Pazartesi, Ağustos 08, 2011

Departures/ Gidişler

Oruç olunca zaman sanki daha bir uzun gibi oluyor. Yada bana öyle geliyor. Ben de iftara kadar olan süreyi film izleyerek hem kısaltmaya hemde değerlendirmeye çalıştım. Japon sinemasından oscarlı bir örnek. Departures.


Yönetmen: Yôjirô Takita
Oyuncular: Ryoko Hirosue, Kimiko Yo, Kazuko Yoshiyuki, Masahiro Motoki, Takashi Sasano, Tatsuo Yamada, Tetta Sugimoto, Tsutomu Yamazaki, Yukari Tachibana
Tür: Drama | Müzik
Ülke / Yıl: Japonya, 2008
Süre: 130 Dk.
Değişik bir konusu vardı filmin. Klasik Amerikan maceralarından sonra iyi gitti vallahi. Yabancı dilde en iyi film oscarı almış . Filmin Japonca adı Okuribito, İngilizce adı Departures, Türkçesi Gidişler .
Japon oscarlarında oscara layık görülmüş.


Filmin konusu şöyle:
Daigo babasının zoru ile küçük yaşta çello çalmaya başlar.  Yetişkin olunca bir orkestrada kendine iş bulur. Evlenmiştir. Kısa bir süre sonra orkestra dağılır ve çaresiz Daigo karısı ile birlikte köyüne geri dönüp annesinin ona bıraktığı evde yaşamaya karar verir. İş aramaktadır ve gazeteden gördüğü bir işe seyahat acentası zannederek başvurur ve hemen işe alınır. Fakat iş zannetiği gibi bir iş değildir, ölülerin usulüne uygun bir şekilde tabutlara konarak bir başka boyuta seyahatlerinin en iyi şekilde sağlanmasıdır asıl görev. İlk başlarda çok zorlansa da sonradan bu işle hayata bakışı değişecektir Diago nun.

Bol bol ölüm , ölü ve veda görüyorsunuz filmde, başta etkilensenizde daha sonra  siz de Japonların o sakin kabullenişine kendinizi uyduruyorsunuz ve ölüme bakışınızı yeniden gözden geçirme gereği duyuyorsunuz. Bu kadar olgun ve sakin olmaları insanı biraz ürkütsede , ölümün bir son mu yoksa yeni bir yolculuğun başlangıcı mı olduğunu sorgulatıyor size.
Aileye, sevgiye , aşka ait çok şey var. Diagonun babası ile ilgili yaşadıkları , birbirimize daha sıkı sarılmamız gerektiğini hissettiriyor.  Aslında bu filmde yok yok.
Japon geleneklerine göre ölüyü son yolculuğuna süsleyerek gönderiyorlar. Bir ara düşünmeden edemiyorsunuz kendinizle ilgili. Çünkü bu seramoni o kadar muhteşemki. :) Sırf bunun için bile bu film izlenir.
Neyse daha fazla anlatmadan diyorum ki , izleyin bu filmi.

Son olarak da filmin içinde geçen bir taş mektup mevzu var. Oldukça etkileyici sahneler var bu konu ile ilgili. Alt temanın önemli bir ayrıntısı bu taş mektup.. Çok eski yıllarda Japonyada insanlar birbirine duygularını , düşüncelerini belirtmek için bir taş seçer ve karşısındaki insana bu taşı veririlermiş. Verdiği kişide taşı eline alıp , şekline, büyüklüğüne , düzgünlüğüne göre karşısındakinin neler hissettiğini anlamaya çalışırmış.

Fotoğraf : Füsun T.
İşte buda benim taş mektubum. Ben de bunu geçen yıl denizde bulmuştum. Bu filmde , bu hikayeyi duyunca taşı sahibine vermek gerektiğini anladım.
İzleyin filmi, sonra sizde seçin taşınızı :)




Filmin müzikleride çok güzel. Tekrar tekrar dinledim.
Bi kulak misafiri olun isterseniz.




5 yorum:

  1. Film tavsiyenize uyacağım.
    Bulduğunuz ve mektup olarak kullanmaya karar verdiğiniz taş ilginçmiş.

    YanıtlaSil
  2. Zevkler farkılıdır. Umarım beğenirsiniz. Taş yerini buldu.. :)

    YanıtlaSil
  3. Taşı soracaktım, siz söylediniz.Sevindim.

    YanıtlaSil
  4. çok güzel bir filmdi. hatta tekrar izlenmeli

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ara yüreğim kaldırmaz ama haklısınız bir tekrarı hak eden film

      Sil

İki Kum Tanesi , zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumda bulunduğunuz için teşekkür eder.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...