Doğaya aşık biri olarak, bu görsel şovu izlemek bana çok iyi geldi. Gününüz güzel geçsin. İyi seyirler.
MUHTEŞEM BİR SUNUM
Cumartesi, Kasım 12, 2011
Cuma, Kasım 11, 2011
Marifetli hallerim
Çarşamba, Kasım 09, 2011
Alkışşşşş
Bugün Knorr İşkembe çorbasını alkışlıyorum. Her zaman buzdolabımda mevcuttur. Süper kurtarıcım. Yemek az ise , vakit yoksa, yemek yanına ilave olarak şahane bir işkembe çorbası. 10 dakikada yemeği ziyafete dönüştürebiliyor. Biraz tereyağını pul biberle hazırlayıp, sofraya sirke şişesini de koydunuz mu. İşlem tamam. Şimdi kaselere servisi yapın. Üzerine bir kaşık kızgın, cızırdayan biberli tereyağından dökün, azcıkda sirke ilave edin. Afiyetle için.
Alkışşşşşşşş
Hesaplı alışveriş yapmak istiyorsanız bu siteyi inceleyebilirsiniz.
Alkışşşşşşşş
| http://www.fiyatbilir.com/product/knorr-iskembe-corbas-3-lu/ |
Bir de lütfen Knorr'un internet sayfasını ziyaret edin. Çok eğlenceli. Oradaki seslere bayıldımmm bayıldımmm. Mutfağa bayıdımmmm. İçiniz ısınır. Eğlencelide üstelik . Kurutma bahçesi harika. Yemek tarifleri de var. Eve ba-yıl-dım. Gidesim geldi işte buyur bakalım.
Pazartesi, Kasım 07, 2011
Hürrem Sultan'ın aksanlı kafa sesi
Televizyon seyretmediğim halde internet yolu ile bir çok şeyden haberdar oluyorum. Okuduğum şeylerle öğreniyorum neler oluyor tv ve dizi dünyasında. Bir çok insan öylesine seyreder geçer, bir kısmı da ince eler sık dokur derinlere iner. Geçenlerde bir arkadaşım Behzat Ç. için şu sözleri söylemişti. "Gerçekçi çekilmiş bir dizi, en azıdan eve ayakkabı ile girmiyorlar. Ayakkabılarını çıkarıyorlar" demişti. Bir kaç kez, Behlül'lü bir dizi vardı ona bakmıştım. Akşam yemeği bölümüne denk gelmiştim. Toplum geneli için neredeyse gece kıyafeti denebilecek giysilerle , normal bir akşam yemeği yiyorlardı. Pür makyaj, ayakta ayakkabılar, kıyafetler o biçim. Ne kadar zengin olursa olsun , kaç aile o şekilde yemeğe oturur merak ettim. Vesaire vesaire, buna benzer eleştiriler uzar gider.
Afili Filinta lar yazarlarından Hakan Bıçakcı ise bir başka şeye takılmış . Muhteşem Yüzyıl dizisinde, Hürrem sultan'ın kafa sesine. Hoşuma gitti dikkati.
OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
Afili Filinta lar yazarlarından Hakan Bıçakcı ise bir başka şeye takılmış . Muhteşem Yüzyıl dizisinde, Hürrem sultan'ın kafa sesine. Hoşuma gitti dikkati.
OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
| Fotoğraf: Afili filintalardan alıntıdır |
Pazar, Kasım 06, 2011
Cumartesi, Kasım 05, 2011
Cuma, Kasım 04, 2011
Yoksan, ben oluyorum noksan
Uyandığında ilk işi saate bakmaktı. Hep, bir geç kalmışlık hali vardı çünkü. İşe geç kalırdı genelde. Özelde de geç kalırdı. Ehliyet almakta çok geç kalmıştı mesela. Bu yaştan sonra kolay değildi ki öğrenmek. Kitap okumaya başlamakta geç kalmıştı. Kırkına kadar geçen kitapsız günlerine üzülürdü hep. Sigarayı bıraktığında, inşallah geç kalmış olmam diyordu. Öksürüyordu çünkü sürekli ve kesik kesik.
Bu sabah da saate bakmıştı uyanır uyanmaz. Dokuzu yirmibeş geçiyordu. Artık bir işi olmadığı için, yorganın altına daha bir sokuldu, daha bir sarıldı yastığına. Hani hep siner ya o koku yastığa, yastığı kokladı . Kokmuyordu. Sevdalara da geç kalmıştı.
Füsun T. 02, 11 , 2011 Ankara
Füsun T. 02, 11 , 2011 Ankara
Perşembe, Kasım 03, 2011
Kar ve ben
Ankara da lapa lapa kar yağıyor şu anda. Bu sene erken yağdı. Çok severim kar yağışını. Zaten çocuk olan ruhum, kar yağdığı zaman iyiden iyiye küçülüyor, şımarıyor. Bir çocuktan beklenemeyecek kadar da romantikleşiyor aynı zamanda.
Bu şiiri geçen yıl yazmıştım. Islak ekmek attığım kuşlara bakarak.
