp camın önüne kurulmuş, annemle birlikte sohbet ede ede bir şişe gazozu paylaşmış ve sokak lambasının ışığında lapa lapa, hatta kuşbaşı yağan karı izlemiştik. Çok lezizdi. Bugüne kadar geçen yıllarda kar yağdığında hep kendimi cam önünde buldum. O lezzeti hatırlattığı içindi belki de. 

Ben büyüdüm, annem yaşlandı. Annem kardan korkar oldu. Hastalanırsam nasıl hastaneye giderim gibi bir takıntı oluşturdu. O korktu, ben korktum. Kar yağdığında artık cama çıkmadığımı, hatta "eyvah kar yağıyor" dediğimi fark ettim. Ve korktuğu oldu, bir karlı Ocak günü hastaneye gitti annem, dönmemek üzere.

Anne ile kurulan bağ, ondan öğrenilenler, onunla yaşananlar çocukların hayatında mihenk taşları oluşturuyor işte böyle. Şimdilerde korkularımdan birazda olsa sıyrılmış olarak, pencere önünde yerimi alabiliyorum, çocukluğumun sokağında , annemle olmasa da, hatıralarla birlikte.


acıkır onlar, kar yağınca yiyecek bulamaz, ekmek verin


Pazar, Ocak 04, 2015

Pazar Şarkısı

İyi Pazarlar. Yine bir pazar şarkısı gününde beraberiz. Değişik şarkılar dinlemeyi seviyorum malumunuz. . Bilmediğim neler var diye 2014 yılının en iyi şarkıları listelerine bir göz attım. Tabii ki çok şey var bilmediğim. Herkes kendi zevkine göre listeler yapmış. Yeni şarkılarla tanıştım. Bazılarını sevdim , bazıları da bana çok uzak geldi. Dinlediklerimden bir kaç isim vereyim.

NU / MAN O TO
Şarkıdaki sözler Mevlana'dan.
Saadet zamanı , Avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben
endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben
bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben sen ve ben,
ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden
MEVLANA

Silva Gunbardhi _Mandi _Dafi / Te Ka Lali Shpirt
Eğlenceli bir şarkı.

Goat / Hide from the sun 

Bizim Anadolu rock soundlarını anımsatıyor. İsveçli bir grupmuş.

Sıra benim 2014 EN'lerimde. Bir sürü şarkı var sevdiğim ama üç tanesini paylaşacağım. Bol müzikli, keyifli bir haftaya dinlenmiş olarak başlamanız dileği ile, şimdilik hoşçakalın.

Jhon Legend / All Of Me ve tüm şarkıları

Deniz Seki / İyisin Tabii

Gripin / Neden bu Elveda  ve tüm Gripin şarkıları

BONUS


Cumartesi, Ocak 03, 2015

Oynamak istiyorum

Geçen haftalarda bir gün yakındaki bir markete gidiyordum alışverişe. Hava hafif yağmurlu idi ve yollarda su birikintileri vardı azda olsa . Hemen önümde bir bayan, elinden tuttuğu kız çocuğu ile ilerliyordu. Onlarda market sokağına saptılar . Çocuğun elinden tuttuğu kişi, kimdi bilmiyorum. Bakıcısı yada anne-baba annesi diye düşündüm. Kız çocukları bıcır bıcır konuşmayı çok sever malum. Bu da sürekli konuşarak ilerliyordu, neşe içinde. Minik bir su birikintisine gelince, durdu suyun içinde. Hafiften ayaklarını vurmaya başladığı anda ise yanındaki kişi sert bir sesle :
"Hayır yapma " dedi. 
Kız çocuğu:
"Ama suyla oynamak istiyorum " diye söylendi. 
Kocaman elleri ile minicik çocuğun ellerini tutan kadıncağız ise 
"Suyla oynanmaz " deyip çekti götürdü " ama oynamak istiyorum" diye mırıldanan minik kızı.

O an üzüntüyle düşündüm. Ne olur ki oynasa ? Ayakları ıslanır, üstü kirlenir belki biraz. Onlarda eve gidince değiştirilip yıkanır, temizlenir olur biter. O çocuk, o duyguyu hayatında bir daha ne zaman yaşayacak yada yakalayacak.  Büyüyünce suyla  o zevkle ve o şekilde  haşır neşir olabilecek mi ? vs, vbg gerisini siz tamamlayın işte. Büyüdünüz, biliyorsunuz. 

"An" geçip gidiyor hayatla beraber. Çocuklarımıza ufak tefek şeyler için engel koymasak diyorum. Hatta kendimize de.


Cuma, Ocak 02, 2015

Mevlid Kandili

2015'e hoş geldin dedik nihayet. Onu neşe içinde karşıladık. Umarım bizim iyi niyetli, nazik  ev sahipliğimize karşılık , o da bize bir iyilik, bir hoşluk  yapar. Genelde, gelen gideni aratır derler, umarım bu yıl öyle bir şey olmaz. 2013 yılının hemen başında, 19 Ocak günü annemi kaybettiğim için, bu yılın güzel temennileri içinden  en beğendiğim şu oldu " 2015 senden hiçbir şey istemiyorum, sevdiklerimi alma yeter." Bir kez daha hepimize sağlıklı, huzurlu, bereketli, neşe dolu bir yıl diliyorum, sevdiklerimiz ve sevenlerimizle beraber. 

Bu yıla mevlid kandili ile başladık. Bu gece peygamberimizin doğum günü. İslamiyetin ilk dönemlerinde kandil kutlaması yokmuş, sonradan başlanmış kutlanmaya. Bizde kandil kutlamaları III. Selim döneminde minarelerde kandil yakılması ile başlamış ve kandil adını bu sebeple almış. Mesaj trafiğinde bugün kandil mesajları yerini alacak elbette. Çeşit çeşit nağmelerle dolu mesajlar.  Bu mesajları abartılı buluyorum nedense. İçten, gönülden, kendi temennilerimi yazmayı tercih ederim. Bu tür günlerde pek mesaj atan biri de değilim. Telefon edip kutlamayı daha çok seviyorum. Sizlere telefon edemeyeceğime göre buradan yazacağım. Önce kendi  mesajım, sonra da kandil mesajları içinden seçtiğim  bir mesaj.

Dualarınız kabul olsun bu gece de,  beni de unutmayın duada , hayırlı kandiller.


Gül sevginin tacıdır, her bahar bir gül taçlanır. O gül ki Muhammet"i hatırlatır. Onu hatırlayana gül koklatır. Gül kokulu sevgi dolu nice kandiller.



Birde çok güzel bir kandil simidi tarifim var. Deneyin pişman olmazsınız diyerek onun linkini veriyorum size. KANDİL SİMİDİ 



.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...