Bu şarkıya da bayılırım. "Islak ekmek attığımız kuşlar alıştılar eve, onlarla beraber penceremdesin " ..
Ben kara bayılırım kısacası. İşte Ankara'dan haberler. Yüksekleri kar yağışlı, alçakları yağmurlu.
Geçen yılın kar fotoğraflarından bir derleme ile noktalayım.
Bu şiiri geçen yıl yazmıştım. Islak ekmek attığım kuşlara bakarak.
Bu şarkıya da bayılırım. "Islak ekmek attığımız kuşlar alıştılar eve, onlarla beraber penceremdesin " ..
Ben kara bayılırım kısacası. İşte Ankara'dan haberler. Yüksekleri kar yağışlı, alçakları yağmurlu.
Geçen yılın kar fotoğraflarından bir derleme ile noktalayım.
![]() |
| Fotoğraf: Füsun T. |
Çarşamba, Kasım 02, 2011
Serenad
| Düzenleme ve fotoğraf : Füsun T. |
KARADUT
Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın ağulum
Günahımsın, vebalimsin.
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın.
Sigara paketlerine resmini çizdiğim
Körpe fidanlara adını yazdığım
Karam, karam
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
Sıla kokar, arzu tüter
llgıt ılgıt buram buram
Netmiş, neylemiş, nolmuşum
Cömert ırmaklar gibi gürül gürül
Bahtın karışmış bahtıma çok şükür.
Yunmuş, yıkanmış adam olmuşum.
Karam, karam
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
Sensiz bana canım dünya haram olsun ..
Bedri Rahmi Eyüboğlu
Her şey çocuklar için
| http://www.rhbabyandchild.com/catalog/category/index.jsp?link=Shopgifts&categoryId=rhbc_cat102123 |
Çocukların odalarını mı dekore etmek istiyorsunuz. Ya da , çocuklar için neler var acaba diyorsanız. Fikir almak için çocuk katoloğu na bakabilirsiniz. Çok şık şeyler var.
Bunlar kız çocukları için hediyelermiş.
Burada erkek çocuklar için hediye seçenekleri var.
Burası odaların olduğu bir galeri. Açılan sayfada oklarla geçiş yapıp izleyebilirsiniz. Belki çocukların odasında değişiklik yapmak istersiniz.
| http://www.rhbabyandchild.com/rooms/?slideId=rhbc323011&id=rhbc319002&link=chesterfieldbedroom#/rhbc319052 |
Güzel vakit geçiyor bu kataloglara bakarken. Tabii vakti bol olanlara.
Salı, Kasım 01, 2011
Cadılar bayramı
Çok eğlenceli bir pasta yapmış sevgili Nurhak. Kabaklara bayıldım . Cadılar bayramı 31 Ekim' de kutlandı. Tema bayrama çok uygun olmuş.
Facebook da sayfası var Nurhak'ın. Diğer pasta ve kurabiyelerini görmek için üye olabilirsiniz. Sipariş de alıyor.
Nurhak'ın Pasta ve Kurabiyeleri olarak arayabilir yada bu linkten ulaşabilirsiniz.
Erik reçeli Mİ ?
| Fotoğraf: Füsun T. |
Pazar günü ilk defa , tek başıma reçel yapmaya çabaladım. Genelde annemle birlikte yapardık. Hadi deneyim bakalım tek başıma neler yapabiliyorum dedim. Geçtim işin başına. Siyah erikten yapacaktım. "Tım " evet . YapTIM da aslında . Ama erik reçeli değildi çıkan sonuç.
Sonuca varmaya 5 kala, yan dairemizde oturan komşu teyzeye uğramam gerekti. Kapıyı çaldım, çenemi açtım, sohbete daldım. Ayak üstü laf da lafı açtı, laf uzadı. Neden uzattım ki o kadar. Toparlarken sözleri "REÇEL yapıyorum da "dedim. "ben gideyim". "Kolay gelsin" lerle uğurlandım.
Bir yanık şeker kokusu , ben eve dönene kadar tüm evi istila edivermiş. Kapıdan girer girmez anladım ki ben reçeli azcık yaktım. Koşarak mutfağa girmek, reçelin altını kapatmak, hemen kavanoza boşaltmak, ışık hızı ile 5 dakikamı aldı.
Sonuç :
Erikler dağılarak marmelat kıvamını aldı.
Yanan şekerin kokusu az da olsa reçele bulaştı.
Dolayısı ile sonuçta; yenilebilir durumda , yanık şeker kokulu, erik marmelatı elde edebildim.
Bir daha deneyeceğim ve erik reçeli yapacağım inşallah. Buradan , tüm yemek bloğu olan arkadaşlara sevgiler. Rakip olamayacağım için üzgünüm , bilginize .
Ben zaten reçelli, marmelatlı kurabiyeleri çok seviyorum. E yapmak için marmelat lazım değil mi ? Ben onu düşünerek marmelata çevirdim reçeli işte.
| Foto :http://yemekgunlugum.blogs.com |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


